+ Konu Cevapla
1 / 5 Sayfa 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 24 Sayfa bulundu

Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü

 GENEL KÜLTÜR Katagorisinde ve  Turizm Gezi Tatil Türkiye Forumunda Bulunan  Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü Konusunu Görüntülemektesiniz.=>A a la carte 1.Bir restoranda geniş bir seçeneği kapsayan her tabağın ayrı olarak fiyatlandırıldığı menü. Genellikle tabldottan daha pahalı ...

  1. #1


    Tanımlı Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü







    A

    a la carte
    1.Bir restoranda geniş bir seçeneği kapsayan her tabağın ayrı olarak fiyatlandırıldığı menü. Genellikle tabldottan daha pahalı olur.
    2.Tur operatörleri tarafından üst sınıf tatilleri imkan dahilindeyse müşterilerin bireysel zevklerini karşılayacak nitelikte olan tatilleri tanımlamak üzere kullanılan bir terim.

    a.m.
    Ante meridiem. Geceyarısı saat 12 ile öğle vakti saat 12 arasındaki 12 saatlik zaman dilimi. Öğleden önce.

    AA
    Otomobil Kurumu.

    AAC
    Havayolları Birlikleri Derneği

    ABC
    1.Başlangıçta tren tarifeleri yayımlayan daha sonra da diğer taşımacılık alanlarını da kapsayan yayıncı. "ABC"den söz eden seyahat acenteleri genellikle artık eskimiş olan ve OAG adıyla yayımlanan Hava ABC'sini kastederler.
    2. Bkz. Önceden Yer Ayırtılmış Charter

    abaft
    kıç bir geminin arka kısmı

    ABLJ
    Kaldırma gücü ayarlanabilir cankurtaran yeleği

    ABPCO
    İngiliz Profesyonel Konferans Organizatörleri Birliği.

    ABTA Seyahat Acentaları Sertifikası
    İngiltere'de ABTA ve Seyahat Eğitim Şirketi (Travel Training Company) tarafından geliştirilmiş sınava dayalı bir belge. Daha önceleri ABTA'nın Ulusal Eğitim Kurulu ve Londra Kent Loncaları tarafından yürütülen COTAC ve diğer sınava dayalı belgelerin yerini almıştır. ABTAC NVQ (bkz. ulusal mesleki sınav) ile kullanılan diğer değerlendirme yöntemlerini sınava dayalı belgeleme sistemiyle ikmal etmek isteyen turizm sektörü baskısı sonucu kullanıma girmiştir.

    AB yasaları
    (ing: European Union Legislation fra: Législation de I'Union Européen alm: Gesetzgebung der Europäischen U)
    Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri bağlayan uyum yasaları.

    Aborijin turizmi
    (ing: aboriginal tourism fra: tourisme aborigène alm: Tourismus in Siedlungsgebieten)
    Yerli kabilelerin bulunduğu yörelerde yerel ekonomik yapı tüketim ve üretim alışkanlıkları kültür etnik bütünlük ve çevre faktörlerinin otantik karakteri değiştirilmeden yapılan turizm türü.

    Aboryer Raporu
    Restoran girişindeki Aboryer'in hangi odalara kaç porsiyon verdiğini işaretlediği rapor. Bu rapor her öğün içi ayrı ayrı düzenlenir. Ala cart alınan yiyecek ve içecekler raporda yer almaz. Rapora ayrıca bedelsiz yemek alanlar da örneğin müdür şef acenta temsilcisi rehber vBulletin. işaretlenir. Böylece bir öğünde kaç porsiyon yemek verildiği tesbit edilir.

    AC
    1. Klima anlamına gelen bir araç kiralama kısaltma ifadesi. Klimasıcak bölgelerde iş yapan bir şirketin sunduğu bir seçenektir; araç camlarının kent içinde kapalı tutulabilmesi gibi yararı vardır ki özellikle dünyanın bazı bölgelerinde güvenlik açısından önemlidir.
    2. Alternatif Akım. Voltajda sıfır noktasından belirli bir zirve değere sonra da ters istikamette zirve değere ulaşan ve bunu bir saniye içinde birçok defa yapan elektrik akımı. İngiltere'de bu değişim frekansı (sıklığı) saniyede 50 defadır. ABD'de ise 60'tır. seyahat edenlerin cihazlarının farklı frekanslara uyumlu olması konusunda dikkatli olmaları gerekir.

    Acente :
    (ing: agency fra: agence alm: Agentur )
    Belirli bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayalı olarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse. Faaliyet konusu bu olan kuruluş.

    Açık sistem kuramı
    Open system theory
    Bir örgütün çevresindeki yaşamdan ayrılmış ama onunla karşılıklı etki vve tepki ilişkilerinde bulunan ve bu ilişkilerin örgütün yaşama gelişme br büyümesinde çok önemli rolleri bulunduğunu savunan bir yönteim kuramı.

    Açık alan
    (ing: open area fra: aire ouverte alm: freies Feld )
    İmar görmemiş veya konutlardan ve diğer yapılardan nisbeten arınmış toprak parçası.

    Açık boşaltım sistemi
    (ing: outfall fra: décharge publique alm: offener Abfluß)
    İşlem görmüş atık suyu ya da diğer sıvı atıkları doğrudan alıcı ortama ileten taşıyıcı deşarj hattı.

    Açık büfe
    (ing: buffet fra: buffet à volonté alm: offenes Buffet)
    Davetlilerin veya müşterilerin önceden hazırlanmış büfedeki yiyecek ve içeceklerden dilediklerini istedikleri miktarda alabildikleri düzenleme biçimi.

    Açık fiyat
    (ing: open rate fra: prix libre alm: freier Preis)
    Fiyatlandırmada birlik sağlanamayan güzergâhlar için taşıyıcı firmaların kendi fiyatlarını belirleme konusunda serbest olmaları.

    Açık hava müzesi
    (ing: outdoor museum fra: musée en plein air alm: Freiluftmuseum )
    Ender ilginç ve eski eserlerin yer aldığı açık ziyaret alanı.

    Açılır kapanır koltuk
    (ing: jump seat fra: siège ejectable alm: Klappsitz)
    Uçak yardımcı personeli için geliştirilen koltuk türü.

    Advertised tour
    Broşürü yayınlanmış IT koşulları taşıyan gezi.

    Adyabatik serinlik
    (ing: adiabatic cooling fra: fraîcheur adiabatique alm: adiabatische Kühlung)
    Seyahat sırasında yüksek arazilere çıktıkça hava yoğunluğunun azalması nedeniyle sıcaklığın düşmesi.

    Affinity group
    (ing. affinity fra.affinité; Alm.Anziehung)
    Değişik ve özel paket tur çeşitleri özel programlar.

    Afiş
    (ing: poster fra: affiche alm: Plakat )
    Bir şeyi tanıtmak duyurmak için hazırlanan çoğu resimli duvar ilânı.

    Aft
    (ing: aft fra: arriére alm: Heck)
    Uçak ya da geminin arka kısmı.

    Aile bileti
    (ing: family ticket fra: billet de famille alm: Familienkarte )
    Aile fertleri için verilen özel şartlara tâbi bilet.

    Air/Sea
    Bir kısmı havayolu bir kısmı deniz yolu ile yapılan gezi.

    Akarsu turizmi
    (ing: white water tourism fra: tourisme à eaux vives alm: Flußtourismus )
    Akarsularda yapılan turizm amaçlı sportif aktiviteleri içeren faaliyetlerin tümü.

    Akdeniz iklimi
    (ing: Mediterranean climate fra: climat méditerranéen alm: Mittelmeerklima )
    Yazların sıcak ve yağışsız olması nedeniyle turistlerin en çok tercih ettiği iklim türü.

    Akıl Payı
    Mind Share
    Sirketlerin tüketici nezdindeki imajını tüketicinin kafasında ne kadar yer aldığını ifade eder.

    Akifer
    (ing: aquifer fra: couche aquifère alm: wasserhaltig )
    Suyun çok uzak mesafelere gitmesini sağlayan yer altı sularını pınarlara veya kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik oluşum.

    Akıllı acenta
    (ing: intelligent agency fra: agence intelligente alm: intelligente Agentur)
    Turizmde gelir yönetimi tüketici profili veri araştırması tur paketi oluşturulması doğrudan pazarlama gibi değişik uygulamaları olan temel teknoloji.

    Akşam yemeği
    (ing: dinner fra: dîner alm: Abendessen)
    Çeşitli zenginliği olan günün son ve esas yemeği.

    Aksesuar
    (ing: accessories fra: accessoires alm: Zubehör )
    Bir aletin temel fonksiyonunun görülmesi ile ilgili bulunmayan fakat onun fonksiyonuna ayrı bir kolaylık veya özellik kazandıran ilâve parçalar.

    Aktarma
    (ing: connection fra: correspondance alm: Anschluß )
    Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için yolcunun bir taşıttan başka bir taşıta geçmesi.

    Aktarma yapılan taşıt
    (ing: connecting carrier fra: correspondance alm: Anschlußfahrzeug )
    Yolcunun daha ileri bir noktaya taşınması için ara bir noktada transfer edildiği taşıt.

    Aktarmalı bilet
    (ing: interlining ticket fra: billet à correspondance alm: Anschlußfahrkarte)
    Yolcuların farklı ya da aynı havayollarına ait uçaklarla aktarmalı yolculuk yapabildikleri tek bilet.

    Aktarmalı yolcu
    (ing: connecting passenger fra: passager en transit alm: Umsteiger)
    Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için taşıt değiştirmek durumunda kalan yolcu.

    Aktif çamur süreci
    (ing: activated sludge process fra: méthode de cambouis activé alm: aktiver Verschlammungsprozeß )
    Atık su arıtma tesislerinde kullanılan aerobik biyolojik arıtma süreci.

    Aktivite
    (ing: activity fra: activité alm: Aktivität)
    Hareketlilik etkinlik.

    AKTOB
    The Associatin of the Mediterranean Tourism Businesmen and Hotel Owners
    Akdeniz Turistik İşletmeciler ve Otelciler Birliği

    Alman Turing ve Otomobil Kurumu
    (ing: German Touring and Automobile C fra: Club Touring et d'Automobile d' alm: Deutscher Touring- und Automobi )
    Üyelerine turistik bilgi karayolları ve ulaşım konularında yardımda bulunan kurum.

    Almanak
    (ing: almanac fra: almanach alm: Almanach)
    Yılın gün hafta ay gibi bölümlerinden başka bayram yıl dönümü gibi belli günleri ve bir takım astronomik meteorolojik istatistikî bilgileri gösteren kitap biçiminde takvim.

    Alış-veriş merkezi
    (Shopping centerfra: centre commercial alm: Einkaufszentrum)
    Ceşitli tüketim mallarının satışını yapan mağaza ve dükkânlar ile yeme-içme yerleri banka araba park yeri danışma noktası gibi ortak ihtiyaç tesislerinin yer aldığı kompleks.

    Alış veriş tesisleri
    (ing: shopping facilities fra: magasin alm: Einkaufsanlagen)
    Alış veriş yapılmak üzere hizmette bulunan tesisler.

    Alkollü içki
    (ing: alcoholic beverage fra: boisson alcoolisée alm: alkoholisches Getränk)
    Çeşitli tahıl meyve ve köklerdeki karbonhidratların fermantasyonu ile hazırlanan ve değişik oranlarda alkol içeren içeceklere verilen genel ad.

    Alkollü içki satışı ruhsatı
    (ing: permit for selling alcoholic b fra: autorisation de vente des boiss alm: lizensierter Alkoholausschank)
    Otel restoran eğlence yeri gibi bir tesise müşterilerine alkollü içki satma konusunda izin veren ilgili yerel yönetim tarafından düzenlenmiş belge.

    All expense tour
    Tüm Masrafları içeren paket gezi
    Turistin ihtiyacı olan ulaştırma konaklama yeme-içme yerel turlar transferler havaalanı-otel-havaalanı gibi tüm hizmetleri içeren paket gezi.

    Alternatif pazarlama stratejisi
    (ing: alternative marketing strategy fra: stratégie de marketing alternat alm: alternative Vermarktungsstrateg)
    Tur düzenleyicisi tarafından üretilen bir turun pazarlanmasında genel yöntemler dışında o turun özelliklerine ve hedef kitlesine göre uygulanan satış yöntemi.

    Alternatif turizm
    (ing: alternative tourism fra: tourisme alternatif alm: Alternativtourismus)
    Sosyal ve ekolojik uyuma yerel ve yabancı girişimcilerin işbirliğine ve gelişmede yerli malzeme kullanılmasına öncelik verme amacını güden turizm çeşidi.

    Alt gelir grubu
    (ing: low income group fra: groupe à faible revenu alm: einkommensschwache Gruppe)
    Gelir dağılımında en az payı alan tüketim harcamaları sınırlı toplum kesiti.

    Alt yapı
    (ing. infrastructure İng.infrastructure alm.infrastruktur)

    Alt yapı yatırımları
    (ing.infrastructural investments fra.infrastructural investissement Alm.infrastruktural investition)
    Alt yapı yatırımları turizm sektörünün gelişme plan ve programlarında açıkça görülmeyen bir nevi gizli yatırımlardır. Alt yapı yatırımları sektörü oluşturan diğer turistik yatırımların hayata geçirilmesi ve işlevlerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan genel ve doğrudan turizm amaçlı yatırımları içerir.
    Alt yapı yatırımları başlıca iki başlık altında incelenebilir:
    a)- Genel (Çok Amaçlı) Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar doğrudan turizme yönelik olmayan öncelikle yörenin ekonomik ve sosyal yaşamı için zorunlu olan çok amaçlı yatırımlardır.
    b)-Turizm Amaçlı Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar turizm sektörünün gelişmesi ve sektöre dinamizm kazandırılması için gerekli olan yatırımlardır. Artan turizm hareketlerine paralel olarak turizm bölgelerinin düzenlenmesine yönelik çeşitli yatırımlar özellikle turizmin ortaya çıkardığı alt yapı yatırımlarıdır.

    Amerikan bar
    (ing: American bar fra: bar américain alm: amerikanische Bar f )
    Lokanta otel veya evlerde içki için ayrılmış köşe.

    Amerikan Hava Ulaşımı Birliği
    (ing: Air Transport Association of Am fra: Association de Transport Aérien alm: Union der amerikanischen Flugge)
    Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösteren tarifeli uçaklarla ilgili meslek kuruluşu.

    American Plan
    (ing: shopping facilities fra: magasin alm: Einkaufsanlagen pl)
    Otelde kalış ve iki öğün yemek dahil fiyat.

    Amerikan Motel Birliği
    (ing: Motel Association of America-MA fra: Association des Motels de l'Amé alm: Amerikanischer Motelverband)
    Amerika Birleşik Devletleri'nde motel işletmecileri birliklerinin eyaletler halinde temsil edildikleri meslekî kuruluş.

    Amerikan servisi
    (ing: American service fra: service américain alm: amerikanischer Service)
    Yiyeceklerin mutfakta tabaklara hazırlandıktan sonra müşteriye sunulduğu servis şekli.

    Amerikan Seyahat Acentaları Birliği
    (ing: American Society of Travel Agen fra: Association Américaine des Agen alm: Union der amerikanischen Reisea)
    170 ülkeden seyahat sektörü ile bağlantılı seyahat acentaları tur operatörleri havayolu şirketleri oteller kiralık oto firmaları kruvaziyer işletmelerinden 26.500 üyesi bulunan bir meslek kuruluşu.

    Amerikan Seyahat ve Turizm İdaresi
    (ing: United States Travel and Touris fra: Administration de Voyages et de alm: Reise-und Tourismusverwaltung)
    Turist girişini sağlamak ve geliştirmek amacıyla Amerikan Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulu turizm organizasyonu.

    Amortisman
    ing: Appreciationfra: appréciation alm: Würdigung
    Turizm sektöründe özellikle konaklama sektöründe amortismana tabi varlıklar ve olayla 4 grupta toplanır:

    1- Binalar.
    2- Mefruşat ve demirbaşlar.
    3- Özel ekipmanlar.
    4- Revizyon ve değişiklikler.

    Anahtar görevlisi
    (ing: key clerk fra: responsable des clés alm: Schlüsselbewahrer)
    Otellerdeki anahtarları muhafaza eden ve müşterilere otel hizmetleri hakkında bilgi veren kişi.

    Ana yat limanı
    Ana yat limanı dalga etkisinden uzak kapalı bir alanı kapsayan büyük çapta kışlama ve bakım-onarım imkanlarının yanısıra Yat Turizmi Yönetmeliği'ne uygun özellikleri taşıyan limanları ifade eder.

    Animasyon
    (ing: animation fra: animation alm: Unterhaltungsprogramm)
    Seyahat eden veya konaklama tesislerinde kalan müşterilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla yapılan tüm etkinlikler.

    Animatör
    (ing: animator fra: animateur alm: Animateur)
    Tatilcileri eğlendiren kişi.

    Anıt mezar
    (ing: mausoleum fra: mausolée alm: Mausoleum)
    Önemli kişiler için anıt şeklinde tasarlanmış görkemli mezar.

    Antik kent
    (ing: antique city fra: cité antique alm: antike Stadt)
    Tarihî dönemlerden kalma yerleşim yeri.

    Ara durak
    Stop over

    Arap Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği
    (ing: Arab Association of Tourism and fra: Association Arabe de Tourisme e alm: Union der arabischen Tourismus)
    Arap ülkeleri seyahat acentalarının üye oldukları uluslararası kuruluş.

    Arasta
    (ing: shops of the same trade built i fra: marché des commerçants qui vend alm: Reihe von Geschäften mit gleich)
    Çarşılarda aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu sıralı kısım.

    Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamaları
    (ing: research and development (R-D) expenditures fra: études de recherche et de dével alm: Forschung und Entwicklung)
    Temel uygulamalı araştırma ve geliştirme gibi faaliyetlere yapılan harcamalar.

    Ar-Ge harcamaları teşviki
    Tax deferral on research and development expenditures

    Arazi kiralama
    (ing: land leasing fra: bail alm: Pacht)
    Kamuya ait bir toprak parçası üzerinde belli konuda tesis kurmak üzere kira karşılığında uzun süreli irtifak hakkı oluşturma.

    Arazi tahsisi
    (ing: land al******** fra: al******** des terrains alm: öffentliche Landnahme)
    Bir kamu arazisini bir amaç için ayırma.

    Arıtma
    (ing: purification fra: épuration alm: Klärung)
    Atık su ya da gazların kirleticilerden temizlenmesi işlemlerinin tümü.

    Asansör
    (ing: elevator fra: ascenseur alm: Aufzug)
    İnsanları veya yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren elektrikle işler araç.

    Asgarî ücret
    (ing: minumum wage fra: salaire minimum alm: Mindestlohn)
    Bir ülkede niteliksiz bir işçiye verilmek üzere hükümetler tarafından belirlenen en düşük ücret.

    Asit Test Oranı
    Acid-Test Ratio
    Cari likit aktiflerin (nakitler hemen satılabilir tahviller vBulletin.) cari borçlara oranı.

    Askerî amaçlı tesis
    (ing: military facility fra: établissement militaire alm: militärische Anlage)
    Askerî amaçlarla kullanılan tesis.

    Askerî yasak bölge
    (ing: prohibited military zone fra: zone militaire interdite alm: militärische Zone)
    Askerî güvenlik nedeniyle girişlerin yasaklandığı bölge.

    Aşçı
    (ing: cook fra: cuisinier alm: Koch)
    Mutfak bölümünün hamur pasta işleri hariç her kısmında yemek pişiren görevli.

    Aşı
    (ing: vaccination fra: vaccination alm: Impfung)
    Bazı hastalıklara karşı tavsiye olunan veya zorunlu görülen koruyucu sağlık uygulaması.

    Atık
    (ing: waste fra: déchets alm: Abfall)
    çevrede olumsuz etkiler meydana getirecek miktarda atılmış sıvı katı gaz ya da radyoaktif madde.

    Atık gömme
    (ing: landfill fra: ensevelissement des déchets alm: Abfallenentsorgung)
    Özellikle katı atıkların toprak katmanları arasına depolanması şeklindeki en yaygın tasfiye yöntemi.

    Atık su yönetimi
    (ing: waste water management fra: gestion des eaux usées alm: Abwasserkontrolle)
    İnsan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla atık suyun izlenmesi ve tasfiyesi ile ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması.

    Atık toplama ve imhası
    (ing: waste collection and removal fra: collecte et élimination des déc alm: Abfallsammlung und-vernichtung)
    Turistik merkezlerdeki yoğunlaşmanın sağlık altyapı hizmetlerine eklediği yükün çöp ve sıvı atık imhasına yansıması.

    Atraksiyon
    (ing: attraction fra: attraction alm: Attraktion)
    Eğlence yerlerinde dans arası sunulan ilgi çekici gösteri.

    ATTA
    (Bkz. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği)

    ATURJET
    Türkiye Turizm Gazetecileri ve Yazarları Derneği

    Audio konferans
    (ing: audio conferencing fra: audio-conférence alm: Audio-Konferenz)
    Farklı mekânlardaki üç veya daha fazla sayıda kişi arasında telefonla yapılan görüşme.

    Avcılık
    (ing: fishing or hunting fra: pêche et chasse alm: Jagd und Fischfang)
    Suda ya da karada avlanma eylemi avlanma sporu.

    Av tezkeresi
    (ing: hunting certificate fra: permis de chasse alm: Jagdschein)
    Vatandaşlara avcılık yapma olanağı veren yetkili kurumlardan alınmış sertifika.

    Av turizmi
    (ing: hunting tourism fra: tourisme de chasse alm: Jagdtourismus)
    Avlanmak için yapılan seyahat organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

    Av turizmi izin belgesi
    (ing: license for arranging hunting fra: licence d'organisation de chass alm: Lizens für den Jagdtourismus)
    Av turizmi düzenleyen seyahat acentalarının bu faaliyette bulunmaları için T.C. Orman Bakanlığı'ndan almaları gereken sertifika.

    Avrupa Çevre Eğitim Vakfı
    Foundation for Environmental Education in Europe(FEEE)

    Avrupa Ekonomik Topluluğu
    European Economik Community
    1 Ocak 1959'da yürürlüğe giren Roma Anlaşmasıyla kurulan Avrupa Gümrük Birliği

    Avrupa Ülkelerarası Tren Tarifesi
    Thomas Cook's Continental Time Table

    Avrupa Para Birimi
    European Currency Unit
    Avrupa para sistemi içinde yer alan para birimi

    Avrupa Para Sistemi
    European Monetary System (EMS)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkelerinin gerçekleştirdiği bir para sistemi.

    Avrupa plânı
    (ing: European plan-EP fra: plan européen alm: Übernachtungspreis)
    Avrupa usulü sadece yatak ücretini içeren konaklama tarifesi.

    Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
    European Free Trade Area
    Avrupa Ekonomik Topluluğu dışında Avrupa'da yer alan bir iktisadi birleşme.

    Avrupa Sosyal Turizm Koordinasyonu
    (ing: European Coordinating Committee fra: Comité Européen de Coordination alm: Europäisches Koordinierungskomi)
    Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında sosyal turizmi geliştirmek amacıyla 1984 yılında oluşturulan kuruluş.

    Avrupa Yatırım Bankası
    European Investment Bank (EIB)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu'na dahil finansal kuruluşlardan biri.

  2. #2


    Tanımlı Ce: Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü





    B


    Back to back tours
    Peşpeşe birbirini izleyen turlar.

    Bagaj Hakkı
    Baggage allowance
    Yolcu tarafından fazladan ücret ödemeden taşınabilecek yük miktarı.

    Bagaj sigortası
    Baggage insurance.

    Bağlama yeri
    ing: anchorage fra: mouillage alm: Ankerplatz
    bir deniz aracının demir attığı yer.

    Bağlantılı bilet
    ing: (connection ticket fra: billet de correspondance alm: Anschlußfahrkarte)
    birden çok havayolu biletinin birbirine bağlı şekilde ve aynı zamanda tek bir sözleşmeyle yolcuya veriliş şekli.

    Bağlantılı uçuş
    ing: connection flight fra: vol à correspondance alm: Anschlußflug
    uçak yolculuğunda hedef noktasına varıncaya kadar değiştirilen uçuş.

    Bağlantılı uçuşa yetişememe
    ing: misconnection fra: manquer la correspondance alm: Fehlanschluß
    bağlantılı uçuşu gerçekleştirecek olan uçağı kaçırma.

    Bahşiş
    ing: tip fra: pourboire alm: Trinkgeld
    bir hizmet görene hakkı olan ödemeden ayrı olarak verilen para.

    Bakım ve tedavi tesisi
    ing: nursing and treatment facility fra: établissement de soin alm: humanmedizinische Anlage
    yaşlılık ya da sağlık bozulması nedenleriyle normal yaşam sürdüremeyen insanların bakım ve tedavilerinin yapıldığı hastane bakımevi huzurevi gibi tesis.

    Balayı paketi
    ing: (honeymoon package fra: voyage de noces organisé alm: Paketreise für Flitterwöchner)
    yeni evlenen çiftlerin konaklayacağı odalarda bazı lüks ilâvelere yer verilen önceden plânlanan gezi paketi.

    Balneoterapi
    ing: balneotherapy fra: balnéothérapie alm: Balneotherapie
    mineralize termal sular ile yapılan kür uygulamaları.

    Bar
    ing: (bar fra: bar alm: Bar)
    her çeşit alkollü ve alkolsüz içkilerin alındığı hafif yiyeceklerin sunulduğu çeşitli büyüklükteki yer.

    Bar yöneticisi
    ing: bar supervisor fra: chef de bar alm: Barvorgesetzter
    barda çalışanları yöneten kişi.

    Barboy
    ing: bar boy fra: commis de bar alm: Barpage
    barda çalışan komi.

    Barınak
    ing: shelter fra: abri alm: Anlegestelle
    deniz araçlarının barınmasına yarayan doğal ya da yapay bağlama yeri.

    Barmen
    ing: (barman bartender fra: barman alm: Barkeeper)
    alkollü içkileri alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış erkek personel.

    Barmeyd
    ing: (barmaid fra: barmaid alm: Bardame)
    alkollü içkileri alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış bayan personel.

    Bavul turizmi
    ing: suitcase trade fra: tourisme frontalier alm: Kofferhandel
    yabancı ziyaretçilerin ülkelerine dönerken toptan aldıkları malları beraberinde götürdükleri turizm türü.

    Bebek tarifesi
    ing: infant fare fra: tarif enfant alm: Preis für Kinder unter zwei Jah
    iki yaşın altındaki çocuklar için aile indirimi kapsamında uygulanan özel tarife.

    Bedava içki
    ing: complimentary drink fra: boisson de faveur alm: Freigetränk
    yolculuk sırasında ikram edilen ve karşılığında ücret talep edilmeyen içki.

    Bedenen güçlü yolcu
    ing: able-bodied passenger fra: passager disponible pour le sec alm: kräftiger Passagier
    uçak veya gemilerde muhtemel tahliye durumlarında mürettebata yardım etmesi için acil çıkış kapısı yanında oturmasına izin verilen ya da rica edilen yolcu.

    Bedesten
    ing: bedesten fra: bedesten alm: Bedesten
    içinde değerli eşya alış verişi yapılan kapalı çarşı.

    Bel kaptan
    ing: bell captain fra: chef groom alm: Erster Page
    danışma ve bagaj hizmetleri elemanlarının düzenli ve tam hizmet vermesinden sorumlu kişi.

    Belboy
    ing: bellboy fra: groom alm: Hotelpage
    otele gelen müşteriyi ön bürodan alarak eşyaları ve oda anahtarı ile odasına götüren müşteri adına gelen posta ve mesajı ileten ve otelden ayrılırken aynı şekilde ilgilenen görevli.

    Belgelendirme
    ing: licensing fra: homologation alm: dokumentieren ausweisen
    turizm yatırım ve işletmelerine durum ve sınıflarına göre ilgili idare tarafından yatırım ya da işletme izni belgesi verilmesi konusundaki işlemlerin tümü.

    Belgeli Seyahat Acentaları Enstütisi
    ing: Institute of Certified Travel A fra: Institut des Agences de Voyages alm: Institut für lizensierte Reisea
    seyahat acentaları için eğitici kurslar düzenleyen kuruluş.

    Belgeli turizm işletmesi
    ing: licensed tourism establishment fra: etablissement touristique homol alm: lizensierter Fremdenverkehrsbet
    turizm işletme belgesi verilmiş turizm tesisi.

    Belgeli turizm yatırımı
    ing: licensed tourism investment fra: investissement homologué de tou alm: lizensiertes Tourismusinvestmen
    turizm yatırım belgesi verilmiş girişim.

    belgesiz tesis
    ing: tourism facility without licens fra: établissement non homologué alm: ohne touristische Betriebserlau
    turizm işletme belgesi taşımayan turizm tesisi.

    Bide
    ing: bidet fra: bidet alm: Bidet
    banyolarda vücudun özel yerlerinin yıkanmasına imkân veren musluk sistemi.

    Bilet
    ing: ticket fra: billet alm: Billett
    sinema tiyatro vBulletin. yerlere giriş ya da taşıt araçlarında seyahat etme hakkı tanıyan belge.

    Bilet gişesi
    ing: box office fra: guichet alm: Fahrkartenschalter
    bilet satış gişesi.

    Bilet payı
    ing: ticket al******** fra: quota de billet alm: Fahrkartenanteil
    belli bir sefer için bir bilet satış acentasına sayısal olarak tanınan bilet hakkı.

    Bilet stoku
    ing: ticket stock fra: billet vierge alm: Kartenstock
    seyahat acentaları tarafından doldurulduktan ve tasdik edildikten sonra geçerlilik kazanan hava ulaştırma şirketlerinin boş bilet formları.

    Biletli turizm
    ing: ticketing tourism fra: vol sec alm: Kartentourismus
    ulaştırma aracı için bilet alındıktan sonra seyahate çıkılarak konaklama ve diğer ihtiyaçlarla ilgili kısımların gidilen yerde programlaştırılması şeklindeki turizm.

    Biletsiz seyahat
    ing: ticketless travel fra: voyage à billet électronique alm: kartenlose Reise
    yolcu ile ilgili kişisel bilgilerin havayolu şirketi elektronik hafızasında muhafaza edildiği biletsiz taşıma sistemi.

    Bitki temalı turizm
    ing: phythome fra: phythôme alm: Phythome
    bitki örtüsünün çekim unsuru olarak kullanıldığı turizm türü.

    Broşür
    ing: brochure fra: brochure alm: Broschüre
    tanıtıcı yayın türü.

    Buharlı gemi
    ing: steam boat fra: bateau à vapeur alm: Dampfer
    buhar gücüyle çalışan gemi.

    Bareboat charter
    Bir yatın mürettebatsız ve malzemesiz kiralanması.

    Basit Getiri Oranı
    Accounting Rate of Return
    Basit kârlılık oranı da denilen basit getiri oranı yatırım önerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan en kolay ve pratik yöntemdir.

    Başabaş Noktası
    Break even point

    Başabaş noktası grafiği
    Break even chart
    Başabaş noktası işletme giderlerinin işletme gelirlerine eşit olduğu faaliyet hacmini gösterir. Bu noktaya kâra geçiş noktası veya sıfır kâr noktası denilmektedir Turizm sektöründe başabaş noktası analizleri asgari kapasite asgari doluluk oranları satışlar kâr ve fiyat politikasının belirlenmesinde büyük yararlar sağlar.

    Belgeli yatak
    Certificated-bed

    Belgeli turizm yatırım veya işletmeleri
    Certificated tourism investments and estableshments
    Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmiş yatırım veya işletmeleri ifade eder

    Bileşik tur
    Combined tour

    Bilgilendirme gezisi
    Information trip

    Bina İnşaat Harcı İstisnası
    Exemption from building and construction taxes
    Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri çerçevesinde inşa edilen binalardan alınması gereken bina inşaat harcı teşvik belgeli tesislerden alınmamaktadır. Bina inşaat harcı istisnasından yararlanabilmek için teşvik belgesinin olması yeterlidir ayrıca bir belge alınmasına gerek yoktur.

    Biniş reddi tazminatı
    Denied boarding compensation
    Teyit edilmiş rezervasyonu olan bir yolcunun uçağa alınmaması nedeniyle havayolu işletmesinin ödemesi zorunlu olan tazminat.

    Bireysel Paket Tur
    Individual IT
    Turistin tek başına satın aldığı turdur. Bu tür turlar paket rurun tüm özelliklerini taşırlar ancak bireysel olarak gerçekleştirilen paket turlarda herhangi bir grup olmadığı için tur lideri de söz konusu değildir.

    Brüt işletme geliri
    Gross operating profit

    Booking
    Rezervasyon

    Boş-dolu garantili fiyat
    Price on full-empty bases

    Boş zaman
    Free time

    Bölge sorumlusu
    (Area manager région directeur Fläche Direktor)

    Brüt Gezi Eğilimi
    Brüt Gezi eğilimi= TP/P x 100
    TP bir ülkenin veya belirli bir yörenin bireylerinde yapılan gezi sayısını
    P Bir ülkenin veya belrili bir yörenin toplam nüfusunu ifade eder.

    Brüt gezi eğiliminde ikinci ve üçüncü kez yapılan geziler önemli bir yer tutmakta ve böylece her yüz kişinin kaç kez gezi yaptığı belirlenmektedir. Örneğin 100 kişilik bir grupta 60 kişi yılda bir defa ya da 30 kişi yılda iki defa geziye çıkarsa her iki durumda da istem 60 gezidir.

    BSP
    Bank settlement plan
    Bir tür havayolu bilet satış şekli Hava taşımacılığında belli bir tarihe kadar satılmayan havayolu biletlerini uygun fiyata alınıp tüketiciye düşük kar marjıyla satılması.

    Bugünkü değer
    Present value Google Page Rankingésent valeur Gegenwart wert
    Belirli bir dönem sonunda elde edilecek tutarın bugünkü değeri. Bileşik faiz esasına göre yapılan uygulamada bugün faize yatırılacak bir sermayenin (N) dönemi sonunda ulaşacağı tutar c= a(1+t)n formülüne göre bulunur. Buna göre şayet (n) dönem (yıl) sonraki tutar C ise bu tutarın bugünkü değeri
    a= C/(1-t)n olacaktır.

    Bulk Paket Tur
    (Bulk IT)
    Grup olarak gerçekleştirilen paket turların bir türü olan Bulk IT esas itibariyle birbirini izleyen ve devamlılık arzeden (back-to-back) kafileler için tarifeli bir uçaktan belirli bir koltuk kapasitesi sağlanarak önceden belirlenmiş bir ülke veya bölgeye düzenlenen gezilerdir

  3. #3


    Tanımlı Ce: Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü





    C Ç


    Cari oran
    Current rate
    Paraya çevrilebilir değerlerin kısa vadeli borçlara bölünmesiyle ortaya çıkan oran. Cari oranını yükselmesi ödeme gücünün arttığını ifade eder. İşletmenin kısa vadeli borçlarıını ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterlilik düzeyini saptamak için kullanılır.

    Catering
    (ing: catering fra: restauration alm: Verpflegung)
    Yolcuların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle vapur ve uçak gibi uzun yol taşıtlarına ya da özel isteklilere verilen yiyecek-içecek hizmeti.

    CEAC
    (Bkz. Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı)

    CF
    Car ferry
    Otomobil taşıyan feribot

    CF
    Cost and freight
    Satıcının malı belirli bir noktaya kadar taşımayı taahhüt ettiği ve malın fiyatına taşıma giderlerinin da dahil olduğu bir alım-satım biçimi. Cf satışlarda satıcı sigorta giderlerini ödemekle yükümlü değildir.

    Charter flight
    Belirli bir grubu taşımak için kiralanmış olan uçak.

    Charter
    Kiralık uçak

    Charter Taşımacılığı
    Charter transport
    1952 yılında Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı uluslararası tarifeli uçuşların özelliklerini aşağıdaki gibi belirlemiştir:

    -uçuşlar bir devletin hava sahasından başka bir devlete yapılır.
    -yolcu yük taşıyan ve belirli ücret ödenen tüm uçuşlar jerkese açıktır
    -uçuşlar önceden belirlenen saatlere vd kalkış-varış noktalarına göre gerçekleşir.
    Yukarıda belirtilen bu üç özellikten birisi gerçekleşmezs bu uçuşa tarifesiz-charter uçuş denir. Charter uçuşunu tarifeli seferden ayıran en önemli özellik bir kişi veya grubun biruçağın tüm koltuk kapasitesini satın almasıdır.

    Charter uçuşları 30 Nisan 1956'da Paris'te imzalanan Uluslararası Ticaret Hukuku Anlaşması'na göre yapılır. Buna göre;

    a)Yalnız uçuşlar 1 aydan fazla süremez ve 2 uçuş noktasındna başka yere yapılamaz.
    b)Tarifeli seferlerin yolcu ve uçak bakıından yetersiz kaldığı noktalra yapılırç
    c)Charter uçuşu yalnız kiralama yoluyla yapılır.
    d)Yalnız koltuk trafiği yapılamaz.
    e)İnterline yolcu posta ve kargo taşıması yapılamaz.
    f)Paket tur charter uçuşlarında başka tip charter trafiği (Co-mingling) yapılamaz.
    g)Paket tur charter uçuşlarında Türk göçmen işçilerin taşınması yasaktır.

    Charterer
    Kiralık uçağı kiralayan

    Check-in
    "Kayıt". Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş saati 06.00 çıkış "Check-Out" saati ise 13.00'tür.

    CIF
    (Cost insurance freight coûter assurance cargaison; kosten Versicherung Transport)
    İngilizce bedel sigorta ve navlun sözcüklarının kısaltılmasından oluşan ve ithalatta mal bedelinin üstüne sigorta ve navlun giderlerinin de eklendiğini ifade eden terim. CIF satışlarda satıcı sigorta ve navlundna kaynaklanan maliyetlere katlanır. Bu uygulamada malı alanın (ithalatçının) belirleyeceği yere kadar götürme sorumluluğu satıcıya aittir.

    Ciro
    (İng.Endorsement Fra.Avenant Alm.Indossament)

    1. Hak sahibince değerli evrakın arkasına atılan bir imza veya yazılan bir fade ile söz konusu evraktan doğan hakların başkasına devrini sağlayan işlem.
    2. İş hacmi (turnover)
    3. Döner sermayenin miktarı X devir sayısı

    Confidental price-tariff
    İncoming acenta ile tur operatörü arasında yapılan ve sadece onlar için geçerli olan fiyat.

    Courier
    "Profesyonel Turist Rehberi". Tour leader tour escort veya tour manager olarak da adlandırılır.

    CPM
    (Bkz. Kritik Yörünge Metodu)

    Cruise
    "Kruvaziyer Seyahat". Turizm amacıyla yapılan deniz yolculuğu.

    CSST
    (Bkz. Şehir gezisi)

    Çamaşırhane
    (İng. Laundry Fra. Linge Alm.Wäscherei)

    Çapraz Satış
    (İng.Cross Selling Fra.Croix vendre Alm.Kreuz verkaufen)
    Çapraz satış mevcut müşterilere veya aktif olmayan müşterilere ilave ürün veya hizmetlerin sağlanmasıdır. Çapraz satış stratejileri ile yeni müşterilerin kazanılması için harcanacak zaman ve paradan çok daha azıyla satışlar yatay veya dikey olarak çarpıcı biçimde artırılabilir. Çapraz satışı stratejik öncelik haline getiren her işletme büyük başarılar sağlayabilir. Ne var ki etkin olabilmek için çapraz satış şirket kültürünün bir parçası olmalıdır.

    Çekek Yeri
    (Bkz. Yat çekek yeri)

    Çekicilik
    (İng. Attraction Fra.Attraction Ger.Anziehungskraft)
    Çekicilik turistin bir bölgeyi diğerine tercih etmesini etkileyen turizm ürününün unsurları olarak tanımlanabilir. Bu unsurlar bir bölgeye turist akımını yaratan faktörlerdir. Bölgesel veya yörestel nitelik taşıyan çekicilikler olduğu gibi ulusal nitelik taşıyanlar da vardır.
    Bu konuda bir başka ayrım çekici olay çekici yer olarak yapılabilir. Genellikle yer ve olay tükaticinin tercihinde önemli birer faktör olarak birlikte rol oynarlar.

    Çevre kirliliği
    Environmental pollution
    Üretim ve tüketim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan katı sıvı gaz biçimindeki artık(atık)ların fizik ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemeleri.

    Çevre yolu
    (ing: beltway fra: route périphérique alm: Umgehungsstraße)
    Şehir trafiğinin aksamaması amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana yol.

    Çevresel etki değerlendirmesi
    (ing: environmental impact assessment fra: évaluation de l'impact sur l'en alm: Bewertungsanalyse von Umweltein)
    Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek etkilerinin sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

    Çığırtkan
    (ing: town crier fra: acoleur alm: Ausrufer)
    Turisti belli bir otel veya mağazaya çekmeye çalışan genellikle o yörede yaşayan kişi.

    Çift kişilik oda
    (ing: double room fra: chambre double alm: Doppelzimmer)
    Konaklama tesisinde iki kişilik oda.

    Çift kişilik odada tek konaklama
    (ing: single supplement fra: supplément personne seule alm: Einzelzimmerzuschlag)
    Özellikle çift kişilik konaklamayı esas alan turlarda tek olarak kalmanın tercihi halinde ilâveten ödenen oda ücreti farkı.

    Çift kişilik tarife
    Double acupation rates
    İki kişinin işgal edeceği bir oda için tek kişiden alınan ücret.

    Çift kişilik yatak
    (ing: double bed fra: lit double alm: Doppelbett)
    Standart ölçüde çift kişilik yatak.

    Çifte dağıtım
    (ing: dual distribution fra: distribution indirecte alm: Doppelvertrieb)
    Bir mal veya hizmetin el değiştirerek tüketiciye ulaşması.

    Çifte rezervasyon
    (ing: overbooking fra: surréservation alm: Überbuchung)
    Mevcut koltuk veya oda sayısının üzerinde yapılan rezervasyon.

    Çiftlik turizmi
    (ing: agro-tourism fra: tourisme à la ferme alm: Bauernhofferien)
    Tarımsal üretim ve çiftlik yaşamı alışkanlıklarına uygun bir şekilde yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Çini
    (ing: glazed tile fra: faience alm: Kachel)
    Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli pişmiş balçık levha fayans.

    Çocuk tarifesi
    (ing: child fare fra: tarif enfant alm: Kinderfahrpreis)
    2-12 yaş arasındaki çocuklar için uygulanan tarife.

    Çoğaltan etkisi
    (ing: multiplier effect fra: effet multiplicateur alm: touristischer Zusatzfaktor)
    Turizm harcamalarının yeni ek harcamalara yol açma özelliği.

    Çok alternatifli ürün
    (ing: multialternative tourism produc fra: produit touristique diversifié alm: multialternatives Tourismusprod)
    Değişik turizm çeşitleri.

    Çok amaçlı kullanım
    (ing: multipurpose use fra: emploi multiple alm: Vielzweckgebrauch)
    Birden fazla gruba veya faaliyet türüne imkân sağlayacak biçimde kullanım.

    Çok amaçlı yapı
    (ing: multipurpose building fra: immeuble polyvalent alm: Vielzweckbau)
    Araba park katlarının sokak seviyesinde dükkânların orta katlarda iş yerlerinin ve en üstte konaklama imkânlarının bulunabildiği çok katlı yapı şekli.

    Çok yönlü eğlence merkezi
    (ing: diversifıed entertainment cente fra: centre de loisirs alm: vielfältiges Vergnügunszentrum)
    Kurulduğu çevrede değişiklik gösterdiği için cazibesi artan eğlence merkezi.

  4. #4


    Tanımlı Ce: Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü





    D


    DAF
    Sınırda teslim

    DDP
    Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim

    Delivery service
    Teslimat servisi

    Dağ ve Kış Turizmi
    Mountain and Winter Tourism
    Sanayileşme ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak insanlar sıkıcı ve sağlıksız ortamlardan kurtulmak için kışın karlı dağlık ve ormanlık yerlere gitmektedirleri. Böylece dağ ve kış turizmi dağmuş ve gelişmiştir.

    Dağcılık
    (Alpinism alpinisme Bergsteigerung)

    Dalyan
    (ing: fish trap fra: bordique alm: Fischreuse)
    deniz göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde kazık ve tellerle yapılan balık avlama yeri.

    Davet
    (ing: invitation fra: invitation alm: Einladung)
    bir göreve veya bir aktiviteye katılma çağrısı.

    Day-rate
    Gündüz Tarifesi
    Bir otel odasının gece kullanı1maması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tarifede odanın saat 06.00 dan 17.00'ye kadar kullanılması öngörülür.

    Değişken maliyet
    Variable cost (VC)

    Demi-Pension :
    Yarım Pansiyon
    Yatak kahvaltı ile ögle veya akşam yemeklerinden birini içeren konaklama tarifesi.

    Demografi
    (Demography démographie Demographie
    İnsan topluluğunun belirli niteliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir bilim dalı. Nüfusun büyüklüğü cinsiyeti mesleklere yaşa v.b. unsurlara göre tanıdığı özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimleri demografinin ilgi alanınagirer

    Denetleme gezisi
    Inspection trip

    Deniz kürü
    Marine cure

    dessert
    tatlı
    Genellikle ana yemek üzerine yenen şekerle hazırlanan yiyecek

    Destination
    (Bknz.Varış yeri)

    Destek veren kuruluşlar
    Consolidator
    Özellikle tarifeli uçak seferleri yapan ve kruvaziyer seferleri yapan tur operatörlerinden toplu olarak özel ve iskontolu fiyatlarla kontenjan alan ve ucuza aldıkları bu ürünleri diğer tur operatörü ve seyahat acentalarına uygun kar payıyla satan kuruluşlar.

    Deniz otobüsü
    (ing: hydrofoil fra: hydrofoil alm: Seebus)
    özel hava yastıkları üzerinde hız kazanan ve suya derinlemesine temas etmeden hızla seyreden yolcularını kapalı mekân içerisinde taşıyan deniz taşıtı.

    Deniz tedavisi
    (ing: thalassotherapy fra: thalassothérapie alm: Thalassotherapie)
    deniz veya deniz klima etkisi ile hastalıkların tedavisi.

    Deniz termal ve sağlıklı yaşam
    (ing: sea thermal and health center fra: centre de thalassothérapie et d alm: Thalassotherapie-Zentrum)
    deniz termal koşullarını taşıyan kıyı yörelerinde kurulan turizm merkezi.

    Deniz turizmi
    (ing: sea tourism fra: tourisme de mer alm: Meerestourismus)
    su sporları yatçılık deniz ve kum banyosu gibi denizde yapılan faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Deniz tutması
    (ing: sea sickness fra: mal de mer alm: Seekrankheit)
    deniz yolculuğunda dalgaların etkisiyle sallantıların yarattığı rahatsızlık.

    Deniz tutmasına karşı direnç
    (ing: sea legs fra: avoir le pied marin alm: Wiederstandsfähigkeit gegen See)
    deniz yolculuğunda fırtınalı havalardaki sallantılara karşı dayanabilme gücü.

    Deniz uçağı
    (ing: seaplane fra: aquavion alm: Wasserflugzeug)
    su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan sonra yine su üstüne inebilecek şekilde tasarlanmış hava taşıtı.

    Deniz ürünü
    (ing: seafood fra: fruits de mer alm: Meeresfrüchte)
    deniz canlılarından hazırlanan yiyecek türü.

    Deniz altı turizmi
    (ing: marine tourism fra: tourisme sous-marin alm: Unterwassertourismus)
    Su altı sporları yapmak zevk ya da seyir amacıyla su altında yüzmek vBulletin. faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

    Denizciliğe ait
    (ing: nautical fra: nautique alm: nautisch)
    denizle gemi işletmesiyle ilgili.

    Denizyolları temsilcisi
    (ing: maritime agent fra: agent maritime alm: Schiffahrtsvertreter)
    armatörlerin kendi adlarına herhangi bir limanda deniz taşıtlarının hareketi yolcu ve eşyanın gelişi gidişi ve gereken diğer ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla görevlendirdikleri kişi.

    Departure delay insurance
    kalkış gecikme sigortası
    Yer ayırtılmış bir taşıtın gecikmesini kapsayan sigorta. Sigorta ödemesini iki şekilde yapar. Birincisi neden olunan olumsuzluklardan dolayı üzerinde anlaşılmış bir tutar ödenir. İkicisi de seferin iptal edilmesi ve ilave bir sefer gerekiyorsa iptal ücreti; yolculuğu tamamlamak için konaklama gerekiyorsa konaklama masrafı gibi masraflar dahil belirli kayıpları tazmin etmek amacıyla yapılan ödemeler.

    Departure tax
    yurt dışına çıkış vergisi
    seyahat ağır şekilde vergilendirilen bir hizmettir. Yolcuların çoğu da bilet ücretinin ne kadarının hükumetçe yutulduğunun farkında değildir. İki ana vergi çeşidi vardır. Biletin satın alınması esnasında alınan bilet vergisi ve tahmin edileceği üzere yurt dşına çıkış esnasında alında yurt dışına çıkış vergisi.

    Depozito tahsil ihbarnamesi (DCA)
    Bir müşterinin depozitosunun alındığını konfirme eden ve seyahat acentelerince çıkarılan bir doküman. Acenteler toplanan depozitoların toplam değerleri üzerinden üzerinde anlaşılmış belirli dönemlerle faturalanırlar. Elektronik ödeme sistemleri yaygınlaştıkça DCA'lar kullanımdan düşmektedir.

    Depozito
    (ing: deposit fra: dépôt de garantie alm: Depositum)
    bir taahhüt sırasında güvence için ya da bağlanma nedeni ile oda yer veya bilet ücretlerinin küçük bir miktarının peşin ödenmesi.

    Depozitolu rezervasyon
    (ing: deposit reservation fra: reservation cautionnée alm: Reservierung unter Hinterlegung)
    bir konaklama tesisinin en az bir gecelik ücretini peşin tahsil ettiği rezervasyon.

    deregulation
    serbestleştirme
    Taşımacılıkta devlet kontrollerinin tedricen kaldırılması için kullanılan terim. Çok çeşitli tarifelerin ve özel anlaşmaların ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur.

    Derinlik işareti
    (ing: depth marking fra: marque de profondeur alm: Tiefenmarkierung)
    yüzme havuzu çevresinde havuzun derinliklerini gösteren işaretler.

    Devlet taşımacılığı
    (ing: public transportation fra: transport public alm: öffentliche Verkehrsmittel)
    ilgili kamu kuruluşlarının sorumluluğunda yapılan taşımacılık hizmeti.

    Devre-mülk
    (ing: timesharing fra: multipropriété alm: Umlauf-Immobilien)
    alıcıya belli sayıdaki yılların belli sürelerinde bir konuttan müstakil yararlanma hakkı veren sistem.

    Dışa yönelik turizm
    Outbound tourism

    Dikey bütünleşme
    (ing: vertical integration fra: integration verticale alm: vertikale Integration)
    bir şirketin birbirini tamamlayan hizmetleri hiyerarşik olarak bünyesinde toplaması.

    Dinî bayram
    (ing: religious holiday fra: féte réligieuse alm: religiöser Feiertag)
    dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün.

    Dinlence
    (ing: recreation fra: récréation alm: Erholung)
    boş vakit etkinliklerinin kişiliği geliştirici ve dinlendirici şekilde plânlanması.

    Dinlence köyü
    (ing: recreational town fra: village de retraite alm: Erholungsstadt)
    emekliler için belirli bir yaşam tarzı gereklerine göre inşa edilmiş küçük yerleşim yeri.

    Diplomat
    (ing: diplomat fra: diplomate alm: Diplomat)
    bir ülkenin dış ülkelerdeki resmî temsilcisi.

    direkt hat
    (ing: hot line fra: ligne directe alm: Direktverbindung)
    doğru bilgi alınması rezervasyon sağlanması ve çeşitli şikâyet konularının ilgililere iletilmesi açısından hız sağlayan telefon hattı.

    Direkt tren
    (ing: direct train fra: train express alm: durchgehender Zug)
    kısa veya orta mesafeler arasında önemsiz istasyonlara uğramayan bazen de çıkış ve varış istasyonları arasında durmayan tren türü.

    Dış turizm geliri
    (ing: tourism receipts tourism incom fra: recettes de tourisme internatio alm: ausländisches Tourismuseinkomme)
    bir ülkede yabancı ziyaretçilerin bir yılı aşmayan süreli ziyaretlerinde yapmış oldukları harcamalar toplamı.

    Doğa sporları
    (ing: nature sports fra: sports en plein air alm: sportliche Aktivitäten in freie)
    doğada yapılan spor aktiviteleri.

    Doğa yürüyüşü
    (ing: nature walk fra: randonnée alm: Wanderung)
    doğanın güzellik ve zenginliklerini görmek amacıyla yapılan kısa ve uzun süreli yürüyüş.

    Doğal kaynak
    (ing: natural resource fra: ressource naturelle alm: Bodenschatz)
    tabiatın düzeninde kendiliğinden var olan doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan her türlü kaynak.

    Doğal turizm değeri
    (ing: natural tourism asset fra: ressource naturelle de tourisme alm: natürliche touristischer Wert)
    turizm açısından önem taşıyan doğal kaynak.

    Dönem
    (ing: period fra: période alm: Periode)
    birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralığı.

    Dönüşü açık bilet
    (ing: open date return ticket fra: billet open alm: offene Rückfahrkarte)
    gidiş-dönüş olarak alınan biletlerde dönüşü istenilen bir tarihte yapılabilen bilet.

    Dört mevsimlik tatil tesisi
    (ing: four season resort fra: établissement de tourisme perma alm: ganzjährige Ferienanlage)
    ılıman iklimlerde 12 ay hizmet verebilecek tatil merkezi.

    Dörtlü turizm gelişmesi
    (ing: four-way tourism development fra: développement de tourisme à qua alm: vierstufige touristische Entwic)
    turizm merkezlerinin dört çekim unsuru olan doğal güzellik coğrafî konum uluslararası ün ve yaratıcılık etkenleri öne çıkarılarak geliştirilmesi stratejisi.

    Döviz
    (ing: foreign currency unit fra: devise étrangère alm: Devise)
    yabancı para birimi.

    Döviz bürosu
    (ing: exchange office fra: bureau de change alm: Wechselstube)
    para değiştirme işlemlerinin yapıldığı yer döviz alınan yer.

    Döviz kuru
    (ing: foreign exhange rate fra: cours de change alm: Devisenkurs)
    bir yabancı para ile ulusal para arasındaki değişim oranı.

    Döviz piyasası
    (ing: foreign exchange market fra: marché de devises international alm: Devisenmarkt)
    ulusal paraların birbirine dönüştürülmesini sağlayan döviz borsası.

    Duhuliyesiz
    (ing: free admission fra: entrée libre alm: freier Eintritt)
    giriş ücreti olmayan.

    Dünya Çevre Geliştirme Komisyon
    (ing: World Commission on Environment fra: Commission Mondiale de Développ alm: Weltkommission für Umweltentwic)
    ekonomik gelişmeyi yadsımayan ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerekliliğini savunan Brundtland Raporunu hazırlayan Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu bir komisyon.

    Dünya Sağlık Örgütü
    (ing: World Health Organization-WHO fra: Organisation Mondiale de Santé alm: Weltgesundheitsorganisation)
    toplumu ilgilendiren hastalıkları izleyerek hükümetlere tavsiyelerde bulanan Birleşmiş Milletler Teşkilâtı bünyesindeki kurum.

    Dünya turizm geliri
    (ing: world tourism receipts fra: recettes de tourisme mondial alm: Welteinkommen aus dem Fremdenve)
    uluslararası turizm amaçlı seyahatlerde yapılan harcamalar toplamı.

    Dünya turizm pazarı
    (ing: world tourism market fra: marché international de tourism alm: Welttourismusmarkt)
    turizm arz ve talebinin buluştuğu uluslararası piyasa.

    Dünya vatandaşı
    (ing: stateless person fra: apatride alm: Weltbürger)
    herhangi bir devletin uyruğunda olmayan kişi.

    Durak
    (ing: stop fra: arrêt alm: Haltestelle)
    taşıt araçlarının yolcu alma ve bırakma amaçlı kısa bir süre için durdukları yol üzerinde işaretlenmiş belli bir nokta.

    Durma-binme
    (ing: stopover fra: halte alm: Reiseunterbrechung)
    hava taşıtında seyahati bir ara uğrak yerinde keserek bu seyahati aynı hattın ilerideki bir seferinde bitirme.

    Duty-free
    (ing: duty-free fra: hors-taxe alm: zollfrei)
    gümrük vergisi muafiyeti.

    Duty free shop
    Uluslararası sulardan transit geçişte veya havaalanlarında vergilendirilmemiş malların satıldığı dükkanlar

    Duyarlı çevre
    (ing: environmentally sensitive area fra: espace sensible alm: sensible Zone)
    doğallığının sürdürülmesi ve korunması ancak bilinçli ve özel önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilen hassas ekosistemli alan.

    Dürtü araştırması
    (ing: motivation research fra: recherche de motivation alm: Motivierungsforschung)
    bir turizm merkezi ile ilgili imajın potansiyel ziyaretçiler tarafından algılanması araştırması.

    Düşük faizli tatil kredisi
    (ing: low interest holiday loan fra: chèque-vacances alm: niedrigverzinster Urlaubskredit)
    dar gelirlilerin tatil yapmalarına yardımcı olmak üzere faizi düşük borç para verilmesi.

    Düşük sezon
    (ing: low season fra: basse saison alm: Vor- Nach- Zwischensaison)
    turist trafiğinin ve genellikle fiyatların en düşük olduğu dönem. düzenli sefer
    (ing: regular service fra: service régulier alm: fahrplanmäßige Verbindung)
    bir anlaşma uyarınca önceden saptanmış gün ve saatlerde süresi belli taşıt servisi.

    Dikey bütünleşme
    Aynı sektörde ancak farklı üretim dallrında faaliyet göstren firmalrın faaliyetlerini birleştirmeleridir. Turizm sektöründe bir hava yolu şirketinin tur operatürleri konaklama tesisleri vBulletin. ile yapacağı işbirliği dikey bütünleşmeye örnek gösterilebilir.

    dinghy
    dingi
    Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal.

    Discriminatory
    Ayırım Gözeten
    Belirli kimselere örneğin askerlere. ögrencilere çocuklara uygulanan indirimli tarifeler.

    Dizgisel şema Master süreç şeması
    Sequental chart
    İşletmelerin analizinde önemli fonksiyonu olan tüm planın incelenmesini kapsayan bir tür şemadır. Master süreç şeması olarak da adlandırılır. Çünkü ayrı fonksiyonlaeın süreç şemalarının sentezidir. Bu fonksiyon grafikler kronolojik sıraya konularak bütün işletmedeki iş materyal ve personel akımı saptanır.

    Doğal kaynaklar
    Naturel sources
    Üretim sürecinin değil doğanın sağladığı mallar değerler. Yenilenebilir doğal kaynaklar ve yenilenemeyen doğal kaynaklar olarak sınıflandırılır.

    Doğal tedavi merkezi
    Naturel therapy center

    Doğrusal organizasyon doğrusal örgütle(n)me
    Linear organisation

    Dönem
    (Bkz. Mevsim)

    Dünya Turizm Örgütü (DTÖ)
    World Tourism Organisation (WTO)

    Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
    World trade organisation (WTO)

    Dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
    the universal federation of travel agencies associations

    Düşük kapasiteli tesis
    (Bkz. Küçük ölçekli tesis)

  5. #5


    Tanımlı Ce: Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü / Turizm Sözlüğü





    E

    ECU
    (Bkz. Avrupa Para Birimi)

    Efektif
    (ing: effective fra: effectif alm: effektiv)
    Banknot ve ****l para.

    EFTA
    (Bkz. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi)

    Egzotik turizm
    (ing: exotic tourism fra: tourisme exotique alm: exotischer Tourismus)
    İlgi çekici yabancı yerlere yönelen turizm.

    Eğitim amaçlı seyahat
    (ing: travel for learning fra: voyage éducatif alm: Bildungsreise)
    Avrupa üniversitelerinin özellikle Amerikalı öğrencilerin ilgisini çekmek üzere düzenledikleri yaz aylarında kısa dönemli kurs ve gezi paketi sistemi.

    Eğlence merkezleri
    Entertainment centers
    Eğlence merkezleri deniz-kum-güneş üçlemesinden arta kalan zamanın değerlendirilmesine olanak sağlayan konaklama faaliyetleri dışındaki özellikle sportif faaliyetler yeme-içme ve alışveriş olanaklarının içiçe yer aldığı merkezlerdir

    Eğlendirici veya oyalayıcı hizmet
    (ing: in-flight entertainment fra: facilité de distraction au vol alm: Reiseunterhaltung)
    Uçaklarda yolcuların iyi vakit geçirmelerini sağlamak için sunulan film veya video gösterimi müzik yayını veya kağıt oyunu vBulletin. hizmet.

    EIB
    (Bkz. Avrupa Yatırım Bankası European İnvestment Bank)

    Ekoturizm
    (ing: ecotourism fra: écotourisme alm: Ökotourismus)
    Doğal çevre ile turizm faaliyetini bağdaştıran çevrenin olumsuz etkilenmesi konusunda sorumluluk güdüsü ile hareket etme esasına dayalı turizm faaliyeti.

    Ek prim
    Override Premium

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
    Organization for Economic Cooperation and Development (OECD)
    Aralık 1960'da imzalanan bir konvansiyonla Eylül 1961'de faaliyete geçen uluslararası bir kuruluş . OECD kısa adıyla da anılır.

    Elit turizm
    (ing: elite tourism fra: tourisme élites alm: elitärer Tourismus)
    Üst gelir grupları ya da seçkin kişiler için düzenlenen turizm faaliyeti.

    Elle tutulmaz ürün
    (ing: intangible product fra: produit intangible alm: abstraktes Produkt)
    Turizm gibi somut varlığı olmayan ürün türü.

    Elle tutulmaz ürünlerde kalite
    (ing: quality control of intangibles fra: contrôle de qualité des intangi alm: Qualitätskontrolle bei abstrakt)
    Turizm gibi elle tutulmaz ürünlerin mukayeseli standardizasyon yöntemi.

    EMS
    (Bkz. Avrupa Para Sistemi)

    En düşük fiyat
    Rack-bottom price

    En küçük kareler metodu
    Least squares method
    İki değişken arasındaki ortalama ilişkinin hesaplanmasına yarayan matematiksel bir tahmin yöntemi.

    Enformel organizasyon
    (Bkz. İnformel organizasyon)

    Ergonomi
    Ergonomics
    İnsanın kas gücünün üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen bilim dalı. Ergonominin amacı işgücü ve sermayenin üretkenliğini en çoğa çıkarmak için en ugun fiziksel ortamın yaratılmasıdır.

    Ekstra yatak ilave yatak
    Additional bed

    ESAD
    Ege seyahat acentaları derneği

    Eşya sigortası
    (ing: freight insurance fra: assurance de bagage alm: Frachtversicherung)
    Yolcu ile taşıt sahibi ya da üçüncü şahıs arasında belirli miktarda prim ödemek suretiyle taşınan eşyanın kaybolma çalınma kırılma gecikme ve benzeri nedenlerle uğrayacağı zararı karşılamak üzere yapılan anlaşma.

    Etkinlik tatili
    (ing: activity holiday fra: vacances actives alm: Aktivurlaub)
    Turistlerin spor veya benzeri aktivitelere katıldıkları turizm türü.

+ Konu Cevapla
1 / 5 Sayfa 1 2 3 ... SonuncuSonuncu

Geldik

stop sale örneği

uluslararası turizm sözlüğü

firmalarla yapilan şirket anlsmasina ne denir

hause keaper raporu örneği

turizmde aglomerasyon nedir

ege tours agence de voyage ucak bileti

RESTAURATION A BORD PAYANTE

turistik oberji tanımlayınız

turizm sözlüğü

ulaştırma isletmelerinde yatay entegrasyon

reiseleiter tur liderifirmalarla yapilan şirket anlsmasina ne denir oteloteller için örnek stop sale belgesistop saleaglomerasyon nedir turizmdikey butunlesmeye giden hava yolu sirketleriturizm de doluş oranları yöntemleriuluslararasi otel ve restoran örgütü hakkindaturızmde aglomerasyon nedıruvalizm nedirhavaalanı kısaltmaları gsauçak ingturizmde yatay entegrasyonaglomerasyon turizmtabldot servis ve alakart servis arasındaki farklar nelerdir
Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0