Dünyada otomotiv sanayi, 1900’lü yılların başında kuruldu. Dünya otomotiv sanayisinde, 1910 yılında Ford tarafından ABD’de temelleri atılan seri imalat, ABD ve dış pazarlarda etkilerini sürdürdü ve geniş bir pazar, ucuz ve vasıfsız bir işçiliğin olduğu bir ortamda gelişti. 1970’li yıllarda yaşanan kriz, seri imalata dayalı ABD ve Avrupalı üreticilerin rekabet gücünü sarstı. Japonya bu yıllarda yığın üretimi ile maliyet ve kalitede önemli gelişmeler sağlayarak uluslararası rekabette ilk sıraya yükseldi. Japonya’nın bu başarısı ABD ve Avrupalı üreticilerde sarsıntı yarattı.

1980’li yıllarda, dünya otomotiv sektörü, Japonya, Kuzey Amerika ve Avrupa’daki geniş piyasaların belli bir doyuma ulaşması ve Japonların tasarım ve üretim tekniklerinde gösterdikleri gelişme sonucu daha fazla üretim avantajını yakalaması ve yeni teknolojileri geliştirmesi ile yeniden yapılanma sürecine girdi.

Dünya otomotiv üretimi 2005’de 66,5 milyon adet olarak gerçekleşti, 2006 da yüzde 4 artışla 69,1 milyon adet oldu. Kaynaklarda, sektörle ilgili, sonraki yıllara yönelik yeni bir bilgi akışına ise rastlanmıyor. Aynı yılın, üretimine baktığımızda, 15 ülkede yoğunlaşan bir yapı ile karşılaşıyoruz. Japonya, ABD, Çin, Almanya, Güney Kore, Fransa, İspanya, Brezilya, Kanada, Meksika, Hindistan, İngiltere, Rusya, Tayland ve İtalya’nın oluşturduğu bu grup, 60,3 milyon adetlik motorlu taşıt üretimi ile toplam dünya üretiminin yüzde 87’sini gerçekleştirdi. Bu ülkeler aynı zamanda araç parkı en geniş olan ülkeler.

Öte yandan, son yıllarda dünyada ana sanayi şirketlerinin sayısının, şirket birleşmelerinden dolayı azaldığını ve bu şirketlerin giderek büyüdüğü de görüldü. 1980’lerde dünyada 85 bağımsız otomotiv üreticisi üretim yapıyordu. Bu rakam 2000’de 18’e düştü. 2010 yılında ise bu sayının 15’ e ineceği tahmin ediliyor. Elbette, son ekonomik krizden ağır bir darbe alan otomotiv endüstrisinin geleceği ile ilgili beklentiler, bugün ne yazık ki çok net değil. Ancak, otomobil üreticilerinin uzun süre tek başlarına rekabet edemeyecekleri de muhakkak.

Bugün dünya otomobil üretiminde AB ve EFTA ülkeleri 1’inci sırada. Ancak Japonya ve Kore’nin uluslararası pazarlardaki pazar payı üstünlükleri devam ediyor. Bu ülkeler kendi pazarlarını ise önemli ölçüde koruyorlar. Pazarlama kanalları açısından Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi ülkeler incelendiğinde, ana sanayi şirketlerinin çoğunlukla belirli yan sanayi firmalarından ürün aldıkları ve üretimi aksatmamak için mevcut yan sanayi şirketleri ile çok sıkı bağlantıları olduğu görülüyor. Bu şirketler, yan sanayinin kendilerine yakın çalışmalarını ve teknolojik gelişmeyi yakından takip etmelerini talep ediyor. Diğer yandan, sektöre yakın geçmişte güçlü bir giriş yapan Çin’in neler yapacağı ise merakla bekleniyor.

Alıntıdır.