Konu Etiketleri:

humbara, osmanlı ordusu askerleri, osmanlı devletinin denizlerdeki fetihleri, osmanlı resim, osmanlı devletinin ordu teşkilatı, osmanlı ordusu, osmanlı yıldırım topu, osmanlı, osmanlı akıncıları, azaplar, osmanlı tımar sistemi, osmanlı devleti, tsk askerı sancak resımlerı, tımarlı sipahiler, kapıkulu askerleri, kapıkulu birlikleri, osmanlı teşkilat askerleri, yeniçeri, osmanlıda ney, osmanlı askerleri, osmanlı ordusu sağ ve sol garipler, tımarlı asker fotoları, osmanlı ordu teşkilatı, osmanli yöneticileri toplu resimsim, osmanlı padişahları osman bey,

+ Konu Cevapla
1 / 3 Sayfa 123 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 13 Sayfa bulundu
Like Tree2Likes

osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  Osmanlı İmparatorluğu Forumunda Bulunan  osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Kurulus-doneminde-osmanli-ordusunun-ozellikleri O smanli ordusu, kurulusundan 20. yüzyilin basina kadar kara ve deniz kuvvetleri olmak üzere teskilâtlanmisti. 1909-1910 yillarinda Avrupa ordu ...

  1. #1
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI







    Kurulus-doneminde-osmanli-ordusunun-ozellikleri






    Osmanli ordusu, kurulusundan 20. yüzyilin basina kadar kara ve deniz kuvvetleri olmak üzere teskilâtlanmisti. 1909-1910 yillarinda Avrupa ordu teskilâtina giren Hava kuvvetleri, 1912'de de Osmanli Devletinde kuruldu.
    Osmanlilarin kurulusunda ordu, asiret kuvvetlerinden meydana geliyordu. Fetihlerin genislemesiyle, gönüllülerin, feth edilen yerlere iskânla da Türkmen bey ve kuvvetlerinin katilmasiyla asker miktari artip, teskilâtlanmaya gidildi. Beylik, akinci ve gönüllü kuvvetlerine ilâveten 1361 yilinda yaya (piyâde) ve müsellem (süvâri) olmak üzere muntazam ve dâimî ordu teskilâti kuruldu. Osmanli kara kuvvetleri piyâde, süvâri eyâlet askerleri, teknik ve yardimci siniflardan meydana gelirdi. Piyâdeler; acemi, yeniçeri, cebeci, topçu, top arabacilari, lagimci, humbaraci ocaklari olmak üzere yedi ocaga ayrilirdi. Süvâriler de; sipâhi, silâhtar, sag ulûfeciler, sol ulûfeciler, sag garipler, sol garipler bölükleri olmak üzere alti bölüge ayrilirdi. Eyâlet askerleri timarli sipâhiler ve yerli kulu teskilâti olmak üzere ikiye ayrilirdi. Timarli sipâhiler, Osmanli ordusunun en önemli kismi olup; timar sâhipleriyle, bunlarin beslemek ve yetistirmekle yükümlü olduklari cebelülerden meydana gelirdi. Yerli kulu teskilâti; yurtiçi, geri hizmet, kale kuvvetleri teskilâti olmak üzere üç bölümdü. Yurtiçi teskilâti; belderanlar, cerahorlar, derbendciler, martalozlar, menzilciler,


    voynuklar gruplarindan; geri hizmet teskilâti, yaya ve müsellemler ile yörüklerden; kale kuvvetleri teskilâti, azaplar, gönüllü ve beslilerden meydana gelirdi. Akincilar, Osmanli ordusunun öncü kuvvetleri olup, kurulusuna, gelismesine ve genislemesine çok hizmetleri geçti. Akincilar onlu sisteme göre teskilâtlanmislardi.
    Deniz kuvvetleri (Donanma): Osmanli Deniz Kuvvetleri, Karesi, Mentese, Aydin gibi denizci beyliklerin hâkimiyet altina alinmasiyla sâhip olunan gemi ve personeliyle kuruldu. Ilk zamanlarda Karamürsel, Edincik ve Izmit'teki gemi insâ tezgâhlari, Sultan Birinci Bâyezîd Han (1386-1402) zamâninda Gelibolu, Sultan Birinci Selim Han (1512-1520) zamaninda Haliç, Sultan Birinci Süleyman Han (1520-1566) zamâninda Süveys ve zamanla Ruscuk, Birecik


    tersâneleri kuruldu. Bu tersânelerde kürekli ve yelkenli gemiler îmâl ediliyordu. Buharli gemilerin kesfiyle 1827'de donanma, Bugu denilen bu gemilerle de donatildi. Kürekli gemi çesitleri olarak; uçurma, karamürsel, aktarma, üstüaçik, çete kayigi, brolik, celiyye, çamlica, sayka, firkate, mavna, kalite, girab, sahtur, çekelve, kirlangiç, bastarde ve kadirga kullanildi. Yelkenli gemi çesitlerinden de; ates, agripar, barça, brik, uskuna, korvet, kalyon, firkateyn, kapak ve üç ambarli kullanildi. Donanma-i Hümâyûnun basi 1867 yilina kadar kaptan-i


    Derya, bu târihten sonra da bahriye nâziri ünvânini tasidi. Osmanli donanmasi, muazzam teskilâti, kuvvetli harp filosu, cesur, üstün kâbiliyetli kaptan ve leventleriyle Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz ve Kizildeniz'e hâkim olup, Hind ve Atlas Okyanuslarinda Osmanli sancagi ile armasini dalgalandirip temsil ediyorlardi. Osmanli donanmasinin 27 Eylül 1538 târihinde müttefik Avrupa devlet ve kavimlerinden meydana gelen Haçli donanmasina karsi kazandigi Preveze Deniz Zaferi, bugün de Deniz Kuvvetleri günü olarak kabul edilmektedir.
    Osmanli ordusunda atessiz, atesli, koruyucu silâhlar kullanilmaktaydi. Atessiz silâhlar; kiliç, ok, sapan, bozdogan, topuz da denilen gürz, kamçi, dögen, balta, meç, simsir, gaddara, yatagan, hançer, kama,


    mizrak, cirit, kantariye, kastaniçe, süngü, zipkin, tirpan, çatal, halbart, mancinik, müteharrik kule; Atesli Silâhlar; sayka, zarbazen, miyane zarbazen, sahî zarbazen, sakloz, dranki, bedoluska, marten, ejderhan, kolonborna, miyane, balyemez adlarindaki toplar sishaneli karabina, çakmakli, fitilli çesitleriyle tüfek, tabanca kullanilirdi. Zirh, karakal, migfer, kalkan da düsman silâhindan muhâfaza için kullanilirdi.
    1839 Tanzimat ilânina kadar ordu-yu hümâyûnda mülkî vazifeleri de olan askerî rütbeler sunlardir: Sadâret, vezir, beylerbeyi, ülâ, sancak beyi, alaybeyi, kaymakam, binbasi, sagkolagasi, yüzbasi, mülâzim-i evvel, mülâzim-i sânî, zâbit vekili, basçavus, onbasi, nefer. Son devir askerî rütbeler ve Ikinci Abdülhamîd Han (1876-1909) zamâninda, 1900'de subay maaslari: müsîr (maresal) iki yüz elli altin, ferik (korgeneneral) yüz altin, mirliva (tümgeneral) altmis altin, miralay (albay) yirmi bes altin, kaymakam (yarbay) on sekiz altin, binbasi on iki altin, kolagasi (kidemli yüzbasi) on altin, yüzbasi bes altin, mülâzim-i evvel (üstegmen) iki buçuk altin, mülâzim-i sâni (tegmen) iki altin, nefer (er) bir mecidiye (bir altinin beste biri). Bu maaslar net ve kesintisiz olup, her ay da ihsân-i sahâne (pâdisâh hediyesi) alan pekçok subay vardi.


    Osmanli ordusu, kurulusundan 20. yüzyilin basina kadar kara ve deniz kuvvetleri olmak üzere teskilâtlanmisti. 1909-1910 yillarinda Avrupa ordu teskilâtina giren Hava kuvvetleri, 1912'de de Osmanli Devletinde kuruldu.

    Osmanlilarin kurulusunda ordu, asiret kuvvetlerinden meydana geliyordu. Fetihlerin genislemesiyle, gönüllülerin, feth edilen yerlere iskânla da Türkmen bey ve kuvvetlerinin katilmasiyla asker miktari artip, teskilâtlanmaya gidildi. Beylik, akinci ve gönüllü kuvvetlerine ilâveten 1361 yilinda yaya (piyâde) ve müsellem (süvâri) olmak üzere muntazam ve dâimî ordu teskilâti kuruldu. Osmanli kara kuvvetleri piyâde, süvâri eyâlet askerleri, teknik ve yardimci siniflardan meydana gelirdi. Piyâdeler; acemi, yeniçeri, cebeci, topçu, top arabacilari, lagimci, humbaraci ocaklari olmak üzere yedi ocaga ayrilirdi. Süvâriler de; sipâhi, silâhtar, sag ulûfeciler, sol ulûfeciler, sag garipler, sol garipler bölükleri olmak üzere alti bölüge ayrilirdi. Eyâlet askerleri timarli sipâhiler ve yerli kulu teskilâti olmak üzere ikiye ayrilirdi. Timarli sipâhiler, Osmanli ordusunun en önemli kismi olup; timar sâhipleriyle, bunlarin beslemek ve yetistirmekle yükümlü olduklari cebelülerden meydana gelirdi. Yerli kulu teskilâti; yurtiçi, geri hizmet, kale kuvvetleri teskilâti olmak üzere üç bölümdü. Yurtiçi teskilâti; belderanlar, cerahorlar, derbendciler, martalozlar, menzilciler, voynuklar gruplarindan; geri hizmet teskilâti, yaya ve müsellemler ile yörüklerden; kale kuvvetleri teskilâti, azaplar, gönüllü ve beslilerden meydana gelirdi. Akincilar, Osmanli ordusunun öncü kuvvetleri olup, kurulusuna, gelismesine ve genislemesine çok hizmetleri geçti. Akincilar onlu sisteme göre teskilâtlanmislardi.


    Deniz kuvvetleri (Donanma): Osmanli Deniz Kuvvetleri, Karesi, Mentese, Aydin gibi denizci beyliklerin hâkimiyet altina alinmasiyla sâhip olunan gemi ve personeliyle kuruldu. Ilk zamanlarda Karamürsel, Edincik ve Izmit'teki gemi insâ tezgâhlari, Sultan Birinci Bâyezîd Han (1386-1402) zamâninda Gelibolu, Sultan Birinci Selim


    Han (1512-1520) zamaninda Haliç, Sultan Birinci Süleyman Han (1520-1566) zamâninda Süveys ve zamanla Ruscuk, Birecik tersâneleri kuruldu. Bu tersânelerde kürekli ve yelkenli gemiler îmâl ediliyordu. Buharli gemilerin kesfiyle 1827'de donanma, Bugu denilen bu gemilerle de donatildi. Kürekli gemi çesitleri olarak; uçurma, karamürsel, aktarma, üstüaçik, çete kayigi, brolik, celiyye, çamlica, sayka, firkate, mavna, kalite, girab, sahtur, çekelve, kirlangiç, bastarde ve kadirga kullanildi. Yelkenli gemi çesitlerinden de; ates, agripar, barça, brik, uskuna, korvet, kalyon, firkateyn, kapak ve üç ambarli kullanildi. Donanma-i Hümâyûnun basi 1867 yilina kadar kaptan-i derya, bu târihten sonra da bahriye nâziri ünvânini tasidi. Osmanli donanmasi, muazzam teskilâti, kuvvetli harp filosu, cesur, üstün kâbiliyetli kaptan ve leventleriyle Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz ve Kizildeniz'e hâkim olup, Hind ve Atlas Okyanuslarinda Osmanli sancagi ile armasini dalgalandirip temsil ediyorlardi. Osmanli donanmasinin 27 Eylül 1538 târihinde müttefik Avrupa devlet ve kavimlerinden


    meydana gelen Haçli donanmasina karsi kazandigi Preveze Deniz Zaferi, bugün de Deniz Kuvvetleri günü olarak kabul edilmektedir.
    Osmanli ordusunda atessiz, atesli, koruyucu silâhlar kullanilmaktaydi. Atessiz silâhlar; kiliç, ok, sapan, bozdogan, topuz da denilen gürz, kamçi, dögen, balta, meç, simsir, gaddara, yatagan, hançer, kama, mizrak, cirit, kantariye, kastaniçe, süngü, zipkin, tirpan, çatal, halbart, mancinik, müteharrik kule; Atesli Silâhlar; sayka, zarbazen, miyane zarbazen, sahî zarbazen, sakloz, dranki, bedoluska, marten, ejderhan, kolonborna, miyane, balyemez adlarindaki toplar sishaneli karabina, çakmakli, fitilli çesitleriyle tüfek, tabanca kullanilirdi. Zirh, karakal, migfer, kalkan da düsman silâhindan muhâfaza için kullanilirdi.
    1839 Tanzimat ilânina kadar ordu-yu hümâyûnda mülkî vazifeleri de olan askerî rütbeler sunlardir: Sadâret, vezir, beylerbeyi, ülâ, sancak beyi, alaybeyi, kaymakam, binbasi, sagkolagasi, yüzbasi, mülâzim-i evvel, mülâzim-i sânî, zâbit vekili, basçavus, onbasi, nefer. Son devir askerî rütbeler ve Ikinci Abdülhamîd Han (1876-1909) zamâninda, 1900'de subay maaslari: müsîr (maresal) iki yüz elli altin, ferik (korgeneneral) yüz altin, mirliva (tümgeneral) altmis altin, miralay (albay) yirmi bes altin, kaymakam (yarbay) on sekiz altin, binbasi on iki altin, kolagasi (kidemli yüzbasi) on altin, yüzbasi bes altin, mülâzim-i evvel (üstegmen) iki buçuk altin, mülâzim-i sâni (tegmen) iki altin, nefer (er) bir mecidiye (bir altinin beste biri). Bu maaslar net ve kesintisiz olup, her ay da ihsân-i sahâne (pâdisâh hediyesi) alan pekçok subay vardi.



    SUNUM ALMİRA


  2. #2
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI





    OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI


    Osmanlı kara ordusu; Merkez Ordusu ve Eyalet Ordusu olmak üzere iki bölümdür.


    A-Merkez Ordusu:İlk daimi ordu Orhan Bey zamanında kurulmuştur.Kapıkulu piyadeleri ve Kapıkulu Süvarileri olmak üzere ikiye ayrılırlardı.Kapıkulu askerleri “Devşirme” adı verilen sistemle toplanırdı.Bu sisteme göre savaşlarda küçük yaşta ele geçirilen çocuklar,Türk-İslam geleneklerine göre önce çiftliklerde yetiştirilir sonra da yeteneklerine göre başta Yeniçeri Ocağı olmak üzere diğer Kapıkulu ocaklarına gönderilirdi.

    a-Yeniçeri Ocağı: Kapıkulu piyadelerinin en kalabalık ve



    en önemli bölümüdür.Hükümdarı savaşta ve barışta korumakla görevlidirler.Üç ayda bir “ulûfe” adı verilen maaş alırlardı.Bölüklerine “orta”,koğuşlarına “oda” komutanlarına “Yeniçeri Ağası” adı verilirdi.I.Murat zamanında kurulan bu bölük,III.Murat zamanında disiplinini kaybetmiş,II.Mahmut zamanında da kaldırılmıştır.
    b-Cebeci Ocağı:Yeniçerilerin silah,araç ve gereçlerini yapan ve tamir eden sınıftır



    c-Topçu ve top arabacıları Ocağı:Top ve top mermisi döken,savaşlarda topları nakleden ve kullanan sınıftır.
    d-Humbaracı Ocağı:Havan topu,gülle ve bomba yapan sınıftır.



    e-Lağımcı Ocağı:Tünel açan,ordunun önünden giderek geçmesi için köGoogle Page Rankingü yapan ve düşman kalelerinin çökmesini sağlayan sınıftır.

    2-Kapıkulu Süvarileri:Doğrudan Padişaha



    bağlıydılar.Padişahı ve savaş ağırlıklarını korurlardı.”Altı Bölük Halkı” diye isimlendirilen bu süvariler: Sipah,Silahtar,Sağ ve Sol Ulûfeciler,Sağ ve Sol Garipler olmak üzere bölümlere ayrılmıştır.




    B-Eyalet Askerleri:Osmanlı ordusunun en kalabalık bölümüdür.Temelini “Tımarlı Sipahiler”oluşturur.Üç bölüme ayrılır: 1-Yerli kulu:Eyalet ve sancak beylerinin emrindeki askerlerdir.Ücretleri eyalet veya devlet hazinesinden karşılanırdı. Görevlerine göre sınıflara ayrılmışlardır.


    a-Azaplar:Anadolu’daki bekar Türk gençlerinden meydana gelmiştir.Savaşta topçu birliklerinin önünde yer alırlardı.
    b-İcareliler: Sınırlardaki kalelerde görevli topçu askerleridir.
    c-Lağımcılar:Sınır boylarındaki kalelerde görevli tünel ve hendek kazıcılardır.


    d-Müsellemler:Rumeli’de Hıristiyan halktan,Anadolu’da Yörüklerden oluşturulmuştur. Barış zamanında ticari yolların,köGoogle Page Rankingülerin ve geçitlerin güvenliğini sağlarlardı.
    e-Sekban:Gönüllülerdir.Hizmet sürelerince ücret alırlardı.



  3. #3
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI






    1-Serhat Kulu:Akıncılar da denir.Rumeli sınırında görevlendirilmiş,hafif süvari birlikleridir.Hepsi Türklerden meydana gelirdi. Ordudan bir iki gün önde giderek,düşman birliklerinin durumunu orduya bildirirlerdi.Bilgi toplarlardı.Düşmanın geçiş yollarını tahrip edip,morallerini bozarlar,Türk kuvvetlerinin yol güvenliğini sağlarlardı.






    2-Tımarlı Sipahiler:Osmanlı ordusunun en önemli,en kalabalık sınıfıdır.Devlete ait toprağın geliri ile geçinirlerdi.Atlı birliklerdi.Savaşta yaya askerlerini korur ve sonucu belirlemek üzere saldırıya geçerlerdi.
    Bu kadar kalabalık Osmanlı ordusunun en önemli özelliği;hafif silahlarla donanmış atlı ordu olmasıdır.Çok hızlı yer değiştirebilen ve savaşan bu ordu,insan gücünün yanında hayvan gücünü de kullanmıştır.Bu bakımdan Osmanlı seferleri çok önemli bir neden olmadıkça bahar ve yaz aylarında yapılırdı.





    Ordunun ihtiyaçları için devlet,halktan avârız denilen olağanüstü durum vergisi alırdı.Bu vergi hem hizmet olarak alınabilir,hem de ordunun ihtiyacı olan buğday,un vs. gibi hububat olarak alınabilirdi.
    Ayrıca ordu içinde savaşan guruplara çeşitli şekillerde yardım eden “Yardımcı Kuvvetler” de vardı.

    DONANMA:
    Osmanlılarda ilk tersane;Yıldırım Bayezid döneminde Gelibolu’da kurulmuştur.İstanbul’un fethi ile donanma güçlenirken,denizcilikte en büyük gelişme Kanuni Sultan Süleyman döneminde olmuştur.
    Donanma komutanına Kaptan-ı Derya denmiştir.Kaptan-ı Derya hem Divanın üyesi hem de Cezayir Beylerbeyi idi.Deniz askerine levend adı verilmiştir.Osmanlı deniz kuvvetleri 93 Harbinden sonra önemli bir güç olmaktan çıkmıştır


    .
    DENİZ KUVVETLER




    2.Kapı Kulu Askerleri Kuruluncaya Kadar Yerine Hangi Güçler Bakmıştır?
    OSMAN BEY zamanında beyliğin askeri gücünü AŞİRET KUVVETLERİ oluşturuyordu.
    ORHAN BEY zamanında Vezir Alaaddin Paşa ve Çandarlı Halil Paşa’nın önerileriyle devamlı bir ordu kurulmasına karar verildi. YAYA ve MÜSELLEM adlı atlı birlikler kuruldu. Bu kuvvetler Kapı kulu Askerleri kuruluncaya kadar görev yaptılar. Osmanlı Devleti’nin ülkesi genişlemeye başlayınca askeri teşkilatta da değişiklikler yapılması ihtiyacı doğdu




    2.Kapıkulu Askerleri Hakkında Bilgi Veriniz?
    I.Murat zamanında 1363’te kapı kulu ocağı(hassa) kuruldu. PENCİK KANUNU adı ile oluşturulan sisteme göre savaşlarda esir alınanların beşte biri devlete aitti. Pencik oğlanı denilen bu çocuklar, kapı kulu ocaklarının temelini oluşturdu.
    -Osmanlı Devleti’nde fetihlerin yavaşlaması sonucu, esir edilen Hıristiyan çocuklarının sayısı azalınca başka yolar arandı. Bu defa Osmanlı ülkesinde yaşayan Gayrimüslim ailelerin çocukları Türk ailelerin yanına verildi. Buna DEVŞİRME SİSTEMİ denilirdi. Devşirme işi belli kanun ve kurallar çerçevesinde yapılırdı. Bu sistem II.MURAT zamanında başladı.
    Kapı kulu askerleri:
    - Her an savaşa hazır durumda bekleyen bir orduydu.
    -Padişaha bağlı aylıklı ve sürekli askerlerdi. Devletten ULÜFE denen maaş alırlardı.
    -İstanbul ve sınır boylarında otururlardı.
    -Piyade(yaya) ve Süvari(atlı) olmak üzere ikiye ayrılırlardı.

    a) Kapıkulu Piyadeleri:



    *Acemi Ocağı:
    Yeniçeri Ocağı ile birlikte I. MURAT zamanında kuruldu. Türk ailelerinin yanına verilen çocuklar, Türkçeyi, Türk geleneklerini ve İslam dini prensiplerini öğrendikten sonra Acemi ocağına alınırdı. Bu ocağın amacı yeniçeri ocağına asker yetiştirmekti. Burada başarılı, zeki, çalışkan olanlar ENDERUN MEKTEBİNE alınırdı. Diğerleri yeniçeri ocağına ya da diğer kapı kulu ortalarına(bölüklerine) alınırdı.






    *Yeniçeri Ocağı:
    -I. MURAT zamanında ilk Edirne de kuruldu, İstanbul’un fethinden sonra buraya taşındı.
    -Kapı kulu ocaklarının ana unsurunu yeniçeri ocağı oluşturuyordu.
    -Devşirme kökenlidirler.
    -Yaya askerlerdir, merkez ordusunu oluştururlardı.
    -Askerliğin dışında hiçbir işle ilgilenmezlerdi.
    -Emekli olana kadar evlenmezlerdi. Zamanla bu kural bozulmuştur.
    -ORTA denen bölümlerden oluşurdu.
    -Yeniçeri Ocağının komutanı YENİÇERİ AĞASI idi. Zamanla divan üyesi olmuştur.
    -Üç ayda bir ÜLÜFE denilen maaş alırlardı.
    -Padişah değişikliklerinde CÜLÜS BAHŞİŞİ alırlardı.
    -III. MURAT zamanında yeniçeri ocağı bozuldu(1574- 1595).
    -Yeniçeriler, savaşta ordu merkezinde bulunur, padişahın önünde çarpışırlardı.





    -Hükümdarı gece gündüz korumakla görevliydiler.
    -Barış zamanında ise DİVAN-I HÜMAYUN muhafızlığı yaparlar, yangın söndürürler, yeniçeri ağası ile birlikte güvenliği sağlarlar, değişmeli olarak sınırdaki kalelere gönderilirlerdi.
    -Yeniçeriler 17 yüzyılda İSTANBUL İSYANLARINA karıştılar. Zamanla ‘’Ocak devlet içindir’’ anlayışı yerine ‘’devlet ocak içindir’’ anlayışını benimsediler.
    -1826 yılında II. MAHMUT Yeniçeri Ocağını Kaldırdı. Bu olaya VAKAYI HAYRİYE(Hayırlı Olay) denildi. Yeniçeri ocağının yerine ASAKİR-İ MANSURE-İ MUHAMMEDİYE adıyla bir ordu kuruldu.

    *Cebeci Ocağı:
    -Cebeci’nin kelime anlamı zırh demektir.
    -Görevi: Yeniçerilerin silahlarını yapan, tamir ve temin eden ocaktır.
    -En büyük komutanına cebecibaşı denirdi.

    *Topçu Ocağı:
    -Görevi: Top dökmek, top atmak ve top mermisi yapmak idi.
    -Osmanlı ordusunda ilk top I. KOSOVA SAVAŞI’nda kullanıldı.
    -Top dökümhaneleri: İstanbul, Belgrad, Budin, Temeşver ve İran sınırındaki Gülezberdi.
    -En büyük komutanına topçubaşı denirdi.

    *Top Arabacıları Ocağı:
    -Görevi: Top arabalarının yapımı ve topların taşınmasıydı.

    *Humbaracı Ocağı:
    -Görevi: Havan denilen topları ve humbara adı verilen el bombalarını yapar ve kullanırlardı.
    -Bu ocak I. Mahmut zamanında Osmanlı Devleti’ne iltica edip Müslüman olan Ahmet Paşa ( Comte De Bonneval) tarafından ıslah edildi ve Avrupa usulüne uygun hale getirildi.

    *Lağımcı Ocağı:
    -Görevi: Kale kuşatmalarında tünel kazarak ve fitil döşeyerek kale duvarlarını yıkma, köGoogle Page Rankingü inşası işini gerçekleştirmekti.

    b)Kapıkulu Süvarileri:
    Kapıkulu süvarileri ENDERUN OKULU ve YENİÇERİ OCAĞINDAN terfi ile seçilirdi. Kapıkulu süvarilerine, altı bölümden oluştuğu için ALTI BÖLÜK HALKI da denirdi.
    *Sipahi ve silahtar: Savaşta hükümdarın sağında ve solunda bulunur ve padişahın çadırını korurlardı.
    *Sağ ve sol ulufeciler: Savaşta saltanat sancaklarını korurlardı.
    *Sağ ve sol garipler: Ordunun ağırlıklarını ve hazineyi taşırlardı.
    -Kapıkulu süvarileri, maaş ve rütbe bakımından yeniçerilerden daha üstündü. Ancak, yeniçerilerin içinde bulunduğu kapıkulu piyadeleri ise devlet yönetiminde, kapı kulu süvarilerinden daha etkiliydi.[/hide]



    3.Eyalet Askerleri Hakkında Bilgi Veriniz?
    [hide]Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren tımar sistemini ve buna bağlı orduları kurmuş ve bu orduları yükselme döneminde de en üst düzeyde geliştirmiştir. Kara ordusunun yüzde doksanını oluşturuyorlardı. Eyalet askerleri kendi içinde çeşitli bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümler:

    a)Tımarlı Sipahiler:
    -Osmanlı Devleti’nin en önemli askeri gücüydü.
    -Devlet merkezdeki ordularına maaş öderken, eyalet askerlerine maaş ödemezdi. Bu askerler, devlete karşı yaptıkları hizmet karşılığı TIMAR(DİRLİK) adı verilen toprakların gelirlerini alma hakkına sahip oluyordu. Dirlik adı verilen gelirler, aslında devlete ait çeşitli




    vergilerden oluşuyordu. Tımar sahibi aldığı dirlikle, hem kendi geçimini sağlardı hem de tımar kanunnamesinde belirlenen miktarda ATLI ASKER beslerdi. Tımarlı sipahinin beslediği bu atlı sipahilere CEBELÜ denirdi. Dirlik sahipleri, besledikleri cebelü ile sancak beyinin emrinde savaşa katılırdı. Savaşa katılan sipahilere EŞKİNCİ denirdi. Cebelü askerlerinin tüm ihtiyaçlarını tımar sahipleri tarafından karşılanırdı. Bu askerler aynı zamanda üretici durumunda olup, barış zamanında köylü ile birlikte toprağı ekip biçer, tarımla uğraşırlardı. Ayrıca askeri eğitimlerini de tımar beyinin emrinde yaparlardı. Tımar sahipleri o bölgenin güvenliğinden de sorumluydular. Tımarlı sipahiler Kanuni dönemine kadar Türk ordusunun en kalabalık bölümüydü. Ancak 16. yüzyılın sonlarından itibaren önemini kaybetti.

    Tımarlı sipahilerinin genel özellikleri şunlardır:
    -Tamamı Türklerden oluşuyordu.
    -Devletten maaş almazlar, yaptıkları hizmet karşılığı, tımar topraklarının vergilerini alırlardı.
    -Atlı ve hafif silahlı birliklerdi.
    -Taşrada en uç noktalara kadar dağılmışlardı.
    -Geliri kendisine ayrılan tımar topraklarında oturmak zorundaydılar.
    -Savaşta Anadolu ve Rumeli beylerbeyinin komutasındaki sağ ve sol kanat ordularını oluştururlar, barış zamanlarında, bulundukları bölgenin güvenliği sağlarlardı.

    Tımarlı sipahilerin önemin kaybetme nedenleri:
    - Dirliklerin hak etmeyen kişilere verilmesi,
    - Yeniçerilerin tımarları ele geçirmesi,
    -Sipahileri sayılarının azalması,
    -Yeni fetihlerle toprakların genişletilmemesi,
    -Celali isyanları yüzünden üretimin azalması,
    -Tımar gelirlerinin düşmesi ve gelirlerinin hazineye mukataa yolu ile aktarılması,
    -17. yüzyıldan itibaren tımarlı sipahilerin geri hizmetlerde görevlendirilmeleridir.

    b)Geri Hizmet Kıtaları:





    *Yayalar:
    -Yol açmak, siper kazmak, ağırlıkları nakletmek, askere yiyecek taşımak, kaleleri onarmak, tersanelerde çalışmak gibi görevleri vardır. Bu işleri Anadolu topraklarında yapanlara, YÖRÜK adı verilirdi.
    *Müsellemler: Başlangıçta atlı birliklerdi. Daha sonra geri hizmet kıtaları içine alındılar. Savaş zamanında, ordunun önünde giderek yol açmak ve köGoogle Page Rankingü kurmak gibi görevleri vardı.

    c)Öncü Kuvvetler: Savaş zamanında ordunun önünde yer alan kuvvetlerdir.

    *Akıncılar:




    -Sınır ve uçlarda görev yapan atlı birliklerdi.
    -Bahar aylarında düşman ordularına akınlar yapmak, orduya keşif hizmetinde bulunmak, ordunun güvenle ilerlemesini sağlamak ve savaş sırasında akınlar yaparak düşmanın moralini bozmak gibi görevleri vardı.
    -17.yüzyıldan itibaren önemleri azalmış ve görevlerini Tatar ve Kırım hanlarının kuvvetleri görmeye başalamıştır.
    -Akıncı olmanın en önemli şartı, Türk ve Müslüman aileden gelmekti.
    -Akıncı birlikleri komutanlarının adı ile anılırdı. Akıncı komutanına akıncı beyi denilirdi. Osmanlı Devleti’nde en ünlü akıncı beyleri Malkoçoğlu, Mihaloğlu ve Turhanbeyoğuları idi.

    *Deliler:
    -İslamiyeti kabul etmiş Rumeli halkında oluşan, gaza ve cihat amacıyla savaşlara katılan gönüllü birliklerdir.
    -Akıncılara benzer görevleri görevleri yapan bu küçük gruplar en zor hizmetlerde görev alırlardı. Düşmana korkusuzca saldırmaları yüzünden bu adı almışlardır.



    -Özel kıyafetleri düşmana korku verecek şekilde düzenlenmişti.

    *Beşliler:
    -Sınırda yaşayan her beş haneden bir kişi alınarak oluşturulmuş birliklerdi.
    -Ülke sınırlarını korurlardı.

    d)Kale Kuvvetleri:

    *Gönüllüler:
    -Sınır boylarındaki şehir ve kasabaları koruyan ücretli süvarilerdi.

    *Azaplar:
    -16.yüzyıla kadar yeniçerilerin önünde savaşıyorlardı.
    -Düşmanın ilk saldırılarını karşılardı. Görevleri tehlikeli olduğundan ilk çarpışma anında şehit olma ihtimalleri fazlaydı. O nedenle her otuz ailenin birinden gönüllü ve bekar bir kişi seçilirdi.
    -Daha sonra azapların bu görevleri değiştirilerek, kale korumalarında görevlendirildiler.

    4.Yardımcı Kuvvetler Hakkında Bilgi Veriniz?
    Savaş zamanında Osmanlı Devleti’ne bağlı beylik ve devletlerden alınan kuvvetlerdir. Kırım, Eflak, Arnavut ve Boğdan kuvvetleri gibi

    DONANMA(DENİZ KUVVETLERİ)

    1.Osmanlı Devleti’nde Donanma Nasıl Gelişti?
    Karesi Beyliğinin Osmanlı Devleti’ne bağlanması ile ilk donanma oluştu. Osmanlılarda ilk deniz faaliyeti 1350’lerde Marmara Aydıncık(Edincik) üssünün kurulmasıyla başladı.
    I.BAYEZİD döneminde Gelibolu’da tersane kuruldu(1390). Daha sonra İstanbul, Süveyş ve Rusçuk’ta da kuruldu.
    FATİH döneminde İstanbul kuşatması sırasında 400 parçalık donanma yapılmasıyla donanması güçlendi.
    Osmanlı Denizciliği asıl olarak, meyvelerini II. BAYEZID döneminde verdi. Bu dönemde büyük kaptanlar ve reisler yetişti.
    KANUNİ zamanında en güçlü durumuna ulaşan Osmanlı donanması Doğu Akdeniz’in en önemli gücü haline geldi.
    Donanma komutanına KAPTAN-I DERYA, deniz askerlerine LEVENT denirdi. DENİZ AZAPLARI ise tersane halkından olup donanmada hizmet görürlerdi. Kaptan-ı Derya Ege adalarını içine alan bir eyaletin de yöneticisi durumundaydı.
    [/hide]

    2.Osmanlı Devleti’nde Gemilere Hangi İsimler Verilmiştir?
    [hide]ÇEKTİRİ, KARAMÜRSEL, KALİTA, KADIRGA ve MAVNA gibi isimler verilirdi. Kürekle yol alan bu gemilere, İNCE DONANMA denirdi. Ayrıca FIRKATEYN ve KALYON denilen yelkenli büyük savaş gemileri de vardı.
    3.Osmanlı’da yetişen Ünlü Türk Denizcileri Kimlerdir?
    Piri reis, Seydi Ali Reis, Murat Reis, Kılıç Ali Reis

    4Osmanlı Devleti’nde Donanma Nasıl Bozuldu?

    17. yüzyılda tüm kurumlarda yaşanan gerileme Osmanlı donanmasında ve denizciliğinde de yaşandı. Gelişen teknolojinin izlenememesi ve görevlere işinin ehli kişilerin getirilmeyişi nedeniyle Osmanlı donanması üstünlüğünü yitirmiş ve gerilemiştir
    .

    numune cavus beğendi.

  4. #4
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.075
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Ce: osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI





    çok güzel Almira'm ellerine sağlık...

  5. #5
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: osmanli ordusu ve yoneticileri-OSMANLI’DA ORDU TEŞKİLATI





    Teşekkür ederim duru

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0