Konu Etiketleri:

georg frienderich mandel hayatı özet, georg friedrich handel hayatı özet, george frideric handel in özetleyerek hayatı, george frideric handel in en kısa biyografisi, george frideric handel in biyografisi özet, corç frederik handel özet, georg friedrich handel hayatı, carl friedrich benz in ingilizce hayatı, george frideric handel hayatının özeti, handel hayatı özet, george frideric handel hayatı, carl friedrich benz hayatı özet ingilizce, george frideric handel hayatı özet, george frideric handelin hayati ve eserleri, friedrich bergius kısaca hayatları, carl friedrich ingilizce olarak hayatı, handel ingilizce hayatı, george friedrich haendel, george frederic handel hayatı ve eserleri özet, frideric handel kısa ve öz hayatı, george frideric handel nasıl kör oldu, frederic handel hayat biyografisi, george frideric handel hayatı ve müzik, handel hayatı kısası, handel in hayatı kısaca,

+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

George Friedrich Händel (George Friedrich Händel Hakkında) Hayatı Biyografisi

 Dünyadan Biyoğrafiler Katagorisinde ve  Müzik ( Kimdir ) Forumunda Bulunan  George Friedrich Händel (George Friedrich Händel Hakkında) Hayatı Biyografisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>George Friedrich Händel (George Friedrich Händel Hakkında) Hayatı Biyografisi 23 Şubat 1685 yılında Almanya’nın Halle şehrinde doğdu, 14 Nisan 1759 ...

  1. #1
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    995
    Tecrübe Puanı
    3


    Tanımlı George Friedrich Händel (George Friedrich Händel Hakkında) Hayatı Biyografisi







    George Friedrich Händel (George Friedrich Händel Hakkında) Hayatı Biyografisi



    23 Şubat 1685 yılında Almanya’nın Halle şehrinde doğdu, 14 Nisan 1759 yılında Londra’da ölmüştür.

    Hiçbir zaman göremediği Bach’ın çağdaşı, hemşerisi, Talemann’ın dostu olan Handel, yurdundan uzakta öldüğü zaman ardından bütün dünya ağlamıştı. Ender görülen bir tarzda daima şükranla anılarak kalplerde yaşadı. Eserleri hiçbir zaman elden düşmedi. Ondan sonra gelen Haydn, Mozart, Beethoven, hatta Brahms ve Reger, Handel’I üstat olarak kabul ettiler. Buna rağmen tek taraflı alışkanlığın meydana getirdiği Handel anlayışını düzeltmek , onu ilmi tetkike dayanan bilgilerle aydınlatmak zarureti hasıl oldu. Friedrich Chrysander, bütün hayatını hasretmek suretiyle bu işi başarmıştır. Bilginlerin heykelini dikmek adet değildir ama, onun için bir anıt yapmak gerekliydi. Çünkü kendini hiç düşünmeyerek bütün varlığını, gücünü “herşey Handel için” parolasına vakfetti.
    Ataları arasından Krieger ve Scheidt gibi bestecilerin isimleri geçen Handel bir cerrahın oğluydu. Görüldüğü gibi hukukçuluktan müziğe geçti. Gerçi daha çocukken gizlice müzikle meşgul olmuş ve sonra babasının rızasıyla füg tekniği ile tanınan orgçu Zachow’dan dersler almıştı. Fakat hukuk kitaplarını bir tarafa bırakıp doğduğu şehrin kilisesinde çaldığı orgu da terkederek müzisyen olmak üzere “büyük dünyaya“, gitmek müsadesini alıncaya kadar bir hayli uğraşması icab etti. Bu “büyük dünya“ müzik gelenekleri bakımından zengin olan Hamburg’du. Orada Reinhard Keiser ve Johann Mattheson gibi besteciler, kuruluşundan az zaman sonra kapatılmak tehlikesine maruz kalan Alman operasının idamesine çalışıyorlardı. Handel, belki Buxtehude’nin halefi olmak ümidiyle Lübeck’e yaptığı bir geziden sonra Hamburg operasından ayrılarak asıl büyük dünyaya, operanın menşei olan İtalya’ya gitti.
    Böylece, teganni sanatının güzelliği ile insanı mesteden İtalya’da özlediği muhiti buldu. Orada yazdığı birçok solo kantatları ve oratoryolar bu sanatın tesirlerini aksettirmektedir. Operanın doğduğu Floransa’da kaldıktan sonra Roma’da meşhur Arcangelo Corelli ve genç piyano üstadı Demenico Scarlatti ile buluştu. Ayrıca da zamanın opera merkezi olan Napoli’de Napoli operacılarının babası olan Alessandro Scarlatti ile yakından tanıştı. Muhteşem Venedik’te İtalyan operacısı olarak başarı kazandı. Besteci, diplomat ve papaz olan ince ruhlu Agostino Steffani Handel’i alıp Hannover şehrine götürdü. Hannover’deki elektör prensin sarayında orkestra şefliğine tayin edilen Handel kısa zaman sonra birinci George adı ile Londra’da İngiliz tahtına geçen Hannover prensinin “Kraliyet sarayı orkestra şefi“ oldu. Böylece Londra’ya gelmiş oluyordu. Istemiyerek siyasi entrikalara karışan Handel bu can sıkıcı nahoş olaylardan sonra nihayet orada da şöhret kazandı.
    Barok çağının zenginliği içinde geçen sathi bir görüşle yükselişinin devamlı olduğu intibaı uyandıran Handel’in fani hayatını, eserlerinin zenginliği aksettirmektedir. İngiltere’de eser veren bu Alman, İtalyan teganni tarzı ile Fransız ifade kudretini birleştirerek operalarında kendine mahsus bir ifade meydana getirdi. Bu ifade, en derin bir huzurla aynı zamanda en büyük yüceliği ihtiva etmektedir. Handel’in bu dili her ne kadar unsurları devrin stiline bağlı ise de başkalarının ulaşamadığı bir seviyededir. Oratoryoya benzer bir eda arzeden bu dramlarda ise Tevrat’ın masalları ve mitolojik konunlar önümüze yayılmaktadır. Zamanın zaruretlerinden ve aleyhtarlığın yarattığı buhranlı durumdan dolayı Handel opera sahnesini terkedip oratoryo sahasına geçti. Handel’in hareket noktası olan İtalyan müziğindeki oratoryo, solistleri teşhir edip operayı taklit etmekle iktifa oluyordu. Oratoryoyu bu durumdan, koronun büyük rol oynadığı özel seviyeye yükseltmesi Handel’in en büyük başarısıdır. Alman Zachow’un öğrencisi ve manen İngiliz Henry Purcell’in halefi olan Handel, kilise müziğine de vakıf olduğu olduğu için bu işte muvaffak oldu. Bu sahada bize verdiği armağanlardan “Mesih“ oratoryosu en şöhretlisidir. Fakat en karakteristik olanı değildir.

    Handel’in İtalyan menşeini en bariz şekilde belli eden konçerto grosso ve sonatlarında, daha şümüllü, geniş ve yüce ifadesiyle üzerimide derin tesirler icra eden çok özel bir dili vardır. Geniş saha tesirini uyandırmayı seven barok mimarisinin azameti Handel’in eserlerinde müzik yönünden ifadesini bulmuştur.

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar
    995
    Tecrübe Puanı
    3


    Tanımlı Ce: George Friedrich Händel (George Friedrich Händel Hakkında) Hayatı Biyografisi





    (1685-1759). Alman besteci Georg Friedrich Hândel Sak-sonya'daki Halle'de (bugün Alman Demokra*tik Cumhuriyeti'nde), besteci Johann Sebas tian Bach ile aynı yılda doğdu. Çocukluğunda olağanüstü bir müzik yeteneği göstermesine karşın babasının zoruyla hukuk öğrenimi gör*düğü söylenir.
    Erken yaşta org, klavsen, keman ve obua çalıp beste yapmaya başlayan Handel, 1696'da Berlin'e giderek Friedrich'in (sonra*dan Prusya Kralı I. Friedrich) önünde konser verdi. 17(D'te babasının ölümünden sonra Hamburg'a gitti. Orada yazdığı Almira adlı ilk operası büyük bir başarı kazandı. 17()6'da İtalya'ya gitti. Orada kaldığı dört yıl boyunca çeşitli operalar ve oratoryolar yazdı.
    Handel dört yıl sonra Hannover Prensi Georg'un (daha sonra İngiltere Kralı I. George) çağrısı üzerine bu kente giderek sarayın mü*zik yöneticisi oldu. 171 l'de İngiltere'ye gitti. Londra'da sahnelenen Rinaldo operası büyük bir başarı kazandı. Bundan sonraki yaşamını hep İngiltere'de geçirdi. Bu yıllarda bestelediği Su Müziği uvertürünün ilk kez 1717'de, krallık ailesinin Thames Irmağı üze*rinde düzenlediği bir toplantıda çalındığı sa*nılır.
    Handel 1718'de Chandos dükünün Middle-sex'deki sarayında müzik yöneticisi oldu. 1720'lerde Kraliyet Müzik Akademisi için operalar yazdı. 1726'da İngiliz uyruğuna geç*ti. 1728'den sonra İngiltere'de İtalyan tarzı operalara duyulan ilginin azalması üzerine Handel çalışmalarını oratoryo üzerinde yo*ğunlaştırdı. İngilizce sözlü olan bu oratoryola*rın konusu Kutsal Kitap'tan (Tevrat-İncil) alınan metinlerden oluşuyordu. Hiindel'in en büyük oratoryosu olan Mesih ilk kez 1742'de Dublin'de seslendirildi ve olağanüstü bir ba*şarı kazandı. İngilizler'in bir çeşit ulusal anıt saydıkları Mesih dışında, bestecinin öteki önemli yapıtları Acis ve Galatea, Judas Macca-baeus, İsrailoğulları Mısır'da ve "Ölüm Marşı" bölümüyle tanınan Saul oratoryolarıdır.
    1749'da Aix la-Chapelle Antlaşması'nın kutlanması için yazdığı Donanma Müziği'ni Vauxhall Bahçeleri'nde 12 bin kişi dinledi. Hândel'in yaşamı boyunca ünü hiç eksilmedi; yapıtları büyük kitlelerce ilgi ve beğeniyle izlendi. 1753'te son oratoryosu Jephtha'y\ yazdıktan sonra kör oldu. Altı yıl sonra ölen besteci binlerce kişinin katıldığı görkemli bir törenle VVestminster Katedrali'ne gömüldü.
    Handel sağlığında daha çok oratoryolarıyla tanındıysa da günümüzde operaları da büyük bir zevkle dinlenmektedir. Operalarından en ünlüleri Rinaldo, Rodelinda ve Sersemdir. Ora*toryo ve operaların yanı sıra klavsen ve org için çeşitli süitler ve konçertolar da bestele*miştir.

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0