Falco Hayatı Biyoğrafisi
Falco
Gerçek adı Johann Hölzel olan Falco'nun renkli yaşamı Viyana'da 19 Şubat 1957'de yerel saatle 13:15'te başladı. Annesi Maria bir çamaşır yıkama şirketinde mağaza müdürü, babası Alois ise bir maden şirketinde işçi olarak çalışıyordu. Aslında annesi doğum esnasında üçüz dünyaya getirmiş, ancak sadece en son doğan Johann yaşamayı başarabilmişti. O kadar yetenekli bir çocuktu ki daha beş yaşına geldiğinde radyo kanallarını karıştırarak hoşuna giden bir müzik buluyor ve eline geçen eşyaları gitar ya da mikrofon gibi kullanarak şarkılara eşlik ediyordu. Ondaki bu müzik zevkini gören ailesi, müzik öğretmeni olan çok yakın bir komşularının tavsiyesiyle altıncı doğumgününde ona bir piyano hediye etti. Her ne kadar bir akordiyon arzuladıysa da bu piyano, Johann'ın müzik kariyerinde herşeyin başladığı andı. Öyle bir müzik kulağı vardı ki daha ilk kez duyduğu bir şarkıyı çok kısa bir sürede piyanosuyla çalmaya başlıyordu. 8 yaşına geldiğinde okuldaki bir piyeste ilk kez kalabalığa karşı bir konser verdi. Piyanosuyla Strauss'un "Mavi Tuna" isimli bestesini çaldı. İlerleyen haftalarda çevredeki herkesin aşırı ilgisinden bunalarak içine kapandı. Bu dönemde anne ve babasının şiddetli geçimsizlik yüzünden ayrılması, onun okula ve derslerine olan ilgisini de iyice azalttı. Takip eden yıllarda zorda olsa ortaokulu bitirmeyi başardı ve bir müzik dehasını ortaya çıkaracak olan hayati kararı aldı. "Artık okumayacak, sadece müzikle uğraşacaktı" : Ancak çalışması, para kazanması ve bu şekilde annesine destek olması gerekiyordu. 15 yaşına geldiğinde rüyalarını süsleyen bas gitarı satın aldı. Boş zamanlarında sürekli bu gitarla çalışıyor, hatta Viyana'daki bazı stüdyolarda tanıştığı kişilerle ortak provalara bile katılıyordu.
17 yaşına geldiğinde "Umpspanwerk" isimli bir gruba katıldı. Bir sene kadar bu grupla birlikte müzik yaptıktan sonra ayrıldı ve Viyana Caz Okulu'na bağlı olarak faaliyet gösteren bir kursa kaydoldu. Burada, müzisyen kimliğinin ciddi anlamda şekillenmesini sağlayacak üç değerli sömestr geçirdikten sonra Almanya'da batı Berlin'e gitmeye karar verdi. Orada, her zaman idolü olarak kabul ettiği David Bowie ve o zamanlar Almanya'da ciddi projeler üreten Kraftwerk gibi isimlerden etkilenerek, kafasına kendi tarzının oluşmasına önayak olan birtakım düşünceler yerleştirdi. Berlin'de geçirdiği bir sene boyunca çeşitli yerel gruplarda bas gitar çalarak oldukça iyi miktarda paralar kazandı. Viyana'ya döndüğünde ise onu gerçek anlamda sahneye taşıyacak olan "The Hallucination Band" isimli gruba katıldı. Bu grupla 1978'de Avusturya genelinde turneye çıktı. Bir gün Salzburg'da verecekleri bir konserden önce menejerleri Wickerl Adam'a bir ricada bulunarak kendisine sahnede kullanmak üzere bir takma isim bulduğunu ve "Falko Götehrer" olarak anons edilmek istediğini talep etti. Falko ismini seçmişti, çünkü o dönemde hayranı olduğu bir kayak şampiyonu olan Falko Weisspflog'a özeniyordu ve onunla aynı ismi taşımak sahnede güven verecekti kendisine. Ertesi hafta bir başka konserin afişinde, telaffuzda kolaylık sağlamak için "k" yerine "c" harfini ekleyerek "Falco" olarak tanıtıldı. 1979 yılının başında bu gruptan ayrılarak "Spinning Wheel" isimli daha popüler bir gruba geçti.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla
Bookmarks