Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri Mustafa Kemal Atatürk Resimleri
Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri
Atatürk'ün Spora Bkış Açısı
GENEL KÜLTÜR Katagorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Sporu Seven Atatürk Atatürkün Spor İle İlgili Resimleri Sporu Seven Atatürk Resimleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri Mustafa Kemal Atatürk Resimleri Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri ...
Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri Mustafa Kemal Atatürk Resimleri
Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri
Atatürk'ün Spora Bkış Açısı
Atatürk ve spora olan ilgisi
![]()
İşgalci güçlerle maç yapan İstanbul takımları Atatürk’ü futboldan uzaklaştırdı.
Gazeteci ve eski spor spikeri Doğan Yıldız “ZekiÇevik ve Ahlaklı Sporcu: Atatürk” kitabında Ulu Önder’in sporcu kişiliğini ön plana çıkardı.
Yüzmeden güreşebilardodan kürek çekmeye kadar birçok spora tutkun olan Atatürk
futbola daima mesafeli oldu. Galatasaray ve diğer İstanbul takımlarının işgal güçleriyle maç yapması ve samimi pozlar vermesi Atatürk’ü çok üzüyordu. Mütareke yıllarında işgalci güçlerle maç yapmayan Fenerbahçe’ye ise Atatürk her zaman sempati duydu.
Atatürk’ün devrimleri arasında her nedense “spordaki devrimleri” hep geride kaldı. Oysa ki Atatürkgerçek bir spor inkılapçısıydı. Türk kadını ilk kez onun çalışmalarıyla 1926’da gerçek anlamda spora dahil olurken
dünyadaki kadınlar Olimpiyatlara ancak 1928 yılında kabul edildi. Fransızların ünlü spor gazetesi “L’auto”
Atatürk’ün sporcu yönünü şu satırlarla duyurdu: “Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı oldu. Yalnız kağıt üzerinde nutuklarla değil
bunu bilfiil stadyumlar ve spor merkezleri yaptırarak üzerine getirdi.”
Mustafa Kemalçağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin sporda da varolduğunun duyurulmasını için 1924 Paris Olimpiyatları’na katılma kararı aldı. 3 atlet
3 bisikletçi
bir eskrimci
4 güreşçi ve 19 futbolcu ile gidilen Paris’te
Türk sporcular başarılı olamadılar. Atatürk
mümkün olduğu kadar hem katılımcı
hem de izleyici olarak sporla ilgilendi. Atatürk’ün yaptığı sporlar arasında şunlar sayılabilir: Güreş
binicilik
atıcılık
yürüyüş
avcılık
jimnastik
yüzme
kürek
bilardo
eskrim
yat
satranç
briç
dans.
Pehlivan Atatürk
Doğan Yıldızaraştırmasında Atatürk’ün tüm sporlar arasında en büyük ilgiyi güreşe gösterdiğini belirtiyor. Atatürk’ün gerek Kurtuluş Savaşı öncesi
gerekse de sonrasında düzenlediği güreş müsabakalarının yanı sıra
kendi tutuştuğu ve kapıştığı güreşler de var. Atatürk’ün bir güreş anısını ise Sıtkı Koraltan
babası Refik Koraltan’ın ağzından şöyle anlatıyor: “Atatürk bir gün
kuvvetten
güreşten ve pehlivanlıktan bahsederken kendisine güreş teklifinde bulunmuş. Bir süre sonra
babamın çekinerek işi hafif tuttuğunu sezen Atatürk
‘Ciddi güreş yapalım’ demiş. Emrini ‘Yüklen yahu’ diyerek tekrar edince
babam
‘Ne ısrar ediyorsun Paşam
Cihan’ın sırtını yerine getiremediği bir kahramanın sırtını ben mi yere getireceğim?’ diye cevap vermiş.”
Denizi çok seven Atatürk“1 Temmuz Kabotaj Bayramı” deniz şenliklerinde kürek yarışlarını izlemek için yarış saatlerinden önce Ertuğrul yatı ile Moda koyuna hareket ederdi. Atatürk
bir gün teknelerden “fıtayı” (yarış teknesi) çok merak etti. Bu yüzden
Galatasaray Spor Kulübü’nün 12 numaralı üyesi Ruşen Eşref Ünaydın’ın aracılığıyla
tek çifte bir fıtayı Florya’ya getirtti. Galatasaray Kulübü’nde o dönem kürek sporu yapan Profesör Bedii Gorbon
şöyle anlatıyor: “Gazi
Florya’da bizi bekliyor
kürek çekecek
fıtayı merak etmiş’ dediler. Köşkün önünde fıtayı motordan denize indirdik. Biraz sonra Atatürk göründü
ayağında lastik bir pabuç
üstünde de slip bir yün mayo vardı. Fıtaya bindi
50 metre kadar kürek çekti. Sonra yoruldu ve dümende oturduğu sırada bana dönerek ‘Senin çok acayip bir sandalın var
biraz sen kürek çek de görelim’ dedi. Tam 45 dakika Atatürk’ü dolaştırdım. Fıtanın dümen yerinde oturan büyük Gazi
insana müthiş bir hamle veriyordu. O zaman tek çiftede Türkiye rekoru ve şampiyonluğu bende idi. Eğer o sırada dakika tutulsaydı
muhakkak ki bu rekoru çoktan kırmış olurdum.”
Bilardo ile sakinleşiyordu
Atatürkbilardoyu ilk kez Manastır şehrinde gördü. Ama oynama tutkusu Harbiye’deyken Beyoğlu yaşamında başladı. Bilardo
Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı yıllarında günlük yaşamında hep yer aldı. Özellikle
yoğun düşünme ve karar verme aşamalarında ya da yalnızlıktan canı sıkıldığında eli hep ıstakaya gidiyordu. Oyun arkadaşları çoğunlukla Dr. Tevfik Rüştü Aras
Nuri Conker ve Salih Bozok’tu. Özellikle Nuri Conker’le oynamaktan ve oyun sırasında ona takılmaktan hoşlanırdı. Atatürk’ün bilardodaki en zorlu rakiplerinden biri İnönü idi. İsmet İnönü ile iddialı bilardo maçları yapardı. İkisi de bilardocuların tabiriyle ”ince“ vuruşlardan büyük keyif alırdı. Atatürk tavla oynamıyı da çok severdi.
Hayatı boyunca sadece üç maç izledi
Mustafa Kemalyaşamı boyunca sadece üç futbol maçı seyretti. Atatürk ilk futbol maçını Selimiye Kışlası’nda binbaşı rütbesiyle görevliyken Galatasaray’ın İstanbul’da Romanya Karması’nı 4-2 yendiği
6 Nisan 1914 günü izledi.
Atatürk’ün hayatında izlediği belki de en önemli maç iseKurtuluş Savaşı’nda Büyük Taarruz öncesi
özel anlam taşıyan “Subaylararası futbol maçı” oldu. Başkumandan
Büyük Taarruz’un yerini ve tarihini arkadaşlarıyla gizli bir toplantıda belirlemek istiyordu. Bu görüşme nedeniyle
Mustafa Kemal Paşa
Konya’ya giderken 28 Temmuz 1922 günü
Akşehir’de bir futbol maçı düzenlettirdi. Başkumandan ve yüksek rütbedeki komutanların bu futbol maçını izlemeye gidecekleri yolundaki haberler
Türklerin bir süre daha taarruza girişemeyecekleri yolundaki kanıyı güçlendirdi. Kolordu Subayları ile Batı Cephesi Subayları arasındaki maçı izleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları
o gün
26 Ağustos sabahı taarruz kararı aldı...
Sivil Mustafa Kemal’in futbolla hiçbir yakınlaşması olmadı. Futbol izlemese de zaman zaman kulüpleri ziyaret etti. Atatürk’ün akşam sofralarında her şey konuşulmasına rağmenfutbolun sofra muhabbeti olduğu konusu birkaçı geçmedi. Atatürk
Cumhuriyet’ten sonra futbol maçlarına hiç gitmedi. Hem de üç büyük kulübün yöneticileri kendisinin yakın dostuydu. Adına futbol maçları düzenlendi
yine de ilgi göstermedi. Bunun nedeni
kimilerine göre İstanbul’un işgal yıllarında spor kulüplerinin işgal kuvvetleri takımları ile maçlar yapıp dostane fotoğraflar çektirmeleriydi. Hatta Galatasaray da dahil İstanbul takımlarının mütareke yıllarında işgalci güçlerle maç yapması Ata’yı çok üzüyordu. İşgal sırasında yabancı takımlarla maç yapmayan Fenerbahçe’ye ise Atatürk’ün sempati duyduğu biliniyordu. Ata’nın futbola karşı soğuk duruşunun nedeni kimilerine göre de bazı spor kulübü mensuplarının Milli Mücadele’ye katılmalarına rağmen
büyük kısmının ilgisiz kalışıydı. Hatta
Atatürk bazılarının Milli Mücadele’ye destek vermeleri bir yana köstek olmalarını affedemedi.
İsmet Paşa’ya yüzme öğretti
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Florya kıyıları yüzme öğrenmek için ideal bir yerdi. Atatürk de yüzmeye başlamak için burayı seçti. Eline geçen bir yüzme kitabından gördüklerini uygulamaya başladı. Sabahın ilk saatlerinde denize giriyorkendince yüzebilme hareketleri yapıyordu. Kısa bir sürede kulaç atmayı öğrendi. Bir yaz günü Başbakan İnönü
Atatürk’ü Florya deniz köşkünde ziyarete geldiği sırada
Gazi denizde yüzmekteydi. İnönü gelince
Atatürk
suyun içerisinden kendine seslendi: “İsmet
oradan bir mayo giy de
gel yarışalım!” Başbakan gülerek karşılık verdi: “Paşam
ben yüzme bilmem ki!” Mustafa Kemal
bu cevap üzerine tekrar seslendi: “Peki o zaman. Bir hafta sonra yüzmeyi öğren de gel. O zaman yarışalım.” İsmet Paşa
bu söz üzerine Heybeliada’da bir deniz subayı nezaretinde yüzme dersleri almaya başladı. İlk denemesinde sandaldan suya “çivileme” bir atlayış yaptı. Sonra da bu atlayış kendisiyle özdeşleştirilerek “İnönü çivilemesi” olarak anılmaya başladı. Bir hafta sonra
İsmet İnönü
Atatürk’ü Florya Köşkü’nde ziyaret ettiğinde birlikte suya girdiler. Yarışmadılar ama birlikte yüzdüler.
Atatürk sporu severekseriye hafif jimnastik eksersizleri yapardı.
Atatürkİstanbul Florya’da bulunduğu zamanlarda her gün denize girmekte
kürek çekmekte
halkla haşır neşir olmaktadır.
İsmet İnönü’nün yüzmeyi öğrenmesi Atatürk’ün direktifiyle olmuştur.
Atatürk Florya’da yüzerken Başbakan İsmet İnönü gelir.
Atatürk Seslenir:
“İsmet gel! Gelde yarışalım” der
İsmet İnönü kollarını açarak
“Paşamben yüzme bilmem ki “
Bunu duyan Atatürk :
“Sana bir hafta süre. Bir hafta sonra birlikte yarışacağız” der
İsmet İnönü Heybeliada’daki Deniz Askeri Lisesi Sınıf Subayı Ulvi Tekeş’le tanışır. Kısa bir süre içinde yüzme öğrenmek istediğini bildirir.
Heybeliada ile Kaşıkadası arasındaki derin bir yere deniz motoru ile gidilir. Ulvi Tekeş dalar İsmet İnönü’ye
“Sayın Paşam atlayın” der
“Nasıl atlayacağım”
“Çivileme atlayacaksınız”
İsmet İnönü anlatıldığı şekilde çivileme atlar. Bu İsmet İnönü’nün meşhur çivilemesidir. İlk atlayışıdır. Suyun yüzüne çıkınca kendini subayın kollarında bulur. Çırpınmaya başlar. Sonrada yüzme kurallarına uyarak birkaç gün içinde yüzmeyi öğrenir ve Florya’nın yolunu tutar.
6 Eylül 1936 Pazar günü Moda koyunda yapılan yelken ve kürek yarışlarını Türkiye’de bulunan İngiltere Kralı VIII Edward ile birlikte Ertuğrul yatından izlemiştir. Florya plajında denizde mayo ile çekilmiş fotoğraflarını gazetelerde yayınlatarak halkımızı denizden yararlanmaya çağıran ilk insan da toplumumuzda Atatürk olmuştur. Atatürk’ün bütün bu hareketlerihep hesaplı
hepsi bir amaca yöneliktir. Türk halkını kendi öz benliğine kavuşturmak
küsmüş bulunduğu doğa ile barıştırmak
hayatın anlamını daha fazla tanımasını sağlamaktır. Köşk’teki kürek çekme kondisyon aleti şimdi
Anıtkabir müzesindedir.
Spor giysilerinde de modayı takip etti
Atatürkher şeyde olduğu gibi
spor giyimde de çağının önüne geçti. Ata’nın Türkiye’de özel terzileri vardı. Ancak
Paris’te özel bir terzide vücut modeli bulunuyor
özellikle merasimlerde giyeceği kıyafetler orada dikiliyordu. Cemal Granda Atatürk’ün giyimi ile ilgili şunları söylüyordu: “En çok lacivert takım elbisesini severdi. Bu elbise eskidiği halde atmıyor
ördürüp yine giyiyordu. Gömleklerinin hepsi beyaz
yaka numarası 41-42’ydi. Ölçüsü bilindiğinden İsviçre’de yapılır
hazır gelirdi.” Beyoğlu’ndaki özel terzisi Arman ise
“Atatürk
çizgili renkli çorapları severdi. O devrin en şık çoraplarıydı bunlar. 44 numara giydiğini sanıyorum” diyordu. Atatürk
uzun süreli kürek çekişlerinde terleme durumunu göz önünde bulundurarak “askılı mayo” giymeyi tercih ederdi. Yüzme sırasında ise
genelde bu yaz Bodrum plajlarında da moda olan
o dönemin modası olan tek parça “kemerli mayoyu” tercih ederdi. Bornozunu ve deniz ayakkabısını daima hazır bulundururdu.
1 Temmuz 1935Atatürk Afet İnan’la Moda Deniz Kulübü’nde
17 Temmuz 1936Atatürk Florya'da
Ocak 1937Atatürk Florya Plajında
Atatürk Florya’da Kürek çekerken
17 Temmuz 1937Atatürk Florya’da yüzerken
Haziran 1935Atatürk
Afet İnan ve Kılıç Ali Bey’le Moda’da Deniz Kulübü Yelken yarışlarında
28 Haziran 1935Atatürk Florya’da sahilde deniz sıcaklığına bakıyor.
Temmuz 1935Atatürk Florya’da sandalla geziyor.
7 Temmuz 1935Atatürk
Salih Bozok ve Kılıç Ali Bey ile Florya’da denizde
19 Haziran 1936Atatürk Afet İnan ile Florya’da
Bookmarks