Ahmet Taner kışlalı'nın 2 mart 1994 tarihinde cumhuriyet gazetesinde yer alan yazısı. ince noktalara değindiği için birçokları tarafından kötülenir.
EVETATATÜRK SUÇLUDUR!
Bizasıl suçluyu bir kenara bırakıp suçsuzlarla uğraşıyoruz!
Evet... Bugünkü ortamın tek suçlusu Atatürk'tür!..
Eğer bugün 60 milyon insanımızBatı Trakya'daki Türkün durumunda değilse
bunun suçlusu odur!
Eğer 1923'tekişi başına düşen ulusal geliri 70 dolar olan bir toplum
şimdi 2700 dolara ulaşmışsa; bunun suçlusu odur!
Eğer 1929 - 39 yılları arasındabütün dünyada sanayi üretimi yüzde 19 artarken
Türkiye'de yüzde 96 artmışsa; bunun suçlusu odur!
Eğer Türk işçisiBatı'daki gibi
çocuk yaşta yeraltında günde 14 - 16 saat çalıştığı dönemler yaşamamışsa; bir oy hakkı için bile
Fransız işçisi gibi
59 yıl kanlı bir savaşım vermek zorunda kalmamışsa; bunun suçlusu odur!
Eğer Türk kadını; yasal olarak erkeğine eşitse; "köle" değilseseçme ve seçilme hakkını
Fransız kadınından bile önce elde etmişse; kadınlar bugün Türkiye'de vali
bakan
başbakan bile olabiliyorsa; bunun suçlusu odur!
Eğer 1923'te Darülfünun'daki öğrenci sayısı 2100 olan bir Türkiye'debugün yüzbinlerce genç üniversitelerde okuyorsa; bunun suçlusu odur!
Eğer açık havadaki klasik müzik konserlerini onbinlerce genç izliyorsa; bunun suçlusu odur!
Eğer şeyhülislamlar "fetva" verip Kuran'ın Türkçe basımını engelliyorsa; ezanlar düşman bayraklarının gölgesinde okunmuyorasa; bunun suçlusu odur!
Eğer bugünKöy Enstitülü binlerce köylü çocuğu
kültür yaşamımıza damgalarını vurabiliyorsa; bunun suçlusu odur!
Eğer 1923'lerde Ortaçağ karanlığında yaşayan bir toplumbugün 21. yüzyılın aydınlığında bir ölçüde yaşayabilmişse; bunun suçlusu elbette ki odur!
* * *
Atatürk'ün suçları saymakla bitmez.
Bir zamanlar krallarınşahların
cumhurbaşkanlarının
başbakanların Ankara'yı ziyaret için kuyruk olmalarının sorumluluğu da Atatürk'e aittir... Baskı rejimlerinden kaçan yüzbinlerce Batılı bilim adamının bir zamanlar Kemalist Türkiye'yi seçmesinin sorumluluğu da...
Faşit Mussolini'nin bile Türkiye'yi "Avrupalı" saymasının günahı da...
Ama suçlunun suçlarının iyi anlaşılabilmesi içinsuçsuzların suçsuzluklarının da unutulmaması gerekir.
Sokaktaki adamın bile "miras hakkı"na dokunulmaz iken... Atatürk'ün vasiyetini çiğneyerekTürk Dil ve Tarih Kurumlarını devletleştiren
Atatürk'ün miras gelirlerini
devletin aldığı memurlara dağıtan "beş general" suçsuzdur!
"Ben Atatürkçüyüm ve laikim" diyerekdin derslerinin zorunlu olması hükmünü anayasaya koydurtan
Alevi'nin
Hristiyan'ın
Yahudi'nin
"Sünni inancı"nı öğrenmesini zorunlu hale getiren
Marmaris'teki emekli adam suçsuzdur!
Köy Enstitülerini kapatırken imam-hatip liseleri açanlar... Laik liselerde eğitim görenlerin sayısı son 20 yılda 3 kat artarkenimam-hatip okullarını bitirenlerin sayısının 14 kat artmasını sağlayanlar... Menderes'ten
Demirel'e
Özal'dan Yılmaz'a
tüm "Atatürkçü laik" başbakanlar suçsuzdur!
Milli Eğitim Bakanlığı'nı şeriat yanlılarının işgaline terk edenler... Sağlık ve Tarım Bakanlıklarını şeriatçılara peşkeş çekenler... İçişleri Bakanlığı'nın yapısını bozup valilerinkaymakamların
emniyet müdürlerinin şeriatçı olması için kollarını sıvayanlar... Hepsi
hepsi suçsuzdur!
Asıl suçHarp Okulu'nu şeriatçılara açmamakta direnen Kemalistlerdir!..
Sokaktaki adama küfreden suçludur; ama Atatürk'e küfreden suçsuzdur!..
* * *
ErbakanlarMezarcılar
Dicleler... Holding solcuları
numaracı cumhuriyetçi liboşlar... Şeriatçı
Kürt ırkçıları...
Hepsi de haklılar!
Onların ayaklarının altına halıları kim döşedi?
1950'den beri bu ülkeyi yönetenler değil mi?...
Ahmet Taner KIŞLALI
Cumhuriyet2 Mart 1994
Ahmet Taner Kışlalı 21 Ekim 1999 günü saat 09:40'da Cumhuriyet gazetesine yazdığı son yazısını faksladıktan yaklaşık 19 dakika sonra evinden çıktı. 06 GK 377 plakalı aracına yönelen Kışlalı arabasının üstüne silecek ile kaput arasına konulmuş poşete sarılı paketi alıp sol eliyle kapıyı açtığı sırada büyük bir patlama meydana geldi. Sol kolu kopan Kışlalı site bekçisi Arif Emirhan Kılıç tarafından Bayındır Hastanesine götürüldü. Saat 10:02'de kalp koroner atışı durmuşnabzı hızlanmış ve bilinci kapanmış bir şekilde Tıp Fakültesi Hastanesine getirildi. Operatör Dr. Hasan Karakış tarafından yapılan muayene sonrası öldüğü tespit edildi
ölüm raporu yine Hasan Karakış tarafından hazırlandı ve Dr. Ersin Kaya tarafından basın açıklamasıyla bildirildi. Mezarı Ankara'nın Ulus semtinde bulunan Devlet Kabristanı'ndadır.
Ölümünden sonra 1999 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür.


LinkBack URL
About LinkBacks
ATATÜRK SUÇLUDUR!



Alıntı ile Cevapla

Bookmarks