Yıldırım Mayruk Kimdir?Yıldırım Mayruk Hakkında..
Bursa'da doğdu. Babası askerdi. Modaya gönül vermesi terzi olan ablasından etkilenmesiyle oldu. Şapka yaparak başladığı moda hayatına 1950'li yılların sonunda Beyoğlu'ndaki bir çatı katında atölye kurarak devam etti.
Kısa sürede atölyesini de ününü de büyüttü. Şişli ve Teşvikiye’de Atölyeler açtı. Taxim Moda Laboratuvarı’nda çok başarılı çalışmalar yaptı.
Meslekte 40 yılını geride bırakan Yıldırım Mayruk koleksiyonlarını Londra, Abudabi, Tel-Aviv, Alhain, Haifa gibi uluslararası merkezlerde ve İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Diyarbakır gibi yurtiçinde sergiledi ve gelirlerini başta eğitim olmak üzere hayır kurumlarına bağışladı.
Mayruk, Türkiye’nin en iyi gelinlik modacısı olarak da tanınıyor. Yıldırım Mayruk 20 yılı aşkın bir zaman beraber çalıştığı Barbaros Şansal ile başarısını ikiye katladı. Şansal ve Mayruk için “Modanın Müthiş İkilisi” yakıştırmaları yapıldı.
Mayruk’un şov yaptığı defilelerden bazıları : Maxi Couture' 05-06-07-08-09 Umutlara Yelken Açış, 40 yıl 40 kadın, 2023`e Hikayeler, Fenerbahçe Kreasyonu, İğnenin ardında, Geçmişten Geleceğe Cumhuriyet Kadını, Moda Mania.
Yıldırım Mayruk, dünyada beğendiği bir çok modacı olmasına rağmen Türkiye'de olmadığını belirterek ''Hakeden herkesi beğeniriz, varsa...'' dedi.
''2023'e Hikayeler'' adlı sergi açılışı için Ankara'ya gelen Mayruk, meslek hayatıyla ilgili soruları yanıtladı. Mesleğinde 50 yılı geride bırakan Mayruk, şimdiye kadar Barbaros Şansal dışında hiçbir sanatçıyla ortak bir çalışmada yer almamış.
Türkiye'de kendisinden etkilenen birçok tasarımcı olmasına rağmen kendisinin beğendiği birileri olup olmadığı sorulan Yıldırım Mayruk, ''Hakkeden herkesi beğeniyoruz, varsa'' diyor gülümseyerek...
''Dünyada beğendiğiniz meslektaşlarınız var mı peki?'' sorusunu ise Mayruk şöyle yanıtlıyor:
''Dünyada tabi ki var. Mesela Galliano'yu çok beğeniyorum. Sanki hiç bir elbisesi giyilmez gibi gözüküyor ama müthiş bir sanatçı. Jean Paul Gaultier hayranıyım, Karl Lagerfield hayranıyım. Bunları takdir etmezseniz, beğenmezseniz zaten nankörlük yapmış olursunuz. Tabi, o üç modacı benim için çok önemli.''
TÜRKİYE'DE MODA EVİ
Yaptığı işi meslektaşlarından farklı olarak ''terzilik'' şeklinde tanımlamasının nedenini ''çünkü yaptığımız iş terzilik'' diye açıklayan Mayruk, ''Jean Paul Gaultier'nin yaptığı da terzilik, Galliano'nun yaptığı da terzilik. Yani dikiş dikiyorsunuz'' ifadelerini kullandı.
Ortada bir atölye varsa orasının moda evi olabileceğini belirten ünlü modacı, ''Eğer dünyayı yönlendiriyorsanız moda evi olursunuz. Türkiye'de moda evi olur musunuz? Türkiye'de kaç kişiyi yönlendiriyorsunuz? Unutmayın ki Galliano, Jean Paul Gaultier milyarlarca insanı yönlendiriyorlar. Ama onlar da modacı tabirini kullanmıyorlar. Böyle bir tabir yok dünyada. 'Designer' ve 'couturier' denilir. Çizenler 'designer'dır, dikenler de 'couturier'dir. Galliano da coutuire...''
Modada kış sezonunda minimalizme (modası geçse de demode olmayan akım) dönüş olduğu açıklamalarına kulak tıkayan Yıldırım Mayruk, ''Benim bu yılki sergimi gezenler görmüştür, minimalist değil. Ben hiçbir zaman minimalist olmadım, olmayacağım da. Bu türde zaten 'minimalistlik' diye bir şey olmaz. Elli tanelik bir koleksiyonda dümdüz bir şey çıkarırsanız pek tat vermez'' diye konuştu.
20 koleksiyonundan 64 eserinin ay sonuna kadar Başkentte sergileneceğini dile getiren sanatçı, buraya gelecek eserlerini diğerlerinin arasından kendisinin seçmesine rağmen onları cansız mankenler üzerinde gördüğünde ilk kez görmüş gibi kendi kendine ''ne kadar da güzelmiş'' dediğini ifade etti.
TASARIMLARI TEK ÖRNEK
Tasarımlarından da bahseden Mayruk, koleksiyonlarında mor, nefti, fıstık yeşili, pembe gibi renklere altın, gümüş, bronz gibi metal ışıltılı taşlara yer verdiğini belirtiyor. Bu yılın modasında beğeniye sunulan kumaşlardan daha çok kaşmir, triko, kadife gibi kumaşları tercih eden ünlü modacı ipek, gipür ve dantelden de vazgeçmemiş. Şık şapka ve eldivenlerle geceye eşlik eden kıyafetlerde, bu yılın modası kırmızı ruj yine kendine güvenen Türk kadınını yansıtacak.
1978'den bu yana senede iki kez koleksiyon sergileyen Yıldırım Mayruk'un eserlerinin en önemli özelliği tekrarlanmamasının ya da kopyalanmasının mümkün olmaması. Mayruk'un kullandığı kumaşlar el tezgahlarında el işçiliği ile dokunuyor.


LinkBack URL
About LinkBacks






Alıntı ile Cevapla












Bookmarks