Konu Etiketleri:

bilecik tarihi yerleri, bilecik görseller, bilecikteki malhatun okulunun resmi, iyi bilecik resimleri, bilecik gezilecek yerleri, bilecik resimleri, marmara turunda gezilip görülecek resimler, bozüyük ilçesi tarihi yerler, bilecik resimler, bilecik yöresinin yemekleri kıyafetleri ürünleri tarihi yapıları, bilecikmerkeziyerler, bilecikteki tarihi camiler, bilecik teki tarihi yerler, bilecik in tarihi mekanları, bilecikte gezilip görülecek yerler, bilecik te bulunan kaplıcalar, bilecik in gezilcek yerleri, bilecik in resimleriyle en güzel yerleri, bilecik ili gezilecek yerler fotolarıoları, bilecik gezilecek yerler, bilecik zafer anıtı görseller, bilecikte gezılecek yerler, bilecik te gezile, bilecik söğütün gezilebilecek yerleri, marmara bölgesi tarihi gezilecek yerleri,

+ Konu Cevapla
1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Bilecik ' te Gezilecek Yerler -Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri

 Turizm Gezi Tatil Türkiye Katagorisinde ve  Marmara Bölgesi Forumunda Bulunan  Bilecik ' te Gezilecek Yerler -Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Bilecik ' te Gezilecek Yerler - Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri Bilecik ' te Gezilecek Yerler Anıtlar Metristepe Anıtı Kurtuluş ...

  1. #1
    Moderator Tanem - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.056
    Tecrübe Puanı
    4


    Tanımlı Bilecik ' te Gezilecek Yerler -Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri







    Bilecik ' te Gezilecek Yerler -Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri
    Bilecik ' te Gezilecek Yerler


    Anıtlar


    Metristepe Anıtı
    Kurtuluş Savaşının simgesi Zafer Anıtı Bozüyük İlçemizde, İnönü Savaşlarının kazanıldığı yerdedir.



    Türk Büyükleri Platformu
    Tarihte devlet kuran Türk Büyüklerinin büstlerinin yer aldığı platform Söğüt İlçesindedir.



    Kale ve Kuleler



    Saat Kulesi
    Bilecik il merkezinde, şehre hakim bir yamaç üzerinde inşa edilmiş, dört cepheli, saat göstergeli olup, Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.



    Belekoma Kalesi
    Belekoma Kalesi Hamsu Çayı kenarında sivri bir tepe üzerindedir. Bizanslılar tarafından Orta Çağ'da yaptırılmıştır.



    Han ve Kervansaraylar


    KöGoogle Page Rankingülü Mehmet Paşa Kervansarayı
    Bilecik-Adapazarı karayolu üzerinde Vezirhan Beldesindedir. 17.yüzyıl başlarında Sadrazam KöGoogle Page Rankingülü Mehmet Paşa yaptırmıştır. 1915'te sağlam olduğu bilinen çatı bu tarihten sonra çökmüştür. Günümüzde dört duvar durmaktadır.



    Taşhan
    Gölpazarı İlçe merkezindeki Mihalbey tarafından yaptırılan han, Osmanlı Mirarisinin yapısal özelliklerini taşır.



    Türbeler


    Şeyh Edebalı Türbesi, Ertuğrulgazi Türbesi, Malhatun Türbesi, Dursun Fakıh Türbesi, Kumral Abdal Türbesi ve Mihalgazi Türbesi Bilecik'in önemli türbeleridir.



    Köşkler
    Atatürk Köşkü

    Bozüyük İlçesine 25 km. uzaklıkta, orman içi güzel bir sivil mimari örneği dinlenme yeridir.



    Çeşmeler


    Kaymakam Çeşmesi
    Söğüt İlçemizde,1919 yılında Kaymakam Sait Bey tarafından yaptırılmış, Osmanlı Mimarlık Sanatının son örneklerindendir.



    İçmeceler ve Kaplıcalar


    Osmaneli-Selçik İçmeleri
    Osmaneli ilçesine 9 km. uzaklıkta ulaşım kara ve demiryolu ile sağlanmaktadır. İçmenin suyu dört ayrı çeşmeden akar. Mide, karaciğer, safra kesesi bağırsak ve idrar yolları hastalıklarına iyi geldiği gibi böbrek taşlarının eritilmesi ve düşürülmesinde etkilidir.



    Söğüt Çaltı Kaplıcası
    Söğüt ilçesi Çaltı beldesinde bulunan kaplıcanın suyu 30 km. uzaklıktaki bir kaynaktan gelmektedir. Banyo ve içme şeklinde yararlanılan kaplıca; deri hastalıkları, mide rahatsızlıkları, romatizmal hastalıklar, nevrit, polinevrit ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.



    Yaylalar


    Kömürsu Yaylası

    Bozüyük ilçe merkezine 28 km. uzaklıkta köknar, karaçam, kayın, ardıç, titrek kavak ağaçlarıyla yaz mevsiminde yemyeşil çimen ve çeşitli çiçeklerle kaplanır. Kış turizmi açısından önemli yaylalardandır.



    Kamçı Yaylası
    Pazaryeri ilçesinin Bozcaarmut köyü yöresindeki yayla çam ormanları ile önem taşır. Kamp ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.



    Sofular Yaylası
    Bozüyük İlçe Merkezine 25 km. uzaklıktaki çam ve köknar ağaçları ile kaplı yaylanın yüksekliği ortalama 1600 m. civarındadır. Yayla turizmi açısından önemlidir.



    Çiçekliyayla
    Bozüyük İlçe Merkezine yaklaşık 32 km. uzaklıkta yüksekliği 1906 metre olup, Endemik bitki “Çimtien” sadece Çiçekliyayla’da yetişmektedir.



    Mesire Yerleri



    Küçükelmalı Gölet Çevresi

    Pazaryeri ilçe merkezine 10 km uzaklıkta Küçükelmalı köyü yakınındaki gölet çevresi çam ağaçlarıyla kaplı orman içi dinlenme yeridir.



    Bozcaarmut Gölet Çevresi
    Bozcaarmut Köyü yakınlarında ilçe merkezine 15 km uzaklıkta, çevresi köknar ve çam ormanları ile kaplı bir mesire alanıdır.



    Kınık Şelalesi
    Merkez Kınık Köyü Alamandere mevkii yakınındaki kayalıktan çıkan su ilginç bir görüntü vermektedir. İl merkezine uzaklığı yaklaşık 25 km.dir.



    Türbin Mesire Yeri
    İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Çağlayanıyla da ilgi çeken ve tercih edilen bir yerdir.



    Dodurga Barajı
    Bozüyük ilçe merkezine yaklaşık 20 km. uzaklıkta Dodurga kasabasının 2 km. güneybatısında yer alan baraj ve çevresi dinlenme ve kamp yapmaya elverişlidir. Barajda sazan ve aynalı sazan balığı yetiştirilmektedir.



    Sportif Etkinlikler


    Kanyoning: Yenipazar, Karahasanlar- İnhisar, Harmanköy arası 3100 mt. uzunluğundaki kanyon kanyoning için elverişlidir.




  2. #2
    Moderator Tanem - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.056
    Tecrübe Puanı
    4


    Tanımlı Ce: Bilecik ' te Gezilecek Yerler -Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri





    Bilecik Bozüyük ilçesi









    Bozüyük

    Bozüyük adı nereden geliyor?

    Bozüyük, yurdumuzun birçok yöresinde olduğu gibi adını bulunduğu yerin coğrafi özelliklerinden almaktadır.
    Şehir merkezinin kuzeyinde ve çevresindeki tepelere göre bozkır olan bir tepe bulunmaktadır. Şehre ismini veren bu tepe bir höyük'e benzediğinden ve bozkır olduğundan şehire "BOZHÜYÜK" denilmiştir. Hüyükler yığma topraktan yapılmış yapay tepeler olmalarına karşın buradaki tepe doğayla birlikte oluşmuştur.
    Şehrin kuruluşu çok eski ve birçok uygarlıkların beşiği ve önemli yolların düğüm noktası olduğu için kurulduğu yerin çevresel ve coğrafi özelliğine uygun olarak Bozhüyük olarak anılmaya başlanmıştır. Türk ağız ve ses yapısına uygun olarak ve çabuk söylemeye yönelik şekilde "Bozhüyük" sözü zamanla "Bozüyük" olarak biçimlenmiştir. Kaybolan "H" harfi yerine yine Anadolunun birçok yerlerinde bulunan hüyükler ve buna bağlı yerleşim yerlerinde aynı şekilde kaybolmuştur. Karayük, Üçüyük, Yeşilüyük ...... gibi.



    Bozüyük 'ün Yeri ve Sınırları

    Yurdumuzun kuzeybatısında Bilecik ilinin ilçesidir. Kuzeyinde merkez ilçe, kuzeybatıda Pazaryeri ilçesi, Kuzeydoğuda Söğüt ilçesi, doğuda Eskişehir ili, güneyde Kütahya ili, merkez ve Tavşanlı ilçesi, batıda Domaniç ilçesi ve İnegöl ilçesi ile komşudur.
    İlçenin yüzölçümü 928 Km2 olup, denizden yüksekliği 740 metredir.


    Bozüyük 'ün Yeryüzü Şekilleri

    Dağları: Yükseklikler genellikle ilçenin bat ve güneybatısında yer alır. Batı da Yirce dağında Üçtepeler in yüksekliği 1790 metredir. Güneybatıda Kala dağının yüksekliği ise 1906 metredir. Doğuda Metristepe 1307 metre, batıda Çamyayla tepesi 1322 metre, Güneyde Kandilbayırtepesi 1320 metre ve kuzeyde 900 metre ile Kızıltepe ilçenin yükseltilerini oluştururlar.

    Ovaları: Kızıltepe ve Boztepenin güney eteklerindeki neojen çanağının yanından uzanarak yaklaşık 60 km2 likbir alanı kaplayan Bozüyük ovası, kuzeybatıda daralarak Karasu vadisine uzanır. Ova, güneyde genişleyerek, bir yandan İnönü - Kandilli düzlüğüne, diğer yandan Karaağaç ve Akpınar köylerinin kuzeyindeki sırtlara kadar devam eder. Ova 3. zaman neojen kayalarla örtülüdür.

    Yaylaları: İlçenin güneybatısında yer alan Kömürsu ve Batan yaylaları ilçenin belli başlı yaylalarıdır.
    Bozüyük 'ün Akarsu ve Gölleri

    Dikilitaş Deresi: Akpınar köyünün kuzeyindeki Hüsümler ovasındaki Sazpınar kaynaklarından çıkan dere doğu - batı yönünde akışını sürdürerek Bozüyük içinden geçer, Bursa yol kavşağında Karasu ile birleşir.

    Karasu: İlçenin Bozalan Köyü yakınından doğan Karasu, Bozüyük'ten Dikilitaş deresini alıp, Ankara İstanbul demiryolunu izleyerek Pazaryeri'nden
    Sorgun deresini Batıdan Selöz , Hamsu, Bekdemir derelerini, doğudan Kızıldamlar çayını alır, Osmaneli yakınlarındaki Paşalr boğazından 500 metre sonra Sakarya nehri ile birleşir.

    Sarısu: İlçenin güneybatısındaki Yeşildağ'dan doğan sarısu, kuzeye doğru akışını sürdürür. Üzerinde Dodurga barajı kurulmuştur. Kandilli köyü yakınlarından ilçe topraklarını terk ederek Eskişehir topraklarında Sakarya nehrinin bir kolu olan Porsuk çayı ile birleşir.

    Dodurga Barajı - Yapay Göl: Sarısu üzerindedir. Taşkınları önlemek ve sulama yapmak amacıyla inşa edilip 1976 yılında işletmeye açılmıştır. Baraj, toprak dolgu tipindedir. Barajın temelden yüksekliği 33.40 metre, depolama hacmi ise 35 milyon m3 olup, göl alanı 245 hektardır.



    Bozüyük 'ün İklimi ve Bitki Örtüsü

    Bozüyük, Marmara bölgesi sınırları içinde kalmasına karşın, iç anadolu da görülen karasal iklimin etkisi altındadır. Kışları oldukça soğuk ve yağışlı,yazları sıcak ve kuraktır. Yağışlar genellikle kış aylarında ve kar şeklinde olmaktadır. Don ve kırağı olayının fazla olduğu aylar, Ocak ve Şubat tır. Don ayları Kasım ayı ortalarında başlar Nisan ortalarına kadar devam eder.

    Dağlık alanlar genellikle koruluk durumundaki ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda 1000 metreyi aşan bölümlerdeki egemen ağaç türleri karaçam, kayındır. Platolar üzerinde yer yer topluluklar oluşturan karaçamlara karşın daha alçak kesimlerde kızılçam ve meşe türlerine rastlanmaktadır. Yirce dağının 1500 metreyi aşan kesimlerinde köknar türleri ile birlikte ardıç ağaçlarıda yer almaktadır. Alçak ve düz alanlarda otsu bitkiler ile çalılıklar görülür.

    Ortalama sıcaklık 10 derece
    En yüksek sıcaklık 29 derece
    En düşük sıcaklık -23 derece
    Ortalama yağış miktarı 435 kg/km2
    Ortalama kar yağışlı gün sayısı 22
    Ortalama kar kalınlığı 35 cm
    Ortalama rüzgar hızı 2,4 m/Sn
    En hızlı rüzgar yönü Güney-güneybatı



    İlçenin Tarihi

    Asya ile Avrupa arasında doğal bir köGoogle Page Rankingü görevi gören Anadolu'nun hemen her köşesibu önemle jeopolitik konumu nedeniyle, ilk çağlardan bu yana hareketli ve zengin bir tarihe sahiptir.

    İlkçağlardan beri bölgemizde sırasıyla Hititlerin, MÖ 1200 yıllarından sonra balkanlardan gelen Frigya'lıların bölgeye egemen olduğu şimdiki İçköy, Yaylacık ve Manişar olarak adlandırılan kesimlerde tarihi Mina şehrinin kurulmuş olduğunu antik kalıntılardan anlıyoruz.

    Bölgemizdeki yaklaşık 600 yıllık Frig egemenliğine doğudan kafkaslardan gelen Kimmer'ler son veriyor. Kimmerlerin yaklaşık 1 asırlık egemenliğinede batıdan gelen Lidya'lılar son vermiştir.

    Bundan sonraki asırlarda sırasıyla bölgemize doğudan gelen Pers'ler ile batıdan gelen Büyük İskender komutasındaki Makedonyalılar egemen olmuştur. İskender imparatorluğu parçalanınca bölgemizde uzun yıllar bu imparatorluğun parçası olan Bitinya'lılar yaşamıştır. Sonraları Roma İmparatorluğu egemenliğine giren bölgemiz M.S. 395 yılından sonra doğu Roma yani Bizans egemenliğine katılmıştır. Bu yıllarda Bozüyük'ün adının "LAMUNİA" olduğunu biliyoruz.

    600 - 720 yılları arasında bölgemiz, İstanbulu almak için gelen Arap Emevi kuvvetlerinin geçit yeri olmuştur.

    1071 yılında doğudan gelen Selçuklu Türk'lerinin Malazgirt Savaşı sonucu, Bizans İmparatorluğuna son vermesiyle Bozüyük ve çevresi ebedi Müslüman Türk egemenliğine kavuşmuştur.

    Ancak bölgemiz yukarıdada belirtildiği gibi jeopolitik yani(Asya - Avrupa kervan yolu, İpek yolu, Haçlı yolu) üzerinde olma özelliği nedeni ile sık sık doğudan ve batıdan gelen akınlarda el değiştirmesi yoluyla uygarlıklar kurulup yıkılmıştır.

    Daha ilerki yıllarda (M.S. 11.asır ve daha sonra) haçlı seferlerinde özellikle 1.Haçlı seferinde bölge zaman zaman Hristiyanla Müslümanlar arasında el değiştirmiştir. Bu konudaki en yakın tarihi olay Eskişehir yakınlarındaki 1097 yılında yapılan Haçlı komutanı Godefdoit ile Selçuklu Hükümdarı Kılarslan arasındaki Dorylaion savaşıdır.

    Selçukluların Anadolu'ya egemen olması ile birlikte Bozüyük Sultanönü uç beyliğinin bir Kariye'si (köy) idi. Selçuklu hükümdarı II. Gıyasettin Mesut'un 1289 taihinde Osman beye gönderdiği 2. menşurunda Eskişehir'den Yenişehir'e kadar olan bölgeyi bir sancak kabul edip Osman beye vermesiyle Bozüyük'te o tarihten itibaren Osmanlı egemenliğine girmiştir.

    Cihannuma tarihi, Bozüyük'ün ikinci adına İNÖNÜ olarak göstermekte ve bazı eski kayıtlarda ise bu ad "BOZÜYÜK MAA İNÖNÜ" olarak geçmektedir.
    Osmanlı devletinde gerek sınırlarda savaşan orduların, gerekse cepheye giden orduların yol boyunca beslenmesinide halka yüklemiştir. Bu amaçla ordunun hareketinde önce izleyeceği askeri yol, kısa bir süre için dinleneceği noktalar belirlenmekte ve bu yerlerde ordunun yiyecek ve yem olarak kullanacağızaire miktarı saptanarak kadınlardan bunları sağlaması istenmekteydi.

    Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat seferine çıkacak Kasım paşa komutasındaki ordusunun Bozüyük'tekonaklayacağı haberi gelince, ordunun ihtiyacı olan erzak karşılanır. Kasım paşa bu yardımlardan çok memnun kalır. "Eğer savaşı kazanıp dönersem bu dört köyün ortasına bir cami yaptıracağım." der. Savaştan zaferle dönen komutan sözünü tutup cami ve külliyeyi (han, hamam, yemekhane, sıbyan mektebi gibi eklentileri) 1525 - 1528 yılları arasında yaptırır.


    Cami ve külliyenin yapılmasıyla birlikte bu ödrt köy halkı birer ikişer şimdiki Kasımpaşa Mahallesinin bulunduğu yerde toplanarak bu günkü BOZÜYÜK'ü oluştururlar.

    Bozüyük uzun yıllar Sultanönü sancağının Kariyesi durumunda kalmıştır. 93 Harbi diye bilinen 1877 - 1878 Osmanlı - Rus savaşlarından sonra Balkanlardan kaçarak Anadolu'ya göç eden Türklerin büyük bir bölümünün Bozüyük'te yerleşmeleri sağlanınca nüfus artmış, daha sonra bucak ve belediye kurumları kurulmuştur.

    Bozüyük'ün bucak durumuna getirilmesinin ilginç bir öyküsü vardır. Rivayete göre Bozüyük'ün ileri gelenleri buranın bucak olması için aralarında anlaşarak İnönü bucak müdürünü kaçırmayı planlarlar. Daha önceden müdürün oturacağı resmi dairesi ve evi hazırlanır. Bir gece geç saatlerde atlı arabalarla İnönü'ye giderek bucak müdürünü kaçırıp Bozüyük'e getirirler. Ertesi gün müdürün kaçırıldığını anlayan İnönü'lüler durumu yetkililere bildirirler. yetkililer bu duruma çok şaşırır. Çünkü böyle bir olay o zamana kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür. Bir taraftan da Bozüyük'lülerin bu hareketi çok hoşlarına gider. İnönü'lülere yeni bir bucak müdürü sözü vererek kaçırılan müdürün Bozüyük'te kalmasını sağlarlar.

    Böyle bir yöntemle bucak merkezi olan Bozüyük, önce Söğüt'e bağlandı. 1885 te Ertuğrul livası kurulunca Söğüt'ün bucağı olarak bu livaya bağlandı. 2.Meşrutiyetin ilanı ile (1908) aynı livaya bağlı kaza merkezi durumuna getirildi. 1924'te iller teşkilatının kurulması ile ilçe durumuna getirilerek Bilecik iline bağlandı.

    Kurtuluş savaşında batı cephesinin ilk kuruluş günlerinde (18 Haziran 1920) Bozüyük bir müddet cephe karargahı olmuş ve halkın gösterdiğivatan sevgisi ve fedakarlıkla 1920 Haziranında başlayan ve Bursa'nın düşmesiyle sonuçlanan ilk düşman taarruzunun Eskişehir'e doğru ilerlemesini durdurmakta ordumuz için bir dayanak olmuştur.



    KÜLTÜREL DURUM
    İlçe nüfusunun % 98 i okur-yazar durumdadır.

    Yükseköğretim:

    ilçede bulunan tek yükseköğretim kurumu Anadolu Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu'dur.



    Halk Kütüphanesi

    1954 yılında açılan kütüphanede 1 müdür ve 1 hizmetli çalışmaktadır.5000 i çocuk kitabı olmak üzere 16975 kitap mevcutlur.
    Halk Eğitimi Merkezi; 1965 yılında açılmıştır. 2 idareci,2 öğretmen,2 hizmetliden oluşan kadrolu personelinin dışında sözleşmeli olarak 6 usta öğretici çalıştırılmaktadır.1998 yılı içinde el nakışı,ilk yardım,kalorifer ateşçiliği,giyim,bilgisayar... gibi konularda 17 kurs açılmış, bu kurslara 183 erkek,189 kadın olmak üzere 372 kursiyer katılmıştır.

    İlçe merkezindeki kültürel faaliyetler çeşitli dernekler aracılığıyla da yürütülmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır: Ertuğrul Gazi Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği,Bozüyük Kuzey Kafkasya Dayanışma Derneği,Karadenizliler Sosyal Dayanışma Derneği,Dodurgalılar Yardımlaşma Derneği,Balkan Göçmenleri Yardımlaşma Derneği.

    ilçe merkezinde Zaman,Akit,Yenişafak gazetelerinin temsilcilikleri ,Türkiye Gazetesinin Bölge Müdürlüğü bulunmaktadır. Mahalli basında günlük olarak Yeni Bozüyük Gazetesi çıkarılmaktadır.

    Folklor Bozüyük halkının çoğunluğunu Yörükler ve muhacirler oluşturmaktadır. 1960 dan itibaren Erzurum-Bayburt yöresinden gelenler Akpınar,Kovalıca ve Karaağaç Köylerine yerleşmişler,Osmanlı-Rus Harbinden sonra (1877 -1878) Kafkas Türkleri ve Rumeli'den bu bölgeye göç olmuştur.

    Çerkezler genelde Akpınar ,Poyra ,Çepni ve Kovalıca köylerine yerleşmişlerdir. Bozüyük bütün bu göçlerden sonra adeta bir folklor mozaiği olmuş,halk birbiriyle kaynaşmış ve kız alıp vermeyle de akrabalık bağları kurulmuştur. Yakın zamanlara kadar köyler arasındaki düğünlerin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ataerkil bir aile yapısına sahip olmakla birlikte özellikle son yıllarda çekirdek aile yapısı hakim olmaya başlamıştır. Tarihten gelen giyim-kuşam bazı özel günlerin dışında hemen hemen bırakılmıştır. Mahalli giyeceklerden yeldirme,kirlik,terlik,örtme,atkı ve mahrama en bilinenleridir. Bayramlarda ve düğünlerde bindallı,şalvar,sitari,elmasiye,cepken ve zeybek elbisesi giyilir. Erzurum-Bayburt yöresinden gelenlerin kadın giyiminde çarşaf,ihram başta gelir. Erkeklerde ise baş hemen daima kapalı ve kasket veya başlık(terlik)la örtülüdür. Bölgenin gele,neksel oyunlarında türkülerin önemi ve yeri ayrıdır. Özellikle Karşılama denilen oyun ve türküler meşhurdur. Türküler bağlama eşliğinde söylenir. Zeybek,karşılama ve kaşık oyunları birbirleriyle iç içe girmiştir. Oyunlar bağlama,zil, darbuka,tef ve kaşık ile oynanır. Yörenin bilinen başlıca türküleri Et koydum tencereye, kız pınar başında yatmış uyumuş,Ay oğlan tatar mısın,aşağıdan gelen hanım oynasın,öte yaka urgan burgan,söğüdün erenleri.. dir. ilçe ,nüfusu 1940 dan itibaren devamlı bir artış göstermiştir.1950 yılına kadar kırsal kesim nüfusunda artış gözlenirken 1950-1960 arası ilçenin nüfusunda azalma olmuştur. Nüfusun azalmasının başta gelen sebebi de Bozüyük'e bağlı bucak merkezi iken 1954 yılında ilçe olan Pazaryeri'nin ayrılmasıdır.1963 yılında inönü Bucağı 14 köy Eskişehir'e Bağlanmıştır.1970 yılından itibaren ilçe nüfusu artmaya başlamış,bu artışta ilçedeki sanayileşme önemli rol oynamıştır.



    ULAŞIM

    ilçeden geçen 25 numaralı devlet karayolu iç Anadolu,Akdeniz,Ege ve Marmara bölgelerini birbirine bağlayan yoldur. Ayrıca 2 numaralı devlet karayolu Bursa'yı Eskişehir ve Ankara'ya bağlar. iıçe merkezi Bilecik'e 32 km,Eskişehir'e 45 km, Bursa'ya 1 05 km, Kütahya'ya 72 km mesafededir.1892 Nisanında Bozüyük'te ilk istasyon açılmış,ilçeden geçen demiryolu istanbul -Hicaz Demiryoludur. ilçeden ulaşım,kara ve demiryoluyla sağlanmaktadır. ilçeyi köylere bağlayan yollar genelde asfalt olmakla birlikte yüksekteki köy yolları stabilizedir. Ulaşım köy minübüsleri ve 25 numaralı devlet yolu üzerindeki köyler ile Kütahya yolu üzerindeki Akpınar Köyü'ne halk dolmuşları ile sağlanmaktadır. iıçedeki üç ayrı kooperatif birleşmiş ve 1 00 minübüs ile Bilecik ve Eskişehir arasında çalışmaktadır




  3. #3
    Moderator Tanem - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.056
    Tecrübe Puanı
    4


    Tanımlı Ce: Bilecik ' te Gezilecek Yerler -Bilecik Resimleri -Bilecik Tarihi Yerleri





    Bilecik Yöresel Yemekleri


    Bilecik ili geleneksel beslenme yöntemleri etkinliğini sürdürmektedir. Beslenmede, tahıl türleri ilk sırayı alır. İl’e özgü yemeklerin çoğunluğunu hamur işleri oluşturur. Yöre halkının bir bölümü ekmeğini kendisi pişirir. Pide, bükme, hodalak fırında pişirilen ekmek türleridir.

    Ayrıca yeni sönmüş ocağın kıvılcımlı küllü ateşine gömülerek yapılan kömme diye adlandırılan bir tür ekmek de yapılmaktadır.

    Yöre halkı makarna,tarhana,kuskus,erişte gibi yiyecekleri de kendisi hazırlar.Bilecik’te,

    kentsel beslenme biçimleri giderek etki alanını genişletmektedir.Ancak,geleneksel beslenme düzeni ve özgün yemekler,ağırlığını korumaktadır.Büzme,nohutlu tavuklu mantı,keşkek,ovmaç çorbası, mercimekli mantı,kesme hamur,saçta yufka böreği, yağlı yufka, su böreği,keklik kebabı güveç, kuru fasülye, kuskus pilavı, piruhi, samsı, pancar pekmezi, saç kebabı, köpük helvası, höşmerim, kıtırcı helvası, karacaoğlu helvası, cevizli üzüm sucuğu, mantı, kavurma ;Bilecik’e özgü yemeklerin başlıcalarıdır.



    Dağ Eriği Ekşili Kesme Çorbası

    Kullanılan malzemeler

    1.5 su bardağı yeşil küçük mercimek

    1.5 su bardağı makarna(ev yapımı)

    5-6 bardak et suyu

    1 su bardağı dağ eriği ve kızılcık kurusu

    Bir miktar karabiber,kimyon,tuz

    Bol miktarda nane

    2 baş soğan

    2 diş sarımsak

    1 çorba kaşığı salça

    Bir miktar sıvı yağ

    50 gr. Tereyağ

    Hazırlanışı: 1 kaşık sıvı yağda soğanlar incecik doğranır ve hafif sarartılır. Mercimek ve et suyu ilave edilerek kaynamaya bırakılır. Mercimekler pişince makarna eklenir ve 1-2 taşım daha kaynatılır. Ayrı bir tavada dövülmüş sarımsak, salça, karabiber, kimyon ve nane tereyağ ile çorbanın üzerine sos olarak hazırlanır. Servis yapılacağı zaman bu sos kesme çorbanın üzerine gezdirilir. Dağ eriği ve kızılcık kurusu bir kapta 2 bardak su ile kaynatılarak özel lezzeti haiz ekşi hazırlanır. Arzu edildiği kadarı çorbaya eklenir. Sıcak servis yapılır.




    Bıldırcın Kebabı

    Kullanılan malzemeler

    5 Adet Bıldırcın

    50 Gr. Tereyağ

    20 adet patates

    1 adet domates

    1 baş küçük soğan

    1 diş sarımsak

    1 adet yeşil biber

    Karabiber ve tuz

    Hazırlanışı:Bıldırcınların tüyleri yolunur ve tütsülenir. Güzelce yıkanır, süzülür. Sarımsak, karabiber ve tuz eklenir. 25 dakika sonra pişmiştir. Tencereden çıkartılarak mini fırın tepsisine alınır. Halka halinde kızartılan patates, yine halka halinde kesilen domates, biber tepsiye dizilerek pembeleşinceye kadar bekletilir. Bakır tabağa alınarak özenle tanzim edilir. Sıcak servis yapılır.





    Nohutlu Mantı

    Kullanılan Malzemeler

    1kg. un

    1 adet yumurta

    0, 5 kg. nohut

    0,5 kg. yoğurt

    2 bardak su

    150 gr. Tereyağı

    tavuksuyu

    0,5 çay bardağı sıvıyağ
    1 yemek kaşığı salça

    1 demet maydanoz

    1 baş sarımsak

    karabiber, tozbiber, tuz

    Hazırlanışı: Hamur elde etmek için, yukarıda belirtilen miktarlardaki yumurta, su, tuz ve un hamur kıvamına gelinceye dek yuğurulur. Yumruk büyüklüğünde parçalara ayrılarak oklava ile yufka gibi açılır. Açılan yufkalar 4-5 cm. kare biçiminde kesilir. Bir gün önceden ıslatılan nohutlar dövülüp karabiber ilave edilerek bir karışım elde edilir. Bu karışımdan kesilen parçaların içine misket büyüklüğünde konur, dört köşesinden kapatılarak içine sıvıyağ sürülmüş tepsiye dizilir. Tepsi kızgın fırına sürülür ve altı ve üstü iyice pişirilir.

    Pişme işleminden sonda fırından alınarak üzerine mantıların hizasına kadar kaynatılmış tavuksuyu ilave edilerek tekrar fırına sürülür. Fırında suyunu biraz çektikten sonra çıkarılarak üzerine önceden hazırlanmış sarımsaklı yoğurt karışımı dökülerek mantıların üzerine yayılır. Daha sonra üzerine süsleme yapmak için salça, sıvıyağ ve yarım bardak su ateşte karıştırılarak sos elde edilir. Yine mantının üzerine ilave etmek için tereyağ ateşte kızdırılarak tozbiberle renklendirilir. Bu karışımlar da mantının üzerine dökülerek, maydanoz yaprakları ile süslenip, sıcak olarak servis yapılır.


Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  
Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0