Sahibi belli olmayan(anonim) ürünlerden oluşur.Türkü ve mani gibi manzum ürünlerin yanında;Halk hikâyeleri,epope tipi destan,efsane,masal atasözü ve bilmece türü düzyazılı ürünler de vardır.Bunların tamamı kökleri İslamlık Öncesi Dönem’e dayanan,halkın ortak malı olan folklor(halkbilim) ürünleridir.Çoğunun okuma yazma bilmediği halk kitleleri arasında doğmuş,kullanılmış ve gelişmiştir.Seyirlik halk oyunu örneği olarak bahsettiğimiz Karagöz,Ortaoyunu ve Meddah(lık) da,bu edebiyatın önemli eserlerindendir.
Bunlar içerisinde Dede Korkut Hikâyeleri’nin özel bir yeri vardır.XII.,XIII. ve XIV. yüzyıllarda Doğu Anadolu ve Kafkasya Yöreleri'ndeki Oğuz(Türkmen) Boyları arasında oluşan bu anonim hikayeler,XV. (veya XVI.) yüzyılda bilinmeyen bir sanatçı tarafından yazıya geçirilmişlerdir.Kitab-ı Dedem Korkut ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan(Oğuz Boyları'nın Diliyle Dedem Korkut Kitabı) adını taşıyan eserde 12 hikaye yer alır.Ana tema kahramanlıktır.Oğuz Boyları'nın düşmanlarıyla, ''bazen'' birbirleriyle, ''bir iki hikayede'' de doğaüstü yaratıklarla yaptıkları mücadeleler anlatılır.İçlerinde manzum parçalar da vardır.Batılı bu özellikten dolayı,bu hikayeler destana yaklaşır.Türk Dili,Türk Folkloru,Toplum Yapısı,Töreleri,Ahlak Anlayışı,İnançları açısından çok önemli bir hazine sayılan bu öyküler,Anadolu dışındaki Türk Yurtları'nda da bilinir.Türkoloji bilimi açısından dünya çapında üne sahip olan bu hikayelerde Dede Korkut,hikayelerin hepsinde rolü olan bir uludu fakat hikayelerin yazarı kesinlikle ''değildir!''
İslami Dönem Destanları arasında,Kırgız Türklerine ait Manas Destanı'nın da ayrı bir yeri ve önemi vardır.Manas Destanı,yeryüzünde halk arasında hala yaşayan en büyük doğal destandır.Yüz binlerce dizeden oluşmaktadır ve bu destanı derleme çalışmaIarı ''halen'' sürmektedir.Destanda;9. yüzyılda yaşadıgı sanılan Er Manas ‘ın hayatı etrafında,Kırgız Türkleri’nin Tarihi,Mücadeleleri ve Toplumsal Hayatları anlatılmaktadır.Bu destanı bilim dünyasına tanıtan Çokhan Velihanof,derlenmiş bölümlerini bir bütün olarak yayımlayan da Alman Türkolog Radloff’tur.
Sözlü olarak aktarılan ve söyleyeni belli olmadığı için halkın malı olan edebi ürünler, ''Anonim Halk Edebiyatı'nı'' oluşturular.
Manzum Eserler :Anonim Halk Edebiyatı'nın şiir özellikleri taşıyan ürünleridir.
Mani:Yapıcısı,adsız halk sanatçıları olan dörtlük biçimindeki şiir türüdür.Çoğunlukla 7 heceli ve 4 dizeli tek kıtadan oluşur.Birinci,ikinci ve dördüncü dizeler birbiriyle uyaklı;Üçüncü dize bağımsızdır.Buna göre uyak düzeni şöyledir

a a x a).Tek dörtlükten oluşan maniler dışında 5,6,7,8,10, 4 dizeli maniler oldugu gibi,uyak düzeni (a x a x) biçiminde olan maniler de vardir.
Türkü:Ezgiyle okunan ve bentlerden oluşan,genellikle yapıcısı belli olmayan bir şiir biçimidir.Türkü;Daha çok yedili,sekizli ve onbirli hece kalıplaryla söylenir.Bentler ve onları izleyen nakaratlar(bunlara bağlam ya da kavuştak da denir) kendi aralarında uyaklıdır.Nakarat,bazen bentlerle aynı kalıpta bazen farklı kalıplarda olur.Dörder,üçer,ikişer dizelik bentlerle kurulan türküler de vardır.Her bentten sonra yinelenen nakarat;Dört,üç ya da bir dizeli olabilir.
Bazı türküler,mani biçiminde dörtlüklerle kurulmuştur.Bunların bazen yine mani biçiminde nakaratları olur.Bir türküyü ilk söyleyen halk sanatçısının adı unutulmuştur.Ancak sahibi bilinen türküler(Karacaoglan Türküleri) de vardır.
Bir türkü,zaman boyunca türlü değişmeler uğrayarak yaşamasını sürdürür.Türküler;Doğayı,aşkı,ayrılığı,ölümü,kahra manlığı ve askerliği,günlük yaşamın türlü olaylarını konu edinir.Kına gecesi,düğün,iş ve oyun konulu türküler de vardır.
Ninni:Çocukları uyutmak için söylenen ağır ve tekdüze şarkıdır.Ninni, ''en sade ifadeyle'' basit sözlü bir türküdür.Yapıcısı belli olmayan metin yinelenirken bebeğin durumuna ve annenin etkilendiği koşullara göre sözlerinde bazı değişiklikler yapılır.
Dizelerin ya da dörtlüklerin sonunda "ninni", "e yavruma e e e", "hu,hu,hoppala" gibi sözler yinelenir.Zaman zaman "dandini dandini danalı bebek" türünden yansımalı dizelere de yer verilir.
Anne;Ninnisiyle yavrusunun uslu durmasını ve kolayca uyumasını ister.Kolayca yürümesini,büyümesini,sünnet olmasını,iyi bir meslek edinmesini,kız çocuk ise gelin olmasını ister.
Anne,bebeğini uyuturken harekete uygun bir ritimle bebeğin huysuz ya da uysal davranışına uyacak biçimde sesini düzenler.Bebek uyumaya başladığında,sesini alçaltarak ninnisini bitirir.
Tekerleme:Masalın uygun yerlerinde kullanılan basmakalıp sözlerdir.Masalın başı,şaşırtıcı ve güldürücü olayların anlatıldığı bölümdür.Masalın başında asıl masaldan önce yer verilen tekerlemeler,akıl ilkelerine alabildiğince yan çizer ve abartmalı çelişkileri sergiler.
Tekerlemeler;Baş uyaklara ve uyaklarına,ses yinelemelerine ve özgür çağrışımlarına dayanır.Bu açıdan ''bir bakıma'' gerçek üstü şiire yaklaşır.
Bilmece:Birşeyi üstü örtülü sözcüklerle betimleyerek,dinleyeni ne olduğunu bilmeye davet eden küçük şiirdir.Bilmecelerin bir bölümü manzumdur.Bunların arasında beyit,mani gibi biçimini korumuş olanları da vardır.
Kimi bilmeceler ise aşınıp değişerek başlangıçtaki manzum şeklinden uzaklaşmıştır.Kolay söylenmesi,hatırda tutulması için manzum olmayan bilmecelerde de bazı biçimsel anlatma tekniklerine,iç uyaklara ve ses yinelemelerine başvurulduğu görülür.
Destan:Gerçeküstü ile gerçeğin,efsane ile tarihin birbirine karıştığı,bir kahramanı ya da önemli bir tarihsel olayı övüp yücelten uzun manzumedir.Türk Destanları bir şair tarafından topluca yazılmadığı gibi,bir folklorcu tarafından da destancı halk şairleri ağzından derlenip yazıya geçirilmemiştir.Bunların ancak konuları üzerinde bilgimiz vardır.Bu konulara çoklukla Çin,İran,Arap Kaynakları'nda ve bazı Türkçe Kaynaklar'da rastlanmıştır.
Ağıt:Ağıt,halk şiirinin diğer türlerine göre biraz daha özgürce uyaklanır ve ilk söyleyeni,bir süre geçtikten sonra unutulur.Daha çok Orta ve Güney Anadolu'da Afşar ve Türkmen kökenli toplumlarda belli geleneksel eylemlere uyularak,ölünün başında ya da ölü gömüldükten sonra, genellikle kadınlar tarafından söylenir.
Ağıta;İslamiyet'ten önce "sagu", Azerbaycan'da "ağı", Kerkük Türklerinde "sazlamağ", Türkmencede "ağı", "tavs" ya da "tavşa" denirdi.Âşıkların da ağıt olarak adlandırılan sekiz ve on bir heceli ya da aruzla söylenmiş şiirleri vardır.
Mensur Eserler

üz yazı biçiminde yazılmış yapıtlardır.
Masal:Masalların büyük bir kısmı,olağanüstü kişileri ve olayları konu edinir.Kahramanlarını yaşanan çevreden alan masallar da vardır.Ancak bütün masallar,hayal ürünü ve uydurma olduklarını belli eden bir anlatıma sahiptir.Türk Masalları'nda dinleyici üzerindeki bu ''yabancılaştırma'' etkisi,tekerlemelerle yapılır.
Atasözü:Halk içinden çıkan ve bir öğüdü,sağ duyusal bir gerçekliği ya da deneyime dayalı bir gözlemi dile getiren ve halkın ortak kullanımına giren kısa özlü sözlerdir.
Deyim:Belli bir dile özgü ve bir başka dilde sözdizimsel karşılığı bulunmayan dilsel biçimdir.
Fıkra:Hikaye,latife,nükte ve kıssa adını da alır.Yazılı kaynaklarda;Letaifname ve fıkrarat adları altında derlenmiştir.Konularını gülünç yaşam olayları,insan-toplum ilişkilerindeki çatışmalar ve çelişkiler oluşturur.Gerçek olaylardan yola çıkarak düz yazı dilinde başlangıç,gelişme ve sonuç bölümleriyle anlatılır.Tanzimat Dönemi'nden itibaren gazetelerde herhangi bir olayı,bir görüşe ya da bir düşünceye bağlayarak,ciddi ya da eğlenceli kısa yazı biçiminde konu edinen türe de fıkra adı verildi.
Halk Hikâyeleri:Halk Edebiyatı'nda hikayeciler ve âşıklar tarafından;Kahvelerde,köy odalarında,düğün toplantılarında söylenen hikâyeler "halk hikayesi" diye anılır.15. yüzyılda yazıldığı sanılan ve destansı bir nitelik gösteren Kitabı-Dede Korkut'taki hikayeler,bu türün ilk örnekleri olarak kabul edilir.
Dede Korkut Hikayeleri

Bookmarks