Ben hiç sevmedim bayramları büyüdükçe. Çünkü, büyüdükçe yanımda olacağını sandığım tüm büyüklerimi yitirdim ! Eskimiş, zamana karışmış eski(me)yenlerimle yarın da giriyorum bir bayrama daha..
Bir bayram daha geldi, Eskinin eski(me)yen cazibesi, özlemi ile (!) Hoş geldi sefa geldi. Gelmesine geldi de !...
Nerede bizim o eski bayramlar ?
Hatırlıyorum da;
Evlerde günler öncesinden temizlik yapılırdı, sobaların boruları temizlenirdi.
O zamanlar içi is tutan yalnızca soba borularıydı, Nazire yaparcasına insanların içinden aydınlık ve sevgi taşardı
Eskiden Vita yağları olurdu, boş vita kutularının içine çiçek ekerdi büyüklerimiz
Seramik saksılarımız yoktu bayramlarda ama yüreklerde açardı çiçeklerimiz.
Bayramlarda mahalledeki tüm büyüklerin elini öper, harçlığımızı alır 25 kuruş ile günümüzü gün ederdik ve o 25 kuruşla çocuk olmanın sevincini doyasıya, coşkuyla yaşardık.
İnsanlar evlerindeki kırık camları tamir etmekte gecikirdi ama, kırılan kalpler anında tamir edilirdi.
Bütün sokaklar bayram günü sevda çeşmesi...
İnsanlar sevdi mi gönülden severdi.
Eskiden analar oğullarını askere gönderirken de bayramdı..
Simdi anaların yüreği ağlıyor her bayramda.
Ve bir mektup geliyor "Bugün de ölmedim Anne" bir bayram havası sarar yürekleri.
Eskiden askı çağırırdı bayramlar.
Simdi kavgayı çağırıyor !
O yüzden ne tadı kaldı bayramların ne de adı...
Ha Ramazan Bayramı....
Ha Kurban Bayramı...
Ahlaksızlar haramı, zıkkımı ve yetimin öksüzün hakkını cebine indirirken...
Karanlıklar ışığa çıkmayı reddederken...
Üç-beş kuruş a satılmış adamlar, içimizdeki son aşk kırıntılarını bile mahvederken.
Ben yinede sizin ve tüm güzelliklerin zerresini kalbinde barındıranların Bayramını Kutluyorum.
alıntı
Nar-i Cicek


LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı ile Cevapla
Bookmarks