Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), dünyanın en hızlı hareket eden ve en aktif sağ-yanal atımlı faylarından biridir.
Takriben 1100 km uzunluktaki Kuzey Anadolu fayı doğrultu atımlı ve sağ yönlü
aktif bir fay (dextral-transcurrent fault) olup, son 30 senede vukua gelen yıkıcı depremler esnasında
boyları ve atımları arazi üzerinde müşahede edilmiştir. Fay tek bir kayma düzlemi olmayıp, birçok
parçalardan müteşekkil, 500-1000 m genişlikte bir «fay zonu» halindedir. Bu zonda ezilmiş-parçalanmış
kayaçlar, . sıcak ve soğuk su kaynakları, traverten teşekkülleri, gölcükler ve yer yer genç
volkan konileri tezahür eder.
Fayın muhtelif parçaları, depremler esnasında 1.5-4-3 m yatay ve 0.5-1.5 m düşey atımlar
göstermişlerdir. Fayın Pliosen veya Kuaternerden beri hareket halinde bulunduğunu ve genç Kuaternerden
bu yana 800-1000 metrelik yatay bir atımı olduğunu, fay boyunca yatakları ötelenen
genç vadi tabanlarından çıkarmak mümkün olmaktadır. Ancak, N. Pavoni'nin (1961) ileri sürdüğü
gibi, hareketin Eosen başından beri devam ettiğini ve bu esnada 350-400 km lik yatay bir yer
değiştirmenin vukua geldiğini kabul etmek için gösterilen jeolojik delillerin yeterli olmadığı kanısındayız.
Bu konu, yazıda ayrıntılı olarak eleştirilmiştir.
-anlatımıyla İhsan Ketin tarafından 1948 yılında keşfedilmiştir.-
Kuzey Anadolu Fay Hattı tam olarak :
Doğuda Karlıova ile batıda Mudurnu vadisi arasında doğu-batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en aktif ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay zonunun uzunluğu yaklaşık 1200 km dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasynda değişir.
KAF sistemi, Anadolu Bloğu'nun, güneyde Arap Plakası (senede 25 mm.'leri bulan hızlı sıkıştırma hareketi ile) ve kuzeyde (neredeyse hiç hareket etmeyen) Avrasya Plakası'nın arasında kalması ve bu sebeple batıya doğru açılma şeklinde hızla hareket etmesi sebebiyle yüksek sismik aktivite göstermektedir.
Son yapılan çalışmalarla KAF'ın Marmara denizi içerisinde doğrusal bir yapılan çok birbirini takip eden paralel'e yakın parçalara ayrıldığı saptanmıştır. Yinede bu hat tek bir parça gbi gösterilebilir, bu durumda;
Bu noktada depremin büyüklüğü değil İstanbul'a ulaşacak sismik dalgaların şiddetinin ne olacağı önemlidir. Bu dalgalar çeşitli etkenlerle şiddet açısından büyüme yada küçülme gösterebilir. Aynı zamanda deprem değil bina öldürür, sözü hafife alınmamalı ve binalar gerekli ise güçlendirilmedir.
Fayın tek-iki-üç dört parçada bölünmesinden ve kırılmasından çok bunun İstanbul'u nasıl etkileyeceği esas meseledir ve sevgili hocalarımız bu konuda bilgilendirme yaparlarsa insanlarımız daha çok aydınlanabilirler.


LinkBack URL
About LinkBacks





Alıntı ile Cevapla

Bookmarks