İran Minyatürüyle Tiyatrosunun Bağları
مينياتور ايرانی و تئاتر ايرانی
Minyatür, Halı ve Hat sanatları - tıpkı Türkiye'de olduğu gibi - İran'ın milli sanatları olduğu halde, kimlik, değer ve kültür özelliklerini taşımaktadırlar. Tarihi açıdan bu sanatların sadece kendi gelişimleri değil başka sanatlara nasıl sıçradığı, onların gelişimine neden oldukları, günlük hayata taşınmaları ve nihayet kendi gelişim yönleri de söz konusudur.
Mesela minyatürle şiir, musiki ve halı resminin tasarımc ılığındaki bağlar, etkileşim ve gelişim dikkat çekicidir. Bu birleşim hem görsel olarak hem de içerik olarak, onların gelişiminde önemli katkı sağlamaktadır. Ustaların yaptıkları minyatürlü halılara - genelde küçük boyutlu ve çerçeveli- "suret" (yüz) denilir. Şiir eserlerini halka tanıtmak için İran'ının eski klasik şiir eserlerinin resimlendirilmesi görevi minyatür sanatçılarına düşmüştür.
Örneğin Firdevsi, Hafız ve Sadi gibi büyük şairlerinin eserleri, minyatür ustalarla süslendirilmiştir. Bu muhteşem eserlerin minyatürleşmesi, halka söz konusu eserlerin ilişkisini derinleştirmiştir. Ve bunların hepsi ilim ve bilim alanlarında toplumsal gelişimlere neden olmuştur. Minyatür ister yapısıyla ister anlamıyla veya göz kamaştırıcı güzellikleriyle tam anlamıyla edebiyat ve sanat hayatının gelişimine neden olmuştur.
Minyatür, İran'ın orta ve geleneksel oyunlarının gelişimini, yaygınlaşmasını ve hayata taşınmasını sağlamıştır. Örneğin; Taziye, Nakkali, Kahvehane nakli, Şehname hanı, Perde hanı ve zor hane gibi oyunlarda, yer bulmuştu.
İran Tiyatrosunu yeni ve modern akımı başladığı zaman, bu tür tiyatroların eski tiyatrolardan etkilendiği nedeniyle, tekrar minyatür sanatı, bakışıyla, üslubuyla, kurgusuyla ve tekniğiyle modern tiyatro türlerine de dahil olmuştur.
Maalesef bu araştırmayı yaptığımda bu alanda hiçbir ciddi kaynak ister kitap olsun ister makale, bulunmadı. Bu araştırma ve makalede minyatürle tiyatro ( modern ve özellikle geleneksel oyunlar) ilişkilerin çeşitli konular ve alanlarla aktarmak istedim.
Maziye kısa bakış
"Matların", "Part'lara" inilmesi ve İran halkının İskender ordusuyla çatışması antik İran tiyatrosunun oluşumunda büyük katkı sağlar.
Büyük İskender'in ordusuna inilmiş İran halkı, bir taraftan zengin oyun geleneğine sahiptir bitaraftan Yunanistan'dan getirilmiş tiyatro oyuncularını karşısında bular.
"Pulutark'a" göre İskender'in ordusu Yunanistan'dan gelen sanatçılarla İran'da kaç "amfi tiyatro" binası yaparlar.( Saruhani-153) "Sulukiler" - İran'a 70 yıl hâkim olan yunanlılar - dönümünden baki kalan bazı amfi tiyatro binaları o çağa ayıttır. İki ayrı kültürün (İran ve Yunanistan) yan yana gelmesi İran tiyatrosunun yönünü ve yöntemini tamamen değiştirmiş ve özelliklere sahipletmiştir.
Mekânlaşmış Gezen ve dolaşan İran tiyatro gurupları "sulukilerin" zayıflamasıyla tekrar kendi geleneklerine döner ve eskisi gibi salonlarda değil meydanlarda gösteri yapar.
"Sasanılar" dönemi, oyunlar doğum, ölüm, evlilik, gibi konuları kapsar. Bu dönemin en özeliği, uyanlara musikinin girmesidir. İran tiyatrosu bu tarihten sonra yeni döneme kadar hiçbir zaman mekânsal olmamıştır. Ama araştırmanlar 100den fazla oyun türüne işaret ederler. Bu oyunlar meydanlarda, Kahvehanelerde, evlerde ve halkın olduğu yerlerde gösterilmekteydi.
Tabiiyetle ilgili ve ondan kaynaklanan törenler, dini inançlar, mitolojik ve hamasi değerler çeşitli oyunlarının alt yapısın oluşturmaktadır. TAZİYE ve NAKKALİ türleri (nakletmek veya Türkiye'deki gibi meddahı gibi bir tür oyun) bu oyunların en başında gidenlerden sayılmaktadır. Hatırlamak gerekiyor ki TAZİYE hem İran'ın şimdiki modern tiyatrosun etkilemiş ve hem de dünya üzerinde şöhret kazanmıştır.
Öyle ki BIREHT kendi DİSTANTAION tekniğin ona borçlu buluyor. NAKKALİ minyatürle iç içe gelmiş ve içerik, teknik, kurgu, dekor, görsel arka perde ve yardımc ı gibi bir araç olarak bu sanattan etkilenmiş ve onu kendi oluşumunda kullanmıştır.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla

Bookmarks