![]()
16.yy. sonu Türk Miğferi
Miğferkelime olarak
savaşta başa giyilen tas
çelik başlık
tulga anlamlarına gelmektedir. Türkçe`de
zırh başlık
zırh-külah
aşık
aşuk
ışık
yışıh
dalga
dobulga
doluga
davulga-dulg
tobulga
toğulga
tulga
tuvulga
yalma
yelme gibi isimlerle de anılmıştır.
Yakın savunma araçlarından olan miğferdoğuda daha çok konik uçlu
başlık şeklinde kullanılmıştır. Bunun nedeni
kılıç darbelerini yana kaydırarak tam bir korunma sağlaması ve giyene heybetli bir görünüm kazandırmasıdır.
Türk miğferlerinde her yüzyılın kendine has özellikleri görülmektedir. 14. yüzyılın sonu ve 15. yüzyıl Türk miğferlerinin hemen hepsi göz siperlikli ve peçeliklidir. Bu dönemde gövde oldukça ince ve sivridir. 15. yüzyılın sonlarına doğru gövdenin inceliğini kaybettiğinitepeliğin küçülerek kısaldığını ve doğu etkili dışa taşkın ve şişkin gövdenin belirmeye başladığını göruyoruz. 16. yüzyıl
Türk miğferleri için en olgun devir olarak kabul edilir. Bu dönemde miğferlerde oranlar gayet başarılı olarak tatbik edilmiştir. Ağız çevresi ve gövde
birbirleriyle uyum içindedirler. 17. yüzyılın başında tepeliğin fonksiyonunu kaybettiğini ve gövdenin bazen dilimli
bazen düz olduğunu görüyoruz. Yine bu dönemde göz siperliklerinin kalkarak yerine alın siperlerinin geldiğini anlıyoruz.
Bayramlarda ve özel tören günlerinde giyilen değerli taşlarla süslenmiş ve çok güzel yazılarla bezenmiş Türk miğferleri de vardır. Türk miğferlerinde süsleme olarak kazımakakma
kabartma tekniğiyle bitkisel motifler ve bolca yazı uygulanmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi Silah Bölümü'nde 17. yy.`a ait çok miktarda tombak miğfer de bulunmaktadır.
Memluk miğferlerinde15. yüzyılda çok parçalılık görülür. 15. yüzyılın ilk yarısında siperlikli miğferlerin ilk örnekleri ortaya çıkıyor
bunlar kasket görünümündedirler. 15. yüzyılın ikinci yarısında miğferler uzayıp sivrilerek konik formu doğurur. Bu yüzyılda hareketli burun siperliğinin yanına bir de tuğ yuvası ilave edilmiştir. 16. yüzyılın başında ilk defa kitabeli miğfer yapılır ve süslemeye daha önem verilmeye başlar. Memlük miğferlerinde süsleme olarak kazıma
kakma
kabartma
altın yaldız
bitkisel motifler ve yazılar görülür.
İran miğferlerinde15. yüzyılda kendilerine özgü bir Yarım Küre formu görüyoruz. Ağız kısımlarında kitabe
gövdede süsleme motifleri vardır. Miğferde bir burun siperliği ve iki tuğ yuvası alır. 16. yüzyılda basık yarım küre formu devam ederken miğferlerde tepeye doğru bir sivrilme görülür. Bu yüzyılda miğferlerdeki tuğ yuvasının ikiden üçe çıktığını anlıyoruz. 17. yüzyılda zırh peçeliğin üç sivri uzantı halinde sarktığı görülür. İran miğferlerinde süsleme olarak bitkisel süslemenin yanısıra
insan ve hayvan figürleri
hayvan mücadelesi sahneleri mimari motifler ve bolca yazı yeralmaktadır.
TürkMemluk ve İran miğferlerini birbirleriyle karşılaştırdığımızda
Türk ve Memlük miğferlerinin form olarak birbirlerine benzediğini İran miğferlerinin ise gerek form ve gerekse peçelikli oluşlarıyla onlardan ayrıldığını görmekteyiz. 17. yüzyıldan sonra ise miğferlerin süsleme ve form bakımından herhangi bir değişikliğe uğramadığını ve işlevlerini yitirdiğini anlıyoruz.
Miğferin Yapımı
Dövme tekniği ile yapılan miğferlerbir tek madeni levhadan hazırlanabildikleri gibi ayrı ayrı parçalar halinde yapılıp
sonradan birleştirilebilirler. Genellikle gövde kısmı tek parçadan hazırlanır
enselik
kulaklık
alın siperliği ve tuğ yuvaları miğfere sonradan perçinlenirdi.
Tek parçadan miğfer yapılırken kullanılacak maden levha haline getirilir ve ısıtılarak ortası çukurlaştırılmış kalıplar içerisine konurdaha sonra etrafına dizilmiş ustalar tarafından sıra ile dövülerek yuvarlak bir şekil alması sağlanır. Dövme işleminden sonra maden sertleşerek kolay kırılabilir bir duruma geldiğinden
daha sonra levha ateşte tavlanarak yumuşatılır ve tekrar dövülmeye devam edilir. Bu işlem
maden istenilen şekle gelinceye kadar devam eder
dövme işlemi büyük bir ustalık ve maharet ister
çünkü çekiç darbe izlerinin maden üzerinde belli olmaması gerekmektedir. Eğer parçalı miğfer yapılmak isteniyorsa karşılıklı kenarlar lehimlenmek sureti ile birbirine tutturulur.
Burun siperliğialınlık vBulletin. gibi parçalar miğfere genelde perçinle tutturulmuşsa da bu işlem için özel menteşeler de kullanılmıştır. Perçinler miğferin kendi hammaddesine göre
bakır miğferde bakırdan
demir miğferde demirden yapılmışlardır. Bazı miğferlerde gövdede görülen dikey veya yana meyilli yivlerin daha önceden tahta kalıba çıkarıldığı ve çekiçle dövülerek form verilirken bunların da eserde belirdiği tahmin edilmektedir.
![]()
15.yy. sonu Türk Miğferi
İlk devirlerde miğferlerin demir ve çelikten yapıldıklarını 16.yy dan sonra isebakırdan yapılmış miğferlerin yoğunluk kazandığını görüyoruz.
Miğfer Türleri ve Parçaları
A - Peçelikli Miğferler
1- Peçelik: Miğferin ağız kısmına tutturulan ve omuzlara kadar inenön tarafı açık
çelik halkalardan örülü bir parçadır. Önden alın hizasına kadar
yanlardan ve arkadan omuzlara kadar iner. Bazı miğferler de önden rozet şeklinde sustalarla tutturulmuştur.
2- Ağız Kısmı: Miğferin başa geçirilen kısmıdır. Ön tarafında iki göz oyuğu olupgöz oyuğunu ve ağız çevresini çok defa ince ve çelik bir çember çevirir. Bu çember mukavemeti arttırmak için konmuştur. Yapıldığı döneme göre yüksek veya dar olabilir. Ağız kısmı gövde ile
kesiksiz olarak tepeliğe kadar devam edebilir. Kitabeler zemininde rumi ve palmetlerden gelişen motiflerle süslendiği gibi
zeminin spiral motiflerle de ¤¤¤yin edildiği görülür.
3- Gövde: Miğferin en dikkati çeken yerlerinden biri olupdik ve diagonal yivlerle süslü olduğu gibi bazen de düz olarak bırakılmıştır. Gövdede genellikle kitabe yoktur.
4- Tepelik: Yukarı doğru uzayan ve gövdenin yuvarlaklığını kapatan ince uzun bir parçadır. Erken dönemlerde tepelik ayrı bir parça halinde yapılmış ve miğfere raptedilmiştir. Geç devirlerde özelliğini kaybetmiştir. Bu kısım ile gövdenin birleştiği yere YALMA denir.
5- Burun Siperliği: Burnu korumak için yapılmış olup hareket kabiliyetine sahiptir. Aşağı yukarıinip çıkabilir. Bazı miğferlerde her ucu
bazılarında da yalnız üst ucu alem şeklindedir.
6- Çengel: Harp edilmediği zaman miğferi taşıyan şahsın peçeliği toplayıp yüzünü açması için konulmuştur.
![]()
17.yy. sonu Türk Miğferi
B- Siperlikli Miğferler
1- Ağız Kısmı
2- Gövde
3- Tepelik
4- Burun Siperliği: Peçelikli miğferlerle aynı olupfazla olarak şu parçaları vardır:
a) Alın (Güneş) Siperliği: Alnın çeşitli darbelerden ve güneşten korunması için yapılmıştır.
b) Kulaklık: Kulakların korunması için yapılmıştır.
c) Enselik: Peçeliği kaldırılmış olan miğferlerde iki parça olarak peçeliğin yerini tutarlar. Az da olsa hareket kabiliyetleri olupmiğfere özel menteşeler ile bağlanmışlardır.
Miğfer Süslemelerinde Kullanılan Teknikler
1- Oyma (Ajur) Tekniği: Değişik madenlerden sivri uçlu çelik kalemlerle oyularakarada boşluklar bırakacak şekilde işlenmesine denir. Bazen motifler ve yazılar oyulur
bazen de aradaki boşluklar oyularak motifin kabarık bir görünüm alması sağlanır.
2- Kazıma Tekniği: Maden sanat eserlerinin üzerinin çelik kalemlerle işlenmesine denir.
3- Dökme Tekniği: Eritilen madenin bir kalıp içine dökülmesiyle yapılır.
4- Kakma Tekniği: Madenintahtanın
veya taşın bazı kısımlarını oyarak daha kıymetli başka bir madenden veya maddeden parçalar yerleştirmek suretiyle yapılan süsleme tekniğidir.
5- KabartmaTekniği: Madenin yüzeyi önceden hazırlanan örnek kalıbı üzerine konularak ve arkasından satha çizilmiş motiflerin içi sivri uçlu aletlerle dövülerekmotiflerin satha kabarık olarak çıkarılması tekniği olup
genellikle düz yüzeylerde kullanılır.
6- Tombak Tekniği: Genel olarak bakır üzerinin altınla kaplanmasına denir.
Türk Madeni Silahlarında "Kayı Arması"
Maden işlerinde kullanılan tekniklerbazı buluşlada hemen hemen aynen kullanılmışlardır. Kayı boyu damgasının her esere yüz yıllar boyunca hiçbir değişikliğe uğramadan vurulması önemli bir durumdur. Bu damga eserin bütün işlemleri bittikten sonra uygulanırdı.
Türkler bütün silahlarına kayı damgasını vurmuşlardır. Bu damga harplerde ele geçirilip ikinci defa kullanılan malzemeye de vurulmuştur.
![]()
16.yy.sonu Türk Miğferi
![]()
Türk Miğferi (Kayı damgalıdır)
![]()
15.yy. miğferi (Antik A.Ş. arşivinden)


LinkBack URL
About LinkBacks
kelime olarak




Alıntı ile Cevapla

Bookmarks