![]()
![]()
Viole o gün çok telaşlıydı.. Sevgilisiyle buluşacaktı ama ahh şu üvey dayısı.. Her b..ka maydonoz olmakta üstüne yoktu.. Kaç zamandır nefes aldırmamıştı Violeye. Erkek kılığına girmiş yine olmamıştı, aksi gibi sigarasına ateş isteyeceği tutmuştu yolda gördüğü erkek kılıklı Violeden.. Foyasıda meydana çıkmıştı tabi..
Ama şimdi üvey dayısı şehir dışına çıkmıştı.. Kalbi küt küt atarak caddeleri hızlı adımlarla geçiyordu.. O kadar telaşlı ve heyacanlıydı ki herhangi bir taşıta binmek aklına bile gelmemişti. Bu şekilde Aksaray'dan Eyüp'e kadar yürümüştü ki aklına taksiye binmek geldi.. Daha Beşiktaşa gidecekti..
O sırada semada yankılanan ezan sesini duyunca Eyüp Sultanda iki rekat namaz kılıp dua edeyimde öyle gideyim diye geçirdi aklından.. Tam cami dış kapısından giriyordu ki birisiyle çarpıştı ve çantası bir yana şapkası bir yana savruldu.. O anda aklına reklamlardaki gibi birşey geldi.. Yanakları al al kızardı... Hani vardı ya, bir kadın bir erkek çarpışıyor, erkek düşenleri toparlayıp kızımıza veriyorda aralarında parfümün etkisiyle midir, havanın etkisinden midir , kızın güzelliğinden midir her neyse işte, o durumdan bir aşk doğar ya.. Acaba? dedi içinden..
Aaaaaa o da ne?
Karşısında dayısı sırıtıyordu.. Üstelik yere düşenleride kendin al dercesine toparlamıyordu.. Viole yarı korkudan -hatta daha çok korkudan- yarı şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı, vazgeçti sonra yutmaktan lazım olur diye..
- ddd ayı amann dayı..
- Dilim dışarı çıktı yeğenim seni takip etmekten, maşallah yörük atı gibi hızlı hızlı nereye böyle?
Violenin böyle durumlarda aklı 3 misli hızlı çalışırdı ama bugün 3 değil hiç çalışmadı işte..
-Ekmek almaya çıkmıştım dayı..
Dayısı şöyle alaycı alaycı etrafını bir süzdükten sonra..
- Halk ekmek mi arıyon yoksa hocaya bir çuval un verdinde beraber ekmek yapıp evemi götürecektin..
- valla dayı benim bi suçum yok, Almira gönderdi beni..
- Yav ekmek almanın suç olduğunu kim söyledi.
- Ne bileyim işte suç sandım..
Dayısı şöyle havayı bir kokladıktan sonra
-şöyle bir yanaş bakalım yanıma yeğenim, bu kokular ne böyle, 32 çeşit koku sürmüşsün üstüne, birde takıp takıştırmışsın.
-Yok dayı her zaman ki halim
-Yav evde zebra gibi pijamayla gezdiğini bilmesem tamam diyecem, söyle bakalım saatte 40 km hızla nereye gidiyordun? Anasını satayım senin yüzünden çok kilometre yaptım, yağ değişimim geldi..
-Hihihih dayı nasıl yani, sen motor musun?
-Höst densiz, ne motoru?
-Ne bileyim kilometren doldu falan..... Tam bu sırada Violenin aklına şeytanca bir fikir geldi.. Hemen üste çıkmalıydı..
-Ne o dayı sende pek bir süslenmişsin, yoksa kaçak kesim mi haaa.. Hi hoo ho hüüyt şeklinde birde acayip bir gülüş yaptı ki kendi bile şaşırdı..
Dayısı afallamıştı, Violeyi niçin takip ettiğini bile unuttu.. Bir anda heyecanlandı, yoksa bu kız bişeylermi biliyordu... Amaniiin ya karısı duyarsa..
-Öhüm, kız dengesiz hiç ben öyle şeyler yaparmıyım, höst bakayım..
- Ee o elindeki çiçek ne?
- Hangi..şey ekecem bunları ekecem bahçeye..
-Ya dayı sen apartmanda oturuyorsun, nerene ekecen bunları yoksa..hihihihi
-Sus edepsiz, sevabına birine veririz heralde..
Bu esnada dayısının arkasından süslü püslü bir kadın yaklaştı, elleriyle dayısının gözlerini kapatıp oğuşturuyor bir yandanda bil bakalım ben kimim tatlııım diye ciyaklıyordu..
Dayısı beyhude çırpınıyordu, yakalanmıştı Violeye.. Kadın hala ciyaklıyordu..
-Ben kimiiiim tatlııım..
-Ananııın... Amanııınn ... şey tanıyamadım..
-Ay tanımadın mı? Benim ben ayol ne çabuk unuttun, hani kaç aydır fan fini fon..
- Hay fanınıda fonunuda.. Tamam yakalandım.. Teslim oluyorum viole..
- Ehh dayı sen beni görmedin ben seni görmedim tamam mı? Bundan sonra işlerime burnunu sokmayacaksın.. Bugünün anısınada fotoğraflarınızı çektim okey mi?
Dayısı çaresiz kalmıştı.. Kırk katırmı kırk satırmı durumuna düşmüştü.. Hay yalan dünya diye küfürler ederek Violenin teklifini kerhen kabul etti..
....devam edebilir...))


13Likes
LinkBack URL
About LinkBacks
))



Alıntı ile Cevapla


Bookmarks