+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Samsun un doğal güzellikleri

 Turizm Gezi Tatil Türkiye Katagorisinde ve  Karadeniz Bölgesi Forumunda Bulunan  Samsun un doğal güzellikleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Samsun Tekkeköy İlçesi Hamzalı Köyünden bir görünüm Tekkeköy köylerinden genel bir görünüm Tekkeköy köylerinden genel bir görünüm Tekkeköy sanayi bölgesi ...

  1. #1


    Tanımlı Samsun un doğal güzellikleri







    Samsun Tekkeköy İlçesi



    Hamzalı Köyünden bir görünüm

    Tekkeköy köylerinden genel bir görünüm

    Tekkeköy köylerinden genel bir görünüm

    Tekkeköy sanayi bölgesi ve sahilden bir görünüm

    Tekkeköy köylerinden genel bir görünüm

    Tekkeköy sanayi bölgesi ve sahilden bir görünüm

    Samsun Asarcık İlçesindeki Tarihi Eserler



    TARİHİ ESERLER


    Asarcık küçük bir ilçe olmasına rağmen içinde birçok zenginliği barındırmaktadır. Buram buram tarih kokan bir yerdir.
    Bunlardan ilki hiç şüphesiz Gökgöl köyünde bulunan 130 yıllık bir geçmişe sahip olan Ahşap Cami’dir. Kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen caminin içinde eski kılıçlar, Kuran-ı Kerimler bulunmaktadır.(Caminin yapılış tarihi:1870)
    Bu caminin bahçesinde her yıl Kurban Bayramı’nın ikinci gününde “Zi’ret” yapılır. Civar köylerden insanlar gelir,kurbanlar kesilir,şenlikler yapılır.Güreş müsabakaları düzenlenir.
    Caminin bahçesinde camiyle yaşıt koca koca meşe ağaçları dikkati çekmektedir.
    Ayaklıalan Köyü’nde bulunan Rumlar’dan kalma tarihi belli olmayan bir kilise kalıntısı bulunmaktadır.Bu kilise hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz.Hala varlığını sürdüren bu kilise şuanda yıkık bir haldedir.Asıl mimarisini yitirmiştir.
    Ayrıca Koşaca,Kılavuzlu,Yarımca ve Musaağa köylerinde de tarihi özellikler gösteren camiler bulunmaktadır.












  2. #2


    Tanımlı Ce: Samsun un doğal güzellikleri





    Samsun Salıpazarı İlçesi



    Samsun Salıpazarı İlçesi


    Terme ve Çarşamba ilçelerine ait Alanyaykın, Düzköy ve Bereket köylerinin birleşmesiyle 1973 yılında Belediye olmuştur. 1987-88 yıllarında da ilçe teşkilatı kurularak Samsun'a bağlanmıştır.

    I. Dünya savaşından önce yörede Türk köylerinin yanında Rum, Ermeni ve Gürcü nüfusunun yaşadığı bilinmektedir. I. Dünya savaşı sırasında özellikle Ermeni çeteleriyle Türk halkı arasında çatışmalar yaşanmıştır. Ancak; Türk halkının mücadelesi sonunda Ermeniler bölgeyi terketmek zorunda kalmıştır.

    Samsun'a uzaklığı 54 km. olan ilçenin, Güneyi Erbaa ve Akkuş, Doğusu Terme, Batısı Ayvacık, Kuzeyi ise Çarşamba ilçeleriyle çevrilidir. Salıpazarının denize kıyısı yoktur. İlçenin kuzeyi düzlük, güneyi engebelidir. Yeşilçay ve Terme çayı ilçe merkezinde kesişmektedir. Bu çaylar üzerinde üç köGoogle Page Rankingü vardır. Salıpazarı ile Gökçeli köyünü Kurt köGoogle Page Rankingüsü, Yavaşbey köyünü ise Maviren köGoogle Page Rankingüsü birbirine bağlar. 6400 nüfusa rağmen salı günleri ilçe merkezine kurulan pazar sayesinde bir hareketliliğin dişında genel olarak sesiz bir görüntüye hakimdir ve ilçede devlet kurumlarının binaları (hükümet konagı, ilçe hastanesi vBulletin.)yeni yapılmaktadır.İlçeye ulaşım Çarşamba ilçesi otorgarında kalkan özel halk otobüs ve minibüsleri ile yapılmaktadır.

    Adını Salı günleri kurulan pazarından aldığı bilinmektedir. Gelenlerin ziyaret edip uzun süre konaklayabilecekleri bir tesis ya da mesire yeri bulunmamaktadır ancak dağların eteklerine kurulmuş ve ilçe merkezine de oldukça yakın olan iki adet de alabalık tesisi bulunmaktadır.Sportif olarak bir futbol sahası bulunmaktadır.

    Halkın büyük çoğunuluğu geçimini tarımdan sağlamaktadır. tarım bitkileri arasında özellikle fındık alanları çoğunluktadır. bunun yanı sıra pirinç, mısır, pancar tarımcılığıda yapılmaktadır. bir kısım hane halkıda hayvancılıkla uğraşmaktadır.


    Samsun Yakakent İlçesi


    Samsun Yakakent İlçesi


    Yakakent (eski adı Gümenez/Gümenos) Samsun ilinin bir ilçesidir.

    1967 yılında belediyeye kavuşurken 1991'e kadar kasaba, sonrasında ilçe olmuştur. Aynı tarihte Gümenos adı Yakakent haline dönüşmüştür. Balıkçılık ve tütün ön plandaki ekonomi unsurları olsa da yaz mevsimlerinde binlerce turist ilçeye önemli para bırakmaktadır. Aynı zamanda bir Japon şehri olan Kushimoto'nun kardeş kentidir.

    Yakakent'in kuruluşu M.Ö.200 yılına dayandırılmaktadır. Bizanzlıların kurduğu bu yerleşim yerinin adı zamanında 'kominos' idi. Kominos yunanca 'kafasız piskopoz' anlamına gelmektedir. Yavuz Sultan Selim, Çaldıran seferi için Trabzona doğru hareket ederken Kominos'u yerle bir etmişdir. Günümüzün Yakakent'i 1800 yılında Gerze'den gelen 3-4 aile tarafından kurulmuşdur. Sonradan buraya yerleşen Türkler adını 'Gümenez'e çevirmişlerdir. 1893-95 yıllarında gerçekleşen Rus işgalinden kaçan doğu karadenizliler ve 1922 yılında Selanik'den gelen mübadillerle Yakakent büyümüşdür. Muhtarlık 1896 yılında , Belediye teşkilatı ise 1 Mart 1963 yılında kurulmuştur. Belediye teşkilatının kurulması ile Gümenez ismi, kıyı şehri anlamına gelen 'Yakakent' olarak değiştirilmiştir. 09.05.1991 tarihinde de ilçe olmuştur.

    Samsun Terme İlçesi


    Samsun Terme İlçesi


    Batısında Çarşamba Doğunda Ünye Bulunmaktadır. Nüfusu 2000 Sayımları Sonuçlarına Göre 25.052'dir. Belediye Başkanı Ahmet Yirmibeşoğlu'dur. TERME TARİHİ

    Terme'nin tarihi M.Ö. 1OOO yılına kadar iner. Terme adının Termisus veya Termodon’dan geldiği söylenmektedir. İlçenin halkının Gaşkalar olduğu sanılmaktadır. Hititler Samsun'a kadar yayılınca Gaşkalı'larıda yönetimleri altına almışlardır.Bazı tarihçilere göre Terme'ye Amazonların yerleştikleri kabul edilmektedir. Hatta M.Ö.562'lerde Samsun kurulurken Terme şehrinin mevcut olduğu belirtilmektedir. Türklerin Anadolu'ya hakim olmaya başladıkları 11.yüzyıla kadar Terme'ye Hititler, Frigler, Medler, Persler ve Romalılar hakim olmuşlardır. 395 yılından itibaren Terme Roma İmparatorluğunun Doğu yani Bizans Devletinin hakimiyetine girmiştir. Türklerin 1048 Pasinler, 1071 Malazgirt zaferlerini kazanmalarıyla birlikte, Önce Doğu Anadolu Bölgesindeki Bizans hakimiyeti sona erdirildi. Doğu Karadeniz Bölgesinde ilk önce Çoruh Vadisi'nden içlere doğru giden Türk-Çepni boyu görüldü. 1204 tarihinde Bizans, Latinlerin istilasına uğrayınca İstanbul'dan kaçanlar Trabzon'da Kommenler Devletini kurdular.Bu Devlet zaman zaman Samsun'a kadar hakim oldu. I. Alaeddin Keykubad zamanında (1219-1236) Terme dahil bütün Karadeniz sahili Anadolu Selçuklularının yönetimine girmiş oldu. Moğolların istilasından sonra bu bölgenin genel valiliği Uygur Türkü olan Eretna Bey'e verildi. Eretna Bey, Amasya, Samsun, Tokat, Sivas, Kayseri bölgesinde kendi adıyla devletini kurdu. 1381'de Kadı Burhanettin, Eretna Beyliğini ele geçirince Termedonun bölgesine bağlandı. Bu arada Samsun ve civarında Canik Beyliği de kurulmuştur.1398 yıllarında Yıldırım Beyazit Amasya ve Karadeniz bölgesini alınca Taceddin Oğulları ve Canik Beyleri Osmanlı yönetimini kabul ettiler. Bundan sonra Terme Kazası Cumhuriyet dönemine kadar Canik Mutasarrıflığının idaresinde yönetildi. Bu arada Terme 1.Dünya Savaşı yıllarında Eylül 1916 da Ruslar tarafından bombalandı, ve zararlar gördü. Milli Mücadele döneminde Rum ve Ermenilerden oluşan çeteler Terme'yi yakıp yıkma faaliyetlerine başladılar. Bölgedeki bu çete faaliyetlerine karşı silahlanan kahraman yöre halkı Rum ve Ermeni çetelerini zararsız hale getirmesini bildi. Mustafa. Kemal 1919 yılında Milli Mücadeleyi başlatmak için Samsun'a çıktığında Onu karşılayanlar arasında Terme'den Hacı Kuzu Fevzi Efendi'de bulunuyordu.

    COĞRAFİ YAPISI

    Terme Ovasının 4. Jeolojik zamanda oluştuğu sanılmaktadır. İlçenin güneyinde yer alan Canik Dağlarının yüksekliği yer yer 2000 metreyi bulmaktadır. Yüzölçümün yarısını oluşturan bu dağlık ve engebeli arazi fındık bahçeleriyle kaplıdır. Terme'nin Karadeniz kıyısındaki uzunluğu 40 km. bulunmaktadır. İlçenin kuzeyinde denize yakın mesafede Akgöl ve Simenit Gölleri vardır. Bu göller tuzlu olduğu için sulamada kullanılmaz. Avcıların uğrak yeri olan bu göllerde balıkçılık yapıldığı gibi, çeşitli kuşların da uğrak yeri olma özelliği vardır.Samsun İline bağlı Orta Karadeniz Bölgesinde bulunan Terme, yüzölçümü 583Km²’dir.Denizden 3 km. içeride olup, Terme Çayı kenarında kurulmuş şirin bir ilçedir. Kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Ordu'nun Ünye İlçesi, güneyinde aynı ilin Akkuş İlçesi, batısında Samsun'un Salıpazarı ve Çarşamba İlçeleri bulunmaktadır. Samsun İline 57 Km. uzaklıktadır. En yakın yerleşim birimleri olan Çarşamba İlçesine 22 Km, Ünye İlçesine 32 Km. uzaklığı bulunmaktadır.

    İKLİMİ

    Terme'de her mevsim yağışlı tipik Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Kışlar ılıman, yazlar ise serin geçmektedir. İklime bağlı olarak doğal bitki örtüsü ormandır.Ancak son 30 yıldan beri hızlı nüfus artısı sonucu, ormanlar tükenerek tarım alanlarına dönüştürülmüştür. Buna karşın kavak ağacı yetiştiriciliği önem kazanmış olup, Gölardı kavak ağaçlaması alanı dünyanın sayılı kavaklıklarındandır. Engebeli güney arazisinde ormanların yerini fındıklık bahçeleri almış olup, ormanda genelde küçük parçalar halinde ve köy korulukları şeklindedir.Terme'nin uzun ve geniş kumsalları vardır. Miliç, Çobanyatağı ve Kumcağız mevkileri, sahil şeridi içinde olduklarından turizm acısından ilgi çekmektedir





    Samsun Ladik İlçesi



    Samsun Ladik İlçesi


    2000 nüfus sayımına göre merkez ilçe nüfusu 9086, ilçe genel nüfusu ise 21.997'dir. İlçe genelinde ekonomik hayat, tarım ve hayvancılığa dayanır, yörede dışarı göç olması nedeniyle ilçenin toplam nüfusu azalmaktadır, köylerde genç iş gücü çok azalmıştır.

    Ladik, 1414 yılında, Canik Beylerinin Osmanlılara katılmasıyla birlikte Cumhuriyet dönemine kadar Sivas Sancağına bağlı Amasya Vilayeti sınırları içerisinde kalmıştır. Sık sık meydana gelen depremlerden dolayı tarihi kalıntıları görmek zordur.

    İlçe 36 (doğu) boylam, 41 (kuzey) enlem dereceleri arasında yer alır, ilçenin yüzölçümü 575 km2 olup, km² başına ortalama 38 kişi düşer. Rakımı 950 metredir. İlçede kara iklimi hüküm sürmekte olduğundan, kışlar uzun ve sert, yazlar ise serin geçmektedir.

    İlçenin doğusunda Ladik gölü vardır. Ladik gölünün kenarında belediyeye ait balık lokantası bulunmaktadır. gölden çıkan turna balığı nefistir. Tersakan çayı da bu gölden kaynaklanmaktadır. Göl üzerinde bulunun regülatör su birikimini ve su akışını sağlamaktadır. 1997 Yılından bu yana Temmuz aylarında İlçede Akdağ köylerinde (aktaş köyü) Yayla Şenlikleri düzenlenmekte , bu etkinlik ilçeye ekonomik ve sosyal aktivite sağlamaktadır. İlçenin Hamamayağı köyünde 37 °C’de sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Buradaki kaplıca tesisleri Belediye tarafından çalıştırılmakta, yaz aylarında ilçeye ekonomik ve sosyal hareketlilik sağlamaktadır. Genel olarak ilçenin nüfusu giderek azalmakta, ekonomik yaşam zorlaşmaktadır. Ladik Çimento Fabrikası, Ladik Akdağ Su, Ladik Akdağ kimya önemli bazı sanayi kuruluşlarıdır.
    Samsun Asarcık İlçesi



    Samsun Asarcık İlçesi


    Cumhuriyetten önce adı Biricik olan Asarcık’ın adı daha sonraları Biçincik olmuştur.Asarcık’ın bulunduğu bölgenin genel adı Hisarcık’tır. Şekil itibariyle bir hisarı andırdığı için bu adı almıştır. Son olarak Asarcık adını almıştır. 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan kaçan Çerkezler bu bölgeye yerleştirildi. Ormanlık alan biçilip iskâna açıldı. Biçmek anlamına gelen Biçincik adı da o günlerde verildi. İskâna açılan bölgede daha sonraları devlet tarafından bir sürü konut yaptırıldı ve Çerkezler bu konutlara yerleştirildi. Cumhuriyetten önce Asarcık ve civarında Rumlar yaşamaktaydı. Rumlar, Kurtuluş Savaşı sırasında çeteler kurup Türklere zarar verince, Atatürk, Samsunlu Topal Süriye adlı bir kişiyi teğmen rütbesiyle bölük komutanı olarak Asarcık ve civarına göndermiştir. Ayrıca Giresunlu Topal Osman da Asarcık’ta Rumlar’la mücadele etmiştir. Savaşın zaferle sonuçlanmasından sonra Rumlar’ın boşalttığı yerlere Türkler yerleştirilmiştir. Daha sonra Karakolda Jandarma eri olan Mehmet Çetin isminde Osmancıklı bir kişi ayağında çarıkla Atatürk’ü karşılıyor. Atatürk ona Asarcık’ta Jandarma Komutanı olup bölgedeki Rumları temizlemesini emrediyor. Mehmet Çetin Asarcık’ta subay olur ve Kavak ilçesine de bölük komutanı olur. Bu bölgede Rumlarla en iyi mücadeleyi Mehmet Çetin verir. Ayrıca 1954 yılında Biçincik köy meydanına (Bu günkü meydan çeşmesi) 2 km’lik yerden su getirtip çeşme yaptırmıştır. Asarcık 1959 yılına kadar köy,1959’dan 1987’ye kadar Kavak ilçesine bağlı bucak olarak yönetilmiştir. Yapılan mahalli idareler seçimlerinde belediyesi kurulmuştur.1987 yılında ilçe olmuştur.1989 yılında ise yerel seçim yapılmıştır. Türkiye’nin en küçük ilçelerinden birisidir Asarcık. Adliye ve polis teşkilatı dışında bir ilçede olması gereken bütün resmi kurumlara sahip bir ilçedir. İlçenin bugün itibariyle nüfusu 18,228 kişidir.

    Asarcık Orta Karadeniz Bölgesinde bulunmasına rağmen Karadeniz ikliminin özelliklerini göstermemektedir. Daha çok karasal iklimin özelliklerini gösterir. Asarcık’ta yazlar serin, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Kışı sert geçen Asarcık’ta yazın yayla havası hakimdir.
    Ağır kış şartlarından dolayı Asarcık ve köyleriyle sık sık ulaşım güçlüğü yaşanır. Aşırı soğuklarda özellikle geceleri don olayı görülür. Sonbahar aylarında bol bol yağmur yağar, sis olur. Bazen de sert rüzgârlar çatı, çanak uçurtan cinsinden eser. Soğuklar Kasım ayından itibaren başlar, Mayıs ayının ortalarına kadar devam eder. Asarcık, yazları tam yaşanacak bir yer olur. Her taraf yemyeşil olur. Ağaçlar, çimenler, meyve ağaçları... Ne isterseniz bulursunuz.

    Asarcık küçük bir ilçe olduğundan geçim kaynakları fazla bir çeşitlilik göstermez.Başlıca geçim kaynakları şunlardır:Tarım,hayvancılık,inşaat işçiliği,ticaret ve ormancılık.
    Tarım sektörü diğer sektörlere oranla daha önemli bir yer tutar.Halkın çoğu tarımla uğraşır.En çok buğdaygiller yetiştirilir.Buğday,mısır,fasulye,şekerpancarı,bez elye,sebze ve meyve en çok yetiştirilen ürünlerdir.
    Ekilecek alanlar az olduğundan çiftçiler ancak ihtiyaçları kadar ekim yapabiliyor. Kısıtlı sayıda çiftçi satış amaçlı ekim yapabiliyor.Ayrıca toprağın verimi de düşüktür.
    Hayvancılık sektörü de önemli bir yere sahiptir.En çok büyükbaş hayvancılık ve özellikle de köylerde yapılmaktadır.İnsanların bir kısmı kendi et ve süt ihtiyacını karşılamak üzere bu işi yapmakta,bir kısmı da bunu ticari amaçlı yapmaktadır.Halin hemen yanıbaşında hayvan pazarı kurulur.Besicilik yaygındır.Özellikle de tavuk besiciliği.
    İklim koşulları ve yetersiz şartlardan dolayı inşaat işçiliği rağbet gören bir başka sektördür.Asarcık’ta inşaat işi az olduğundan bu insanların çoğu Ankara,İstanbul,İzmir, Adana ve Rusya gibi büyük yerlere gidip çalışırlar.
    Kısıtlı sayıdaki insan da ticaretle uğraşır Asarcık’ta.Asarcık’ta 100 kadar işyeri bulunmaktadır.Bu sayı Pazar anında iki-üç katına çıkabilmektedir.
    Ormanlık alanlara yakın olan köylerde ise ormancılık yapılmaktadır.Yakacak ihtiyacını karşılayan köylü,ihtiyaç fazlasını satıp geçimini sağlar.Ormanlarla ilgili yasaklar yüzünden istenilen oranda kesim yapılamadığından bu alan biraz kısıtlıdır.Bunlara uymayan köylüler hakkında cezai müeyyide uygulanmaktadır.
    Özellikle son yıllarda fındık bahçeleri de hemen hemen Asarcık’ın her yerine kurulmaktadır.Ayrıca eskiden yüzün üzerinde halı tezgahı mevcutmuş,fakat Pazar payının az olmasından dolayı bu sektör çökmüştür.

    Ham maddeler işlemek,enerji kaynaklarını kullanıp yeni mamuller elde etmek için yapılan tüm etkinliklere sanayii veya endüstri adı verilir.

    Asarcık küçük bir ilçe olduğundan dolayı sanayiinin pek geliştiği söylenemez.Fakat son yıllarda yavaş yavaş bir kıpırdanmadan bahsedilebilir.

    Şuanda Asarcık’ta faaliyet gösteren son teknolojiyle çalışan bir un fabrikası,bir parke fabrikası,bir mandıra ve altı tavuk çiftliği vardır.

    AS-UN yani Asarcık Un Fabrikası Avrupa’da uzun yıllar çalıştıktan sonra yatırımını doğum yeri olan Asarcık’a yapmak isteyen Adil Eneş tarafından yaptırılmıştır.Zengin olup da yatımını Asarcık dışında gerçekleştiren çok Asarcıklı vardır.Bu onlara güzel bir örnektir diye düşünüyorum.1997’de üretime başlayan fabrika her kalite unun üretimi yapılmaktadır.Sadece Asarcık’a değil civar ilçe ve illere de pazarlama yapılmaktadır.

    Asarcık’ın bir diğer fabrikası ASPARSAN PARKE FABRİKASI’dırBu fabrika .Asarcık’ın ilk sanayii tesisidir.Asarcık ve civar ilçelerinin parke ihtiyacını giderecek kapasiteye sahip olan fabrika birinci sınıf parke üretmektedir.Fabrika karlılık amacından çok verimlilik ilkesine göre üretimi amaçlamaktadır.

    Asarcık’ta tavuk besiciliği de rağbet gören bir başka alandır.Asarcık’ta 6 tavuk çiftliği var.Bu kümeslerde yaklaşık olarak yılda 300 bin dolayında tavuk yetiştirilir ve civar piliç fabrikalarına satılır.

    Asarcık'ta faaliyet gösteren bir mandıra vardır. günlük ortalama 4-5 ton sütü işleyip beyaz ve kaşar peynir üretilmektedir.





    Samsun Alaçam İlçesi



    Samsun Alaçam İlçesi


    İlçenin kuruluşunun M.Ö. 3000 yıllarına kadar ulaştığı sanılmaktadır. Rastlantılar sonucu İlçenin Sivri Tepe kesiminde Etiler dönemine ait çömlek, seramik parçaları, bıçak ve baltalar bulunmuştur. Etilerin Anadolu’ya gelişleri ise M.Ö. 5000 ila M.Ö. 3000 yıllarına rastlamaktadır. 1365 yılında Anadolu Selçuklular döneminde ALAÇAM adını almıştır. Alaçam adının; Kasabanın ortasından geçen Uluçay‘ın kenarındaki Uluçam denilen büyük çam ağaçlarından geldiği ifade edilmektedir. 1460’lardan 1922’ye kadar Osmanlıların Egemenliği altında kalan Alaçam, 1 Eylül 1944 tarihinde 4642 Sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ilçesi olmuştur. Hükümet konağı 1963, Şadi Bey Camii 1515, Çarşı Camii 1887 yılında yapılmıştır. 1950’lerde Alaçam Ortaokulu açılmış, 1901-1902 yılları arasında Alaçam – Bafra yolu yapılmıştır.

    İlçenin coğrafi yapısı, başlangıç meridyenine yaklaşık 35.36 boylam ve 41.37 enlem daireleri arasındadır. İlçe Karadeniz'in güneyinde Samsun'a 78 Km , Sinop'a 90 Km . uzaklıktadır. Doğusunda Bafra, batısında Yakakent ve Durağan, güneyinde VezirköGoogle Page Rankingü ilçeleriyle komsudur. Kuzeyi Karadeniz'le çevrilidir.

    İlçenin ekonomisi genel olarak tarıma ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bunun yanında balıkçılık da yapılmaktadır. Tarım ürünlerinin başında tütün gelmektedir. Bunu buğday, çeltik ve mısır üretimi takip eder. Ayrıca sebze ve meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Hayvancılıkta ise büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçe ekonomisi genel olarak tarım ve hayvancılığa dayalı olmakla birlikte, Çiftçiler, buğdayı kendilerine yetecek kadar üretmektedirler. Yaklaşık 6200 çiftçi tütün tarımı ile uğraşmaktadır. DGD kapsamında 2005 yılında 4108 çiftçi müracaat etmiş olup; 145.768.040. YTL ödeme yapılmıştır.


+ Konu Cevapla

Geldik

samsunun doğal güzellikleri

samsunun güzellikleri

samsun un doğal güzellikleri

samsunun geçim kaynakları

samsun tarihi ve doğal güzellikleri

samsunun dosamsunun geçim kaynağısamsunun tarihi ve doğal güzelliklerisamsun geçim kaynaklarısamsunun doğal varlıklarısamsundaki doğal unsurlarsamsunun tarihi eserleri ve doğal güzelliklerisamsun doğal güzellikleritermenin tarihi ve doğal güzelliklerisamsunun tarihi eserleri ve doğal güzellikleri kısasısamsun ilinin doğal güzelliklerisamsun ilinin tarihi yerlerihürrem sultansamsun doğal güzellikler ve tarihi eserlersamsunun ulaşımı ve doğal güzellikleritekkeköyün doğal güzelliklerisamsun bölgesinin doğal güzelliklerisamsun ilimizin dogal güzeliklerisamsun salıpazarı güzelliklerisamsun doğal varlıklar
Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0