Konu Etiketleri:

ilkkurşunun karakese de atilişi ile ilgili genelkurmay başkanliğinin yazdiği belge, hatay dörtyol da silahlı direniş milli mücadele, izmirin milli mücadele ile ilgili belgeler, izmir işgal altındayken ilk kurşunu sıkan kımdır, izmir milli mücadele, hasan tahsin izmir in işgali hangi tercuman, kurtuluş savaşı ilk ateş, ilk kurşun izmir, hasan tahsin hayatı ve mücadeleleri, ilk direniş izmir, milli mücadele döneminde izmir, ilk kurşun anıtının bulunduğu il, 9 kasım 1918ade önce ingilizler tarafından işgal edilmiş, milli mücadelede izmir, kurtulus savasinda ilk ates eden turk, izmir in işgali sırasında düşmana ilk kurşunu sıkan kahraman gazeteci, hasan tahsin kurtuluş savaşı mücadelesi, hasan tahsin izmir direnişi, hataydaki ilk kurşun, izmirin milli mücadeledeki durumu, hasan tahsin ve izmir direnişi, hasan tahsin in hayatı ve mücadeleleri, izmirde ilk kurşun, kurtuluş savaşında hatay, izmirde dusmana ilk kursunu sikan,

+ Konu Cevapla
1 / 2 Sayfa 12 SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 8 Sayfa bulundu

Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  İnkılap Tarihi Forumunda Bulunan  Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Düşmana İlk Kurşun Hatay'ın DÖRTYOL İlçesinde Atılmıştır. Yakın zamana kadar Millî Mücadele'de 'İlk Kurşun'un İzmir'in işgali sırasında Hasan Tahsin (Asıl ...

  1. #1
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.074
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay







    Düşmana İlk Kurşun Hatay'ın DÖRTYOL İlçesinde Atılmıştır.

    Yakın zamana kadar Millî Mücadele'de 'İlk Kurşun'un İzmir'in işgali sırasında Hasan Tahsin (Asıl Adı Osman Nevres)'in Yunanlılar'a attığı kurşun, Millî Mücadele'nin İlk Kurşun'u olarak biliniyordu. Son yıllarda yapılan araştırmalar, Millî Mücadele'de düşmana karşı sıkılan 'İlk Kurşun'un, (İzmir'de 15 Mayıs 1919'daki Yunanlılar'a sıkılan ilk kurşundan 5 ay önce) Dörtyol'da 19 Aralık 1918'de yiğit Dörtyolluların cesur evlâdı Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) tarafından atıldığını ortaya çıkarmıştır.

    1.Dünya Savaşı'nın sona ermesi ve Mondros Mütarekesi'sinin imzalanmasını takiben, yöreden göç ettirilen Ermeniler, Fransızlar desteğinde geri döneceği ve yöreyi işgal edeceği söylentileri yayılmıştır.

    9 Kasım 1918'de İskenderun on beş kişiden oluşan bir İngiliz Müfrezesi tarafından işgal edilmiş, 11 Kasım 1918'de halkın erzak deposunun önünde birikmesini bahane eden Fransızlar, Türk memur, Polis ve Jandarmalarının İskenderun'dan hemen ayrılmalarını istemişti.

    Nihayet, 11 Aralık 1918'de Dörtyol'u işgal eden Fransızlar, bu işgalde dört yüz Ermeniden oluşan ait on iki evi basarak eşya ve paralarını gasbetmiş, bir kadını boğazından yaralamış ve Osmanlı Jandarmasını kasabadan çıkarmışlardı.

    İşte, Ermeni şiddet hareketlerinin daha önceleri Türkler arasında yol açtığı hoşnutsuzluk, Ermeniler'in Fransızlar desteğinde bölgeyi işgal edeceği söylentilerinin yayılması ve gerçekten de, Fransızlar'ın işgal sırasında Fransız askeri üniformasını giydirdikleri Ermeniler'e, işgal kuvvetleri arasında yer vermeleri ve bunların işgalle birlikte hareket, gasp, yaralama olaylarına girişmelerine, Türk ve Müslüman halkı Ermenilerle birlikte, Dörtyol, Adana ve havalisini işgal eden Fransızlar'a da sert tepkiler göstermesine yol açmıştır. Fransızlar, işgali takiben daha önce Suriye ve Lübnan'a göç ettirilen Ermenilere, Dörtyol'a ve yörenin diğer şehirlerine naklederek yerleştirdiler. Az zamanda Dörtyol'a yerleştirilen Ermeniler'in sayısı on iki bin kişiye ulaştı.

    Kısa zaman sonra, Dörtyol ve yakınlarına yerleştirilmiş olan sivil Ermeniler de, Fransız işgal kuvvetlerinden cesaret ve destek alarak, Dörtyol civarındaki köylere baskınlar düzenlemeye başladılar. Bunların yaptığı zulümlerden ve işgencelerden bıkan ve endişe içinde sıranın kendilerine geleceği günü bekleyen Dörtyol'a bağlı Özerli Köyü halkından Hacı Hüseyin Oğulları'ndan Emin hoca başkanlığında üç kişilik bir heyet de, bölgenin İngiliz Komutanlığına müracaat etti. Heyet, köylerinin ve çevrenin, Fransızlar ve özellikle Ermeni zulmünden korunmasını istedi. Bunu üzerine, İngiliz Komutanlığı, Hintli Müslümanlardan oluşan bir müfrezeyi, Dörtyol'a gönderdi. Bu müfreze, asayiş ve sükûneti geçici bir zaman için sağlamayı başardı. Fakat bir süre sonra, Fransızlar ve Ermeniler, Özerli Köyü'ne saldırdılar ve halka hakaret ettiler. Bu kötü tutum ve haraketlerine tahammül edemeyerek karşı koyan Özerli Köyü İhtiyar Heyeti'nden Muhtar Şeyhmuszâde (Şeyh Musazâde), Mehmet Ağa ile üye Abdulkadir Komutanın kapısı önünde süngü ile şehit ettiler. Ayrıca, Ermeniler, Türkler'e ait hayvanlara el koyarak, zorla ***ürmek istediler. Buna katlanamayan Ömer Hocaoğlu Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) Karakese köyüne girdiği Ermeniler'den ikisini vurarak, Karakese köyüne kaçtı. Ermenilerin bu olayı Fransızlara bildirmesi üzerine, sayıca daha fazla bir müfreze ile Karakese Köyü'ne taarruza geçen Fransız ve Ermeniler'e karşı silahla ateş açarak karşı koydular. 'İlk Kurşun'u sıkan ve 'Ateş' emrini veren Ömer Hocaoğlu Mehmet Çavuş'tur.

    Beklemedikleri bu mukavemet karşısında şaşkına dönen Fransızlar, Dörtyol'daki karargâhlarına çekilmek zorunda kaldılar (19 Aralık 1918). Yakın zamana kadar Millî Mücadele'de 'İlk Kurşun'un İzmir'in işgali sırasında Hasan Tahsin (Asıl Adı Osman Nevres)'in Yunanlılar'a attığı kurşun, Millî Mücadele'nin İlk Kurşun'u olarak biliniyordu. Son yıllarda yapılan araştırmalar, Millî Mücadele'de düşmana karşı sıkılan 'İlk Kurşun'un, (İzmir'de 15 Mayıs 1919'daki Yunanlılar'a sıkılan ilk kurşundan 5 ay önce) Dörtyol'da 19 Aralık 1918'de yiğit Dörtyolluların cesur evlâdı Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) tarafından atıldığını ortaya çıkarmıştır.

    Bu çarpışmaları takiben, Dörtyol'a dönen Fransız askerleri, Jandarma Komutanı Teğmen Hasan'ı sebepsiz olarak ağır şekilde yaraladılar.

    Dörtyol civarındaki Çaylı Köyü'nde Mehmet (Osmanoğlu lâkaplı) oğlu Mustafa da, Kurt kulağı Köyü'nde şehit edildi. Bu ve buna benzer haksız davranışların devamı, Türk halkını direnişe şevk etti.

    Yöre halkı canını ve namusunu kurtarmak için türlü imkânını kullanarak silah satın almaya başladı.Kara Hasan da, Fransızlardan kardeşinin intikamını almak için Kuzuculu Köyü'nde bir teşkilat kurarak direnişe geçti.Mal ve hayvanlarını satarak silahlanan yöre insanları da Kara Hasan'a katıldılar.

    Böylece, zamanla sayısı 300-400'e varan bir milî teşkilat ortaya çıktı.1919 yılı başlarında harekete geçen Kara Hasan (Hasan Paşa) ve çetesi de , Türkiye'de işgal güçlerine karşı millî direnişi ilk başlatan teşkilat olmuştur.

    Kara Hasan'a halk,'Paşa' ünvanını verir.Çetesi de 'Kara Hasan Paşa Çetesi' olur.Kara Hasan Paşa artık Fransız ve Ermeniler'in korkulu rüyâsı olmuştur.Kara Hasan Paşa, halkın dilinde bir milli kahramandır artık.

    Çetesi ile Gâvur Dağları, Antakya,Adana,Maraş,Antep ,Osmaniye, Ceyhan dolaylarında Fransızlara baskınlar yapıyordu.Türklerin can,mal ve namuslarını korumaya çalışıyordu.Kara Hasan Paşa, Türkiye'nin en büyük Kuvay-î Milliye teşkilatını kurarak Fransız ve Ermenilerle mücadele ederek Dokuz Ocak 1922'de düşmanları bu vatan topraklarından kovulmasını sağlamıştır.

    Dokuz Ocak Dörtyol'un kurtuluş bayramı her yıl halkımız tarafından sevinç ve coşku ile kutlanmaktadır.

    Atatürk 1926 yılından sonra, Dörtyol'dan giden Ermenilerin yerlerini Yunanistan'dan, Girit'ten, Bulgaristan'dan, Arnavutlukt'tan muhacir göçmenler getirtti,yerleştirdi

    Adana iline bağlı olan ilçemiz Dörtyol, 23 Temmuz 1939 tarihinde Hatay'ın Anavatan'a katılmasıyla bu tarihten itibaren Hatay iline bağlı bir ilçe olmuştur.



    .

    İLK KURŞUN ANITI

    İLK KURŞUN ANITI






    KARA HASAN PAŞA (1891 - 1936)
    (Dörtyol'un Milli Kahramanı.)
    (En Büyük Çete Reisi)






    Milli Mücadelede İlk Kurşunu Sıkan
    Mehmet Çavuş (KARA) ( 1894 - 1962 )


    .style1 { text-align: center;}

  2. #2
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.074
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Ce: Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay





    GENEL KURMAY RESMİ BELGE
    Yakın zamana kadar Milli Mücadele'de ''İlk Kurşun'un '' İzmir'in işgali sırasında Hasan Tahsin (Asıl adı Osman Nevres)'in Yunanlılara attığı kurşun,Milli Mücadele'nin İlk Kurşunu olarak biliniyordu. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, Milli Mücadele'de düşmana karşı sıkılan ''İlk Kurşun'un,(İzmir'in 15 Mayıs 1919'daki Yunanlılara sıktığı ilk kurşundan 5 ay önce) Dörtyol'da 19 Aralık 1918'de Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) tarafından atıldığı ortaya çıkmıştır.
    Bu çarpışmaların ardından Dörtyol'a dönen Fransız askerleri, Jandarma Komutanı Teğmen Hasan'ı sebepsiz olarak ağır şekilde yaraladılar.
    Dörtyol civarındaki Çaylı Köyü'nde Mehmet (Osmanoğlu lakaplı) oğlu Mustafa da Kurtkulağı Köyü'nde şehit edildi. Bu ve buna benzer haksız davranışların devamı, Türk halkını direnişe sevketti.
    Yöre halkı canını ve namusunu kurtarmak için her türlü imkânını kullanarak silah
    satın almaya başladı.Kara Hasan da Fransızlardan kardeşinin intikamını almak için Kuzuculu
    Köyü'nde bir teşkilat kurarak direnişe geçti. Mal ve hayvanlarını satarak silahlanan yöre insanları da Kara Hasan'a katıldılar. Böylece, zamanla sayısı 300-400'e varan bir milli teşkilat ortaya çıktı.1919 yılı başlarında harekete geçen Kara Hasan Paşa ve çetesi de, Türkiye'de işgal güçlerine karşı milli direnişi ilk başlatan teşkilat olmuştur.
    Kara Hasan'a halk ''PAŞA'' unvanını verir. Çetesi de ''Kara Hasan Paşa Çetesi''
    olur. Kara Hasan Paşa artık Fransız ve Ermenilerin korkulu rüyası olmuştur.Kara Hasan Paşa,
    halkın dilinde bir milli kahramandır artık. Çetesi ile Gavur Dağları, Antakya, Adana, Maraş, Antep, Osmaniye, Ceyhan dolaylarında Fransızlara baskınlar yapıyordu. Türklerin can, mal ve namuslarını korumaya çalışıyordu. Kara Hasan Paşa, Türkiye'nin en büyük Kuvay-i Milliye Teşkilatını kurarak Fransız ve Ermenilerle mücadele ederek 9 Ocak 1922'de düşmanların bu vatan topraklarından kovulmasını sağlamıştır.


    T.C.
    GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
    ANKARA


    ATASE: 3214-4-92 Arşiv 29 OCAK 1992
    KONU: Kadir ASLAN 'ın dilekçesi


    HATAY VALİLİĞİNE


    İLGİ : Hatay Valiliği'nin 18 ARALIK 1991 gün ve sayı: Ya.
    İş : 16 (işl. 12) 2325 / 4407 sayılı yazısı


    1.Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığına
    gönderilen ilgi yazıyla, İşgalci güçlere karşı ilk kurşun'un 19 Aralık
    1918'de Dörtyol ilçesinde Mehmet Kara tarafından atıldığından
    bahisle, ilgi yazı ekindeki belgelerinde incelenerek konuya açıklık
    getirici bilgiler istenilmektedir.
    2.Konuyla ilgili olarak, arşiv uzmanınca ATASE Başkanlığı
    arşivinde gerekli incelemeler yapılmış olup; inceleme neticesi
    hazırlanan uzman raporu ekte gönderilmiştir.
    3.Uzman raporu ve konuyla ilgili Başkanlık yayınlarının tetkiki
    neticesinde, Birinci Dünya Savaşından sonra galip devletlerin
    yurdumuzda ilk işgal ettiği yerlerin İskenderun ve Dörtyol olduğu
    bu düşmana karşı ilk direniş hareketlerinin yine bu bölgede
    başladığı buna bağlı olarak da ilk silahlı direniş hareketinin de 19
    Aralık 1918'de Dörtyol ilçesi Karakese köyünde gerçekleştirildiği
    tespit edilmiştir. Bilgilerinize arz ederim.


    GENELKURMAY BAŞKANI NAMINA


    Erdoğan ÖZNAL
    Hv. Plt. Korgeneral
    As. T. ve Str. E. Bşk


    .style1 { text-align: center;}

  3. #3
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.074
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Ce: Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay





    MİLLİ MÜCADELEDE İLK KURŞUN VE KARAKESE

    1. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ve Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasının ardından, yöreden göç ettirilen Ermenilerin, Fransızların desteğinde geri döneceği ve yöreyi işgal edeceği söylentileri yayılmıştı.
    Nihayet 11 Aralık 1918'de Dörtyol'u işgal eden Fransızlar, bu işgalde dört yüz Ermeniden oluşan bir Fransız taburundan faydalanmışlardır. Bu işgal birliklerine bağlı askerler, Türklere ait on iki evi basarak eşya ve paralarını gasbetmiş, bir kadını boğazından yaralamış ve Osmanlı jandarmasını kasabadan çıkarmışlardı.
    İşte Ermeni şiddet hareketlerinin daha önceleri Türkler arasında yol açtığı hoşnutsuzluk, Ermenilerin Fransızlar desteğinde bölgeyi işgal edeceği söylentilerinin yayılması ve gerçekten de, Fransızların işgal sırasında Fransız askeri üniforması giydirdikleri Ermenilere, işgal kuvvetleri arasında yer vermeleri ve bunların işgalle birlikte hareket, gasp, yaralama olaylarına girişmeleri, Türklerin, Ermenilerle birlikte Dörtyol,Adana ve havalisini işgal eden Fransızlara da sert tepkiler göstermesine yol açmıştır. Fransızlar, işgalden sonra, daha önce Suriye ve Lübnan'a göç ettirilen Ermenileri, Dörtyol'a ve yörenin diğer şehirlerine naklederek yerleştirdiler. Az zamanda Dörtyol'a yerleştirilen Ermenilerin sayısı on iki bin kişiye ulaştı.
    Kısa zaman sonra, Dörtyol ve yakınlarına yerleştirilmiş olan sivil Ermeniler de, Fransız işgal kuvvetlerinden cesaret ve destek alarak, Dörtyol civarındaki köylere baskınlar düzenlemeye başladılar. Bunların yaptığı zulümlerden ve işkencelerden bıkan ve endişe içinde sıranın kendilerine geleceği günü bekleyen Dörtyol'a bağlı Özerli Köyü halkından Hacı Hüseyin Oğulları'ndan Emin Hoca başkanlığında üç kişilik bir heyet de, bölgenin İngiliz Komutanlığına müracaat etti. Heyet, köylerinin ve çevrenin, Fransızlar ve özellikle Ermeni zulmünden korunmasını istedi. Bunun üzerine, İngiliz Komutanlığı, Hintli Müslümanlardan oluşan bir müfrezeyi Dörtyol'a gönderdi. Bu müfreze, asayiş ve sükuneti geçici bir zaman için sağlamayı başardı. Fakat, bir süre sonra, Fransızlar ve Ermeniler, Özerli Köyü'ne saldırdılar ve halka hakaret ettiler. Bu kötü tutum ve hakaretlerine tahammül edemeyerek karşı koyan Özerli Köyü İhtiyar Heyeti'den Muhtar Şeyhmuzzade (Şeyh Musazade), Mehmet Ağa ile üye Abdülkadir Ağazade Yusuf Ağa'yı elleri bağlı olarak, Fransız işgal komutanının kapısı önünde süngü ile şehit ettiler. Ayrıca Ermeniler, Türklere ait hayvanlara el koyarak, zorla götürmek istediler. Buna katlanamayan Ömer Hoca Oğlu Mehmet Çavuş (Mehmet KARA), kavga yapar, Karakese Köyü'ne kaçar. Ermenilerin bu olayı Fransızlara bildirmesi üzerine, sayıca daha fazla bir müfreze ile Karakese Köyü'ne taarruza geçen Fransız ve Ermenilere karşı köylüler taştan kurdukları barikatla yolu kapatarak ve silahla ateş açarak karşı koydular. ''İlk Kurşun'u'' sıkan ve ''Ateş'' emrini veren Ömer Hocaoğlu Mehmet Çavuş'tur. Beklemedikleri bu mukavemet karşısında şaşkına dönen Fransızlar, Dörtyol'daki karargahlarına çekilmek zorunda kaldılar (19 Aralık 1918).
    Yakın zamana kadar Milli Mücadele'de ''İlk Kurşun'un '' İzmir'in işgali sırasında Hasan Tahsin (Asıl adı Osman Nevres)'in Yunanlılara attığı kurşun,Milli Mücadele'nin İlk Kurşunu olarak biliniyordu. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, Milli Mücadele'de düşmana karşı sıkılan ''İlk Kurşun'un,(İzmir'in 15 Mayıs 1919'daki Yunanlılara sıktığı ilk kurşundan 5 ay önce) Dörtyol'da 19 Aralık 1918'de Mehmet Çavuş (Mehmet KARA) tarafından atıldığı ortaya çıkmıştır.
    Bu çarpışmaların ardından Dörtyol'a dönen Fransız askerleri, Jandarma Komutanı Teğmen Hasan'ı sebepsiz olarak ağır şekilde yaraladılar.
    Dörtyol civarındaki Çaylı Köyü'nde Mehmet (Osmanoğlu lakaplı) oğlu Mustafa da Kurtkulağı Köyü'nde şehit edildi. Bu ve buna benzer haksız davranışların devamı, Türk halkını direnişe sevketti. Yöre halkı canını ve namusunu kurtarmak için her türlü imkanını kullanarak silah satın almaya başladı.Kara Hasan da Fransızlardan kardeşinin intikamını almak için Kuzuculu Köyü'nde bir teşkilat kurarak direnişe geçti. Mal ve hayvanlarını satarak silahlanan yöre insanları da Kara Hasan'a katıldılar. Böylece, zamanla sayısı 300-400'e varan bir milli teşkilat ortaya çıktı.1919 yılı başlarında harekete geçen Kara Hasan Paşa ve çetesi de, Türkiye'de işgal güçlerine karşı milli direnişi ilk başlatan teşkilat olmuştur.
    Kara Hasan'a halk ''PAŞA'' unvanını verir. Çetesi de ''Kara Hasan Paşa Çetesi'' olur. Kara Hasan Paşa artık Fransız ve Ermenilerin korkulu rüyası olmuştur.Kara Hasan Paşa,
    halkın dilinde bir milli kahramandır artık. Çetesi ile Gavur Dağları, Antakya, Adana, Maraş, Antep, Osmaniye, Ceyhan dolaylarında Fransızlara baskınlar yapıyordu. Türklerin can, mal ve namuslarını korumaya çalışıyordu. Kara Hasan Paşa, Türkiye'nin en büyük Kuvay-i Milliye Teşkilatını kurarak Fransız ve Ermenilerle mücadele ederek 9 Ocak 1922'de düşmanların bu vatan topraklarından kovulmasını sağlamıştır.

  4. #4
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.074
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Ce: Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay





    İLK KURŞUN
    Takvimler gösterirken on bir Aralık bin dokuz yüz on sekizi,
    İşgal ettiler Dörtyol'umu Fransız ve Ermenisi.
    Yağma yaptılar,işkence yaptılar,zulüm yaptılar,
    Halkım endişeli,ama bütün bunlar yıldırmaz ki bizi.

    Özerli'de Mehmet Ağam,Yusuf Ağam şehit oldular,
    Onlar insanların yüreğinde bir umut,bir ışık oldular.
    Kara bulutlar dolaşırken yanan gönüllerde,
    Dörtyol'umun üstüne bir güneş gibi doğdular.

    Yetmedi yapılan eziyetler,yetmedi işkenceler,
    Bir müfreze Fransız, Karakese'ye geldiler.
    İnsanlığımızı,şerefimizi, namusumuzu korumak için,
    Köylülerim yollara taştan duvar ördüler.

    On dokuz Aralık'ta amansız saldırılar başladı.
    Silahlarımızdan çıkan kurşunlar Fransızları haşladı.
    İlk Kurşun'u attı Ömer Hoca'nın Oğlu Mehmet Kara,
    Hemen oracıkta on beş Fransızı leşledi.

    İlk Kurşun atıldı işgalcilere Karakese Köyü'nde,
    Milli Mücadele başladı yurdumun her yerinde.
    Kara Mehmetler,Hacı Eminler,Kara Hasanlar,
    Bırakmadılar güzel Dörtyol'u düşman elinde.

    Bağımsızlık için,hürriyet için her şeyini seferber edenler,
    Vatan için,namus için korkusuzca ölüme gidenler,
    Size çok şey borçludur bu insanlar, bu canım vatan
    Ruhunuz şad olsun, bu ülke için canlarını feda edenler.

    Nurgül KILÇIK/KARAKESE

  5. #5
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.074
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Ce: Milli Mücadelede İlk Kurşun - İzmir'de Değil Hatay





    Abdurrahman Dilipak
    Vakit Gazetesi / 16 Haziran 2005 Perşembe

    İlk kurşun

    İlk kurşun anıtı İzmir'de, ama ilk kurşunun atıldığı yer Hatay'ın Dörtyol ilçesinin Karakese köyü.
    Kaynak Genelkurmay Başkanlığı. 29 Ocak 1992 tarih ve ATESE 3214-4-92 arşiv sayılı yazışmada her şey çok açık. "Birinci Dünya savaşı sonrası, galip devletlerin ilk işgal ettikleri yerlerin İskenderun ve Dörtyol olduğu, düşmana karşı ilk silahlı direniş hareketinin 19 Aralık 1918'de gerçekleştiği" belirtiliyor..
    İzmir Gazeteciler Cemiyeti internet sitesinde hâlâ ilk kurşunu atan kişi olarak Hasan Tahsin adından söz edilirken, şu bilgiler yer alıyor: "Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919 günü Konak Meydanı'nda İzmir'i işgal eden istilacı güçlere ilk kurşunu atan kahraman bir gazetecidir."
    Osman Nevres; Selanik'te 1888 de doğmuş, burada Mustafa Kemal'le aynı okulda, Fevziye Mektebi'nde okumuş, oradan İzmir'e göç etmiş, Hasan Tahsin takma adını kullanan biri idi.
    28 Şubat'ta, Genelkurmay Basın Merkezi'ne Hasan Tahsin adı verilmişti, biliyorsunuz. O gazetecilerin andıçlandığı günlerde birileri, belki de konjonktüre denk düştüğü için, bu adı uygun görmüştü. Neyse ki, daha sonra bu merkez kapatıldı. Artık ama herhalde bu "ilk kurşun anıtı" İzmir'in işgaline karşı direniş hareketinin ilk kurşunu olarak akıllarda kalacak.. Bana kalırsa 15 Mayıs 1919'da Yunan Efzun alayının Başbapaz Hristamos'un önderliğinde Kordonboyu'ndaki şenlikli çıkartma harekatına karşı çıkan, rovelveri ile işgal birliğinin bayraktarını vuran Osman Nevres, orada açılan karşı ateş sonucu hayatını kaybetti ve bu olayın arkasından Yunan birliklerinin denizden ve karadan açtığı ateş sonucu birçok sivil de hayatını kaybetti. Paris Sorbon mezunu, olay tarihinde 31 yaşındaki bu delikanlı, maceracı bir ruh taşıyordu.. Buxton kardeşlere karşı Bükreş'te düzenlenen suikastte onun parmağı vardı.. Balkanlar'da ve Avrupa'da birçok siyasi olaya adı karışmıştı..
    İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin öncülüğünde, 1974 yılında Hasan Tahsin ve arkadaşlarının anısına İzmir'in Konak Meydanı'nda "İlk Kurşun Anıtı" yaptırıldı. Anıt, zamanın Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açılmıştır.
    Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç tarihini belirlemek açısından bu ilk kurşun, büyük bir önem taşıyor.. Hatay ve İzmir olayları arasında 6 aylık bir fark var.. Belki de Hasan Tahsin olayının öne çıkartılması, Selanik doğumlu olması, Fevziye Mektebi mezunu olması ve Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışına çok yakın bir tarih olması ile açıklanabilir mi?
    Hasan Tahsin'in bir Sabatay olduğunu biliyoruz.. Belki de bu özelliği de, onun öne çıkartılmasında rol oynamış olabilir..
    Genelkurmay'ın ilk kurşunun atıldığı yer olarak Hatay'ı tesbit etmesine rağmen, Dörtyol'da neden bir anıt yapılmadığı ve 19 Aralık gününün kutlanmadığını anlamak mümkün değil.. Bu gerçek ortada dururp dururken, 28 Şubat günlerinde yeniden Genelkurmay'daki basın merkezine Hasan Tahsin adının verilmesi de, başka dikkat çekici bir nokta..
    Aslında bu konunun daha ciddi bir şekilde incelenmesi gerek.. 19 Aralık 1918'den 15 Mayıs 1919'a kadar hiç mi çatışma çıkmadı?. İlk kurşun Hatay'da atıldı ise, 2. nerede atıldı, 3.sü, 4.sü.. O zaman İzmir kaçıncı sırada yer alıyor, o da belli değil. En azından ben ve benim gibi birçok kimse bilmiyor.
    Aslında Çanakkale Savaşı gibi, Kurtuluş Savaşı'nın ayrıntılarını çok iyi bilmiyoruz.. Okullarda okutulanla gerçek aynı değil.. Kaç öğrenci, 1. İnönü, 2. İnönü, Sakarya, Dumlupınar, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kaçar gün sürdüğünü, kaç askerin savaşa katılıp, kaç kayıp verdiğimizi, kaç kayıp verdirdiğimizi bilir.. Düşmana karşı verdiğimiz savaşta kaç kayıp verdik, toplam kaç gün sürdü, iç isyanlar kaç gün sürdü ve kaç insan hayatını kaybetti. Ya İstiklal Mahkemesi'nde kaç kişi yargılandı, kaç kişi idam edildi. Hani şu kanuna göre hüküm veren mahkemeler değil, kararları kanun sayılan, tek celsede işin bitirildiği, savunma avukatı ve temyizi olmayan mahkemeler.. Hem de nasıl bir meclis. Tek parti var. Adayların tümü merkezden belirleniyor. Seçimler açık oy, gizli tasnif yöntemi ile yapılıyor. Parti merkezinde oylar sayılıp, hiçbir itiraza mahal bırakmamak için hemen yakılıyor..
    Aslında soru sormadan cevabını bulamazsınız birçok şeyin.. Tarihten.. Hele bir soru sormaya başlayın, size öğretilenlerin dışında birçok sorunun cevapsız kaldığını göreceksiniz..
    Çanakkale, Kurtuluş Savaşı, İstanbulun Fethi, ya da diğerleri..
    Unutmayın, tarih, övgü ya da sövgü kitabı değildir. Geçmişlerini bilmeyen milletler, geleceklerini doğru bir biçimde inşa edemezler. Tarih, bir toplumun ortak hafızası ve tecrübeler birikimidir..
    Tarih arşivlerde mahkûm.. Tarih diye bize öğretilen ise büyük ölçüde bir illizyon.
    "İlk Kurşun"la ilgili Genelkurmay belgesini görmek isteyenler, Mehmet Tekin'in Hatay tarihine bakabilirler (S:266-272).
    Selam ve dua ile

    .style1 { text-align: center;}

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  
Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0