GeldiK

Geldik

Cezayir Bağımsızlık Savaşı / Cezayir Bağımsızlık Savaşı hakkında...

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  İnkılap Tarihi Forumunda Bulunan  Cezayir Bağımsızlık Savaşı / Cezayir Bağımsızlık Savaşı hakkında... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>II. Dünya Savaşından önemli hasarla fakat galibiyetle ayrılan Fransa savaştan sonra iç politika istikrarsızlıklarının yanında, dışarıda ilk olarak Hindiçin (Vietnam) ...

Geri Dön   GeldiK > GENEL KÜLTÜR > Bilim Forumları > İnkılap Tarihi

İnkılap Tarihi İnkılap Tarihi

Cevapla

 

LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 01-21-2009, 04:26 PM   #1
Admin
 
Duru - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 13.394
Tecrübe Puanı: 15
Duru is on a distinguished road
Tanımlı Cezayir Bağımsızlık Savaşı / Cezayir Bağımsızlık Savaşı hakkında...


II. Dünya Savaşından önemli hasarla fakat galibiyetle ayrılan Fransa savaştan sonra iç politika istikrarsızlıklarının yanında, dışarıda ilk olarak Hindiçin (Vietnam) meselesiyle karşı karşıya kalmıştır. Fransa Hindiçin meselesini bu topraklardan çekilmek suretiyle 1954 yılında halletti. Fakat esas sorun şimdi Cezayir’de başlayacaktı.
Fransa Osmanlı toprağı sayılan Cezayir eyaletini 1830 yılında fiilen işgal etmiş ve burada tam bir sömürge sistemi kurmuştu. Fas ve Tunus’tan farklı olarak Cezayir’e ayrı bir önem atfeden Fransa bu topraklarla kendini bütünleşmiş sayıyordu. Bu nedenle Fas ve Tunus’a 1956 yılında bağımsızlık vermesine rağmen Cezayir meselesinde böyle davranmamıştır.
Cezayir Bağımsızlık Savaşının ilk meşalesini yakan 1931 yılında kurulan Abdülhamid bin Badis tarafından kurulan Cemiyetu'l-Ulemai'l-Muslimin ile 1936 yılında Messali Hac tarafından kurulan Cezayir Halk Partisi idi. Bunlardan ilki İslami ikincisi milliyetçi eğilimleri temsil ediyordu. Her iki örgüt de Cezayir halkının bağımsızlığını ve Avrupalılarla eşit haklara kavuşturulmasını amaçlıyordu.
II. Dünya Savaşı esnasında ve sonrasında ortaya çıkan hava Cezayir halkındaki bağımsızlık ruhunun daha da canlanmasına sebep oldu. II. Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra 5 Ağustos 1945'te Setif'te gerçekleştirilen kutlama törenine katılanların Cezayir bayrağı açmaları üzerine güvenlik güçleri ateş açınca ilk anda 40 kişi öldü. Güvenlik güçlerinin kargaşa esnasında rastgele ateş etmeye devam etmesi üzerine binlerce insan hayatını yitirdi. Olaylardan sonra bağımsızlık yanlısı liderlerden Messali Hac başta olmak üzere pek çok kişi de tutuklandı. Siyasi teşkilatların da tümü kapatıldı. İşte bu gelişmeler Cezayir halkındaki tepkinin daha da artmasına sebep oldu. Bu tepki ülkede gizli bir bağımsızlık yanlısı örgütlenmenin oluşmasına da yol açtı. Yani henüz fiili direnişe geçmeyen bir milli hareket ortaya çıktı. Bu durumu gören Fransa 1947'de bazı iyileştirmeler yaptıysa da bu çok fazla bir değişiklik getirmedi.
1946 yılında Demokratik Hürriyetlerin Zaferi Hareketi (MTLD) adını alan Cezayir Halk Partisi Cezayir’de yerleşen Avrupalı göçmenlerle Müslüman yerli halk arasındaki gerginlikler neticesinde Fransız yönetimine karşı eylemlere başladı (1950). Bu süreçte silahlı eyleme girişilmedi. Siyasal propaganda ve dayanak sağlama girişimleri yapıldı. 9 yıl önce 28 Müslüman aydınla beraber yayınladığı bir manifesto nedeniyle yargılanan Ferhat Abbas’ın davası yönetimi hedef alan bir propaganda aracına dönüştü (1952). MTLD ve Cemiyet’ül Ulema yöneticileri de Arap devletlerinden destek sağlama çabalarını yoğunlaştırdı.
Bu dönemde MTLD içinde bulunan gruplar arasındaki fikir ayrılıkları açığa çıkmaya başlamıştı. Messali Hac'ın önderliğinden hoşnut olmayan bir grup Ahmed Ben Bella liderliğinde MTLD’ den ayrılarak Milli Kurtuluş Cephesi'ni (FLN; Front de Libération Nationale) kurdu (Ağustos 1954). Hemen ardından Fransız idaresi MTLD’ yi feshetme kararı aldı. FLN direnişe devam etme iradesi göstererek Betna ve Aures'te ayaklandı (31 Ekim 1954). Ertesi gün yayımlanan bir bildiriyle halk silahlı ayaklanmaya davet edildi. Bu çağrıya başta kırsal kesimlerdekiler olmak üzere yerli halkın desteği gecikmedi. FLN milisleri garnizonlar, polis merkezleri, kamu binaları, depolar ve haberleşme tesisatlarına karşı saldırılarda bulunmaya başladı. Ancak başlatılan ayaklanma yoğun bir tutuklama kampanyasına yol açtı. Başbakan Pierre Mendès liderliğindeki Fransız Hükümeti de Cezayir’le Fransa’nın ayrılamaz bir bütün olduğunu, savaşmaktan başka çare kalmadığını açıkladı. Kasım ayında taraflar arasında silahlı mücadele başladı. Messali Hac da mücadeleye devam etmek için Cezayir Ulusal Hareketi (MNA) adlı milliyetçi partiyi kurdu (Aralık 1954). Hareketi bölen Milli Kurtuluş Cephesi önderleriyle çatışmaya giren Mesali Hac, Cezayir ve Fransa'daki yandaşlarını MNA içinde bir araya getirdi. Fransa'ya karşı eylemi FLN ile ortak bir zeminde örgütlemeyi amaçladı, ancak kısa süre sonra Cezayir Ulusal Hareketi ile Milli Kurtuluş Cephesi üyeleri arasında Cezayir'de (Meluza katliamı, Mayıs 1957) olduğu kadar Fransa'da da bir çarpışma başladı. Savaş sırasında Milli Kurtuluş Cephesinin askeri kolu olan ALN (Armée de Libération Nationale) tarafından MNA'ya bağlı daha küçük silahlı gruplar etkisiz hale getirildi.
1955 yılında Ayn Abid'de ve El-Alia madenlerinde patlak veren ayaklanma, Avrupalılara yönelik bir kıyım hareketine dönüştü, iç kesimlerde iskân edilen Avrupalı yerleşimciler başkent Cezayir’e sığınmaya ve yönetimi sert tedbirler alması konusunda zorlamaya başladılar. Bu arada yerleşimci Avrupalılar da aralarında oluşturdukları milis birimleriyle Müslüman halk içindeki FLN ile ilgili olduğundan şüphelendiklerine karşı öldürmeye kadar varabilen kanun dışı hareketlerde bulunmaya başlamıştı. Aynı yılın Ağustos ayında meydana gelen “Phillippeville Olayı” Cezayir Bağımsızlık Savaşında bir dönüm noktası oldu. Bu zamana kadar yalnızca hükümete ve askeri hedeflere yönelik saldırılarda bulunan FLN milisleri Phillippeville yakınlarında göçmen sivillere yönelik bir katliam yaptı. Olaylarda kadınlar ve çocuklar da dâhil olmak üzere toplam 123 kişi öldürüldü. Bu olay Fransız idaresinde tam bir şok yarattı. Fansız Genel Valisi olağanüstü hal ilan etti (28 Ağustos 1955). Ardından gerillalara karşı askeri harekât başlatıldı. Girişilen harekâtta hükümete göre 1.273, FLN’ ye göre ise 12.000 kişi hayatını kaybetti. Bütün Cezayir genelinde topyekûn savaş başladı.
1956'da Fransa'da iktidara gelen hükümetin valiliğe atadığı Robert Lacoste, direnişi zorla bastırma politikasına yöneldi. Bağımsızlığına yeni kavuşan Fas ve Tunus'un Cezayir sorununa bir çözüm bulmak amacıyla görüşmeye çağırdığı Cezayirli önderler (Muhammed Khider, Mustafa Lacheraf, Hocine Ayt Ahmed, Muhammed Boudiaf ve Ahmed Ben Bela) yakalanarak hapse atıldı. Lacoste’un bu tavrı ayaklanmanın daha da genişlemesine neden oldu. Daha önce silahlı mücadeleye karşı çıkan milliyetçi önderlerin çoğu FLN'ye katılmaya başladılar. Bütün bu gelişmeler neticesinde de Cezayir’in iç kesimlerinde giderek etkinliğini artıran FLN' nin gücünü kırmak amacıyla anavatandan yeni askeri birlikler gönderilmeye başlandı. Bu süreçte Cezayir’de 170.000’i yerli kökenli 400.000 kişilik bir Ordu toplanmıştı. FLN ile olan iç mücadelede yenilgiye uğrayan MNA ise hızla güç kaybetmeye ve direnişin öncülüğünü FLN’ ye bırakmaya başladı. FLN Aurès, Kabiliye, Konstantin, Cezayir’in güneyi ve Oran’da basit ama etkili askeri metotlarla vergi, gıda ve gönüllü milis toplama faaliyetlerine girişti. Bu girişimler milislere adı geçen sahalarda kalıcı üstünlük sağlamamakla birlikte buralarda adeta bir yeraltı ağı oluşturmaları sonucunu doğurdu.
1957 yılında direnişçiler askeri tesislere yönelik vur-kaç eylemlerinde başarı sağlarken Avrupalı göçmenlere ait fabrika ve çiftliklere de saldırmaya başladılar. Bu saldırılardan yerleşimcilerle işbirliği yaptığı düşünülen rejim görevlisi yerli Müslümanlar da nasibini aldı. Fransa Hükümeti bunun üzerine bir dizi önlem almaya başladı. Öncelikle Hindiçin’deki çatışmalarda büyük tecrübe edinen paraşütçü birlikleri Cezayir'e sevk edildi. Bu savaşta önemli bir ün yapan Fransız paraşütçü birlikleri direnişçilerin şiddet eylemlerini işkence metotlarını da kullanarak azaltmaya başladı. İkinci olarak ülkedeki Fransız Ordusunun Komutanı General Raoul Salan yılsonuna doğru “quadrillage” adı verilen bir sistem kurdu. Buna göre ülke her biri kendisine verilen bölgedeki ayaklanmaları bastırmaktan sorumlu yerleşik askeri birliklere sahip çeşitli bölgelere ayrıldı. Büyük miktarda askeri birlikleri sabit olarak savunmada tutan Salan ayrıca Tunus ve Fas’tan gelen sızmalara karşı da yoğun devriyelerle korunan bir bariyer sistemi oluşturdu. Aynı zamanda milislere yardım ettiğinden şüphelenilen köyler kara ve hava araçlarıyla acımasızca bombalanmaya ve "regroupement" adı verilen zorlayıcı iskân sistemi uygulanmaya başlandı. 1960’a kadar üç yıl uygulanan bu sistemde milislere yardım etme olasılığı taşıyan köyler boşaltılarak ahalileri askeri denetim altında tutulan merkezlere toplandı. Cezayir İdaresi bu önlemle köylülerin FLN mezaliminden korunmasının amaçlandığını açıkladıysa da bunların pek çoğu alıştıkları ekonomik ve sosyal konumlarını bu sistemde yeniden kuramadı. Bu durum ülkenin orta vadede karşılaşacağı önemli sosyal sorunlara yol açacaktı. Öte yandan alınan bütün bu önlemler neticesinde ülkedeki çatışmalar önemli ölçüde azalmıştır.
Nisan 1958'de Tanca'da toplanan Mağrip Birliği Kongresi'nde alınan bir kararla FLN tarafından Kahire'de Cezayir Cumhuriyeti Geçici Hükümeti (GPRA) oluşturuldu (Bu hükümet Türkiye de dâhil birçok ülke tarafından tanınmamıştır). Bu sırada Avrupalı Cezayirlilerin Fransa ile birleşme amacıyla yürüttüğü mücadele de kızıştı. Aynı yıl içinde Fransız kamuoyunda savaşa dair umutsuzluk havası yaygınlaştı. Fransız halkı arasında Hindiçin’de olduğu gibi Cezayir’de de hükümetin çekilme kararı alacağı kanısı egemen olmaya başladı. Hükümetin bu dönemde FLN ile anlaşma zemini yoklaması General Salan önderliğindeki Cezayirli subaylar tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Bu güç ve karışık durumda köşesine çekilmiş bulunan II. Dünya Savaşı kahramanı General Charles de Gaulle işbaşına çağrıldı. Cezayirli Müslümanların da sempati duyduğu De Gaulle 1958’ de yeni bir anayasa (V. Cumhuriyet Anayasası) ile "yarı başkanlık" şeklinde tanımlanabilecek bir sistem kurdu ve Fransız parlamentosu tarafından da cumhurbaşkanlığına seçildi.
Aynı yıl Cezayir’deki Fransız Ordu Komutanlığını Salan'dan devralan General Maurice Challe isyanları büyük ölçüde bastırmış bir konuma geçti. 1958- 59 yıllarında Fransız ordusu Cezayir’in denetimini büyük ölçüde ele geçirmişti. Ancak politik gelişmeler ordunun başarısıyla ters yönde gelişme gösterdi. Anavatandaki Fransız kamuoyu Cezayir’de süre giden savaşa karşı çıkmaya başladı. Uluslararası baskılar da Fransa’nın Cezayir’e bağımsızlık vermesi istikametindeydi. 1959 Eylül’ünde De Gaulle tavrını bütünüyle değiştirerek "self-determinasyon"dan söz etti. De Gaulle’ün soruna siyasal çözüm getirme arayışlarının dozunun yükselerek Mayıs 1961’de GPRA ile resmi düzeyde müzakerelere başlanması kolonyel Cezayirlileri aktif olarak harekete geçirdi. Fransız asıllı Cezayirliler, cephede savaşan askerlerin de bir bölümünün desteğini alarak OAS Örgütünü (Organisation Armée Secrète) kurdular (1961). OAS iki yıl boyunca sivil halka yönelik acımasız şiddet eylemlerine girişerek Cezayir’in bağımsızlığını engellemeye çalıştı.
Taraflar arasında 6 aylık aranın ardından yeniden başlayan görüşmelere etkinliği iyice azalmış olan MNA katılmadı. Müzakereler 18 Mart 1962'de anlaşmayla sonuçlandı. Geçici bir hükümetin gözetiminde yapılacak bir referandumda onaylanmak koşuluyla, Cezayir'in bağımsızlığı tanındı. Ayrıca bağımsızlıktan sonra Fransa ile ilişkilerin sürdürülmesi ve Avrupalıların uyruk belirlemede serbest bırakılması öngörüldü. 1 Temmuz 1962'de yapılan referandumda 6 milyon kişi bağımsızlık lehinde, 16 bin kişi aleyhte oy kullandı. 4 gün sonra Cezayir’in bağımsızlığı resmen ilan edildi (5 Temmuz 1962).

Kaynaklar:
[Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...]
[Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...]
[Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...]



Direniş önderlerinden Ferhat Abbas



FLN kurucuları, 1954



Fas’taki toplantıya giderken yakalanan FLN önderleri (en sağdaki Ahmed Ben Bella), 1956



General Raoul Salan



Cezayirli bir grup Fransız askeri, 1957



Helikopterden indirilen Fransız askerleri



Şehirlerde çıkan toplumsal olaylardan biri, 1960



De Gaulle Cezayir'de



OAS



Bağımsız Cezayir
__________________
[Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...]
Duru online  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 01-21-2009, 04:27 PM   #2
Admin
 
Duru - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 13.394
Tecrübe Puanı: 15
Duru is on a distinguished road
Tanımlı Ce: Cezayir Bağımsızlık Savaşı / Cezayir Bağımsızlık Savaşı hakkında...


Bir vakıa anlatılır:
"Cezayirli bir genç tutuklanır,fransız garnizonundaki karakola sevkinin ardından gence sorulur:
"-Nerelisin?"
"Fransız!"
"Olamazsın sen kara tenlisin."
"Evet ama fransız olmasaydım fransızca konuşur muydum?(!)"
Cezayirdeki asimilasyon kampanyası günümüzde sn bulmuş sayılsa da devletler bazında yayılarak devam ediyor.

Abdülhamid bin Badis'e derlemede yer vermiştim, kendisi Ulema Cemiyeti kurucusuydu (1931).
Bu cemiyet İslamcı kimliğine rağmen hiç de bağnaz bir tavır sergilememiştir.
Badis'in 1941'de vefat etmesi ulusal kurtuluş mücadelesini geçici olarak zayıf düşürmüşse de O bu yolda Cezayirli Müslümanların akıllarında ve kalplerindeki öncülüğünü hiç yitirmemiştir.
Badis; Ata hakkında yazdıklarıyla aslında ülkemizdeki gericilerin ikiyüzlü konumlarını da berraklaştırmış, bizlerin önüne koymuş olmuyor mu?

Ülkemizin açmazı aslında İslam-BAĞNAZLIK arasındaki uççurumu farketmemektir. bu nedenle (türkiyedeki konuyla ilgili cehalet nedeniyle) dünyanın dört bir tarafındaki islami kurtuluş,yükseliş,direniş vs... örgütlerini ham softa kaba yobaz dairesinde kalıplandırma ve tasnif yoluna gidilmektedir.Aslında İslam mahut bölgelerdeki insanların son dayanağıdır. Milliyet fikri bu bölgelerde-filistin örneğinde olduğu üzere- sona ermiş,çıkar;şenaat ve necaset dolu dünyanın tek temiz ipi islam kalmıştır. Ülkemizdeki aşırı laisist akım kendi antitezini beraberinde getirmiş ve radikal islam adiyle anılan,lakin esamesinin dahi var olmadığı bir düzen teşekkül etmiştir.Oysa demokrasinin gerekleri Atatürk ve diğer mütefekkir(efkar sahipleri)nin koyduğu ilkeler veçhile yerine getirilse bu ant,tez doğmazdı. Aslında sönük,cılız ve toparlanması imkansız bu teşekkülün korkulacak yanından ziyade gülünecek yanları vardır. İslamın taasubu men ettiği birçok ayet ve hadiste zikredillmiştir.Buna rağmen islam kisvesi altında bütün mütedeyyinlere giydirilmeye çalışılan bu şenaat kostümü gerçek müminlere dar gelmektedir ve yırtılmaya mahkumdur.
__________________
[Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...]
Duru online  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 08-15-2009, 01:30 PM   #3
Member
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 43
Tecrübe Puanı: 0
Unutamam is on a distinguished road
Tanımlı Ce: Cezayir Bağımsızlık Savaşı / Cezayir Bağımsızlık Savaşı hakkında...


Cezayirlileri pek sevmem.
Unutamam Cevrim Disi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular

Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Malazgirt Savaşı / Türk Tarihinin Önemli Savaşları malazgirt savaşı hakkında Duru Cumhuriyet Tarihi 13 09-28-2009 10:00 PM
Gelinlerin Savaşı Filmi - Gelinlerin Savaşı tanıtımı - Gelinlerin Savaşı özeti Duru Film Tanıtım ve Fragmanları 0 08-11-2009 05:57 PM
Cezayir Mutfağı ve Yemek Kültürü / Cezayir Mutfağı Hakkında Duru Dünya Mutfakları 0 07-24-2009 08:47 PM
Amerika Bağımsızlık Savaşı ve ABD'nin Kuruluşu (1787) zuzuu Eski Uygarlıklar ve Dünya Tarihi 0 07-12-2009 03:48 AM
Cezayir Menekşesi Şarkı Sözü Yaşar - Cezayir Menekşesi SarkiSözleri Türkçe Şarkı Sözleri 0 07-07-2009 02:42 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:03 AM .


Telif Hakları vBulletin v3.8.4 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Geldik
Bilgisayar ve İnternet site ekle Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Gizlilik Bildirimi

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343