Konu Etiketleri:

birinci dünya savaşı cumhuriyete kadar resimli anlatım, 1dünya ve kurtuluş savaşı resimli anlatım, 1dünya savaşı resimli anlatım, birinci dünya savaşını resimli anlatım, 1 dünya savaşı ile ilgili tarihli resimler, 1dünya savaşı afiş hazırlama, 1dünya savaşıyla ilgili afiş örnekleri, 1 dünya savaşı ile örnek posterler, 1 dünya savaşı ile ilgili posta fotografları, resimli 1 dünya savaşında cumhüriyete kadar anlatımı,

+ Konu Cevapla
2 / 3 Sayfa BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
6 den 10´e kadar. Toplam 13 Sayfa bulundu
Like Tree1Likes

I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)Dünya Savaşı Resimleri

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  İnkılap Tarihi Forumunda Bulunan  I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)Dünya Savaşı Resimleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Sadece Emredileni Yaptık Birinci Dünyâ Savasi'nda Sina cephesinde görevli bir batarya komutani hâtiralarinda söyle demektedir: "Harbin son seneleri idi. Bagdâd ...

  1. #6
    Moderator Tırtıl - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    564
    Tecrübe Puanı
    3


    Tanımlı Ce: I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)







    Sadece Emredileni Yaptık


    Birinci Dünyâ Savasi'nda Sina cephesinde görevli bir batarya komutani hâtiralarinda söyle demektedir:
    "Harbin son seneleri idi. Bagdâd cephesinde üstün Ingiliz birlikleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmis, Firat nehri boyunca kuzeye dogru ilerliyordu. Çekilmemiz bozgun seklinde olmayip, harbin geregiydi. Bir aralik ordumuzun artçi birlikleri düsman kuvvetleri ile Satt-ül-edhem denilen yerde muharebeye tutustu. Sabahtan ögleye kadar bütün silâhlarin atesleriyle çölün kizginliklarinda her taraf alev alev yaniyordu. Bütün hinç ve güçleriyle saldiran düsman kuvvetleri, bir an önce mukavemeti kirmak istiyordu. Müdâfâ eden askerlerimizin sayisi düsmanla nisbet kabul edilmeyecek derecede azdi. Yalniz bu kahramanlar çok itaatli ve çok imârdi idiler. Hakiki birer asker olan bu bir avuç kahraman, îmân kalesi gibi duruyordu. Düsman hücumlari bu mert ve cesur yavrularin imanli gögüsleri karsisinda ve süngülerinin ucunda eriyordu.
    Harbin en kizgin yerinde kolordu komutani, düsmani yandan vurmak için yedek bir piyade alayi ile dört toplu olan benim bataryama görev verdi. Arazî çirilçiplak idi. Alay ile beraber hareket ettik. Düsmandan tarafa gidiyorduk. Topçunun harekâti piyade gibi degildi. Sartlar güçtü ama ne olursa olsun alinan emir muhakkak yerine getirilecekti.
    Açik bir sahada olan hareketimizi gören düsman, bütün topçu atislarini üzerimize topladi. Bir yanardagin içine düsmüs gibi idik. Sür'atle ilerliyor, subay, erat ve hayvanlardan ölenlere hiç bakmiyorduk. Bir kisi de kalsak emredilen yere ulasacaktik. Bütün mesakkat, eziyet ve sikintilara ragmen hedefe vardik. Sükürler olsun ki bir kaç sehîd ve yaralidan baska zayiatimiz yoktu.
    Derhâl toplari mevzie sokup atese basladim. Düsman bütün gücü ile bizi hedef seçmisti. Toplar, gülleler üzerimize yagmur gibi yagiyordu. Bu saldirilar karsisinda bataryanin imanli, itaatli subay ve erati vazifelerini hakkiyla yapmakta, düsmana çok zayiat verdirmekteydi. Bizim atesimiz karsisinda îmân ve itaat duvarini geçemiyecegini anliyan düsman, kahraman piyademizin süngüleri önünde kaçmaya basladi. Bu heyecanli zamanda pasamizi karsimizda
    gördüm. Elimi sikip tebrik etti; "Aferin batarya komutani! Basarili ateşleriniz bize bu muharebeyi ve zaferi kazandirdi. Sizi ve mert, kahraman batarya 'subaylarinizi ve eratinizi tebrik ederim" dedi. Cevaben; "Sag olunuz! Vazifemizden ve emirlerinize itaatten baska bir sey yapmadik" dedim.

  2. #7
    Moderator Tırtıl - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    564
    Tecrübe Puanı
    3


    Tanımlı Ce: I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)





    I. DÜNYA SAVAŞI (1914-1918) NEDENLERİ ve SONUÇLARI

    Nedenleri


    • Sanayi inkılabı sonucunda devletler arasında Pazar ve hammadde arayışından doğan sömürgecilik yarışı ve ekonomik rekabet
    • Ekonomik yarışın devletler arası bloklaşmalara sebep olması
    • Almanya ile Fransa arasında Alsac-e Lorainne (Alsas Loren) bölgesinden doğan çekişme
    • Rusya ile Avusturya -Macaristan İmparatorluğu arasında Rusların panislavizm politikasından doğan gerginlik
    • Rusların Osmanlı toprakları üzerindeki emelleri ve sıcak denizlere inme politikası
    • Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun Bosna Hersek'i ilhalkının Sırbistan ile arasında meydana getirdiği gerginlik
    • Avusturya - Macaristan İmparatorluğu veliahtının Bosna Hersek'i ziyaretinde bir sırp tarafından öldürülmesi
    SAVAŞIN BAŞLAMASI VE GELİŞMESİ
    Avusturya ile Sırbistan arasında başlayan savaş, Almanya, Rusya, Fransa ve İngilterenin de savaşa katılmasıyla bir dünya savaşına dönüşmüştür.

    (Bağlaşma) İttifak Devletleri: Almanya, Avusturya - Macaristan İmparatorluğu, İtalya (savaş başlayınca taraf değiştirmiştir.) Savaş başlayınca Osmanlı ve Bulgaristan da katılmışlardır.

    (Anlaşma) İttifak Devletleri: İngiltere, Fransa, Rusya savaş başlayınca Romanya, İtalya, Portekiz, Japonya, A.B.D., Yunanistan, Sırbistan da katılmıştır.


    Osmanlı Devletinin Savaşa Girme ve İttifak Devletlerini Tercih Sebepleri


    • Başta Balkanlar olmak üzere kaybedilen toprakları geri alma düşüncesi.
    • Turan idealini gerçekleştirme düşüncesi.
    • Almanyanın savaşı kazanacağına kesin gözüyle bakılması
    • Yalnızlık politikasından kurtulmak istemesi
    • Kapitülasyonlar ve Duyun-u Umumiye'den dolay İngiltere ve Fransanın ekonomik baskısı İttihatçı subaylarda Alman hayranlığı olması
    • İngiltere'nin önünden kaçan Goben ve Breslav adlı iki Alman gemisinin Yavuz ve Midilli adı verilerek satın alındığının ilan edilmesi, Karadeniz'e geçen bu gemilerin Rusların, Sivastopol ve Odesa limanlarını bombalaması.
    Almanların Osmanlıları Savaşa Çekmekteki Amaçları

    • Yeni cepheler açmak, kendi yüklerini hafifletmek
    • Osmanlının jeopolitik konumu
    • Halifenin nüfuzundan faydalanmak (Cihad ilanı)
    • Petrol bölgelerini kontrol altında tutmak
    • İngilizlerin sömürgeleri ile irtibatını kesmek
    • Osmanlının mevcut asker potansiyelinden faydalanmak
    • Boğazların kontrol altında tutulmasıyla Rusyaya yardım yapılmasını engellemek
    I. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA BÜYÜK DEVLETLERİN DURUMU
    İtalyanın Durumu: Savaş öncesi gruplaşmalarda Almanyanın yanında yar alan İtalya, savaş başlayınca tarafsız kalmıştı. 12 Ada ve Güneybatı Anadolunun vaad edilmesiyle İtilaf Devletleri yanında savaşa katılmış, sonra Batı Anadolu da vaadedilmiştir.

    Bulgaristanın Durumu: II. Balkan savaşında kaybettiği toprakları geri almak isteyen Bulgaristan Çanakkale Savaşından sonra Osmanlı yanında savaşa girmiştir. Böylece Osmanlı-Alman kara bağlantısı sağlanmıştır.

    Rusyanın Durumu: Rusya yardım alamayınca zor durumda kalmış, 1917'de Bolşevik İhtilaliyle Çarlık Rusyası yıkılmış Sovyet Rusya kurulmuştur. Sovyet Rusya 3 Mart 1918 Brest - Litowsk Antlaşmasıyla savaştan çekilmiştir.

    ABDnin Durumu: Savaşta uzun süre tarafsızlığını koruyan ABD, ticaret ve yolcu gemilerinin Alman denizaltıları tarafından batırılması sonucu savaşa katılmıştır. ABDnin katılmasıyla savaş kısa sürede sona ermiştir.

    Not: Yunanistan savaşa en son katılan devlettir.


    OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞTIĞI CEPHELER

    Kendi toprakları üzerindeki cepheler


    • Taarruz Cepheleri:
    * Kafkas
    * Kanal
    • Savunma Cepheleri:
    * Çanakkale
    * Irak
    * Suriye -Filistin
    * Hicaz - Yemen
    Müttefiklerine yardım için savaştığı cepheler
    * Romanya
    * Makedonya
    * Galiçya
    Kafkas Cephesi: Doğu Anadolunun Rusların eline geçmesini engellemek, daha öce kaybedilen toprakları geri almak, Kafkasları ele geçirerek Turan İdealini gerçekleştirmek amaçlanmıştır.
    Osmanlı Devleti soğuk, hastalık ve açlık karşısında yaklaşık 100.000 şehit vermiştir. Ruslar ilerleyerek Muş, Bitlis, Van, Erzurum ve Trabzona kadar Doğu Anadoluyu ele geçirmiş, Mustafa Kemal, Muş ve Bitlisi bizzat kurtarmıştır. 3 Mart 1918 Brest-Litowsk Antlaşması ile bu bölgeler, hatta 1878 Berlin Antlaşmasıyla kaybedilen Kars, Ardahan ve Batum da geri alınmış, Kafkas cephesi kapanmıştır.

    Not: Karışıklık çıkaran Ermeniler, 1915 Tehcir Kanunu ile Suriye taraflarında iskan ettirilmiştir.


    Kanal Cephesi:
    İngilterenin sömürgeleri ile irtibatını kesmek için Almanlarla beraber Süveyş Kanalına iki kez çıkarma yapılmışsa da başarılı olunamamıştır.

    Not: İngiltere tepki olarak Çanakkale ve Irak cephelerini açmıştır.


    Çanakkale Cephesi (18 Mart 1915):


    • Cephenin Açılma Sebepleri:
    * Rusyaya yardım etmek
    * Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak
    * Boğazları ve İstanbulu ele geçirerek jeopolitik açıdan avantaj elde etmek
    * Balkan devletlerini kendi yanlarında savaşa çekerek yeni cepheler açmak.
    * Savaşı kısa sürede sona erdirmek.
    • Sonuçları:
    * Nusret mayın gemisinin başarılı çalışmaları, Türk askerinin kahramanlığı ve topçuların isabetli atışları karşısında İtilaf devletleri gerek denizde gerekse karada mağlup olmuşlardır.
    * Savaş en az 2 yıl daha uzamıştır.
    * Bulgaristan Osmanlı Devletinin yanında savaşa girmiştir.
    * İngiltere ve Fransanın itibarı sarsılmıştır.
    * Gizli antlaşmalar gündeme gelmiştir. (Rusyanın isteği üzerine)
    * Rusyaya yardım yapılamayınca Çarlık Rejimi zor duruma düşmüş ve 1917 Bolşevik ihtilaline zemin hazırlamıştır.
    * Mustafa Kemal'in Anafartalar, Conkbayırı, Arıburnu ve Kireçtepe'de elde ettiği başarıları, Milli Mücadele'ye lider olmasını sağlamıştır.
    Irak Cephesi: İngiltere Rusyaya karadan yardım yapmak ve petrol bölgelerini ele geçirmek amacıyla taarruza geçmiş ise de Osmanlı orduları tarafından Kut'ül-Amare bölgesinde durdurulmuşlardır. Fakat yardım alan İngilizler ilerleyerek Bağdatı ele geçirmişler, Musul önlerine geldiklerinde Mondros Mütarekesi imzalanmıştır.
    Suriye, Filistin, Hicaz ve Yemen Cepheleri : Bu cephelerde İngilizlerle ve onların kandırdıkları Araplarla mücadele edilmiş ve bu topraklar kaybedilmiştir.

    Not-1: İslamcılık fikrinin geçerliliğinin kaybedildiği görülmüştür.

    Not-2: Osmanlılardan ayrılan en son topluluk Araplardır.

    Not-3: Mustafa Kemal'in I. Dünya Savaşındaki son görevi en son kapanan Suriye Cephesinde Yıldırım Orduları grup komutanlığıdır.

    Romanya, Makedonya, Galiçya Cepheleri : Müttefiklerine yardım amacıyla ordular gönderilen bu cepheler, Rusyada ihtilalin çıkması ve Brest-Litowsk Antlaşmasıyla kapanmıştır.


    WİLSON İLKELERİ (8 OCAK 1918)

    A.B.D. başkanı Wilson, savaş sonrası düzeni sağlamak ve barışı korumak amacıyla 14 maddelik ilkelerini yayınlamıştır. Buna göre:

    * Boğazlar bütün devletlere açık olacak
    * Her millet kendi geleceğini kendisi tayin edebilecek, Türkler nüfus yoğunluğuna sahip oldukları bölgelerde bağımsız olarak yaşayabilecekler, azınlıklar nüfus çoğunluğuna sahip oldukları bölgelerde bağımsız devletler kurabilecek
    * Savaş sonrası toprak işgali olmayacak
    * Mağlup devletlerden savaş tazminatı alınmayacak
    * Gizli anlaşmalar iptal edilecek, barış görüşmeleri açık olacak
    * Alsac-e Lorainne bölgesi Fransaya verilecek
    * Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kurulacak
    * Sömürgecilik yapılmayacak
    GİZLİ ANTLAŞMALAR (OSMANLI DEVLETİNİ PAYLAŞMA TASARILARI)
    * 1915 Boğazlar Antlaşması: Rusyayı kendi yanlarında tutabilmek için İngiltere ve Fransa tarafından İstanbul, Boğazlar ve Marmara kıyıları Rusyaya vaadedilmiştir.
    * 1915 Londra Antlaşması: 12 Ada ve Güneybatı Anadolu İtalyanlara vaadedilerek itilaf Devletlerinin yanında savaşa çekildiği antlaşmadır.
    * 1916 Sykes-Picot Antlaşması: İngiltere ve Fransanın Osmanlı topraklarını paylaştıkları anlaşmadır. Çukurova, Güneydoğu Anadolu, Musul ve Suriye çevresi Fransızlara, Irak İngilizlere bırakılacak, diğer bölgelerde ise bir Arap devleti kurulacaktır.
    * 1916 Petrograd Antlaşması: Doğu Anadolu ve Trabzona kadar olan Karadeniz kıyıları daha önceki bölgelere ek olarak Rusyaya bırakılmıştır.
    * 1916 Mac - Mahon Antlaşması: İngilizlerin Mısır valisi Mac-Mahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapılmıştır. Arapların Osmanlı Devletine isyan etmelerine karşılık bağımsız bir Arap devleti vaadedilmiştir.
    * 1917-Saint Jean de Maurienne Antlaşması: Rusyanın savaştan çekilme ihtimali üzerine İtalyanın önemi artmış ve önceki bölgelere ek olarak Batı Anadolu da İtalyanlara vaat edilmiştir.
    Not: Rusyada Bolşevik İhtilali sonunda kurulan yeni rejim tarafından gizli antlaşmalar dünya kamuoyuna duyurulmuş, böylece uygulama alanı bulamamışlardır.

    I. DÜNYA SAVAŞI'NIN SONUÇLARI

    • Yaklaşık 10 milyon insan hayatını kaybetmiştir.
    • Bazı büyük devletler yıkılmış, yeni devletler kurulmuştur. (Avusturya, Macaristan, Yugoslavya, Polonya, Çekoslovakya)
    • Bazı devletlerde rejim değişikliği meydana gelmiştir. (Rusyada kominizm, İtalyada faşizm, Almanyada nazizm, Türkiyede cumhuriyet). Genel olarak cumhuriyet ağırlıklı rejimler kurulmuştur.
    • Bazı devletlerde yönetimde değişiklikler olmuştur. (İttihat Terakkiciler yurt dışına kaçmış, Ahmet İzzet Paşa kabinesi kurulmuştur.)
    • Yeni teknolojik silahlar kullanılmıştır. (Uçak, tank, denizaltı)
    • Kurtuluş Savaşına sebep olmuştur.
    • Mağlup devletlerle önce ateşkes, daha sonra barış antlaşmaları imzalanmıştır.

    • Bulgaristan ile Selanik Mütarekesi Neuilly Barış Antlaşması
    • Osmanlı ile Mondros Mütarekesi Sevres Antlaşması
    • Avusturya ile Willa Gusti Müterakesi Saint Germain Barış Antlaşması
    • Almanya ile Rethondes Müterekesi Wersailles (Versay) Barış Antlaşması
    • Macaristan ile Trianon Barış Antlaşması imzalanmıştır.
    • Osmanlı Devleti Ortadoğu topraklarını kaybetmiştir.
    • I. Dünya Savaşının sonuçları özellikle (Versay Antlaşması) II. Dünya Savaşına sebep olmuştur.
    • Milletler Cemiyeti (Cemiyeti Akvam) kurulmuştur.
    MONDROS MÜTAREKESİ (30 EKİM 1918)
    Siyasi Alandaki Maddeler:


    • Boğazlar İtilaf devletleri denetimine bırakılacaktır. (Osmanlıların Anadolu toprakları ile Rumeli toprakları arasındaki bütünlük bozulmuştur.)
    • İtilaf devletleri güvenliklerini tehlikeli gördükleri bölgeleri işgal edebileceklerdir. (7. Madde)
    • Doğu Anadoluda 6 ilde herhangi bir karışıklık çıkarsa bölge işgal edilebilecektir. (24. Madde. Bir Ermeni devleti kurulmasına zemin hazırlanmak istenmiştir.)
    Askeri Alandaki Maddeler:

    • 50.000 kişilik Jandarma kuvveti dışındaki bütün Osmanlı orduları terhis edilecektir.
    • Osmanlı donanması, gösterilen limanlarda İtilaf devletlerine teslim olacaktır.
    • Osmanlı silah ve cephanesi İtilaf devletlerine teslim edilecektir.
    • İtilaf devletleri esirleri serbest bırakılacak fakat Osmanlı esirleri serbest bırakılmayacaktır.
    Teknik ve Ekonomik Alandaki Maddeler: Demiryolları, bütün ulaşım ve haberleşme araçları, limanlar, Toros tünelleri ve geçitler İtilaf devletleri denetimine bırakılacaktır.
    Not: Çok ağır şartlar taşıyan, işgallere zemin hazırlayan (özellikle 7. Maddesiyle) Osmanlı Devletini fiilen sona erdiren bir antlaşmadır. İstanbul Hükümeti anlaşmayı olumlu karşılamış, Mustafa Kemalin de içinde bulunduğu birçok aydın ise tepki göstermiştir.

    Mondros'a karşı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, işgallerin başlamasıyla da Kuvay-ı Milliye birlikleri kurulmuştur.

    Not: Osmanlının kayıtsız şartsız teslim belgesidir.


    MONDROSTAN SONRAKİ İŞGALLER


    • İngiltere ,Musul (ilk işgal), Urfa, Antep ve Maraşı işgal etmiş, ayrıca İzmit, Eskişehir, Afyon, Samsun, Merzifon ve Batuma asker çıkarmışlar.
    • İtilaf Devletleri İstanbul'u fiilen işgal etmiş (13 Kasım 1918)
    • Fransa , Adana ve çevresini işgal etmiş.
    • İtalya , Antalya ve Konya çevresini işgal etmiştir.
    Not-1: Urfa, Antep ev Maraş sonradan Fransaya devredilmiştir.
    Not-2: Paris Barış Konferansından sonra Yunanlılar İzmiri işgal etmişlerdir. (15 Mayıs 1919)

    MONDROSTAN SONRA KURULAN CEMİYETLER
    I. ZARARLI CEMİYETLER
    A) Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler:


    • Mavri Mira: Rumlar kurmuştur. Batı Anadolu ve Trakyayı Yunanistana dahil ederek Megalo İdeayı gerçekleştirmek istemişlerdir. Yunan Kızıl Haçı, Fener Rum Patrikhanesi, okullardaki izci teşkilatları ve diğer Rum cemiyetleriyle işbirliği içindedirler.
    • Etnik-i Eterya: Megalo İdea amacıyla 19. Yy. başlarında kurulmuş aynı amaçla Mondrostan sonra da faaliyetlerini sürdürmüş bir Rum cemiyetidir.
    • Rum Pontus Cemiyeti: Fatih'in 1461'de ortadan kaldırdığı Trabzon Rum İmparatorluğunu yeniden kurmak için çalışmalar yapmıştır.
    • Hınçak ve Taşnak Cemiyeti: Çukurovadan Trabzona çizilen bir hattın doğusunda kalan bütün topraklarda bir Ermeni devleti (Magna Armania) kurak için çalışmalar yapmışlardır.
    • Alyans-İsrailit (Makkabi) Cemiyeti: Yahudi azınlık tarafından ekonomik, dini ayrıcalıklarını sürdürmek amacıyla kurulmuştur.
    B) Türkler Tarafından Kurulan Milli Varlığa Düşman Cemiyetler:

    • İngiliz Muhipler Cemiyeti: İngilizlerle iyi geçinerek ülkeyi en az zararla kurtarmak isteyen ve İngiliz mandasını savunan bu cemiyette padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit gibi kimseler de üyedir.
    • Teali İslam Cemiyeti: Halifeye ve İslamiyete kesin bağlılıkla kurtuluşun gerçekleşeceğine inanmışlardır. İlmi, ahlaki, sosyal yollarla siyaset yapmışlardır.
    • Wilson Prensipleri Cemiyeti: Amerikan mandasını savunmuşlardır.
    • Sulh ve Selamet-i Osmaniye Cemiyeti: Kurtuluşun Osmanlı saltanatına bağlılık ve padişaha kesin itaatle mümkün olacağına inanmışlardır. Meşruti demokrasiyi ilke edinmişlerdir.
    • Kürt Teali Cemiyeti: Doğu Anadoluda bağımsız bir Kürt devleti kurmak için kurulmuşsa da halkın fazla desteğini alamamıştır.
    • Hürriyet ve İtilaf Fırkası: 20. yy. başlarında İttihat Terakkiye muhalif olarak kurulmuş Mondrostan sonra da milli mücadeleye karşı faaliyet sürdürmüştür.
    • Trabzon Adem-i Merkeziyet Cemiyeti: Trabzon ve çevresinde bağımsız bir Türk devleti kurmak istemişler, zamanla milli mücadele safına geçmişlerdir.

    II. YARARLI CEMİYETLER


    • Trakya ve Paşaeli Cemiyeti: Trakya ve çevresini özellikle Mavri Miranın faaliyetlerine karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İlk kurulan cemiyettir.
    • İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Batı Anadoluyu Rumlara karşı korumak amacıyla kurulmuştur. İzmirin işgali sonrası Anadoluya milli mücadele için cephane taşımışlardır.
    • Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Bir yandan Rum Pontus cemiyetine diğer yandan Adem-i merkeziyet cemiyetine karşı faaliyet gösteren, Trabzon ve çevresini korumaya çalışan cemiyettir.
    • Kilikyalılar Cemiyeti:Çukurova bölgesini Ermenilere ve Fransızlara karşı savunmak amacıyla kurulmuştur.
    • Harekat-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti: İzmirin Yunanlılarca işgaliyle beraber ilhakı önlemek amacıyla kurulmuştur. İşgallere karşı fiilen karşı koymuşlardır.
    • Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti: Merkezi Sivas olmak üzere kurulmuş ve kısa sürede bütün vatana yayılmıştır. İşgalleri protesto ettikleri gibi Milli Mücadeleye para ve Mal yardımı sağlamışlardır.
    • Milli Kongre Cemiyeti: Türk halkının haklılığını basın yoluyla Dünya kamuoyuna duyurmayı amaçlayan bir cemiyettir. Silahlı direnişi düşünmemiştir.
    • Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Doğu Anadoluda Ermeni devletinin kurulmasına engel olmak amacıyla ortak savunma kararı almış bir cemiyettir.
    Not-1: Cemiyetlerin hemen hepsinin kuruluşunda dayandıkları nokta Wilson ilkeleridir.
    Not-2: Milli cemiyetler kendi bölgelerin kurtarmak için kurulmuş, Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleşmişlerdir.

    Not-3: Milliyetçilik ve bağımsızlık amacıyla Mondros Müterakesinden sonra kurulmuşlardır.

    Not-4: Başlangıçta basın-yayın yoluyla mücadeleyi, gerekirse silahlı direnişe geçmeyi amaçlamışlardır.


    PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 OCAK 1919)

    İtilaf devletlerinin temsilcileri mağlup devletlerle yapacakları barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek için Pariste toplanmışlardır. Sevr hariç diğer barış antlaşmalarının şartları belirlenmiş, Osmanlı topraklarını paylaşma konusunda anlaşamadıkları için Sevr sonraya bırakılmış, gizli anlaşmalar feshedilmiştir.Daha önce İtalyaya vaat edilen Batı Anadolu, İngilterenin çıkarına ters düştüğü için ve Yunan propagandasının etkisinde kalarak Yunanistana verilmiştir. Bu olay İtilaf devletleri arasında ilk kez ikilik çıkmasına ve bir yönüyle II. Dünya Savaşına sebep olmuştur.

    Wilson İlkelerinin sömürgecilik yapılmayacak maddesine karşı manda ve himaye fikri ilk kez burada ortaya atılmıştır.


    İZMİRİN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)

    Yunanlılar Paris Konferansında alınan karara dayanarak 15 mayıs 1919da İzmir'i işgal etmişler, özellikle Hasan Tahsinin attığı ilk kurşunla beraber katliamlara girişmişlerdir.

    Not-1: Kuvay-ı Milliye'nin doğmasına yol açmıştır.

    Not-2: İlhak amacı taşıdığı için Türk halkı büyük tepki göstermiştir.
    Not-3: Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuştur.

    AMİRAL BRİSTOL RAPORU (13 EKİM 1919)

    Amerikalı bir amiral olan Bristol'un başkanlığındaki bir heyet Batı Anadolu'ya gelerek incelemelerde bulunmuş ve burada nüfus çoğunluğunun Türklere ait olduğunu, katliamlardan Yunanlıların sorumlu olduğunu ve İzmirin işgalinin haksız olduğunu ileri sürmüştür. ABD kandırıldığını görmüş, Wilson ilkelerinin uygulanmamasına kızarak aktif dünya siyasetinden çekilmiş, Monroe Doktrini uygulanmıştır.

    Not: Amiral Bristol Raporu Türk halkının ve Kurtuluş Savaşı'nın haklılığını göstermesi açısından önemlidir.


    KUVAY-I MİLLİYE HAREKETİ

    Mondros Mütarekesi 'nden sonra başlayan işgaller, işgallere İstanbul Hükümeti'nin sessiz kalması ve Osmanlı ordularının terhis edilmiş olması üzerine kurulmuştur. Halkın kurduğu bölgesel direniş güçleridir. Düzenli ordu kuruluncaya kadar düşmanı oyalamayı ve kayıp verdirmeyi amaçlamış, ihtiyaçlarını halktan karşılayan, belli bir merkezden yönetilmeyen düzensiz çetelerdir. BMMye karşı çıkan isyanların bastırılmasında etkili olmuşlar ve düzenli ordunun çekirdeğini oluşturmuşlardır.


  3. #8
    Moderator Tırtıl - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar
    564
    Tecrübe Puanı
    3


    Tanımlı Ce: I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)





    Sevr Antlaşması (Fransızca: Le traité de Sévres), Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında 10 Ağustos 1920'de imzalanan barış antlaşmasıdır. Yunanistan dışında hiçbir devlet tarafından onaylanmamış ve yürürlüğe girmemiştir.
    İtilaf Devletleri ile Osmanlı arasındaki savaş hali 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile sona ermiştir.
    Sevr Antlaşması adını, son müzakerelerin ve imza töreninin gerçekleştiği Paris'in Sèvres banliyösünden alır.

    Hazırlık Süreci
    Dünya Savaşı galiplerinin savaş sonrası dünya düzenini belirlemek için topladıkları Paris Barış Konferansı 18 Ocak 1919'da açıldı. 7 Mayıs 1919'da Alman ve Avusturya-Macaristan barış koşulları açıklandı. Almanya ile Versailles Antlaşması 28 Haziran'da, Avusturya ile Saint-Germain-en-Laye Antlaşması 10 Eylül'de Macaristan`la Triannon Antlaşması ve Bulgaristan`la Neuilley Antlaşması imzalandı. Türk barışının da diğerleri ile birlikte 1919 Mayıs'ında açıklanması beklenirken, görüşmeler belirsiz bir geleceğe ertelendi. Bunun nedenleri bugüne dek yeterince aydınlatılamamıştır.
    İtilaf Devletleri Yüksek Konseyinin 7 Mayıs'ta aldığı karar uyarınca 15 Mayıs'ta İzmir Yunanlılar tarafından işgal edildi. Bu olay tüm Türkiye'de güçlü bir ulusal tepkiye yol açtı. 6 Eylül'de toplanan Sivas Kongresi'nden sonra İstanbul'daki Osmanlı hükümeti, ülke üzerindeki idari ve askeri denetimini kaybetti. Sivas ve daha sonra Ankara'da, Mustafa Kemal Paşa yönetiminde bir ulusal direniş hükümeti kuruldu. Anadolu hükümeti, olumsuz şartlarda bir barış antlaşmasını kabul etmeyeceğini bildirdi ve direniş hazırlıklarına girişti.
    İtilâf Devletleri 18 Nisan 1920'de San Remo Konferansı'nda Osmanlı Devleti'ne uygulanacak barış şartlarını hazırladılar. 22 Nisan'da Osmanlı Hükümetini Paris'te toplanacak barış konferansına davet ettiler. Padişah, eski sadrazam Ahmet Tevfik Paşa'nın başkanlığında bir heyeti Paris'e gönderdi. Ertesi günü Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi, 30 Nisan günü taraf devletlerin dışişleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
    Paris'te barış şartlarını öğrenen Ahmet Tevfik Paşa, İstanbul'a gönderdiği telgrafta barış şartlarının "devlet mefhumu ile kabil-i telif olmadığını" [devlet kavramı ile bağdaşmadığını] bildirerek görüşmelerden çekildi. Bunun üzerine 21 Haziran'da İtilaf Devletleri Osmanlı Devletinin direnişini kırmak için, İzmir'de bulunan Yunan kuvvetlerini Anadolu içlerine sürmeye karar verdi. Balıkesir, Bursa, Uşak ve Trakya kısa sürede Yunan ordusu tarafından işgal edildi.
    Sevr Antlaşmasını imzalayan Osmanlı heyeti (soldan sağa, Rıza Tevfik, Damat Ferid Paşa, Hadi Paşa ve Reşid Halis).
    Ege felaketi üzerine 22 Haziran'da İstanbul'da toplanan Saltanat Şurası, Paris'e Sadrazam Damat Ferit Paşa başkanlığında ikinci bir heyet göndermeye karar verdi. Eski maarif nazırı (milli eğitim bakanı) Hadi Paşa, eski Şura-yı Devlet (Danıştay) reisi Rıza Tevfik Bey ve Bern Sefiri Reşat Halis Bey'den oluşan bu heyet, 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzaladı. Ankara'daki Büyük Millet Meclisi antlaşmayı sert bir bildiri ile kınadı.
    Antlaşmanın yürürlüğe girmesi için önce Meclis-i Mebusan'ın antlaşmayı görüşüp kabul etmesi, sonra da imzalamak üzere Vahdettin'e göndermesi gerekiyordu. Fakat antlaşma imzalandığı tarihte Meclis-i Mebusan kapalı olduğundan antlaşma mecliste görüşülemedi ve padişahın önüne gelmedi.Dolayısıyla antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe girmedi.

    Saltanat Şurası'nda yaşananlar
    Saltanat Şurası'nda yaşananlar ise günümüzde hala tartışılmaktadır. Nutuk'ta bu toplantıda Vahdettin'le ilgili “Sevr muahedesini bizzat ayağa kalkmak suretiyle kabul etmiştir.” denmektedir. Saray Başmabeyncisi Lütfi Simavi'ye göre ise Vahdettin açılış nutkunu okuduktan sonra başkanlığı Damat Ferit Paşa’ya bırakarak salonda durmamış, çıkıp gitmiştir. Son Sadrazam Tevfik Paşa’nın oğlu İsmail Hakkı Okday'ın anlatımı ise şöyledir:
    Nihayet Sevr’i kabul edenler ayağa kalksın denildi. Damat Ferid Paşa bu sırada Padişah’ın salonu terk etmesi için işaret verdi. Vahdettin dışarı çıktı, yandaki odaya geçti. Padişah ayağa kalkınca da salondakiler Hünkâra bir saygı eseri olarak ayağa kalktılar. Kendisini bu suretle selamladılar. Öyle ki, bu ayağa kalkışın Sevr’in kabulü anlamına mı geldiği, yoksa Padişah’a hürmeten kıyam mı edilmiş olduğu açık olarak belirmedi. Hatta Ayandan Topçu Feriki Rıza Paşa, ‘Biz Padişaha hürmeten ayağa kalktık, Sevr’i kabul ettiğimizden değil’ diye haykırarak Damat Ferid’in oyununu açıkça protesto dahi etti.
    Kimi tarihçiler bu olayı, şurada oy hakkı olmayan padişahın oylama yapılması çağrısı yapılınca dışarı çıkması, fakat Damat Ferit'in olayı oldubittiye getirmesi olarak yorumlamaktadır. Kimileri toplantının Sevr’i onaylatmak üzere taraflı bir tarzda yürütülmesini protesto mahiyetinde, belki de biraz öfkeli bir şekilde ayağa kalktığını ve çıkıp yan odaya geçmiştiğini iddia etmektedir. Kimi tarihçiler ise bunun, padişah ile Damat Ferit Paşa'nın antlaşmayı kabul ettirebilmek için birlikte hazırladıkları bir plan olduğunu iddia etmektedirler.

    İtilaf Devletleri'nin bakışı
    İtalya antlaşmadan hoşnutsuzluğunu açıkça bildirerek Osmanlı'dan yana tavır aldı. Fransa hükümeti antlaşmadan dolayı parlamentoda ve şekilde eleştirildi. ABD zaten bu sırada iç politik gelişmeler nedeniyle her türlü uluslararası girişimden çekilmişti.İtalya ile Fransanın onaylamamasının asıl nedeni ise izmirin Yunanlılara verilmesidir.

    Antlaşma Hükümleri

    1. Sınırlar (madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya'nın büyük bölümü Yunanistan'a, Ceyhan-Antep-Urfa-Mardin-Cizre kent merkezleri Suriye'ye bırakılacak, İstanbul Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kalacak;
    2. Boğazlar (madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlarda deniz trafiği on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletlerin donanmalarını yardıma çağırabilecek;
    3. Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti'ne bağımsızlık için başvurabilecek;
    4. İzmir (madde 65-83): Yaklaşık olarak bugünkü İzmir ili ile sınırlı alanda Osmanlı devleti egemenlik haklarının kullanımını beş yıl süre ile Yunanistan'a bırakacak; bu sürenin sonunda bölgenin Osmanlı veya Yunanistan'a katılması için plebisit yapılacak;
    5. Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı Ermenistan Cumhuriyetini tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (Başkan Wilson 22 Kasım 1920'de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan'a verdi.)
    6. Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek;
    7. Azınlık Hakları (madde 140-151): Osmanlı din ve dil ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit haklar verecek, tehcir edilen gayrımüslimlerin malları iade edilecek, azınlıklar her seviyede okullar ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak, Osmanlı'nın bu konulardaki uygulamaları gerekirse Müttefik Devletler tarafından denetlenecek;
    8. Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı'nın askeri kuvveti, 15.000'i jandarma olmak üzere 50.000 personelle sınırlı olacak, Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesinde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek;
    9. Savaş Suçları (madde 226-230): Savaş döneminde katliam ve tehcir suçları işlemekle suçlananlar yargılanacak;
    10. Borçlar ve Savaş Tazminatı (madde 231-260): Osmanlı'nın mali durumundan ötürü savaş tazminatı istenmeyecek, Türkiye'nin Almanya ve müttefiklerine olan borçları silinecek; ancak Türk maliyesi müttefiklerarası mali komisyonun denetimine alınacak;
    11. Kapitülasyonlar (madde 260-268): Osmanlı'nın 1914'te tek taraflı olarak feshettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak;
    12. Ticaret ve Özel Hukuk (269-414): Türk hukuku ve idari düzeni hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek; sivil deniz ve demiryolu trafiği Müttefik devletler arasında yapılan işbölümü çerçevesinde yönetilecek; iş ve işçi hakları düzenlenecek; eski eserler kanunu çıkarılacak vBulletin.
    Antlaşma bir yanda Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Belçika, Yunanistan, Hicaz Krallığı, Portekiz, Romanya, Ermenistan, Polonya, Sırp-Hırvat Cumhuriyeti ve Çekoslovakya ile, diğer yanda Osmanlı Devleti arasında imzalandı. ABD ve Rusya imza atmadılar.

    Antlaşmanın Özellikleri
    Sevr Antlaşması,
    a. öteki savaş sonu antlaşmaları, özellikle Versailles Antlaşması ve Avusturya-Macaristan'ı parçalayan Saint-Germain Antlaşması,
    b. Wilson İlkeleri'nde dile getirilen milliyet ilkesi,
    c. Müttefik devletler arası rekabetler bağlamında daha iyi değerlendirilebilir.

    Antlaşma ile, nüfus çoğunluğu Türk olan yerlerin hemen hepsi (daha önce Balkan Savaşı'nda yitirilen Batı Trakya dışında) Türkiye'ye verilmiştir [kaynak belirtilmeli] . Nüfus çoğunluğu Kürt olan bölgenin durumu belirsiz bırakılmıştır. Çoğunluğu Türk olan, ancak nüfus değişimi sonucu Rum nüfusun artması beklenen İzmir'in durumu da belirsizdir. Türk-Ermeni sınırının çizimi ertelenmiştir.
    Padişahın şahsında simgesel bir egemenlik korunsa da, uygulamada Türkiye İtilaf devletlerinin ortaklaşa yöneteceği bir sömürge durumuna getirilmiştir. Burada dikkati çeken, müttefik devletler arasında gözetilen dengelerdir. Bir dizi önlemle, taraflardan herhangi birinin Türkiye üzerinde tek yanlı egemenlik kurmasının önüne geçilmiştir.Türkiye'nin yoğun Türk nüfusu barındıran Bulgaristan'la ilişiği koparılmıştır. Yunanistan'la Türkiye arasında Oniki Adalar yoluyla örülmüş olan İtalyan duvarı varlığını korumuştur.



    SEVR ANTLAŞMASINI İMZALAYAN OSMANLI HEYETİ


    Versailles Barış Antlaşması
    Versay Barış Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonunda İtilaf Devletleri ile Almanya arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. 18 Ocak 1919'da başlayan Paris Barış Konferansı'nda müzakere edilmiş, 7 Mayıs 1919'da son metin Almanlara deklare edilmiş, 23 Haziran'da Alman Parlamentosu'nca kabul edilmiş ve 28 Haziran 1919'da Paris'in Versay banliyösünde imzalanmıştır.
    İçerdiği ağır koşulladan ötürü Versay Antlaşması Almanya'da büyük tepkiye yol açmış ve "ihanet" olarak kabul edilmiştir. Birçok tarihçi Almanya'da 1920'lerde yaşanan ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa, Nazi Partisi'nin iktidara gelişine ve İkinci Dünya Savaşına nihai olarak Versailles Antlaşmasının neden olduğu düşüncesindedir.

    Antlaşma Hükümleri
    Almanların "Diktat" adını verdikleri 440 maddelik barışın esas noktaları şöyledir:
    a. Sınırlar:
    Almanya, Belçika'ya Eupen, Malmedy ve Moresnet bölgelerini; Fransa'ya Alsas ve Loren'i veriyordu. Saar bölgesi Milletler Cemiyeti yönetimine bırakılıyor, nihai durumu 15 yıl sonra plebisitle belirleniyordu. Polonya'ya Poznan ve Batı Prusya verildi. Danzig koridoru serbest bölge olacaktı ve Milletler Cemiyeti himayesi altına girecekti. Yukarı Silezya'da plebisit yapılacaktı. 1920'de yapılan plebisit sonunda, buranın doğu yarısı Polonya'ya verildi.
    b. Siyasî Hükümler:
    Belçika'nın tarafsızlığı kaldırıldı. Ren Nehri'nin doğu ve batı kıyılarında 50 km. lik bir alan askerden arındırıldı. Almanya'nın Avusturya ile birleşmemesi taahhüt altına alındı. Almanya; Avusturya, Çek-Slovakya ve Polonya'nın bağımsızlığını tanıdı.
    c. Sömürgeler:
    Almanya tüm denizaşırı topraklarından vazgeçti. Bu topraklarda Milletler Cemiyeti'nin kontrolunda yeni sömürgecilik rejimlerinin kurulması kararlaştırıldı. Togo ile Kamerun İngiliz-Fransız mandasına; Tanganyika İngiltere mandasına; Ruanda-Urundi Belçika mandasına; Güney-Batı Alman Afrikası Güney Afrika Birliğine; Mariana, Marshall ve Caroline adaları ile Çin'deki Kiaochow Japonya'ya; Yeni Gine'nin Almanya'ya ait olan yarısı ve Solomon Adaları Avustralya mandalarına bırakıldı.
    d. Silahsızlanma:
    Almanya'nın ileride yeniden askeri bir tehdit olmasını önlemek adına bir dizi düzenlemeye gidildi.
    ·Almanya'da zorunlu askerlik kaldırıldı.
    ·Alman ordusu 100.000 kişiye indirilerek Genelkurmay örgütü kaldırıldı.
    ·Deniz kuvvetleri 15.000 personelle sınırlandırıldı.
    ·Uçak, denizaltı, zırhlı araç ve tank yapması yasaklandı.
    ·Silah üretimi, dış alım-satımı (ithalat-ihracat) yasaklandı.
    ·Zehirli gaz üretmesi ve bulundurması yasaklandı.
    e. Tamirat Borçları:
    Savaş tazminatı olarak 1921 yılı itibari ile 56 Milyar Dolarlık bir mali yük getirildi. Ancak aynı yıl bu borç 33 Milyar Dolara indirildi. Bu miktarlar Almanya'nın ödeme gücünün çok üstünde idi ve borçlanma Almanya'yı ekonomik yıkıma mahkum etti.

    SAİNT GERMAİN (SEN JERMEN) BARIŞ ANTLAŞMASI
    10 Eylül 1919'da Avusturya ile imzalanan Saint-Germain Barış Antlaşması ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu parçalanmakta ve toprakları bölüşülmektedir. Bu antlaşmaya göre, Avusturya ve Macaristan birbirinden ayrı iki devlettir. Avusturya ve Macaristan toprakları üzerinde yeni bir devlet, Çekoslavakya kurulmuştur. Avusturya, Macaristan, Çekoslavakya ve Yugoslavya'nın bağımsızlığını tanımaktadır. Avusturya ayrıca, Galiçya'yı Polonya'ya, Hırvatistan'ı Yugoslavya'ya, Tirol ve Trieste'yi İtalya'ya, Bukovina'yı da Romanya'ya bırakıyordu.
    Avusturya'da mecburi askerlik kaldırılıyor, Avusturya ordusu 30 bin kişiye indiriliyordu. Avusturya, Almanya gibi ağır ekonomik yükümlülükler altında bırakılıyordu.

    Triyanon Antlaşması
    Triyanon Antlaşması müttefikler ve ilgili ülkelerle Macaristan arasında Versay'da ki görkemli Trianon Sarayı'nda imzalandı. I. Dünya Savaşı'ndan önce Avusturya-Macaristan İmparatorluğu iken, savaş sonunda Avusturya'dan ayrılan Macaristan savaşın sorumlusu olarak kabul edildi. Bu yüzden, Çekoslovakya'ya Slovakya ve Karpataltı Rutenyası (bugün Zakarpatskaya adıyla Ukrayna'nın bir ili)'nı, Romanya'ya Transilvanya bölgesini ve Banat bölgesinin büyük bölümünü, Avusturya'ya Burgenland (Plebisitte Macaristan'da kalan bölge merkezi Sopron hariç) bölgesini, Fiume'yi İtalya'ya, Hırvatistan, Prekomurje, Medimurje, Voyvodina ve Banat bölgesinin bir kısmını Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'na (sonradan Yugoslavya), Slovakya'nın Galiçya sınırındaki küçük bir bölgeyi Polonya'ya bırakmak zorunda kaldı. Ağır bir savaş tazminatı ödeme yükümlülüğüne girdi.

    Nöyyi Antlaşması
    Neuilly Antlaşması, I. Dünya Savaşı ardından savaştan galip çıkan İtilaf Devletleri'yle İttifak Devletleri arasında düzenlenen Paris Barış Konferansı'nda öngörülen antlaşmalardan biridir. İtilaf Devletleri'yle Bulgaristan arasında 27 Kasım 1919 tarihinde imzalanmıştır.
    Bu antlaşmaya göre Bulgaristan topraklarından bir kısmını Sırp-Hırvat-Sloven Krallığına, Güney Dobruca'yı Romanya'ya, Gümülcine ve DedeağaçYunanistan'a bırakmıştır. Antlaşma ayrıca Bulgaristan ordusunun 20 bin kişiyi aşamayacağı hükmü getirmektedir.

  4. #9
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    15.501
    Tecrübe Puanı
    20


    Tanımlı Ce: I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)





    Cok teşekkür ederim konu icin Tırtıl ben bu konuyu müsait zamanda düzenlerim
    konu indirken biraz düzenli olmasına itina gösterelim .Gerci siz şu an yenisiniz eminim bu işi cabuk kavrarsınız zeki kişiliğnizi gördüm
    Kitap okuyun cok bilgilidir
    Demekki.. kitap kurdusununz

  5. #10
    Admin Viole - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    5.571
    Tecrübe Puanı
    10


    Tanımlı Ce: I. Dünya Savaşı (Birinci Dünya Savaşı)





    Alıntı Almira´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
    Kitap okuyun cok bilgilidir
    Demekki.. kitap kurdusununz
    sen şimdi bana hakaretmi ediyon
    daral geliyor cok kitap okumak alamya şuna bak
    almiş boz

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0