Üyeler Görebilir ]Üyeler Görebilir ]• abbreviation: kısaltma
• ability: beceri
• able: becerikli
• about: hakkında
• above: üstünde, -den yukarı
• abroad: yurtdışına
• absence: yokluk
• absent: dalgın
• accept: kabul etmek
• acceptable: kabul edilebilir
• accident: kaza
• accidental: kaza ile olan
• according: e göre
• account: hesap
• achive: başarmak
• achivement: başarı
• acid: asit
• across. karşıda
• act: davranmak
• action: olay
• active: aktif
• activity: aktivite
• actor,actress: aktör, aktris
• actual: gerçek
• actually: aslında, gerçekten
• add: eklemek
• addition: eklenti
• additional: ilave
• address: adres
• adjective: sıfat
• admiration: taktir hayranlık
• admire: hayran olmak
• admit: içeri almak,kabul etmek
• adult: yetişkin
• advanced: gelişmiş, ileri
• advantage: avantaj
• adventure: macera
• adverb: zarf
• advertise: ilan vermek
• advertisement: reklam ilanı
• advice: tavsiye
• advise: danışman
• affair: mesele
• affect: etkilemek
• afford: gücü yetmek
• afraid: korkmak
• after: sonra
• afternoon: öğleden sonra
• afterwards: daha sonra, sonradan
• again: tekrar
• against: karşıda
• age: yaş
• ago: önce
• agree: razı olmak, anlaşmak
• agreement: anlaşma
• ahead: ileride, öne doğru
• aim: amaç, hedef
• air: hava
• aircraft: uçak
• airport: hava limanı
• alcohol: alkol
• alive: yaşayan
• all: hepsi
• allow: izin vermek
• almost: hemen hemen
• alone: yalnız
• along: boyunca
• alphabet: alfabe
• already: zaten
• also: ayrıca
• although: e rağmen
• always: her zaman
• among: arasına
• amount: tutar
• amuse: eğlendirmek
• amusement: eğlence
• amusing: eğlenceli
• an: bir
• ancient: antik, eski
• and: ve
• anger: sinir
• angle: melek
• angry: sinirli
• animal: hayvan
• announce: ilan etmek
• annoy: rahatsız etmek
• annoying: rahatsız edici
• another: diğer
• answer: cevap
• anxiety: tasa, kaygı
• anxious: endişeli, kaygılı
• any: hiç
• anyone: herhangi biri
• anything: herhangi bir şey
• anywhere: herhangi biyer
• apart: ayrı
• apartment: apartman
• appaer: gözükmek
• appaerance:
• apple: elma
• aproval:
• approve: onaylamak
• area: meydan
• argue: tartışmak
• arguement: münakaşa
• arm: kol
• army: ordu
• around: etraf
• arrange: planlamak
• arrangement: düzenleme
• arrival: geliş, varış
• arrive: varmak, ulaşmak
• art: sanat
• article: makale
• artificial: yapay
• as: gibi
• as opposed to: tersi anlamı
• ashamed: utanmış
• ask: sormak
• asleep: uykuda
• association: kurum, ilişki, çağrışım
• at: de da
• atom: atom
• attack: saldırı
• attempt: girişim
• attend: uğraşmak
• attention: dikkat
• attitude: davranış
• attract: cezbetmek
• attractive: çekici
• authority: uzman kimse
• autumn: sonbahar
• available: hazır, meşkul değil
• average: avaraj
• avoid: kaçınmak, sakınmak
• awake: uyanık
• away: uzağa
• awkward: uygunsuz, zor
• baby: bebek
• back: geri
• background: geri taraf
• backward: geri kalmış
• bad: kötü
• bag: yatak
• bake: fırında pişirmek
• balance: ayar
• ball: top
• band: bando
• bank: banka
• bar: bar
• base: üs,taban,kurmak,dayanmak
• basic: kolay
• basket: çöp kutusu
• bath: banyo
• battle: savaş
• be: olmak
• beach: sahil, pilaj
• beak: gaga
• beam: yaymak, gülümsemek,ışın
• bean: fasulye
• bear: ayı
• beat: vurmak,karıştırmak,tempo
• beautiful: güzel
• beauty: güzellik
• because: çünkü
• become: dönüşmek
• bed: yatak
• beer: bira
• before: önca
• begin: başalamak
• begining: başlangıç
• behave: davranmak
• behaviour: davranış
• behind: arkasında, gerisinde
• belief: inanç
• believe: inanmak
• bell: zil
• belong: ait olmak
• below: aşağıda, altında
• belt: kemer
• bend: eğmek, bükmek
• beneath: altında
• beside: yanına
• best: en iyisi
• better: daha iyi
• between: arasında
• beyond: ötede, ileride, - den sonra
• bicycle: bisiklet
• big: büyük
• bill: hesap, kanun tasarısı
• bird: kuş
• birth: doğmak
• bit: biraz, bir parça
• bite: ısırmak
• bitter: acı, üzücü
• black: siyah
• blade: bıçak
• blame: sorumluluk, suçlu tutmak
• blind: kör
• block: blok
• blood: kan
• blow: üflemek
• blue: mavi
• board: tahta
• boat: bot, sal
• body: vücut
• boil: yağ
• bomb: bomba, patlamak
• bone: kemik
• book: kitap
• boot: bot, tekmelemek
• border: sınır
• bored: sıkılmış
• boring: sıkıcı
• born: doğmuş
• borrow: ödünç almak
• both: ikiside
• bottle: şişe
• bottom: kıç
• bowl: kase, tas
• box: kutu
• boy: erkek çocuk
• brain: beyin
• branch: şube, dal
• brave: cesur
• bread: ekmek
• break: ara, mola, tenefüs
• breakfast: kahvaltı
• breast: meme
• breath: nefes
• breathe: nefes almak
• breed: üretmek, beslemek
• brick: tuğla
• bridge: köGoogle Page Rankingü
• bright: parlak
• bring: getirmek
• broad: geniş
• broadcast: radyo yayını
• brother: erkek kardeş
• brown: kahverengi
• brush: fırçalamak
• build: inşa etmek
• building: bina
• bullet: mermi


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla

Bookmarks