Konu Etiketleri:

nuh aleyhisselamın oğulları, nuh aleyhisselam soyu, nuh aleyhisselamın soyu, nuh aleyhisselam oğullarının, nuh aleyhisselam oğulları, nuh aleyhisselam oğullari, nuh aleyhis selamın babası, nuh aleyhisselamın seceres, nuh aleyhisselamin babasi, nuh ve oğulları,

+ Konu Cevapla
1 / 5 Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu
1 den 5´e kadar. Toplam 21 Sayfa bulundu

Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu...

 BENİM DÜNYAM Katagorisinde ve  İnanc Dünyası Forumunda Bulunan  Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu... Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Nuh Aleyhisselâm Nuh Aleyhisselâmın Soyu: Nuh b.Lemek (veya Lemk), b.Mettu Şelah, b.Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b.Yerd (veya Yarid), ...

  1. #1
    Senior Member zuzuu - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    6.461
    Tecrübe Puanı
    10


    Tanımlı Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu...







    Nuh Aleyhisselâm







    Nuh Aleyhisselâmın Soyu:


    Nuh b.Lemek (veya Lemk), b.Mettu Şelah, b.Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b.Yerd (veya Yarid), b.Mehlâil, b.Kayn (veya Kaynarı), b.Enuş, b.Şis, b.Âdem Aleyhisselâm.[1]



    Nuh Aleyhisselâmın Şekil Ve Şemaili:



    Nuh Aleyhisselâm; uzun boylu[2], esmer, ince tenli, uzunca başlı, büyük göz­lü, uzun ve enli sakallı, iri vücudlu idi.

    Kendisinin kolları ve bacakları ince,uylukları etli idi. [3]



    Nuh Aleyhisselâmın Kavmine Peygamber Olarak Gönderilişi:


    Nuh Aleyhisselâmın meskeni Irakta idi. [4]

    Vedd, Süva´, Yağus, Yauk ve Nesr diye anılan putlara[5] tapan kavmini, baş­larına gelecek azapla korkutmak, bir olan Allah´a ibadete davet etmek üzre, Pey­gamber olarak gönderildi. [6]

    Onlara:

    "...Ey kavmim! Allâha ibadet ediniz!

    Sizin, Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur!. [7]

    "Şüphesiz ki, ben, sizi, Allanın azabından apaçık korkutan´im.

    Allah´dan başkasına tapmayınız.

    Ben, sizin başınıza acıklı bir azabın gelip çatmasından korkuyorum!" dedi. [8]

    Kavminden ileri gelenler:

    "Biz, seni, hiç şüphesiz, apaçık bir sapkınlık içinde görüyoruz!" dediler.

    Nuh Aleyhisselâm:

    "Ey kavmim! Bende hiç bir sapkınlık yoktur.

    Fakat, ben, Âlemlerin Rabb´ı tarafından gönderilmiş bir Peygamberim!

    Size, Rabb´ımın Vahy ettiklerini, tebliğ ediyorum.

    Sizin iyiliğinizi istiyorum.

    Ben, sizin bilmediklerinizi de, Allâhdan (gelen Vahy ile) biliyorum.

    Size, o korkunç akıbeti haber vermek için, korunmanız için ve belki, böylelikle rahmete kavuşturulmanız için, kendinizden bir adam vâsıtasile Rabb´ınızdan, size bir ihtar geldi diye şaşıyor musunuz?!" dedi.[9]

    "Biz, seni, kendimiz gibi bir insandan başka olarak görmüyoruz.

    Basit, ve zahirî görüşe uyan en aşağı tabakalarımızdan başkasının sana tâbi olduğunu da, görmüyoruz.

    Sizin, bize karşı bir üstünlüğünüzü de, göremiyoruz. Bilakis, sizi yalancılar sanıyoruz!" dediler. Nuh Aleyhisselâm: "Ya ben, Rabb´ımdan gelen apaçık bir Burhan üzerinde isem?

    O, bana, Kendi katından bir Rahmet vermiş de, bunlar, siz (in gözlerinizden gizli bırakılmışsa?

    Söyleyiniz bana, ey kavmim! Sizi, istemediğiniz halde, ona zorlayacak mıyız?

    Ey kavmim! Bundan (bu tebliğlerimden) dolayı, sizden hiç bir mal istemiyorum.

    Benim mükâfatım, Allâhdan başkasına aid değildir.

    Ben, iman edenleri, tard edici de, değilim!

    Çünki, onlar, muhakkak ki, Rabblarına, kavuşanlardır.

    Ben, sizi, ancak cahillik eden bir kavm görüyorum!

    Ey kavmim! Ben, onları kovarsam, Allâhdan (Allâhın azabından) beni, kim kur-tara bilir? Bana, kim yardım edebilir hiç düşünmez misiniz?!

    Ben, size (Allâhın hazineleri, benim yanımdadır!) demiyorum.

    Ben, gaybı da, bilmem!

    Ben (hakikatta bir Melek´im!) de, demiyorum.

    Bununla beraber, gözlerinizin hor gördüğü o kimseler hakkında (Allah, onlara asla hayr vermeyecektir) de, diyemem!

    Onların özlerindekini, en çok bilen, Allâh´dır.

    Aksi takdirde, hiç şüphesiz, ben, zâlimlerden olmuş olurum!" dedi.

    "Ey Nuh! Doğrusu, sen, bizimle uğraştın durdun!

    Bizimle uğraşmanda aşırı da, gittin!

    Eğer, sen, doğruculardan isen, bizi tehdid edip durduğun şeyi haydi getir bi­ze!" dediler.

    Nuh (Aleyhisselâm):

    "Onu-dilerse-size, ancak, Allah, getirir.

    Siz, Allah´ı, bundan âciz bırakabilecek değilsiniz.

    Eğer, Allah, sizi helak etmek dilemişse, ben, sizin iyiliğinizi arzu etmiş olsam bile, bu hayrhâhlığım, size hiç bir yarar vermez.

    O, sizin Rabb´ınızdır ve nihayet, Ona döndürüleceksiniz.´[10]

    Ben (gelecek tehlikelerle) korkutandan başka bir kimse değilim.!" dedi.

    "Ey Nuh! Sen, (bu dediğinden) vaz geçmezsen, muhakkak, taşlanmışlardan ola­caksın!" dediler. [11]

    Nuh (Aleyhisselâm):

    "Ey kavmim! Benim, aranızda duruşum, Allah´ın âyetleri ile öğüt verişim, size ağır geliyorsa, (ne diyeyim) ben, ancak, Allah´a dayanıp güvenmişimdir.

    Siz ve ortaklarınız da, artık, toplanıp ne yapacağınızı kararlaştırınız. Bu yapacağınız, size, sonradan hiç bir tasa vermesin! Hattâ, bana, möhlet de, vermeyiniz.

    Eğer, (benim öğütlerimden) yüz çeviriyorsanız, ben, sizden (zâten bu hususta) hiç bir mükâfat istemedim.

    Benim mükâfatım, Allah´dan başkasına âid değildir.

    Ben (Onun hükmüne boyun eğen) Müslümanlardan olmakla emr olundum"

    dedi. [12]

    Kavmi, onu, yalanladılar. [13]

    Kâfirlerden bir takımları:

    "Bu, sizin gibi bir insandan başka (bir şey) değildir.

    O, size karşı üstünlük sağlamak istiyor.

    Eğer, Allah, (Peygamber göndermek) dileseydi, elbette, bize Melekler indirirdi.

    Biz, önceki Atalarımızdan, bunu (Allâhı Birlemeyi) hiç duymadık.

    Bu, kendisinde bir delilik bulunan adamdan başkası değildir.

    Binâenaleyh, siz onu bir zamana gözetleyiniz!? dediler.

    Nuh (Aleyhisselâm) da:

    ?Ey Rabb?ım ! Onların beni yalanlamalarına karşı sen bana yardım et!? dedi.

    ?Biz de, ona (şöyle) Vahy ettik: Sen, bizim bizim nezaretimiz ve Vahyimizle gemi yap!

    Nihayet (helaklerine emrimiz gelip te, o fırın kaynamağa başlayınca, ona her (nevi hayvanlardan erkek ve dişi) ikişer çift ile aileni alıp içerisine gir!

    (Kavmının) içinden, aleyhlerine söz geçmiş (hüküm giymiş olanlar müstesna.

    O zulm edenler(in kurtulması) hakkında bana hitapta bulunma.

    Çünki, onlar boğul(mağa mahkum ol)muşlardır.

    Artık sen mahiyetindekilerle birlikte, Geminin üstüne doğrulup yerleşince: Bizi o zalimler güruhundan selamete erdiren Allaha hamd olsun! de!

    Rabb?ım! Beni bereketli bir menzile kondur!

    Sen, konduranların en hayırlısısın! de!?[14]


  2. #2
    Senior Member zuzuu - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    6.461
    Tecrübe Puanı
    10


    Tanımlı Ce: Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu...





    Nuh Aleyhisselâmın Kavmini Tevhide Davet Edişi Ve Başına Gelenler:

    Nuh Aleyhisselâm; halkın, heykellerinde , puthhanelerde bulundukları sırada, yanlarına varıp:

    ?(Lâ ilâhe illallâh=Allâh?dan başka ilâh yoktur!) deyiniz.

    Ben , Allâh?ın Kul ve Resulüyüm!? dedikçe, işitmemek için halk, başlarını, elbiselerinin içine sokar, kulaklarını da parmakları ile tıkarlardı!

    Yine bir gün onlara: (Lâ ilâhe illallâh=Allâh?dan başka ilâh yoktur!) dediği zaman, Sanemler yüzlerinin üzerine düşünce, kalktılar, Onu, yüzünün üzerine düşünceye kadar dövdüler.

    Kral Mahvil[15], bunu, haber alınca, Nuh Aleyhisselâmı huzuruna getirtti ve Ona :

    ?Nedir su, senin hakkında işittiğim?!

    Dinime ve Babanın oğullarının, üzerinde bulundukları şeye karşi davranışın?!

    Nedir, Sanemleri kürsülerinden düşüren bu sihir?!

    Bunu sana kim öğretti.?? Dedi.

    Nuh Aleyhisselâm:

    ?Onlar dediğin gibi birer ilah olsalardı, yüzlerinin üzerine düşmezlerdi.

    Ben Allahın Kulu ve Resulüyüm!

    Sen, Yüce Allah?dan kork ve Ona, hiçbirşeyi şerik koşma!? dedi.

    Kral Mahvil; Sanemler Bayramı hazırlanıncaya kadar, Nuh Aleyhisselâmın tu­tuklanmasını ve Sanemlerin, tekrar Kürsülerine yerleştirilmelerini ve bozulan yer­lerinin onarılmasını emr etti.

    Bayram gelince, toplanıp yapılan şeyleri görsünler diye halk´a nida ettirildi.

    Nuh Aleyhisselâm, Kral hakkında Allâha düa etti. Kral, bir baş ağrısına tutul­du, aklını kaybetti. Bir hafta sonra da, öldü.

    Ölüsü, altun şerir üzerine konulup Sanem heykellerinin içinde ağlanarak tavaf edildikten sonra, gömüldü.

    Nuh Aleyhisselâma, dilleri ile her kötülüğü yaptılar, sövdüler, saydılar.[16]

    Kral Mahvil´in ölümü üzerine, yerine geçen oğlu Dermesil, Nuh Aleyhisselâmı, serbest bıraktı.

    Halk, büyük Sanemlerden her birinin yanında senenin belli vakitlerinde topla­nıp bayram yaparlar, Sanemler için, kurban keserler ve onları tavaf ederlerdi.

    Yağus bayramı için de, halk, her taraftan gelip toplanmıştı.

    Nuh Aleyhisselâm, onların yanlarına vardı. Ortalarında ayakta dikilip:

    "Lâ ilahe illallah = Allâh´dan başka ilâh yoktur!" demeleri için, onlara seslen­diği zaman, yine, başlarını, elbiselerinin altına soktular, parmaklarını da, kulakla­rına tıkadılar!

    Nuh Aleyhisselâmın seslenmesiyle, Sanemlerin Kürsülerinden yere düşmele­ri, bir oldu!

    Halk, yine üzerine yürüyüp Nuh Aleyhisselâmı dövdüler ve yüzünün üzerine düşürdüler.

    Başını da, yardılar.

    Kendisini, çeke çeke Kralın köşküne götürdüler, yanına, soktular.

    Kral, Nuh Aleyhisselâma:

    "İlâhlarla ilgili işlerden hiç bir şeye karışmamanı, sana, söylemedik mi? Seni, böyle şeylerden, men etmedim mi?!

    Hattâ, onları, kürsülerine, şerefli yerlerine koydurduğumda, onlara, secde de, edeceksin diye sana, emir etmedim mi?

    Bunu, sana kim öğretti?.." diyerek çıkıştı.

    Nuh Aleyhisselâm; kanlara boyanmış bir halde, Krala: "Eğer, onlar, birer ilâh olsalardı, yerlere düşmezlerdi? Ey Dermesil! Allâh´dan kork! Allah´a, hiç bir şeyi şerik koşma! Çünki, O, seni görüyordur!" dedi.

    Dermesil:

    "Sen, bana, böyle hitap etmek kudretini kendinde nasıl buluyorsun?" dedi.

    İkinci Sanem bayramı hazırlığı sonuna kadar habs edilmesini, Sanem için kur­ban kesilmesini ve yere düşen Sanemlerin kürsülerine tekrar konulmasını emretti.

    Emri, yerine getirildi.

    Kral Dermesil, Nuh Aleyhisselam hakkında korkunç bir rü´ya görüp:

    "Mecnundur! Yaptıklarından mes´ul değildir!" diyerek hapisten çıkarılmasını emretti.

    Zamanın Kâhin´i ise, Tufan işini ve zamanının yaklaştığını, halka bildirir ve Nuh Aleyhisselâmın öldürülmesini emr ederdi.[17]

    Babil Kralı Dermesil´e de, yazı yazarak Nuh Aleyhisselâmın öldürülmesini işa­ret etmişti.

    Dermesil; çevre halkına yazıp Nuh Aleyhisselâmın, Esnam ibadetini değiştir­mek istediğini ve bir tek İlândan başka ilâh bulunmadığını iddia ettiğini anlattı ve "Siz, Sanemlerden başka İlahlar bulunduğunu biliyor musunuz?" diye sordu.

    Hepsi de, bunu, inkâr ettiler.[18]

    Nuh Aleyhisselâmın, Tevhid akidesini yaymasına engel oldula[19] Hattâ, bayılıncaya kadar, kendisinin boğazını sıktılar.´[20] Öldü sandılar. [21]

    Nuh Aleyhisselâm, ayıldığı zaman: "Ey Allah´ım! Beni ve kavmimi, yarlığa! Çünkü, onlar, (ne yaptıklarını) bilmiyorlar!" dedi. [22] Gusl edip tekrar yanlarına vardı. Onları, Allah´a iman ve ibadete davet etti. [23]

    Nuh Aleyhisselâm, kendisine zulm etmekten geri durmayan kavminin arasında dokuz yüz elli yıl kaldı..[24] Kendisi, çok sabırlı ve halîm idi. [25]


  3. #3
    Senior Member zuzuu - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    6.461
    Tecrübe Puanı
    10


    Tanımlı Ce: Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu...





    Nuh Aleyhisselâmın Allâha İltica Ve Kavminin Helaki İçin Dua Edişi:



    Nuh Aleyhisselâm; Tebliğ ve Davet vazifesini, gece, gündüz, gizli, açık yap­mağa devam etti. Fakat, kendisinin, bütün bu çabaları, onların, imandan kaçmalarından, küfürlemi artırmalarından başka bir işe yaramadı, boşa gitti.[26] Bunun üzerine, Nuh Aleyhisselâm: "Ey Rabb´ım! Onlar, bana isyan ettiler.

    Malları ve evladları, kendilerinin hüsranlarından başkasını artırmayan kimselere

    jf´dular.

    Onlar da, büyük büyük hileler yaptılar.

    (Halk tabakasına): Sakın! Taptıklarınızı, bırakmayınız.

    Hele, Vedd´den, Süva´dan, Yağus´dan, Yauk´danve Nesr´den vazgeçmeyiniz! jediler.

    Gerçekten, onlar, bir çok kimseleri, baştan çıkardılar.

    Sen, ey Rabb´ım! O zâlimlerin, şaşkınlıktan başkasını artırma[27]

    Ben, artık, mağlûbum! Benim intikamımı alf[28]

    Benimle onlar arasındaki hükmü Sen ver de, beni ve beraberimdeki Mü´minleri kurtar. [29]

    Ey Rabb´ım! Yer yüzünde, kâfirlerden yurt tutan hiç bir kimse bırakma!

    Çünkü, Sen, onları, bırakırsan, onlar, kullarını yoldan çıkarırlar, nankör ve fâcir-jen başka da, doğurmazlar!

    Ey Rabb´ım! Beni, Anamı, Babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, erkek Mü´-"vnleri, kadın Mü´minleri yarlığa!

    Zâlimlerin helakinden başka bir şeyini de, artırma!" diyerek düa etti. [30]


  4. #4
    Senior Member zuzuu - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    6.461
    Tecrübe Puanı
    10


    Tanımlı Ce: Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu...





    Tufan Gemisinin Hazırlanışı:


    Yüce Allah, Nuh Aleyhisselâm´a, ağaç dikmesini emr etti. O da, dikti.

    Nuh Aleyhisselâmın diktiği, Sac ağacı, kırk yılda büyüyüp yetişti ve boyu, üç yüz zira´ı buldu. [31]

    Sac ağacı: Hind ülkesinde yetişen kara ve büyük bir ağaç olup[32] bunun, Aba-nus ağacı olduğu da, söylenir. [33]

    Yüce Allah tarafından Nuh Aleyhisselâma şöyle Vahy olundu: "Kavminden, iman etmiş olanlardan başkası asla imana gelmeyecektir. O halde, onların işlemekte oldukları şeylerden dolayı tasalanma!

    Bizim nezaretimiz altında ve Vahyimiz (talimatımız) veçhile Gemi yap! Zulm edenler hakkında bana bir şey söyleme! Çünkü, onlar, suda boğulmağa mahkûmdurlar!"[34]

    Yüce Allah, dikilmiş ve yetişmiş olan ağaçları kesip gemi yapımında kullanma­sını Nuh Aleyhisselâma emretti. [35]

    Nuh Aleyhisselâm, Marangozdu. [36]

    Ağaçları, kesti. [37]

    Kuruttu. [38]

    Nuh Aleyhisselâm, Geminin nasıl yapılacağını bilmiyordu. [39]

    "Yâ Rabb! Yapılacak Gemiyi nasıl yapayım?" diye sordu.

    "Onu, üç suret üzerine, devrik yap:

    Başını, horuz başı gibi,

    Karnını, kuş karnı gibi,

    Kuyruğunu, horoz kuyruğu gibi meyilli yap ve üç kat olarak yap!" bu-yuruldu. [40]

    Nuh Aleyhisselâm, gemiyi yapmaya başladı. [41]

    Kestiği[42] Sac[43]´ ağacından tahtalar biçti. [44]´

    Üç yıl, bununla meşgul oldu. [45]

    Demirden çiviler yaptı.

    Gemi için gereken[46] zift vesair[47] her şeyi hazırladı. [48]

    Yapılacak şeylerin hepsini, kendisi yaptı, çattı. [49]

    Eline aldığı keseri, yapacağı şeyde hiç yanılmıyordu[50]

    Nuh Aleyhisselâm; Gemiyi yapıp çatarken, kavminden, her hangi bir topluluk, yanından geçtikçe, alay etmek için:

    "Ey Nuh! Peygamberlikten sonra, Marangozluk yapıyorsun ha?! [51] Ne yapıyorsun sen?" diyorlar; Nuh Aleyhisselâm da: "Gemi yapıyorum!" deyince: ´Demek, karada gemi yapıyorsun ha?! Gemiyi, karada nasıl yüzdüreceksin?![52] Birbirlerine de:

    "Bakmıyormusunuz şu deliye? Su üzerinde seyr etmek için ev yapıyor! [53] "Hani ya, su, nerede?!" [54] diyerek gülüşüyor, alay ediyorlardı. [55] Nuh Aleyhisselâm da:

    "Siz, nasıl bizimle eğleniyorsanız, biz de, sizin bu eğlenip durduğunuz gibi, si­zinle eğleneceğiz!

    (Âhirette de) daimî azabın kimin başına ineceğini, ileride görecek, bileceksiniz-dir!" diye cevap veriyordu. [56]

    Geminin yapılışı, iki yıl sürdü. [57]

    Daha fazla sürdüğü de, rivayet edilir. [58]



  5. #5
    Senior Member zuzuu - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    6.461
    Tecrübe Puanı
    10


    Tanımlı Ce: Nuh Aleyhisselâm - Nuh Aleyhisselâmın Soyu...





    Geminin Planı:


    Geminin uzunluğu: Nuh Aleyhisselâmın Babasının Dedesinin Zira´i ile üç yüz Zira´,

    Geminin eni; elli Zira´,

    Geminin yüksekliği: otuz Zira´ idi. [59]

    Geminin, uzunluğunun: altıyüz altmış,

    Eninin: üçyüz otuz,

    Yüksekliğinin: otuzüç Zira´ olduğu rivayet edildiği gibi´[60]

    Eninin: altıyüz, Zira´ olduğu da, rivayet edilir. [61]

    (Zira1: Dirseğin ucundan, orta parmağın ucuna kadar[62], veya Dirsekten, omu­za kadar olan uzunluğa denir. [63]

    Gemi: alt kat, orta kat, üst kat olmak üzere[64], üç kattı. [65] Geminin her katı, on Zira´ yükseklikte idi. [66] Bunlara, küçük birer ışık deliği (pencere) de, konulmuştu. [67] Geminin, birbirinden aşağı olmak üzere´[68], üç kapısı vardı. [69]

    Geminin üst katında, içilecek su için depolar ve yiyecekler için de, iki yanına tahtadan dolaplar yapılmıştı. [70]

    Geminin altı Zira´ı, su içinde idi. [71]

    Altı Zira´ yerine, dört Zira´ rivayeti de, vardır. [72]

    Yapılan geminin gövdesi: kuş göksü gibi[73], suyu, yaracak biçimde´[74] meyil­li, devrikti. [75]

    Geminin baş tarafı: horoz başı gibi, karnı: kuş karnı gibi, kuyruk tarafı da, ho­ruz kuyruğu gibi meyilli idi. [76]

    Geminin kanadları da, vardı. [77]

    Geminin tahta levhaları, demir çivilerle çivilenip[78] berkitilmişti. [79]

    Çivilenen tahta levhaların arasından, içeriye su sızmaması için, Gemi, içinden ve dışından ziftlenmişti. [80]


Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0