Arı ırkları Bölgeye Göre Arı ırkları Arı ırkı

Arı türü evcil değil yabani sınıfına girdiği için, doğal ortama yüzde yüz bağlı olarak yaşamını sürdürüyor.

Bu yüzden evcil hayvanların aksine, arı ırkları coğrafya ve iklim farklarından oluşuyor.

Bulunan bölgenin iklim takvimi arının genetiğine yazılıyor.

Örneğin, Artvin yüksek rakım arısını, daha ılıman düşük rakımlı ve farklı bitkilerin olduğu bir bölgeye götürdüğünüzde sorun yaşıyorsunuz.

Çünkü arı, yeni gittiği yerin takvimine göre değil, yüzyıllar boyu yaşadığı ve artık genetiğine yazılmış olan anavatanının takvimine göre durumunu ayarlıyor.

Şunu bir kenara yazalım:

Anası genç, sağlıklı, hastalık ve kovan sorunu bulunmayan bütün ırklar doğada bulduğu nektarı kovana taşır.

Hiçbir ırk, kovandaki bal bana yeter fazlasını taşımama gerek yok demez.

Irklar arasındaki fark, taşıdıkları nektar miktarında ortaya çıkmıyor.

Fark, kovana gelmiş olan nektarı nasıl değerlendirdiklerinde ortaya çıkıyor.

Yüksek rakım arısını İstanbul'da biz de tek tük kullanıyoruz. Arılığımızda Trakya menşeli ırklar çoğunlukta. Diğer arkadaşlarda Muğla yöresi arılar var.

Haziran ayında Kestane çiçek açtığında, yüksek rakım arısı hemen yavruyu azaltıyor ve bal stoklamaya başlıyor.

Doğal olarak en çok kestane balını bu arıdan alıyoruz. Fakat yavruyu kestiği için Ağustos ayı itibariyle aşırı nüfus kaybına uğruyor. Diğer ırklardan yavru takviyesi yapılmazsa, kışı çıkartamıyor.

Trakya ve Muğla ırkında ise Kestane zamanı tam tersi oluyor.

İlkbahar niyetine, gelen kestane nektarı komple yavruya yatırıyorlar.

Izgara kullanılmazsa 2 kat birden kuluçkalık haline geliyor.

Bu arılardan aşırı yavrulama faaliyeti yüzünden, kestane balını daha az alabiliyoruz.

Fakat Temmuz ayında Trakya'ya ayçiçeğine giderken bu arılar gümbür gümbür oluyor.

Sonbaharda da iyi yavru atıp kışa güçlü giriyorlar.

Lafı toparlarsak.

Yüksek rakım arısı, anavatanının takvimine uyduğu için, bir daha bal gelmez deyip bütün gücüyle kestaneye yükleniyor. Haziran ayında kışlık stokunu yapıp, Ağustos ayı sonunda kışlama düzenine geçiyor.

Trakya ve Muğla arısı ise Haziran'daki Kestane akımını stok için değil, sezona hazırlık için kullanıyor.

Çünkü onların takvimine göre daha önlerinde Ayçiçeği var, Muğla için Çam var.

Trakya arısı İstanbul şartlarında yavru ve stok dengesini daha rahat kuruyor.

Yüksek rakım arısı, bu dengeyi stok ağırlıklı kuruyor yavruyu ikinci plana atıyor.

Muğla arısı da bu dengeyi yavru ağırlıklı kuruyor, ilk yaz nektar akımını stoklamayı ihmal ediyor. Fakat ızgara kullanılarak yavru alanı kontrollü tutulursa, güzel bal stoklattırılabiliyor.

Yerel ırkların avantajı, kendi bölgelerinin takvimini bildikleri için, yavru-stok dengesini daha iyi kurmaları.