Konu Etiketleri:

diyarbakırlı ünlüler, batmanın tarihi yerleri, güneydoğulu ünlüler, diyarbakirli ünlüler, diyarbakırın eski sanatçıları, diyarbakırlı olan ünlüler, trt 6 çermik ulu cami, gelmiş geçmiş diyarbakırlı, diyarbakırlı yazar ve şairler, diyarbakırlı ünlüler kimler, dıyarbakır ünlüleri, diyarbakırli ünlüler, doğu anadolu bölgesine ait ozanlar kimlerdir, önlölerin pusi, dbakır önlüleri, diyarbakırın şair ve yazarları, 2008 güneydoğu anadolu da dbakırda, diyarbakır ın eski şarkıcıları, diyarbakırdaki gelmiş geçmiş tüm sanatçıları, diyarbakır yazar ve şairleri sanatçıları, dbakırda doğan ünlüler, diyarbakırın gelmiş geçmiş türkücüleri, dbakırın gelmiş geçmiş türkücüleri, guneydogulu ünlüler, diyarbakır daki önlüler,

+ Konu Cevapla
1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Diyarbakır / Diyarbakır Ünlüleri / Diyarbakır Doğu ve Güney Doğunun Parisi

 Turizm Gezi Tatil Türkiye Katagorisinde ve  Güneydoğu Anadolu Bölgesi Forumunda Bulunan  Diyarbakır / Diyarbakır Ünlüleri / Diyarbakır Doğu ve Güney Doğunun Parisi Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Şair, orta öğretimini Diyarbakır'da tamamladı. DTFC Felsefe Bölümü'nde okudu.1950'li yıllarda gazetelerde düzeltmenlik, sayfa sekreterliği gibi çeşitli görevler yapmıştır. 1968'de yayınlanan ...

  1. #1
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Diyarbakır / Diyarbakır Ünlüleri / Diyarbakır Doğu ve Güney Doğunun Parisi







    Şair, orta öğretimini Diyarbakır'da tamamladı. DTFC Felsefe Bölümü'nde okudu.1950'li yıllarda gazetelerde düzeltmenlik, sayfa sekreterliği gibi çeşitli görevler yapmıştır. 1968'de yayınlanan "Hasretinden Prangalar Eskittim" adli kitabı 38. baskıya ulaştı.



    2.Ahmed Mürşidi(1689--1761) :

    Âlim, medrese öğreniminden sonra, Birecikli Şeyh Ebubekir'in tarikatına girdi. Ahmediye adlı pendamesiyle ünlendi. Mürşidin öbür eserleri: Yusuf ve Züleyha, Mevlud'i Nebi, Viladedi Hümayun Risalet penahi dir.



    3.Ali Emiri(1857--1924):

    Araştırmacı, tezkire yazarı. Ömrü kitap okumak, yazmak ve toplamakla geçen Ali Emiri'nin zengin bir kütüphanesi vardı. Vefatından sonra bu kitapları Fatih Millet Kütüphanesine konulmuştur. Tezkirei Suara'yi Amid, Osmanlı Vilayet-i Şarkiyesi, Osmanlı Şehirleri, Diyarbakır'lı Bazı Zevatın Tercüme-i Halleri gibi eserleri bulunan Emiri, 32 sayı yayınlanan Osmanlı Tarih ve Edebiyatı dergisini ve 6 sayılık Amid-i Sevde dergisini çıkardı.



    4. Ebülkasım Amidi:

    Hasan b. Birs b. Yahya, Basra'da doğmus olmakla birlikte aslen Diyarbakır'lıdır. Doğum tarihi bilinmeyen Amidi m.981'de vefat etmiştir. İyi bir şiir eleştirmeni olan Amidi ,aynı zamanda hattad idi.



    5. Ebülhasan Seyf-üd-din el Amid Amidi:

    1156 da şehrimizde doğdu. 12.yy'ın ünlü alimlerden olan Amidi, fıkıh, hadis, felsefe, tıp ilimleri tahsil etti. Özellikle fıkıh ve felsefede devrinin en önemli otoritesiydi. Otuza yakın eseri vardır.



    6. Izzet Altınmeşe (1945-):

    Halk müziği sanatçısı. 1977'de TRT sanatçısı oldu. Halk müziğine kendine özgü bir yorum getiren Altınmeşe kendi yöresinden derlediği türkülerle tanındı.



    7. Orhan Asena (1922-):

    Oyun yazarı. 1954-55 tiyatro mevsiminde Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneye konan "Tanrılar ve İnsanlarla oyun yazarlığına başladı. Tarihsel konuların eserlerinde önemli bir yer tuttuğu gözlenen Asena'nın kimi eserleri: Hürrem Sultan, Simavnalı Şeyh Bedrettin, Atçalı Kel Mehmet, Tohum ve Toprak, Yalan, Korku.



    8. Hamid Aytaç (1891-1982):

    Hattat. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenime başladıktan bir yıl sonra okulu bırakıp hat dersleri almaya başladı. Eserleri birçok İslam ülkesinde geniş ilgi gördü. Sisli Camisi Yazıları, Sögütlü çesme Camii Kuşak Fetih süresi, Tarabya Camii Kubbe yazıları önemli eserleridir.



    9. Sevket Beysanoglu (1920-):

    Araştırmacı, yazar. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; avukat. Çesitli dergi ve gazetelerde siir, araştırma, deneme yazıları yayınlayan Beysanoglu'nun Diyarbakır Kültür ve Tarihi'nin günyüzüne çıkartılmasında önemli çabaları oldu. Bazı kitapları: Diyarbakır Folkloru, Ziya Gökalp, Diyar bakır’lı Fikir ve Sanat Adamları, Bütün Cepheleriyle Diyarbakır, Kısaltılmış Diyarbakır Tarihi ve Abideleri, Anıtları ve Kitabeleriyle Diyarbakır Tarihi.



    10. Adnan Binyazar (1934-):

    Eleştirmen. 1960 lardan bu yana Varlık, Papirüs, Türk Dili, Milliyet Sanat gibi dergilerde eleştirileri yaptı. Bazı kitapları: Toplum ve Edebiyat ,Dedem Korkut'tan Öyküler,,Agit Toplumu.



    11.Cemili(1465-1543):

    Sair, Diyarbakir'in Sah Ismail'in eline geçmesinden sonra Istanbul'a gitti. Siirlerinin büyük bir bölümünü çagatay lehçesi ile yazdi. Topkapi Sarayi kitapliginda bulunan divani daha çok Ali Sir Nevai'ni siirlerine nazirelerden olusmaktadir.



    12. Ziya Gökalp (1876-1924):

    Yazar, Abdulhamid'e karsi gizli örgüt çalismalarina katildigindan dolayi hapsedildi ve sürüldü.Sürgün yeri olan Diyarbakir'da Ittihat ve Terakki Partisini örgütlemeye çalisti,gazete çikardi.1923'de Diyarbakir Milletvekiliseçildi.1924 Ekim'inde Istanbul'da öldü. Kitalaridan bazilari :Türkçülügün Esaslari,Saki Ibrahim Destani,Altin Isik.



    13. Hikmet Çetin (1937-):

    Politikaci,1960 da Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. DTP de çalisti.1974 de politikaya atildi. Devlet Bakanligi, Disisleri Bakaligi, Basbakan Yardimciligi görevlerinde bulundu.



    14. Ibrahim Gülseni (1452-1533):

    Halveti'ligin bir kolu olan Gülseni Tarikati'nin kurucusu. Iki yasinda öksüz kaldi. Ilk ögretimini amcasinin yaninda tamamladi. Maveraünnehir ve Tebrize gitti. Sah Ismail'in baskisindan dolayi tekrar Diyarbakir'a geldi. Daha sonra Misir'a gitti. Ömrünün sonlarina dogru Istanbul'a çagrildi. Birçok mürsid edindi. Misir'a döndükten sonra bir veba salgininda vefat etti.



    15. Celal Güzelses (1900-1959):

    Folklorcu. Diyarbakir yöresi folkloru üstüne arastirmalar yapti. 1943'de Diyarbakir Halk Musiki Cemiyeti'ni kurdu. Döneminin en ünlü ses sanatçilari arasinda yer aldi.



    16.Ibn-ül Ezrak(1116-1176):

    Tarihçi Silvan'da dogdu. Tarihi Meyyafarikin adli eseriyletanindi.



    17.Molla Çelebi(?-1655):

    Sultan IV. Murat Bagdat seferinden dönüsünde Diyarbakir'da Molla Çelebi'yle görüstü. Kendisini Istanbula götürdü. Burada Es ile adli kitap hazirladi. Daha sonra Red ve Kabul,Dogunun Serhi ve Fevibe adli kitablari yazdi.



    18. H. Ragip Müderris (1786-184):

    Alim. Medrese ögretiminden sonra çesitli memurluklarda bulundu. Hüsrev Pasa medresesindeki müderrisliginden sonrakendi medresesinde ögretime basladi. Çesitli dinsel konularda 30'u askin eseri vardir.



    19. Tuncer Necmioglu (1936- ):

    Sinema ve tiyatro sanatçisi. Tip Fakültesinde ve ITÜ Makine Bölümünde ögrenim gördü. Ögrenim yillarinda tiyatro çalismalari basladi.

    Filmlerinden kimileri:Kizilirmak Karakoyun,Kuma,Pir Sultan Abdal.



    20.Nesimi (?-1404):

    Divan sairi. Hayatina dair kesin bir bilgi yoktur. Asil adi Imadeddin'dir. Ölüm tarihi kimi kaynaklarda 1417 kimilerinde 1418 olarak da belirtilmektedir. Siirleri dönemin bir çok sairini etkilemistir. Kendisinin de Mevlanadanetkilendigiileri sürülmektedir. Çesitli nazireler yazmistir. Esterabadli Fazlullah'in yaymaga çalistigi Hurufiligi benimsedi. Bu mezhebin önde gelen savunuculari arasinda yer aldi. Ülkenin çesitli yerlerinde dolasarak siirleriyle yaymaya çalisti. Bu, yöneticileri rahatsiz etti. Misir Çerkez Kölemenleri hükümdari El-Müeyyed Seyhin emriyle Sam'da derisi yüzülerek öldürüldü. Cesedi bir hafta halka gösterildi. Eserleri arasinda Türkçe ve Farsça divan en önemlileridir.



    21. Özer Ozankaya (1937):

    Bilim adamı yazar. Kulp'ta dogdu.1959 da Siyasal Bilgiler Fakultesini bitirdi. Ayni yıl Sosyoloji Asistanı oldu. "Üniversite Ögrencilerinin Siyasal Yönelmeleri" konulu doktora tezi 1966 da yayınlandı.



    22. Faik Ali Ozansoy (1875-1950):

    Sair. 1901'de Mülkiye Mektebi'ni bitirerek ,kaymakamlik,mutasarriflik ve çesitli memurluklarda bulundu. Daha sonra mülkiyedeFransizca ögretmenligi yapti. Ögretim yillarinda "Kehkesana Karsi" siiriyle Servet'i Fünu anlayisiyla,özellikle Abdülhak Hamid ve Tevfik Fikret'in etkisiyle siirler yazdi.1908 sonrasinda daha bagimsiz siire yöneldi. Son siirleri 1927'lerde Günes dergisinde yayinlandi.



    23. Ferit Öngören (1932-):

    Yazar ,karikatürcü.1958'de Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi ve Avukatliga basladi. Daha sonra karikatüre yöneldi. Ressamlik yapti.1966 da Lastik-is Sendikasinin yayin organi Lastik-Is i çikardi. Filiz, a, Yelken,KöPage Rankü,Ataç,Degisim,Siir Sanati ,Yeni a gibi dergilerde yazdi. Ayrica, ilk çaglardan günümüze degin Anadolu siirinin evrimini inceleyen arastirmasinin bir bölümü de soyut dergisinde yayinlandi.



    24. Kaya Özsezgin (1938-):

    Eleştirmen. İlk ve orta öğretimini Diyarbakır'da tamamladıktan sonra DTC Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünde ögrenim gördü. Çesitli okullarda sanat tarihi ögretmenliği yaptı. Sanat yaşami resimle basliyan Özsezgin,üç sergi açtiktan sonra elestirmenlige yöneldi. Vatan ve ulus gazetelerinde Pazar Postasi,Sanat ve Sanatçilar,Papirüs,Milliyet Sanat gibi dergilerde ressamlar ,sergiler üstüne deneme ,elestiri yazilari yayinlandi. Çesitli jürilerde ve Ankara Radyosunun Sanat Dünyasi programinda görev yapti, "Prometheus'un Dönüsü"adli deneme-elestiri adli eseri 1965'te yayinladi.



    25. Veysel Öngören (1931-):

    Sair Afyon lisesini bitirdi. Bir süre Istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde okudu. Ögrenimini yarim birakti. Diyarbakir'in Hacikan Köyü'ne yerlesti. Daha sonra Ankara'da DTC Fakültesi Felsefe Bölümüne girdi. TRT Dis Haberler Servisinde,Vatan gazetesinde çalisti. Dost ,Ankara Birligi,Türk Dili,Türkiye yazilari gibi dergilerde yayinlanan siirleriyle yazin çevrelerinde ilgi uyandirdi. Siirlerinde yöresel deyisten kaynaklanan özgün bir söylem gelistirdi. Ilk eseri Remo ve Salo'dur(1980).



    26. Mahir Pamukçu (1912-):

    Bilim adami. 1938 de Veteriner Fakültesini bitirdikten sonra ayni fakültede asistan oldu. Doktora için Amerika'ya gönderildi.1948 de yurda döndü. 1952 de doçent, 1967 de profesör oldu. 1957-1959 arasinda ABD, Wisconsin Üniversitesinde patoloji dersleri verdi. 1960 da kurucu mecliste görev yapti. Pamukçu veterinerlik alanindaki çalismalarini üniversite disinda ,uluslararasi kogrelerde de ortaya koydu. Bir çok teblig ve inceleme hazirladi. Bunlardan en önemlisi hayvanlarda egreltiotunun yaptigi hastaliklara iliskindir. Bu bitkinin kansere neden oldugunu ortaya çikardi.



    27.Said Pasa(1832-1891):

    Osmanli devlet adami,yazar.1849'da vilayet kalemine yazici oldu. 1848 de mektupculukta yükseldi. 1872 de Elazig mutasarrifligina getirildi.1874 de Maras ,daha sonra Mardin ve Mus ta mutasarriflik yapti. Bu süre içinde yazdigi 10 ciltlik genel tarih kitabi mirat-ül iber'in 9. Cildi basildi. Sonuncusu da yazma olarak Istanbul müze kitapligindadir. Diyarbekir Tarihi adli çalismasiyla da 1884 tarihli Diyarbekir Salnamesinin 2.bölümünü olusturdu.



    28. Süleyman Nazif (1869-1927):

    Sair,yazar. Gördügü özel ögrenimle Farsça,Arapça ve Fransizca ögrendi. Diyarbakir Vilayet Matbaasi Müdürlügü ve Diyarbakir Gazetesininbas yazarligini yapti. II. Abdulhamit yönetiminden kaçti. Paris'e gitti ve orada Mesveret gazetesini çikardi. Yurda dönüsünde 12 yil Bursa'da zorunlu oturma cezasina çaptirildi.

    Mesrutiyet'ten sonra Basra,Kastamonu,Musul,Trabzon ve Bagdat valiliklerinde bulundu. 1915'te Istanbul'a yerleserek Halk,Ileri,Hadisat gazetelerinde yazdi;Halk'in bas yazarligini yapti. Istanbul'un isgalini protesto amaciyla yazdigi "Kara Bir Gün" yazisi ve ayni yönde verdigi konferanslar nedeniyle Malta'ya sürüldü.1922 de yeniden Istanbul'a yerlesti. Yasaminin sonuna degin burada kaldi. Resimli Gazetede çalisti. Süleyman Nazif'in hayati 1894-1895'de Diyarbekir Vilayeti Salnamesi'ni hazirlamasiIle baslar.1898 de Servet'i Fünun'da siirleri yayinlandi. Mesrutiyet Döneminde yazdigi tarih,elestiri,ani türündeki yazilariyla basari kazandi.



    29. Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956):

    Sair. Ilkokulu Diyarbakir'da okudu. Daha sonra Saint Joseph ve Galatasaray Liselerinde ögrenim gördü. Ögrenimine Mülkiye Mektebive Paris Siyasal Bilgiler Fakültesinde devam etti. 1940’da II. Dünya Savasi nedeniyle yurda döndü ve asker oldu.Anadolu Ajansi ve Çalisma Bakanligi’nda çevirmen olarak çalisti. Tedavi için gittigi Viyana’da öldü.

    Taranci’nin ilk siirleri 1930’larda Muhit ve Servet-i Fünun dergilerinde yayinlandi.Ilk yillarda, A. Hamdi Tanpinar ve Necip Fazil’dan, sonraki yillarda ise Baudlaire’den etkilendi.

    Varlik, Yaratilis, Istanbul gibi dergilerde siirleri yayimlandi. Taranci’nin baslica eserleri: Ömründe Süküt, Otuzbes Yas, Düsten Güzel, Sonrasi.



    35 YAŞ ŞİİRİ

    Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
    Dantel gibi ortasındayız ömrün.
    Delikanlı çağımızdaki cevher,
    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    Gözünün yaşına bakmadan gider.

    Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim.
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan.

    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    Hatırası bile yabancı gelir.
    Hayata beraber başladığımız,
    Dostlarla da yollar da ayrıldı bir bir;
    Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

    Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
    Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    Her doğan günün bir dert olduğunu,
    İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    Her yıl biraz daha benimsediğim.
    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

    Neylersin ölüm herkesin başında.
    Uyudun uyanamadın olacak.
    Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak,
    Taht misali o musalla taşında.

    Cahit Sıtkı Tarancı




    30. Taner Timur (1935-....):

    Bilim adami. Mezun oldugu Siyasal Bilgiler Fakultesine 1959’da asistan oldu. 1964’de “Modern Demokrasilerde ve Türkiyede Kuvvetli Icra “ adli teziyle doktor, 1968’de doçent oldu. Eserleri: Amerikan Demokrasisi(çeviri),Türk Devrimi, Tarihi, Anlami ve Felsefi Temeli, Osmanli Toplum Düzeni.

    31. Sezai Karakoç (1933-....):

    İlk öğrenimini Ergani’de, orta ögrenimini Maraş Ortaokulu ve Gaziantep Lisesinde parasız yatılı olarak tamamladı(1950). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten sonra Maliye Bakanlıgı Mülkiye Müfettiş Muavinliği (1956-59), Gelirler Genel Müdürlüğü Kontrolörlüğü (1959-65). 1965’de görevinden ayrılarak Babıali’de Sabah gazetesinde (1965-68) fikra yazarlığı yaptı. 1960’da kurduğu Diriliş Dergisini, verdiği aradan sonra 1966’da yeniden çıkarmaya başladı. 76-78 döneminde gazete boyutunda 60 sayi çikardi. Ekim 79’dan itibaren yayını aralıklı olarak sürdürdü. Diriliş 1988’den itibaren haftalık dergi olarak çıktı.

    İkinci yeni akım şairleri ile biçimsel benzerlikler taşısa da şiirlerinin kaynakları itibari ile bağımsız bir çizgi tutturduğu kabul edilen Sezai Karakoç, yaşayan en büyük şairlerimizdendir. Hikayeler kitabı ile 1982’de Hikaye Ödülünü kazandığı Türkiye Yazarlar Birliği’nin 1988’de Üstün hizmet ödülünü aldı. Kendisinin kurduğu Diriliş Partisi’nin (DIRIP) Genel Başkanlığını sürdürüyor. Başlıca eserleri: Körfez(1959), Şahdamar(1962), Hızırla Kırk Saat(1967), Sesler(1968),Taha’nın Kitabi(1968), Gül Mustusu(1969), Siirler I‘den Siirler VIII’e kadar kitap serisi, Bati Şiirlerinden(1976),Hikayeler I ve Hikayeler II adlarında hikaye kitapları, Çağ ve İslam kitap serileri, Düşünceler kitapları, Diriliş Muştusu gibi eserleri bulunmaktadır.



    32. Margosyan Mıgırdiç (1938-....):

    Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesinde doğan Margosyan, ortaokuldan sonra öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde devam etti. 1966-72 yılları arasında Üsküdar Surp Haç Tibrevank Lisesi’nde felsefe, psikoloji, ermeni dili ve edebiyat öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. Daha sonra öğretmenliği bırakarak ticarete atıldı. Edebi çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Öyküleri Marmara Gazetesi’nde yayımlandı. 1988 yılında ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan Vakfı Edebiyat Ödülünü aldı. Ermeni yazınında taşra edebiyatının son temsilcisi olarak bilinmektedir.



    33.İhsan IŞIK (1952,-....):

    Şair ve yazar. 4 Mayıs 1952, Diyarbakır (merkez) doğumlu. Çocuk kitaplarında Savaş Yüce imzasını kullandı. İlk ve orta öğrenimini doğduğu kentte tamamladı (1970). Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi TDE Bölümü (1976) mezunu. Lisans tezi: Necip Fazıl Kısakürek’in Oyunlarında Tipler. Öğrencilik yıllarında Diyarbakır, İzmir ve Erzurum’da çeşitli işlerde çalışarak okudu. 1976 yılından itibaren yerleştiği İstanbul’da memurluk, liselerde edebiyat öğretmenliği, özel bir kuruluşta basın danışmanlığı, dergi-yayınevi yönetmenliği, reklam ajansı yöneticiliği ve yayıncılık yaptı. YÖK kararıyla 1990 yılında Türk Filoloğu ünvanını kazandı. İstanbul B.Ş. Belediyesi İETT Genel Müdürlüğü Basın Danışmanı (1995-96), Devlet Bakanı Danışmanı (1996), Başbakanlık SHÇEK Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı (1996-98) olarak görev aldı. 1997 yılının Başbakanlık tarafından Sokak Çocuklarına Şefkat Yılı olarak ilan edilmesine öncülük etti. 1998’de kendi isteğiyle emekli oldu. TYB Yönetim Kurulu Üyesi’dir.

    İlk yazı ve şiirlerini Diyarbakır yerel gazeteleri Yeni Şark Postası ve Mücadele (1965-69) ile Babıali’de Sabah (İstanbul), arkadaşlarıyla çıkardığı aylık Özlem (Diyarbakır, 1969-70, 8 sayı) gazetelerinde yayımlamıştı. 1971’den itibaren ürünleri Tohum, Hilal, İslâm Medeniyeti, Pınar, çıkardığı Çile (Diyarbakır, yayın yönetmeni, aylık dergi, 1974, 6 sayı), Yeni Sanat (1975), İslâm Ümmeti (yönetmen,1982, 12 sayı), Düşünce, Tek Yol, Muştu, Aylık Dergi, Girişim (yayın kurulu üyesi,1985-87), Mavera (genel yayın yönetmeni, 1987), Dış Politika (1988), Yürüyüş (Diyarbakır, 1989), Yeni Zemin (yayın kurulu üyesi, 1995) dergileri ile, Hür Söz (Erzurum, günlük fıkra, 1972), Millî Hakimiyet (Diyarbakır, günlük fıkra yazarı, yazı işleri müdürü, 1973), Yeni Devir (sanat-edebiyat sayfası yönetmeni, 1977, 1980), Millî Gazete (1976-86), Zaman (1986), Akit (Vakit, 1994), Yeni Dönem (genel yayın yönetmeni, 1999), Tutanak (2000), Yeni Şafak (2000-) gazetelerinde yer aldı. SHÇEK Sosyal Hizmetler, SHÇEK Gençlik, SHÇEK Çocuk dergilerini kurdu ve yönetti (1996-97). 1995 yılında Aşkabat (Türkmenistan), 1996’da KKTC Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şölenlerine katıldı. İki kitabı Almanca’ya çevrildi. Akdeniz Kıyısında Bir Çocuk adlı şiiri bestelendi. Radyo Birlik’te (Ankara) Entellektüel Gündem ve Düşünce Gündemi programlarını hazırlayıp sundu (1999-2001).

    DENEME-İNCELEME: Kültürümüzün Kimliği (1982), Sömürgeciliğin Çağdaş Boyutları (1983), Uluslararası Sorunlar / İslâm Dünyası ve Türkiye (1987), Kültürümüz ve Kadınlarımız (1987), Peygamberimizin Hayatı (1987, Das Leben Des Islamischen Propheten Mohammed adıyla Almanca’ya çevrildi, 1991), İslâm Tarihi 4 Halife Dönemi (resimli, 1989. Dört Büyük Halife adıyla gen. bas., 1991; Die Vier Grossen Kalifen In Der Islamischen Religion adıyla Almanca’ya çevrildi, 1992), Bediüzzaman Said Nursi ve Nurculuk (1990), İki Yobaz (1996). BİYOGRAFİ: Yazarlar Sözlüğü (1990, gen. bas. 1998), Yazarlar ve Şairler Sözlüğü (1992), Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001). ŞİİR: Eğilim Anıları (1975), Akrep ve Yelkovan (1987), Akdeniz Kıyısında Bir Çocuk (1996), Kuğulu Park’taki Kuşlardan Biri (2002). GEZİ: Makedonya ve Fransa İzlenimleri (2002). ÇOCUK ROMANI (Savaş Yüce adıyla): Kaçaklar (1987), Sevgili Anneciğim (1987).

    HAKKINDA: Yahya Akengin / Eğilim Anıları (Hisar, sayı: 140, Ağustos 1975), Necati Polat / Cumhuriyet Dönemi Şiirine Bakış ya da Son Elli Yılın Şiiri - Üç Şair Üç Söyleşi / İhsan Işık’la (Aylık Dergi, Şiir Özel Sayısı-1, Nisan-Mayıs-Haziran 1982), Kültürümüzün Kimliği (Mavera, 1983), Ahmet Özalp / İhsan Işık’la Uluslararası Sorunlar Üzerine (Zaman, 5.3.1987), İbrahim Balcı / “Akrep ve Yelkovan” Bir de Işık (Milli Gazete, 18.5.1987), Günümüz Türkiyesinde Kim Kimdir? (1989,1990), Bediüzzaman Said Nursi ve Nurculuk (Nokta dergisi, 29 Temmuz 1990), Şevket Beysanoğlu / Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları (cilt: 3, 2. bas. s. 465, 1997), Mustafa Miyasoğlu / Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (Milli Gazete, 12 Kasım 2001), Metin Cengiz / Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (Varlık, sayı: 1131, 1 Aralık 2001), Tansu Bele / Yeni Bir Yazarlar Ansiklopedisi (Cumhuriyet Kitap, sayı: 624, 31 Ocak 2002), Ömer Lekesiz / Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (Hece, sayı: 63, Mart 2002).





    Enver Atılgan(1931,Ergani), Eğitimci-Şair.

    M.Emin Bozaslan(1934,Lice), Araştırmacı-Yazar.

    Hüseyin Diyarbekri, Osmanlı Tarihçisi.

    Eğilli Lovanna(507-587), Bizans Din Adamlarından.

    A.Nükhet Göksel(1897-1961), Eğitimci Yazar.

    Cemal Güvenç(1925) Ressam.

    Hami(1679-1747), Divan Şairi.

    Remzi Inanç(1935),Yazar,Yayıncı.

    İshak Sükuti(1868-1902), Doktor, Siyaset Adamı.

    Mar Yezua, Süryani,Yazar.

    Adil Tekin(1910,Kulp), Fotoğraf Sanatçısı.

    Yavi Erkal(1942) Fotoğraf, Grafiker.

    Cemil Yeşil(1900-1977), Şair.

    Halili(1407-1485), Divan Şairi.

    Mustafa Akif Tüfenk(1875-1952), Araştırmacı Yazar.

    Süleyman Savcı, Araştırmacı Yazar.

    M.Halit Bayri(1896-1958), Araştırmacı Yazar.

    Ali Nükhet Göksel(1897-1977) Araştırmacı Yazar.

    Osman Ocak Nakıboğlu(1901-1984), Eğitimci, Şair.

    Cahit Uçuk(1911-....), Romancı.

    Munis Faik Ozansoy(1911-1975), Yazar.

    Selahattin Savcı(1913-1992), Şair.

    Faik Naim Palak(1868-1930), Araştırmacı Yazar.

    Mehmet Faik(1864-1930), Alim.

    Cenap Ozankay(1924-....), Araştırmacı.

    Cemal Yıldırım(1925-....), Bilim Adamı.

    Esma Ocak (1928-.....), Romancı, Öykücü.

    Aşık İhsani(1939-.....),Halk Ozanı.

    Aşık Şahveri(1931-....), Şair.

    Abdulcelil Berkman(1890-1964), Danıştay I. Dairesi Eski Başkanlarından.

    Abdülkadir Cavid Ekin(1895-1976) Ekonomi Eski Bakanı.

    Ferit Alpiskender(1908-1981), Ulaştırma Eski Bakanı.

    Vefik Pirinççioglu(1909-1984), Devlet Eski Bakanı.

    Vedat Dicleli(1912-1975), Ekonomi ve Ticaret Eski Bakanı.

    Fahri Tigrel(1918-.....), Maliye Bakanlığı Eski Müsteşarı.

    Kamuran Ekmenoğlu(1914-....), Danıştay 9. Daire eski Başkanı.

    Yusuf Azizoğlu(1916-1970), Sağlık ve Sosyal Yardım eski Bakanı.

    Ferit Kubat(1919-1988), İçişleri eski Bakanı.

    Miraç Aktuğ(1920-....) Emlak Kredi Bankası eski Genel Müdürü.

    Selahattin Yazıcıoğlu(1920-....), Dicle Üniversitesi eski Rektörü.

    Recai İskenderoğlu(1926-....), İmar ve İskan eski Bakanı.

    Selahattin Cizrelioğlu(1926-...), Sağlık ve Sosyal Yardım eski Bakanı.

    Abdulkadir Aksu(1944-....), İçişleri Bakanı.

    Mehmet Kahraman(1943-....) Devlet eski Bakanı.

    Sedat Arıtürk , Dicle Üniversitesi eski Rektörü

  2. #2
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: Diyarbakır / Diyarbakır Ünlüleri / Diyarbakır Doğu ve Güney Doğunun Parisi





    Eski zamanlarda Amida olarak bilinen Diyarbakır, Dicle Nehri kıyısında bazalt bir yayla üzerine kurulmuş. Kenti kuşatan da yine bu bazalt taşlarından yapılan Surlar. 16 kaleli 5 kapılı surlar Çin seddinin ardından ikinci sırada geliyor ve eski ile yeni Diyarbakır’ı ayırıyor.



    Kentteki tarihi eserlerde her dönemin izini bulmak mümkün. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, hem bizans hem de daha eski mimari malzemelerin kullanılmış olması açışından ilginçtir.

    Safa Cami tuğladan yapılmış minaresi ile Pers etkisini sergilerken, Nebii Cami tipik Osmanlı tarzını temsil eder. Bugün hala kullanılan Meryem Ana kilisesi çeşitli zamanlarda onarım görse de 4’üncü yüzyıldan günümüze gelmeyi başarmıştır. Mardin Kapısı’nda şimdi otele dönüştürülmüş olan Deliller Hanı, binbeşyüzlü yılların ticaret yapan kervanlarının Diyarbakır’da konakladıkları zamanın havasını yansıtır.


    Ve kentin köPage Ranküleri, en meşhuru, şarkılara ve filmlere konu olan Malabadi’nin 1147 yılında Artukoğullarından Timur Taş Bin İlgazi tarafından yapıldığı bilinmektedir.

    Taş köPage Ranküler arasında dünyada kemeri en geniş olandır. Malabadi gibi şarkılara konu olan bir diğeri ise On Gözlü KöPage Rankü’dür. 1065 tarihinde Mervaniler tarafından kurulduğu ve mimarının Ubeydoğlu Yusuf olduğu üzerinde yazılan kitabeden anlaşılmaktadır. Bir diğer tarihi köPage Rankü ise 1179 yılında kurulan Haburman KöPage Ranküsü’dür. Hassuni Mağaraları ve Zülkifil Dağı’da Diyarbakır’ın görülmeye değer yerleri arasında yer alır.

    Diyarbakır, Güneydoğu’nun tarihi ve turistik merkezlerinin de geçiş noktasında bulunuyor. Batman’ın tarihi Hasankeyf ilçesi karayolu ile kente yalnızca bir buçuk saat uzaklıkta.

    Açık hava müzesi olarak bilinen ve bir çok kültürü barındıran Mardin’de yine kara yoluyla bir saatlik mesafede. Harran’ı, Balıklıgöl’üyle ünlü, tarihi şehir Şanlıurfa’ya da ulaşmak için yalnızca ikibuçuk saat yeterli. Kente en uzak sayılabilecek il Van...

    Tarihi Akdamar adasını ziyaret etmek, Van gölü kıyısında dinlenmek için ise yaklaşık 5 buçuk saatlik bir yolculuk yapmak gerekiyor.

    Yüz yıllardır çevresine bereket ve bolluk veren ünlü kutsal Dicle Nehri’de Diyarbakır’dan geçer. 5 bin yıllık geçmişe sahip kent tarihin her döneminde büyük medeniyetlerin, kültürel ve ekonomik hareketlerin merkezi olarak kabul edilmiştir.

    Ve 26 medeniyete beşiklik etmiştir. M.Ö 3000 yıllarında Hurrilerden başlayarak, Osmanlılara kadar uzanan yoğun bir tarihi olan Diyarbakır’da yaşayanlar devirlerine ait eserlerle şehri ölümsüzleştirmişlerdir. Surların bir kalkan balığı şeklinde kuşattığı kentin Amid olan adı, 1869 tarihinde Diyarbekir, 1937 tarihinde de Diyarbakır olarak değiştirildi.


    Tarih boyunca oluşan kültür mirasından yararlanan ünlü bilge ve düşünürleri yetiştirmiş olmakla övünen Diyarbakır, folklorik özellikleriyle de zenginlik kaynağıdır. Kentin her köşesinde gelmiş geçmiş uygarlıkların köklü kültürleri saklıdır. Dokunan kilim ve heybelerdeki renk renk motifler, tarihin derinliklerinden gelme çeşitli sembollerin canlı ve sıcak örnekleridir.

    Davul ve zurna eşliğinde oynanan Diyarbakır oyunları yörenin aşk ızdırap ve bazen de aşiretlerin sosyal durumunu konu alır. Günümüzde büyük ilgi gören ipek puşiler Diyarbakır’da el tezgahlarında dokunur.


    Diyarbakır’ın arkeolojik alanları da dikkate değer. Kentin 65 kilometre kuzeybatısında Ergani İlçesi yakınlarında yer alan Çayönü eski bir yerleşim merkezidir. Yörenin tarihi M.Ö 7000 yıllarına Cilalı Taş Devri’ne kadar uzanır. Gene aynı ilçe yakınlarında Hillar Mağaraları’nda antik çağdan kalma kabartmalar bulunmuştur. Diyarbakır’ın Çermik ilçesi ise kaplıcaları ile ünlüdür. Çermik’te bulunan Belkıs Hamamı özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınların akın ettiği bir yer haline gelmiştir.

    Diyarbakır’ı gezmek isteyenlerin konaklamaları içinde pek çok tercihleri var. Kentte şu anda 14 turizm belgeli, çok sayıda da belediye denetiminde otel bulunuyor. Çoğu kentin merkezinde bulunan oteller yerli ve yabancı misafirlerin isteklerine cevap verebilecek şekilde düzenlenmiş. Son zamanlarda moda olan Güneydoğu turları da kenti görmek isteyenlerin tercih edebileceği bir seçenek.

    Diyarbakır’a ulaşımda çok kolay. Kent karayollarının bir kavşak noktası. Hava, kara ve demiryolu ile ulaşım sağlanabiliyor.Hergün Ankara ve İstanbul’dan düzenli uçak seferleri yapılan kent, hemen hemen Türkiye’nin her yerinden otobüs seferleri imkanına sahip.



  3. #3
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.964
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: Diyarbakır / Diyarbakır Ünlüleri / Diyarbakır Doğu ve Güney Doğunun Parisi









    GENEL BİLGİLER



    Yüzölçümü: 15.355 km²



    Nüfus: 1.094.996 (1990)



    İl Trafik No: 21



    Isının 40-50 dereceye vardığı yaz günlerinin bunaltıcı sıcaklığından kurtulmak amacıyla gelişen düz damlı evleri ile tipik yöre mimarisinin günümüzde de yaşatıldığı Diyarbakır, uzun surları, Malabadi KöPage Ranküsüyle görülmesi gereken bir ildir.



    İLÇELER:



    Diyarbakır ilinin ilçeleri; Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice ve Silvan'dır.



    Eğil: Zengin bir geçmişe sahip olan Eğil ilçesi tarih içinde de önemli bir yer işgal etmiştir. Asur Kalesi'nin adından da anlaşılabileceği gibi Asurluların da ötesine ulaşan bir geçmişi vardır.



    Çermik: Diyarbakır'ın kuzeybatısında olan Çermik, kaplıcalarıyla tanınmış ünü tüm yurda yayılmış güzel ve yemyeşil bir ilçemizdir. Dünyanın her yanından insanlar şifa bulmak amacıyla bu kaplıcalara gelirler. İlçenin eski kalesi, Alaaddin Camii, Abdullah Paşa Medresesi Haburman KöPage Ranküsü efsanevi Gelin Dağı, Seyfullah Bey Hamamı ve Ali Dede Çeşmesi ilk anda görülmesi gereken ünlü yerlerindendir.



    Hani: Diyarbakır'ın 90 km. kuzeydoğusunda Bingöl-Diyarbakır karayolu üzerinde dağlık bir yerleşim yeridir. Hani İlçesinde 13. yy.da yapıldığı sanılan Hatuniye Medresesi ve 15. yy.da yapılan Ulu Cami bir Selçuklu eseridir.



    Kulp: Kulp, Diyarbakır'ın en uzak ilçesidir. Ürettiği nefis ballarıyla tanınan Kulp, Kâfurum Kalesi, Kanikan Mağaraları, Kale-i Ulya, Ciksi Kalesi, Büyük Kaya, İmamı Gazali Türbesi ve çok eski olduğu sanılan Bahemdan köyü gibi eski eserleriyle de geniş bir tarihi zenginliğe sahiptir.



    Kocaköy: Kocaköy'ün ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. İlçede birçok höyük ve mağara bulunmaktadır.



    Lice: Diyarbakır'ın 95 km. kuzeyinde tarihi bir yerleşim merkezidir. Efsanesi dünyaca bilinen, çeşitli ülke ve şehirlerin sahip çıktığı Eshab-ül Kehf mağarasının asıl efsanede geçen Dakyonus şehri tüm özellikleriyle Diyarbakır'ın Lice ilçesi yakınındadır.



    Silvan: Kuruluş tarihinin Diyarbakır kadar eski olan Meyyafarikin uygarlığının beşiği olan bir ilçedir. Dünyanın önemli eserlerinden Malabadi KöPage Ranküsü, Silvan Kalesi, Kulfa Kapısı ve çeşitli tarihi camilerin yer aldığı tepeden tırnağa tarihle doludur



    NASIL GİDİLİR?



    Karayolu: Diyarbakır'dan hemen hemen Türkiye'nin her yerine otobüs ile yolculuk mümkündür. Otogar şehir merkezindedir. Yolcular şehir içi minibüsleri ile taşınmaktadır.



    Otogar Tel: (+90-412) 221 10 27



    Havayolu: Havalimanı: Şehir merkezine uzaklığı 3km.dir. Her gün düzenli olarak Ankara ve İstanbul'a uçak seferleri bulunmaktadır.



    Hava Limanı Tel: (+90-412) 228 84 01 - 228 84 02



    GEZİLECEK YERLER



    Müzeler ve Örenyerleri



    Müzeler



    Diyarbakır Müzesi



    Adres: Ziya Gökalp Bulvarı - Diyarbakır

    Tel: (412) 221 27 55

    Faks: (412) 223 08 02



    Örenyerleri



    Çayönü - Ergani/Sesverenpınar

    Üçtepe - Bismil/Üçtepe

    Hassuni Mağarası - Silvan/Merkez

    Hilal Mağarası - Ergani/Sesverenpınar



    Surlar



    Diyarbakır Surları: Çin Seddi'nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir.



    M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir.



    Çayönü buluntuları: Diyarbakır'ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde Ergani ilçesinde bulunan Çayönü antik kenti cilalı taş devrine yani günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik hayata geçilen yerlerden biri olduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan yapılan çeşitli aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi'nde sergilenmektedir.



    KöPage Ranküler



    Malabadi KöPage Ranküsü: Silvan ilçesi yakınlarında Batman çayı üzerindedir. Dünyadaki taş köPage Ranküler içinde kemeri en geniş olanıdır.



    Cami ve Kiliseler



    Tarihi ve mimari özellikleri ile muhteşem olan Ulu Cami, Nebi Cami ve Safa Cami Diyarbakır'ın en ünlü camilerdir. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, orijinal dizaynı ve hem Bizans hem de daha eski mimari malzemeleri kullanması ile ilginç olup Türkiye'nin en eski camilerindendir.



    Diyarbakır'ın 77 km doğusunda, Silvan'da 1185 yılında yapılmış, zarif görünümlü Ulu Cami, kemer kapıları ifade eden ince taş kabartmaları ile görülmeye değerdir.



    Diyarbakır Cami ve Kiliseleri



    Diyarbakır'ın önemli kiliseleri arasında Mart Thoma, Meryem Ana, Kırklar Kilisesi ve Mart Pityon Kilisesi sayılabilir. Meryem Ana Kilisesi, şehirde kalan az sayıdaki Süryani cemaati tarafından halen kullanılmaktadır.



    Ulu Cami (Merkez): İslam dünyasında beşinci Harem-i Şerif olarak bilinmektedir. Diyarbakır İslam ordularınca fethedildikten sonra, ildeki en büyük Hıristiyan tapınağı Mar-Tama kilisesi, M.S. 639 yılında camiye çevrilmiştir. 1091'de Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında tamir ettirilmiştir. 1115 tarihinde meydana gelen deprem ve yangında büyük hasar gören cami, 1240 yılında halkın yardımıyla onarılmıştır. Avlusundaki şadırvanları, çeşitli devirlere ait kitabeleri yönünden büyük değer taşıyan bu ilk İslam yapısı, kara taşlarla inşa edilmiştir.



    Anadolu'nun en eski camisi olan Ulu Cami, çevresindeki iki medrese ve diğer yapılarla anıtsal yapılar topluluğu olarak günümüzde de dikkat çekmektedir. Plan olarak 705-715 yıllarında inşa edilen Şam'daki Ümmiye ve Emevi camilerine benzemektedir.



    Behram Paşa Cami (Merkez): 13. Osmanlı Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılan cami, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Caminin çok süslü minberi bir sanat harikasıdır.



    Şeyh Matar Cami (Merkez): Dört ayaklı minare ve cami, Akkoyunlu eseri olup 1500 yılında Sultan Kasım tarafından yaptırılmıştır. Minare yekpare taş sütun üzerinde dört köşeli olarak inşa edilmiştir. Sütunların üzerinde fırınlanmış ağaç kullanılması da minarenin özelliklerinden biridir. Bir inanışa göre yedi defa sütunların arasından geçenin dileği kabul edilirmiş.



    Safa Cami (Merkez): 1532 yılında yapılan cami, Akkoyunlu eseridir. Eskiden bir kılıf içinde muhafaza edildiği söylenen minaresi oldukça zariftir.



    Meryem Ana Kilisesi (Merkez): VI. yy.dan kalma olup, zamanla birçok onarım görmüştür. Bizans devrinden kalma mihrabı, Roma biçimi kapısı ilgi çekicidir. Kilisede bazı azizlerin türbesi bulunmaktadır. Süryani Kadim Yakubi mezhebine ait olan kilisede bazı azizlerin tasvirleri bulunmaktadır.



    Hanlar, Kervansaraylar



    Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu'nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han'da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır.



    Kervansaray



    Mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri olan Kervansaray, bugün restore edilerek otel haline getirilmiştir.



    Kaplıcalar



    Çermik Termal Turizm Merkezi



    Yeri: Diyarbakır-Çermik ilçe merkezinin doğusunda yer alır.



    Suyun Isısı: 48oC



    PH Değeri: 6,3



    Özellikleri: Bikarbonatlı, Klorürlü, Karbondioksitli, Hidrojen Sülfürlü ve kısmen radyoaktif bir bileşime sahiptir.



    Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri



    Tedavi Ettiği Hastalıklar: Romatizma, deri, solunum yolu, kadın, eklem ve kireçlenme gibi hastalıklara olumlu etki yapar.



    Konaklama Tesisleri: 100 yataklı tesis mevcuttur.



    COĞRAFYA



    Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin orta kısmında, Elcezire'nin (Mezopotamya) kuzeyinde yer almaktadır. Doğuda Siirt ve Muş batıda Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya kuzeyde Elazığ ve Bingöl güneyde ise Mardin illeri bulunmaktadır.



    Diyarbakır, yeryüzü şekilleri açısından genelde dağlarla çevrili, ortası hafif çukurlaşmış görünümündedir. İl, Güneydoğu Torosların kollarıyla çevrilidir. İlin en yüksek dağı Muş sınırı yakınındaki Anduk Dağıdır (2830 m.)



    Diyarbakır ilinde sert ve kurak bir yayla iklimi hakimdir.



    TARİHÇE



    Diyarbakır tarihinin, önceleri M.Ö.3000 yılına kadar uzandığı bilinirken, son zamanlarda Çayönü kazıları ile yapılan araştırmalar sonucunda uygarlık geçmişinin M.Ö.7500 yıllarına kadar uzandığı belirlenmiştir. Diyarbakır ve çevresinde Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüştür.



    NE YENİR?



    Devasa boyutlardaki karpuzu ile tanınan Diyarbakır, yemek kültürü açısından da oldukça zengindir. Akşamın geç saatlerinde, tezgahlarda satılan cartlak kebabı olarak bilinen ciğer kebabı geleneksel yemekleri arasındadır.



    Diyarbakır'ın en ağır yemeklerinden olan kibebumbar, işkembe ve bağırsakların et, pirinç, nane, biber ve tuz karışımı ile pişirilir. Bunların yanında içli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, Kibukudur, lebeni, tatlılardan ise burma kadayıf ve Nuriye tatlısı ünlüdür. Üzümden yapılan pestil ve sucuk, otlu peynir, örgü peynir, sumak çokça yenen diğer yiyeceklerdir.



    Diyarbakır'dan Yemek Tarifleri



    Patlıcan meftunesi



    Hazırlanışı: Bir tencere içinde yağda gerekli miktarda et iyice kızartılır, doğranmış sivri biber ilave edilir. Daha sonra salça ve pul biber iyice kızartılır. Az tuzlu suda doğranmış patlıcanlar bolca yıkanıp tencereye konur. Biraz pişirilir, doğranmış domatesler ilave edilir. Bir müddet sonra yemek kaynadıktan sonra, bir miktar süzülmüş sumak suyu ilave edilir. Yemek kaynatılır. Piştikten sonra ocaktan alınır. Ezilmiş sarımsak yemeğe katılır, servise sunulur.



    Ekşili etli dolma



    Hazırlanışı:

    Dolma içi: Kuyruk tarafından seçilen yağlı etler küçük küçük doğranır, doğranmış soğan, sivri biber, domates, pirinç, baharat, tuz, pul biber, salça, sıvı yağ ile süzülmüş sumak suyu ile karıştırılıp dolma içi hazırlanır.



    Daha sonra haşlanmış lahana ve oyulmuş patlıcan, kabak ve domateslerin içine doldurulup tencereye dizilir. Süzülmüş sumak suyu yeteri kadar ilave edilir, dolmaların dağılmaması için yassı bir taş dolmaların üzerine konur. Kaynayıncaya kadar pişirilir. Ocaktan alınır, tencerenin kapağı 15 dakika kadar açılmaz. Daha sonra servis yapılır.



    İçli köfte



    Köfte içi hazırlanması: Yağsız kıyma, ufak doğranmış kuru soğan, pul biber, baharat, kara reyhan ve maydanoz iyice kızartılıp pişirilir ve soğumaya bırakılır.



    Bulgurun hazırlanışı: Köftelik bulgur ile döğme kırıntısı birbiriyle karıştırılıp biraz tuz ve sıcak su ilave edilir. Yarım saat bırakılır, köftelik hamur haline gelir. Köftelik iyice yoğrulur. Hazırlanan hamur yumurtadan küçük şekilde ayrılır, köfte içi açılır.



    Pişirilmesi: İçi açılan köftelere hazırlanan iç doldurulup kapatılır. Kaynatılan suyun içine köfteler bırakılır. Köfteler kaynayan suda haşlanmış olarak su yüzüne çıkarsa pişmiş olur. Daha sonra yumurtalar kırılıp çırpılır ve haşlanmış köfteler yumurtaya batırılıp tavada kızartılır servise hazır hale gelir.



    NE ALINIR?



    El sanatları, hasır bilezik, kiniş gerdanlık, gümüş işlemeli nalın ve çekmeceler kuyumcuların beğenilen ürünleridir. Köylerden el dokuması halı ve kilim üretimi yapılmaktadır.



    LİNKLER



    Diyarbakır Valiliği Üyeler Görebilir ]



    Diyarbakır Belediyesi Üyeler Görebilir ]



    Dicle Üniversitesi Üyeler Görebilir ]



    YAPMADAN DÖNME



    Diyarbakır Surlarını gezmeden,



    Malabadi KöPage Ranküsünü görmeden,



    Eski Diyarbakır Evlerini görmeden



    Cahit Sıtkı Tarancı ve Arkeoloji Müzelerini görmeden,



    Selim Amca'da kaburga yemeden, meyankökü içmeden,



    Diyarbakır hasırı almadan



    ...Dönmeyin.

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0