PSİKOLOJİK HASTALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ
Konular:
1-Distimi (Kronik Depresyon)
2-Paranoya
3-Panik Atak
4-Anksiyete
5-Sosyal Fobi
6-Konserviyon Bozuklukluğu
7-Somatizayson Bozukluğu
8-Tik bozuklukları
9-Tokofobi
10-Uykusuzluk
11-Uyum Bozuklukları
12-Şizofreni
13-Hipokondriyazis ( Hastalık Hastalığı )
14-Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu (PAK
15-Id-Ego
16-Alkolizm
Distimi (Kronik Depresyon)
Diğer bir değişle kronik depresyon. Bazı araştırmacılar tüm depresyonlari biyolojik kökenli olduğunu ve beyindeki kimyasal maddelerin yetersizliğine bağlı olduğunu öne sürerlerken; bazıları dadüşünce sistemindeki psikolojik dengesizliğe dikkat çekmekteler. APA (American Psychological Association) ya göre
distimi şöyle tanımlanıyor;
Son iki senedir depresif ruh halinde olmak ve bunun yanı sıra aşağıdakilerin en az ikisinden yakınmak:
İştah azalması veya aşırı yemek
Sürekli yorgunluk durumu
Düşük benlik algısı
Uyku bozuklukları
Yoğun ümitsizlik duyusu
Yoğunlaşamama
Kararsızlık
Distimik bireygenelde "hep böyle" hissettiğini söyler. Şiddetli semptomlar yoktur
dolayısıyla bu hastalık sinsi bir şekilde değişerek
distimik ruh durumu yaşam biçimi haline dönüşür.
Bununla mücadele etmek içingeçmişten günümüze taşıdığınız kırgınlıklar ve küskünluklerle barışmalı
geçmişte olanları affetmelisiniz. Böylece enerjinizi öfke balonuna yönlendimeyip daha mutlu yaşam balonuna yönlendirebilirsiniz.
Mutsuzluğunuz ve sürekli yakınmalarınızla ilgi çekebilirsiniz ancak sonunda çevrenizdekiler sizden bıkacaklardır.
Unutmayın gördüğünüz ilgi belki de yakınma davranışınızı kalıcı kılmaktadır.
Kimse sizin hayatınızı iyileştirmeyecektir. Olumsuz düşünme alışkanlığınıza son vererek kıpırdanmalısınız. Hiçbir şey yapmayarak sürekli yakınmaktansa "daha iyi olmak için ne yapabilirim" sorusuna cevap verinalternatif üretin ve uygulayın.
Paranoya
Başlıca belirtisinin sanrılar olduğu psikiyatrik bozukluklardır. Hasta genellikle iyi giyimlidir ve kişilikte bir dagilma ya da günlük bir bozulma görülmez. Fakat egzantrikgarip
kuşkucu ya da düşmanca tutum içinde olabilir. Hastanın duygudurum sanrısının içeriği ile uygunluk gösterir. Büyüklük sanrıları olan hasta coşkulu
kötülük görme sanrıları olan hasta kuşkucudur. Klasik tanım sanrısal bozukluğu olan hastaların belirgin ve sürekli varsanılarının bulunmamasını öngörüyorsa da DSM-III-R ve DSM-IV de kısa süreli varsanıların (özellikle somatik tip sanrısal bozuklukta beden kokusuyla ilgili ya da genel olarak işitsel) bulunabileceği kabul edilmiştir. Konuşmanın akışını ve niteliğini etkileyecek düşünce bozuklukları genellikle yoktur. Bilişsel işlevler genellikle iyi bir düzeydedir. İntihar
cinayet ve şiddet içeren diğer davranışların cokluğu bilinmiyorsa da klinisyenin bu konuda uyanık olunması gerekir. Şiddet öyküsü olan kişilerde yıkıcı davranış cok yaygındır. Sanrısal bozukluğu olan hastaların kendi durumlarına ilişkin yargıları oldukça bozuktur ve hastahaneye genellikle polis
aile üyeleri ya da iş arkadaşları tarafından getirilirler. Sanrı iceriği dışında yargıda belirgin bozukluk saptanmaz. Sanrısal bozukluğu olan hastalar sanrı sistemlerinin dışında genellikle güvenilir bilgiler verirler.
Yaygınlık
Sanrısal bozuklukların toplumdaki dağılımını değerlendirmek
- bozukluğun yaygınlığının görece az oluşu
- bozukluğun tanımı ile ilgili değisik görüşler
- hastaların aileleri ya da çevreleri tarafından zorlanmadıkça hekime başvurmamaları
gibi nedenlerden dolayı güçlük göstermektedir. Fakat şizofreniden ve duygudurum bozukluklarından cok daha nadir bir bozukluk olduğu bilinmektedir. Ortalama başlangıç yaşı 40 tır fakat 18-90 yaşları arasında dağılım gösterir. Kadınlar yönünde hafif üstünlük vardır. Çoğu hasta evlidir ve bir işi vardırklinik tablo güncel bir yer değişikliğiyle ve düşük sosyoekonomik durumla bağlantılı olabilir.
Panik Atak
Başta "Panik Bozukluk" olmak üzerebir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilen; aniden beklenmedik bir anda
herhangi bir yerde ortaya çıkan yoğun kaygı-bunaltı
korku karışımı bir nöbettir.
Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatırki; kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğiniöleceğini hisseder. Panik atak sırasında bazı hastalar; kalp krizi geçirdiklerini aklını kaçıracağını
felç geçireceğini
kontrolünü yitireceğini
düşüp bayılacağını hissederler. Bu korku fırtınasını yaşayan insan doğal olarak o ortamdan ve durumdan kaçma
uzaklaşma davranışı gösterir
bir an önce yardım alınabilecek bir sağlik kuruluşuna müracat edilir.Bazı durumlarda hastanın
hastahane veya doktor doktor görmesi bile onu rahatlatıp
nöbeti geçirmektedir.
Toplumda Panik Bozukluk ve Oranlar:
-Panik Bozukluk her yaşta başlayabilir.
-En sık 20-30 yaş arasında başlaryaş ilerledikçe başlama oranı düşer.
-Etnikkültürel farklılıklar çok önemli bulunmamıştır.
-şehir yaşamındakırsal bölgelere göre daha sık görülmektedir.
-Ekonomik durumla bağlantısı bulunamamıştır.
-Eğitim düzeyiyle panik bozukluğu arasında direkt bir ilişki saptanmamıştır.
-Evli insanlardadul yada boşanmış insanlara göre daha az görülmektedir
(bir çalışmada boşanmış yada dullarda 5 kat daha fazladır.)
Panik bozukluk-kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülür.
Panik bozuklu tanılı hastaların %75-80'i kadındır. Aile çalışmalarında; eğitimetnik yapı
sosyal durumla bağlantı bulunmamıştır.
yaşam boyu yaygınlığı değişik çatışmalarda %15-3
5 arasında saptanmıştır. Bu oran gittikçe artmaktadır.
Değişik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan panik ataklar ve "sinirli belirtili atakların" ise %15-20 arasında olduğu bildirilmektedir. Dolayısıyla gerek panik bozukluğuna bağlı gerekse diğer psikolojikbiyolojik nedenlere bağlı panik atakların her yüz kişiden 20-25 inde görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu oran her 4 kişiden 1'inin panik ataklı olduğu anlamına gelmektedir. Paniğin bu kadar popüler olması bu yaygınlığı ve korkutucu belirtileri olsa gerek...
Panik hastalarının çoğunluğu psikiyatri dışı hekımlere başvurmaktadır. Görülen belirtiler otonomik ve fiziksel belirtiler olduğunda kalp hastalığı görünümü verebilmektedir. Ilk başvurular bu yüzden dahili branşlar olmaktadır.
Stein1994
Chignon 1993'de yaptıkları bir araştırmada panik bozukluklu hastaların % 35'nin sık sık nefes alma
% 20-30'unda kalp damarlarının normal çıktığı
anjiosu normal bulunan hastaların % 35-45'inin ayrıntılı muayenesinde panik bozukluğu olduğu saptanmıştır. (Mukerji
katun) bu yanlış anlayış ve yöntemin ABD'ye yıllık maliyetinin 33 milyon dolar olduğu iddia edilmektedir.
Panik Atak Türleri
1-Beklenmedik Ataklar:
Nedensizbirden ortaya çıkan nöbetler
Panik Bozuklukta bu tür ataklar vardır.
2-Duruma bağlı olanlar:
Korkulan herhangi bir nesneyle yada bir durum karşılığında ortaya çıkar.
3-Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar:
Genellikle destekleyici bir etken vardırfakat bu etken herzaman atağa yol açmaz. Örneğin
hastada araba kullanırken panik atak oluşmasına karşın
bazen araba kullandıktan sonra atak geçirebilmektedir.
Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır. Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir. Çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım-veya bir saat sürebilir.
Panik Atakta Görülen Belirtiler:
1-Çarpıntıkalp atışlarını duyumsama
kalbin yerinden fırlayacakmış hissi
göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar...
2-Terleme (Sıcak -Soğuk boşalımlarbazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
3-Titreme-sarsılma-itilme hissi
4-Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumrutıkanma hissi)
5-Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı havanın yetmemesi gibi hisler)
6-Göğüste daralmasıkışma
ağrı duyumsama
7-Bunaltıkarında ağrı
şişkinlik ve gaz oluşması
(Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
8-Baş dönmesisersemlik hissi
düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
9-Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanırcisimler
küçülür her şey bulanıklaşır).
10-Depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişinin kendisini hissedememealgılayamama kendisine yabancılaşma durumu oluşması).
11-Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine çocuklaraçevreye zarar verme korkusu)
12-O esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygususu-ölüm korkusu
13-Ellerdekollarda
bacaklarda
başta ve birçok yerde uyuşmalar
yanmalar
karıncalanmalar
diken
diken olma halleri
14-Üşümeürperme ya da ateş basmaları
Panik Atak ve Panik Bozukluğun Teşhisi
*(DSM_IV'e göre panik atağı tanı ölçütleri)
Not: Panik atağı kodlanabilir bir bozukluk değildir. Aşağıdaki semptomlardan dördünün (ya da daha fazlasının) birden başladığı ve on dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığıayri bir yoğun korku ya da rahatsızlık duyma döneminin olması:
1-Çarpıntıkalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması
2-Terleme
3-Titreme ya da sarsılma
4-Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları
5-Soluğun kesilmesi
6-Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
7-Bulantı ya da karın ağrısı
8-Baş dönmesisersemlik hissi
düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
9-Derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
10-Kontrolunu kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
11-Ölüm korkusu
12-P****teziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları)
13-Üşüme; ürperme; ya da ateş basmaları.
*DSM-IV (Psikiyatrik hastalıkları sınıflandırma kitabı)'e göre
Panik Bozukluk Nedenleri
1- Genetik ve ailesel nedenler.
2- Biyolojik teoriler
3- Psikodinamik teoriler
4- Gelişimsel teoriler
5- Öğrenme kuramlari
6- Bilişsel modeller
1- GENETİK VE AİLESEL ÇALIŞMALAR:
Panik bozukluğu olan hastaların birinci derecede yakınlarında panik bozukluğu ve panik atak görülme oranı %15-30 arası bulunmuştur.
Aynı yumurta ikizlerinde aynı anda panik bozukluk görülmesi %30-40 arası saptanmıştır.
Panikte klinik belirtilerin hastaların çoğunda benzerlik göstermesi genetik nedenleri düşündürmektedir.
Yapılan genetik çalışmalarda; 16g 22 kromozomunda bir genin bu konumdaki rolünden bahsedilmektedir. Fakat kesinlik için yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.
2-BİYOLOJİK TEORİLER:
Panik atağı esnasında oluşan biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklerden yola çıkarak; beynin hangi bölgelerinde ne türlü reaksiyonlar ortaya çıktığı araştırılmıştır.
Panik atağı olan ve olmayanlara "sodyum-laktat" enjeksiyonu yapılmıştır. Panikli insanlarda "panik atağı" ortaya çıkarkenkontrol gruplarında çıkmamıştır.
Diğer yandan asırı egzersizle artan laktat panikte artmışoksijen tüketimi
metabolik hızı artıran kafein
yohimbin ve karbondioksitinde panik atağı ortaya çıkardığı bilinmektedir.
Karbondioksit beyinde katekolamin ve noradrenerjik siklusu artırarak paniğe neden olur. Panik esnasında aşırı noradrenalin salgısı olmakta ve otonomik belirtileri ortaya çıkarmaktadır. (Çarpıntıağız kuruluğu vs..)
-LOKUS SERULEUS'UN PANİKTE ETKİSİ:
Beyinde 4. ventrikül tabanında gelişmiş olan çok sayıda hücreden oluşan bir alandır. Beynin bir çok bölgesiyle bağlantıları vardır. Beyindeki noradrenalinin %70 inden fazlası bu bölgeden karşılanmaktadır. Beyindeki noradrenerjik aktivite artışıkorku ve bunaltı ortaya çıkarır.
Maymunlarda yapılan çalışmalarda lokus seruleusa elektrikle uyarı verilmiş ve panik benzeri durum çıkmıştır. Hayvanlarda bu bölgenin lezyonlarıçıkarılması vs. anksiyeteyi (bunaltı)
tehlike ve ağrıya verilen yanıtları azaltmaktadır. Lokus seruleus aktivitesini azaltan ilaçlarda hayvanlarda korkuyu azaltmaktadır. Lezyonlarda ayrıca hayvanlar saldırgan olmakta ve yeme-içme davranışlarında artış gözlenmektedir.
Bu çalişmalar sonucunda lokus seruleusun daha ziyade "alarm sistemi " olduğu ve zararlıhatalı uyarıları diğerlerinden ayırdığı ileri sürülmektedir.
Aşırı uyarı halinde bütün beyin fonksiyonları ve irade dışı çalışan sistemler uyarılmaktadır.
Orta derecede ise uyanıklık ve dikkatte artış olmaktadır.
Az uyarılma halinde korkusuzlukani impulsif davranışlar ve dikkatsizlik ortaya çıkmaktadır.
-SEROTONIN VE PANİK İLİŞKİSİ:
Sinir hücreleri arasında iletişim görevi olan önemli bir "norotransmitter" dir. Serotonin seviyesindeki değişikliklerserotonin işlev bozukluklarında paniğe yol açtığı söylenmektedir.
Beyin görüntüleme çalışmaları ve panik:
Panik oluşturan kafeinyohimbin
laktat gibi ajanlarla PET ve SPECT çalışmaları yapılmıştır. Beyin kan akımında düzensizlikler saptanmıştır
MRI da hipotalamus ve temporal bölgelerde bozukluklar saptanabilmiştir.
3-PSİKODİNAMİK TEORİLER:
Alt benlikten kaynaklanan dürtülerle üst benliğin yasaklarının çatışması sonucu anksiyete ortaya çıkar. Benliğin savunma mekanizmaları bunu karşılamıyorsa panik ataklar ortaya çıkabilir. Bastırılan cinselliksaldırganlık dürtüleri
yasak dürtülerde paniğe neden olabilir.
4-GELİŞİMSEL KURAMLAR:
John Bowlby tarafından geliştirilmiştir. Anksiyetenin belirlenmesinde içgüdüsel dürtülerinin önemini dikkat çekmiştir. Birinci içgüdü bağlılıktır. Bağlılık figürünü kaybetme tehlikesinde anksiyete ortaya çıkar. Anksiyete korkunun bir bileşimidir.
Çocuklukta aileden ayrılmanınyetişkinde karışık anksiyete (panik)-depresyon oluşturduğuna inanmaktadır.
Bowlby agorafobinin ayrılma anksiyetesi olduğunu açıklar. Bağlılık figürüne güvenle bağlanamamaktan kaynaklandığını söyler.
5-ÖğRENME KURAMLARI:
Koşullu refleks kuramına göre anksiyete; tehlikeli dış uyaranlara karşı organizmanın koşulsuz yanıtıdır. Fobiler klasik şartlanma yoluyla nötral uyarana bağlı bunaltıdadır.
6-BİLİŞSEL MODELLER:
Bedende herhangi bir sebeple ortaya çıkan belirtileri (örneğinçarpıntı
uyuşma..) kişinin gereksiz ve tehlikeli olarak algılaması ve "çarpıtıp" ciddi rahatsızlıklar olarak değerlendirmesi paniğe yol açmaktadır. Herhangi bir anksiyete durumuna eşlik edebilecek önemsiz kalp atışı
baş dönmesi
ağiz kuruluğu; kişi tarafından bayilacağı
öleceği
kalbinin duracağı şeklinde yorumlanır.
Bu modelle göre; dış uyaranlardan çok düşünceımajinasyon
bedensel belirtiler gibi içsel uyarılar panik atakları ortaya çıkarabilir. Zararlı
tehlikeli yorumlanan uyaranlardan sonra ortaya çıkan bedensel kıpırtılar
duyumlar da yanlış yorumlanır ve "kısır döngüye" girilmiş olunur. Kişi artık dikkatini sürekli bedensel duyumlarına verir ve tetikte bekler ve olumsuz düşünceleri pekişir.
Panik Atağın Alt Tipleri
Panik atak yaşayanların hepsi aynı biçimde belirti ve korku yaşamayabilirler. Araştırmalara göre paniğin alttipleri sunlardır;
-KLASİK PANİK
-KOGNİTİF PANİK
-NONKOGNİTİF PANİK
-NOKTURNAL PANİK
-ALEKSİTİMİK PANİK
-GASTRO İNTESTİNAL PANİKLER
-KORKUSUZ (nonfearful) PANİK
Klasik panik: kişide önce çarpıntıheyecan başlar göğüste sıkışma
sol kola vuran ağrı ve uyuşma görülür. Bununla birlikte hızlı soluk alıp verme ve boğazda düğümlenme başlar. O anda kalbin solunumunun duracağı; kalp krizi geçirileceği hissi oluşur. Yakınlarından kalp krizi geçirenlerde daha sık görüldüğü gözlenmektedir.
Kognitif panik: Bilinç sistemini etkiler. Kendisini tam algilayamamaruhun bedenden ayrılması hissi.Etrafı sisli
cisimleri uzak farklı algılama baş dönmesi
boşlukta olma hissi görülür.
Ayrıca kontrolün yitirileceği elde olmadan kötü şeylerin olabileceğiaklın kaçırılabileceği bazen ölüneceğinden korkulur.
Nonkognitif panik: Kognitif panikteki belirtiler görülmez .Daha çok bir fenalıkgöğüste baskı
çarpıntı hissi olur.
Nokturnal panik: Uykudan ani bir çarpıntı ve korku ile uyanıldığı paniklerdir. Hemen pencere açılır ve hava alınmaya çalışılır uykuda "panikle ölürüm" diye kişinin uykusu kaçar bilinçli olarak uyumamaya çalışır. Zamanla uykusuzluğun getirdiği diğer sorunlarda ortaya çıkar.
Aleksitimik panik: Nöbet nöbet bedensel belirtilerin olduğu bir türdür.
Gastro intestinal panikler: Midedekarında başlayıp göğüse doğru dalga dalga yayılan fenalık hissidir. Boğazda düğümlenme yumru hissi oluşturur. Beraberinde bulantı
şişkinlik
gaz
ishal olabilir. Bu türünün "abdominal epilepsiyle" ayırd edilmesi önemlidir.
Korkusuz (nonfearful) panik: Panik bozukluğun teşhis kriterlerini karşılayan bir durumdur. Buradakı panik ataklarda korkuanksiyete görülmez. Bu gruptakiler nöroloji
kardioloji uzmanlarına daha çok müracat ederler.Tahlillerde ve muayanede hiç bir şey saptanmaz.
Panik Bozuklukla Görülen Diğer Psikiyatrik ve Biyolojik Bozukluklar:


LinkBack URL
About LinkBacks
düşünce sistemindeki psikolojik dengesizliğe dikkat çekmekteler. APA (American Psychological Association) ya göre



Alıntı ile Cevapla

Bookmarks