Kemalettin Tuğcu (İstanbul, 27 Aralık 1902-İstanbul, 17 Ekim 1996)
Ayakları içe dönük olarak sakat doğdu. Babası kendisinden 16 ay büyük olan ağabeyi Nurettin'e ders verirken o da okuma yazmayı öğrendi. Sakatlığı yüzünden okula devam edemedi. Bir süre Galatasaray Lisesi'ne devam etse de ailesinin her şeyini kaybedip yoksul hale düşmesi yüzünden bunu da sürdüremedi. Yirmi yaşındayken bir ayağındaki sakatlık için ameliyat olduysa da sonucun olumlu olmaması bir yana, çok canı yandı ve ötekinin ameliyatından vazgeçti. Bu olumsuz durum da onu yalnızlığa itti.
Bir söyleşide şunları söyledi: "Yirmi altı yaşıma kadar münzevi bir hayat yaşadım. Ne mektebe gittim, ne de gençlik hayatı yaşadım. Yalnızlığın bana verdiği can sıkıntısıyla yazmaya başladım. On üç yaşımdan beri yalnız yazı yazdım, beni bu yazılar avuttu, yazdıklarımla yaşadım." Roman yazarlığı dışında Türkiye Yayımevi idare memurluğu, Ev-İş Kadın gazetesi sekreterliği, Doğan Kardeş Yayınları müdürlüğü, Hayat dergisi arşiv şefliği gibi işler yaptı. Yaşamını "Sırça Köşkün Masalcısı" adlı kitapta anlatan, yeğeni gazeteci yazar Nemika Tuğcu, şu yargıya varıyor: "Hiçbir kitabında cinayet yoktur Kemalettin Tuğcu'nun; tecavüz, işkence yoktur. Gaddar üvey babalar ve kötü ruhlu üvey anneler vardır; çocuklar dayak yer, evden kovulur, ama hikâyelerin sonlan iyi biter. Hak yerini bulur; çalışan, dürüst olan kazanır." (Can Yayınlan, 2004, s. 86).
Türk basınının en verimli yazarlarından biri oldu. Nemika Tuğcu'nun kitabında verdiği listeye göre kaleme aldığı 312 kitabı, 5 de çeviri kitabı bulunuyor. Onun kitaplarını okumamış ya da kitaplarından uyarlanan bir filmi izlememiş kişi yok gibi. Ayşecik (yön. M. Ün, 1960), Kolsuz Bebek (yön. M.H. Egeli, 1961), Yüz Karası (yön. Y. Atadeniz, 1964) filmleri ve Üvey Baba TV dizisi yapıldı. 1995 Tüyap Kitap Fuarı Çocuk Edebiyatı Ödülü 'nü kazandı.
Acıların yazarı Kemalettin Tuğcu
Gözpınarlarınızdan süzülen gözyaşlarınızın kirpiklerinizin üzerinden kayarak, yanağınızı yol yapıp, çenenizden aşağıya doğru inmesi olarak tanımlayabilirim ağlamayı, kendi deneyimlerim içerisinde.
İster avaz avaz bağırarak, ister hıçkırıkların gölgesine sığınarak, isterse de bir yumruk büyüklüğünde ki düğüm gibi göğsünüzün ortasında hissederek yaşarsınız onu.
"Erkek adam ağlamaz" sözü ise; erkek olmayı, insan olmanın en güzel duygularından biri olan ağlamaktan arındırmaya çalışır nedense, biz erkeklerin sırtında şaklayan bir kırbaç gibi.
Oysa ağlamanın içten sıcaklığını ruhumuzun derinliklerine kadar hissettiğimizde farkına varırız, bir kez daha insan olmanın bilincine.
İşte içten ağlamaların kucağına bırakan yazılarıyla, çocuk dünyamdan bugünlere kadar gelen süreçte, yaşamın sadece kendi hayatımızdan ibaret olmadığını bana fark ettiren yazardır O, gözyaşlarımın sığınağında.
Evet, Kemalettin Tuğcu’dan bahsediyorum. 1902’de dünyaya gelip, 1996 yılında hayata gözlerini yumduğu 94 yıllık yaşamında resmi olarak üç yüz on iki kitap yazıp, 7 eseri filme çekilen, hiç okula gitmeden kendi kendine okuma yazmayı öğrenen ve bana okuma sevgisini aşılayan kişiden söz ediyorum.
“Ben yazdığım kadar yaşarım. Bana tesir eden bir küçük olayla içimden geldiği gibi yazmaya başlarım. Heyecanım süresince yazarım. Edebi, ilmi, politik bir iddiam yoktur” demesine rağmen yoksul, yetim ve öksüz çocuklarla şımarık çocukları, yoksullarla zenginleri, iyilerle kötüleri konu olarak ele alırken, kalbimizin duvarlarına kadar işleyen yazıları hiç de öyle iddiasız durmuyordu.
Ayak tabanları içe dönük olarak doğduğu için sakat olan Kemalettin Tuğcu, bu yüzden okula gidememiş, kendi çabasıyla öğrendiği okuma yazmayı hiçbir okula gitmeksizin yazarlığa giden yolun ana taşları olarak kullanmayı başarmıştır.
Sakatlığı ile ilgili olarak “Ben daima herkesten kaçmışımdır, zaten bütün sakat insanlar diğer insanlardan kaçarlar” derken peşinden eklediği “Sakatlığım yüzünden okula gidemiyor ve arkadaşlarla oynayamıyordum. Ama oynayamadığım oyunları, arkadaşları hayalimde gerçekleştiriyordum. Bir hayal kurma tutkusu başlamıştı o zaman bende” sözleriyle kurguladığı romanların temellerini atıyordu. Sırf başkalarından etkilenmemek için sinemaya gitmeyip, kitap okumaması ise bir başka özelliğiydi.
“Neden bu kadar acıklı şeyler yazıyorsunuz?” diye sorulan bir soruya;
“Yağmurlu soğuk bir gün, Ankara Caddesi’nden aşağı iniyorum. Önümde elinde tuttuğu bir çocukla fakir bir ihtiyar yürüyor. Çocuğun ayağındaki ayakkabılar çarpılmış, altları delinmiş, yüzleri sürtülmekten ağarmıştı.
Yağmur yıkadı çocuğun ayakkabılarını, yanındaki ihtiyara döndü: “Bak dedi, ayakkabılarım yeni gibi oldu. “Ben o anda ihtiyarın içindeki aczi ve ıstırabı anlamıştım. Bu etki bana “Zavallı Büyükbaba” romanını yazdırdı” şeklinde cevap vermiştir.
Popüler edebiyat yapıtları olarak nitelenebilen romanları, zamanın şartları içerisinde ülkenin modernleşme deneyimleri de göz önüne alındığında, arabesk kültürün bir uzantısı olduğu şeklinde eleştirilere de maruz kalmıştır. Bunda yoksulluk, yetimlik, üveylik, dikey toplumsal hareketlilik ve iç göç gibi kurguları duygu sömürüsüne açık olacak şekilde işlemesinin de etkisi vardır.
Edebiyat dışı bir sefalet yazıcısı olarak ortaya atılmasına çalışılmasına rağmen O, bunları ciddiye almadan bildiği yolda ilerlemiş, sürekli yenilediği karakterlerde okurlarının ilgisini çekebilmeyi başarmıştır.
Daha çok çocuk kuşağı yazarı olarak tanımlanmaya çalışılsa da esas yazı kitlesinin genç-yetişkin kuşak olduğu göz ardı edilemez. Genç nesillere okumayı sevdirme özelliği kendisinin öne çıkan yüzüdür. Romanlarının içerdiği acı dozajının yüksekliğinden dolayı hastalıklı romanlar şeklinde patolojik tanımlamalar yapıldığı halde, buna rağmen neden bu kadar çok okunduğunun üzerinde ayrıca durulması gereği bir soru işaretidir.
Tuğcu’nun romanları, sınıf atlama anlatılarını yukarı toplumsal hareketlilik açısından karakterlerini meslek edinerek saygınlık kazanmaları yoluyla bir yandan destekler, ancak diğer yanda zenginlik ve refahın gelip geçici olduğuna yaptığı göndermelerle kapitalist zenginlik ve refah anlatılarına gösterilen toplumsal direnci de öne çıkarır. Aslında romanlarını ön plana çıkaran temel olgu zenginliğin gelip geçici olduğudur. Üst sınıf karakterlerinin bazılarının fiziksel özürlerinin olması da, cemaat toplumunun “İlahi Adalet” kavramını çağrıştıran bir görünüm sergiler.
Evet, hepimizi ağlattığı bir gerçek.
Fakat bizleri ağlatırken, kendi yaşamında da sık sık ağladığı hepimiz tarafından bilinmeli. Ailesinin parasal durumu bozulduğunda kendilerine ait köşkün bahçesinde yetişen ebegümecilerle yapılan yemekleri yerken de ağlıyordu. Daha sonraları bunlardan bahsederek, “Mahrumiyet beni ağlatırdı. Benim kadar ağlayan genç pek azdır sanırım” derken, kitaplarını yazdığı bilinçaltı söylemleriyle konuşuyordu.
İmparatorluk ve Cumhuriyeti yaşayan, üç padişah, dokuz Cumhurbaşkanı ve sayısız başbakan gören, savaşlara, işgallere, askeri darbelere tanık olan ömrü, acıları içselleştirmeyi kanıksamıştı.
Beni, avaz avaz olmasa da gizli hıçkırıklar eşliğinde, göğsümün ortasında düğümlenen gözyaşlarıyla beraber ağlattı. Yuvadan Uzakta, Zavallı Büyükbaba, İçler Acısı, Küfeci Çocuk, Hırsızın Oğlu, Mirasyediler, Kör Kız, Yalnız Çocuk, Düşkün Çocuk, Üvey Baba ve daha adını sayamadığım onlarcasıyla yaşamın köşesinde, bucağında ve hatta içinde dolaştırdı.
Kendimi başkalarının yerine koyarak empati yapabilmeyi, iyiliği ve paranın her şey olmadığını ilk olarak bana kitaplarıyla o öğretti.
Ruhun şad olsun Kemalettin Tuğcu…
Huzur içinde yat.
Kemalettin Tuğcu Eserleri
1.Adam ve Çocuk
2.Adını Değiştiren Çocuk
3.Aferin Yaşar
4.Ah Bu Çocuklar
5.Ahiretlik
6.Ahretlik
7.Altın Bilezik
8.Altının Rüyası
9.Ana Kucağı
10.Anaların Anası
11.Anasının Kızı
12.Anasının Kuzusu
13.Annelerin Çilesi
14.Annemin Hikayesi
15.Annesizler
16.Arabacının Kızı
17.Aradaki Demir Kapı
18.Arkadaşım Teoman
19.Arsadaki Demir Kapı
20.Ateş Böcekleri
21.Ayrılık Yılı
22.Ayşecik
23.Baba Evi
24.Babam ve Ben
25.Babamın Çilesi
26.Babamın Günahı
27.Babasının Oğlu
28.Babasızlar
29.Balıkçı Güzeli
30.Balıkçının Kızı
31.Bekçi Baba
32.Benim Annem
33.Benim Babam
34.Bir Çocuğun Öyküsü
35.Bir Dağ Masalı
36.Bir Evlatlığın Hatıra Defteri
37.Bir Garip Kızcağız
38.Bir Köpeğin Anıları
39.Bitişik Komşular
40.Bizim Kuşak
41.Bizim Mahallenin Çocukları
42.Boş Beşik
43.Bu Çocuk Kimin
44.Bu Toprağın Çocukları
45.Büyük Göç
46.Büyüklerin Günahı
47.Cambazın Kızı
48.Can Yoldaşları
49.Ceylan Kuzu
50.Çalınmış Çocuklar
51.Çiçekçi Amca
52.Çiçekçi Kız
53.Çiftlikteki Sürgünler
54.Çıkmaz Sokak
55.Çocuk Hırsızları
56.Çocuk İhtiyar
57.Çocuk Pazarı
58.Çocukların Adası
59.Çocukluk Arkadaşım
60.Çocuksuzlar
61.Dağdaki Yabancı
62.Deniz Çocuğu
63.Deniz Kızı
64.Devlet Kuşu
65.Dilenci Baba
66.Dişi Kuş
67.Doğduğum Ev
68.Doktor Anne
69.Düşkün Çocuk
70.Ekmek Parası
71.El Kapısı
72.Eski Bir Masal
73.Eskici Baba
74.Eskicinin Köpeği
75.Evlatlık
76.Garip
77.Garip Emine
78.Garip Kuşun Yuvası
79.Göçmen Kızı
80.Görmeyen Yavru
81.Gurbet Acıları
82.Gurbetteki Çocuk
83.Gülçin Abla
84.Güllü Bahçe
85.Güzel Bir Gün
86.Güzin Hala
87.Hacı Baba
88.Hayat Arkadaşı
89.Herkesten Uzak
90.Hırdavatçı Dede
91.Hırsızın Oğlu
92.Hissiz Adam
93.Huysuz adam
94.İçki Sanatı
95.İçler Acısı
96.İhtiyar Öğretmen
97.İhtiyarlar
98.İki Kardeş
99.İncili Terlik
100.İstanbul Sokakları
101.Kaçık
102.Kaçık Garip Bir Adam
103.Kara Annem
104.Karakaçan
105.Karanlıkta Bir Çocuk
106.Kardeşim Tomris
107.Kartalın Yuvası
108.Kayıkçı Güzeli
109.Kayıp Aranıyor
110.Kimsesiz
111.Kimsesiz Adam
112.Kimsesiz Çocuklar
113.Kimsesizler
114.Kırk Ev Kedisi
115.Kız Arkadaşım
116.Kız Evlat
117.Kolsuz Bebek
118.Korkunç Yıllar
119.Koruköy�ün Yetimi
120.Köy Doktoru
121.Köyde Unutulanlar
122.Köydeki Arkadaşım
123.Köydeki Evimiz
124.Köydeki Kısmet
125.Köydeki Kız
126.Köyden Gelen Kız
127.Köyden İndim Şehire
128.Köye Gelen Yabancı
129.Köylü Çocuk
130.Köyünü Unutan Adam
131.Küçük Adamlar
132.Küçük Balıkçı
133.Küçük Besleme
134.Küçük Bey
135.Küçük Boyacı
136.Küçük Çalgıcı
137.Küçük Çırak
138.Küçük Erkek
139.Küçük Gazeteci
140.Küçük Göçmen
141.Küçük Hanım
142.Küçük İşportacı
143.Küçük Kambur
144.Küçük Kaptan
145.Küçük Sanatçı
146.Küçük Serseri
147.Küçük Sevgili
148.Küçük Sürgün
149.Küçük Şoför
150.Küskün Çocuklar
151.Mahallenin Sevgilisi
152.Mavi Gözlü Bebek
153.Maymunlar Adası
154.Mehmetçik
155.Mercan Kolye
156.Mine�nin Arkadaşları
157.Mirasyediler
158.Ninelerin Ninesi
159.Ormandaki İhtiyar
160.Oyuncakçı Dede
161.Öksüz Dilimi
162.Öksüz Murat
163.Öksüz Oğlan
164.Pasifikte Bir Türk Genci
165.Piyangocu Kız
166.Saadet Borcu
167.Sakat Çocuk
168.Satılan Çocuk
169.Serseri Çocuklar
170.Siyah Atlı Şövalye
171.Siyahlı Kadın
172.Sokak Köpeği
173.Sokaktan Gelen Çocuk
174.Son Çocuk
175.Soylu Çocuk
176.Sürgün
177.Süt Annem
178.Süt Kardeşler
179.Şehir Çocuğu
180.Şeytan Çocuk
181.Şımarıklar
182.Şoförün Kızı
183.Talihsiz Çocuk
184.Tanrı Misafiri
185.Taş Yürek
186.Tekinsiz Ada
187.Toprak Adamlar
188.Toprak Ana
189.Uçurum
190.Uğurlu Çocuk
191.Unutulan Çocuk
192.Unutulan Kadın
193.Üç Arkadaş
194.Üç Arkadaş ve İçler Acısı
195.Üvey Anne
196.Üvey Baba
197.Viran Bağ
198.Yalnız Çocuk
199.Yapraklar Dökülürken
200.Yavrucuk
201.Yeraltında Bir Şehir
202.Yetim Ali
203.Yetim Malı
204.Yetimler Güzeli
205.Yılanlı Bağ
206.Yolunu Şaşıran Adam
207.Yurt Özlemi
208.Yuvadan Uzak
209.Yuvaya Dönüş
210.Zavallı Büyük baba
211.Zavallı Çocuk
sanum /kanka


5Likes
LinkBack URL
About LinkBacks








Alıntı ile Cevapla




Bookmarks