Konu Etiketleri:

tatarlar türk müdür, kül tegin, cengiz han türk mü, orta asya heykel, atayurt soyu nereye dayanır, orta asya türk kadınları, moğol türkleri, cani bek han, moğollar ve türk mü, cengiz han, moğolistan cengiz han anıtı, osmanlı tarihinden cengizhan, orta asya türkleri, cengizhan türksoyu, türklerin soyu nereye dayanır, osmanlı soyu nere dayanır, bir moğolu güldürücek, arkaik heykeler, mu kıtası ve türkler, türklerin soyu kimlere dayanıyor, cengiz han kendini turk, cengizhan oyunu saray guzeli kim, moğollar türk mü, cengiz han kimdir en buyuk heykeli nerde, cengiz han kimdir bir cümleyle,

+ Konu Cevapla
1 den 5´e kadar. Toplam 5 Sayfa bulundu

Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA

 GENEL KÜLTÜR Katagorisinde ve  Dünyadan Biyoğrafiler Forumunda Bulunan  Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Cengiz Han Moğol mu yoksa Türk mü tartışmalarıyla ilgili Cengiz Han'ın ırk kökeni hakkında yapılan incelemeler sonucu çeşitli görüşlere varılmıştır.Bu ...

  1. #1
    Moderator Tanem - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1.056
    Tecrübe Puanı
    4


    Tanımlı Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA







    Cengiz Han Moğol mu yoksa Türk mü tartışmalarıyla ilgili




    Cengiz Han'ın ırk kökeni hakkında yapılan incelemeler sonucu çeşitli görüşlere varılmıştır.Bu görüşlerin en geçerli olanına göre Cengiz Han Türk'tür. Bunun kanıtları olarak şunlar gösterilebilir:

    1. Cengiz Han Moğolca ile birlikte Türkçe de konuşmakta idi.

    2. Cengiz Han konuşmalarında kendini Türk olarak tanımlamıştır.

    3. Cegiz Han'ın soyu Çinliler'ce ''Şa-To'' adı verilen Türkler'e dayanır ki bu Türkler Kök-Türkler'in devamıdır.

    4. Cengiz Han (3. maddeye bağlı olarak) tıpkı Kök-Türk kaganları gibi kumral ve açık renk gözlüdür.


    5. Efsaneler Cengiz Han'ın soyunu (tıpkı Türkler'in Bozkurt Destanı'nda olduğu gibi) Bozkurt'a bağlar. Eğer Cengiz Han Moğol olsa idi efsaneler onun soyunu kurda değil köpeğe bağlardı; çünkü Moğol geleneğinde kurt değil köpek önemlidir ve Moğol kültüründe Cengiz Han'dan önce kurt önem taşımamaktadır.

    6. Cengiz Han bugünkü Afganistan'da kendisini ziyeret eden Kadı Vahideddin Fuşanci'ye ''Peygamberimiz Hz.Muhammed her şeyi önceden bilmiş diyorsunuz; acaba benim ortaya çıkışım için ne demiş ?'' diye somuş; kadı da ''Uturkû al-Turka mâ tarakûkum yani Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayınız'' demiş olduğunu nakletmiş ve Cengiz Han da bunun çok bilgece bir söz olduğunu söyleyerek kendisinin Türk olduğunu elirtmiştir.




    7. Bir Arap Cengiz Han'ın oğlu Ögedey Kağan'a babasını düşünde gördüğünü ve kendisine bir söz söylediğini naklettiğinde Ögedey Kağan ona ''Babam bunu sana hangi dille anlattı'' diye sormuş. O da Arapça anlattı deyince Ögedey babasının Türkçe ve Moğolca'dan başka bir dil bilmediğini söylemiştir. Sonuç olarak Cengiz Han Türk soyundan gelir. Fakat Türk ve Moğollar'ca ortak olarak hükümdar kabul edilmiş ve saygı duyulmuş bir kişidir.




    CENGİZ HAN ve BOZKURT

    ''Moğollar'ın Gizli Tarihi'' adlı eski eser Cengiz Han'ın soyu hakkında şunları söyler: ''Cengiz Han'ın kökeni yücelerdeki göğün takdiri ile doğmuş ''Börteçine (Gökkurt Bozkurt) idi.''
    Bu açıkça Türk Bozkurt Destanı'nın moğollaştırılmış halidir. Fakat burada önemli olan Cengiz Han'ın tıpkı Eski Türk kaganları gibi Bozkurt'a bağlanmak istenilmesidir. Türkler'de önemli şahsiyetler ile Bozkurt arasında bir ilişki kurmak gelenektir. Ve bu gelenek Cengiz Han'la birlikte Türkler'den Moğollar'a da sirayet etmiştir.

    ***********

    Cengiz Han büyük bir Türk Başbuğudur.Türk'ün kutlu ülküsü TURAN'ı gerçekleştirmiştir.

    Nihal ATSIZ ATA'dan alıntı yapıyorum.

    "ÇENGİZ HAN" VE "AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA



    Millî şuurun ve ilmî tarihçiliğin hâlâ gereğince gelişememesi dinî taassubun hâlâ ruhlara hükmetmesi dolayısıyla tarihimizin bazı büyüklerine karşı saygısızlıkta bulunmak yahut Türk ırkının şu veya bu bölümlerini birbirine düşman saymak gibi yanlışlıklar sık sık yapılmaktadır. Bunların arasında en yaygını Çengiz ve Temir düşmanlığıdır. Bu düşmanlığı yapanlar arasında Şarlman'la Şarlken'i birbirine karıştıran felsefeciler bulunduğu gibi tarihçi geçinenler de vardır.

    Bu tarihçi geçinenlerden biri Türk soyunun güzelliği hakkında yazdığı bir gazete makalesinde yine dinî taassup sebebiyle Çengiz ve Temir'den "mahlûkat" diye bahsederek onların sarı "Moğol" ırkından olduğunu Türklerin ise beyaz ırkın mümessili olduğunu ileri sürdü.

    Artık ilmî bir değeri kalmayan bu eskimiş sarı ırk beyaz ırk tabirleri yanında muharririn Çengiz ve Moğollar hakkındaki son neşriyattan da habersiz olduğu bu yazıları kırk yıl önceki ilmin kırıntılarıyla yazdığı anlaşılmaktadır.

    Burada tafsilâta girişerek bazı gençlerin sorularını cevaplandırmak üzere şimdiye kadar varılan ilmî sonuçların özetini vereceğim:

    1- Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. "Hun - Türk münasebetleri" adlı tebliğ ile bunu iddia ve ispat eden Türk Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain olmuştur. (İkinci Türk Tarih Kongresi s. 895- 911 İstanbul Kenan Matbaası).

    2- Moğol kelimesini tarihe tanıtan Çengiz Han olmuştur. Kendisinden önce Moğollar'a (yani Moğolca konuşan boy ve uruklara) ne dendiği kesinlikle belli değildir. Sekizinci yüzyıla ait Orkun yazıtlarında görülen "Otuz Tatar" ve "Dokuz Tatar" adlı birliklerin Moğol olduğu ileri sürülmüşse de bu bir faraziyeden ibaret kalmıştır: Çünkü bugün Moğolistan denilen eski Gök Türk ülkesinin ancak onuncu yüzyıldan başlayarak Moğollar'la dolduğu ortaya konduktan sonra Sekizinci Yüzyılın Otuz Tatar ve Dokuz Tatarlar'ın da Türk olduğu kendiliğinden belli olmuştur. Gök Türkler çağında adı geçen "budun"lardan Moğol olduğu kesinlikle bilinen ancak Kıtaylar'dır ki daha sonraki zamanlarda da tarihe Moğol olarak geçmişlerdir.

    3- Fakat Çengiz'in "Moğol" topluluğu etnik değil tıpkı "Osmanlı" tabiri gibi siyasî bir isimdir ve aralarında Türkçe konuşan veya Türk olan boylar ve uruklar da vardır.

    4- Eserini On Birinci Yüzyılda yazan Kaşgarlı Mahmud Tatarlar'ı ayrı lehçeleri olan bir Türk kavmi olarak göstermiştir.

    5- On Üçüncü Yüzyılda Büyük Çengiz İmparatorluğunu gezen Marko Polo "Tatar" kelimesini Türkler'le Moğollar'ın ikisini birden kapsayan bir deyim olarak kullanmıştır.

    6- Türkler'in kendileri de "Tatar"ı Türkler'in bir parçası ve belki de Doğu Türkçe'siyle konuşan Türkler olarak saymışlardır. Âşıkpaşaoğlu tanınmış tarihinde Süleymanşah'la birlikte Anadolu'ya gelen Türkleri "elli bin miktarı göçer Türkmen ve Tatar evi" olarak kaydeder.

    7- Osmanlı padişahlarından II. Murad zamanında hicrî 843'te yazılıp tarafımdan yayınlanan bir tarihî takvimde Çengiz Ögedey Güyük Mengü Hülegü Abaka Keyhatu gibi Müslüman olmayan Çengizli kaanlar rahmetle anılmıştır. (Osmanlı Tarihine ait Tarihî Takvimler s. 92-94 İstanbul 1961 Küçük aydın Basımevi). Yani On Beşinci Yüzyıl ortalarına kadar Türkiye'de aydınlar arasında bir Tatar düşmanlığı Müslüman olmayan Türk'e düşmanlık diye bir şey yoktu. Bu müsamahakârlık Doğu Türkleri'ni veya Tatarlar'ı yabancı saymaktan Çengiz Hanedanını millî bir hanedan saymaktan ileri geliyordu. Umumî bir müsamaha olsaydı aynı hoşgörürlük Bizanslılara Ermeniler ve Gürcülere Batılılara karşı da gösterilirdi.

    8- Türkler'le Moğollar aynı kökten gelen iki kardeş millet olmakla beraber Çengiz Han Moğol değil Türk'tü. Çengiz'in Türklüğü tarihî geleneklerin dışında tarafsız çağdaş Çinlilerin tanıklığı ile de sabittir. Profesör Zeki Velidi Togan 1941'de yayınladığı "Moğollar Çengiz ve Türklük" adlı küçük eserinde (s. 18) ve 1946'da yayınladığı "Umumî Türk Tarihine Giriş" adlı büyük ve değerli eserinde (s. 66) Çengiz Kaan'ı 1221'de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi Çengiz'in eski Şato Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir. Şatolar ise bilindiği üzere eski Gök Türkler'den inen büyük bir uruktur. Çengiz'in tipi hakkındaki tarihî bilgiler de (uzun boy kumral saç beyaz ten yeşil göz) eski Gök Türk kağanlarınınkine uymaktadır. Çengiz'in aile adı olan "Börçegin" "Börü Tegin'in Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi "Çengiz" kelimesi de "Tengiz" yani "Deniz" kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçe'de "t" ile başlayan kelimelerin Moğolca'da "ç" ile başladığını Altay dilleri uzmanları söylemektedir.


    Çengiz'in ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler üzerinde) beğlik eden bir Eçine Hanedanı kolu idi. Bu hanedanda Türk geleneklerinin devam etmekte olduğu Çengiz'in oğullarından Çağatay ve Ögedey'in adlarından gözükmektedir. "Çağa" ve "Öge" bilindiği üzere Türkçe kelimelerdir.

    9- Aksak Temir Bek'in bir Barlas gibi olması ve Barlasların Moğol uruğu sayılmasında Temir'in Türklüğüne engel değildir. Temir'in ailesi de Çengiz ailesinin bir kolu olup Barlas uruğu üzerinde beğlik etmiştir. Ruslar tarafından Temir'in mezarını açmak suretiyle yapılan incelemeler onun da uzun boylu ve beyaz tenli olduğunu ortaya koymuştur ki eski Arap ve Fars edebiyatlarındaki Türk tavsifine tamamen uygundur. Üstelik Temir'in anadili de Türkçe'dir.

    10- Ne Çengiz ne Temir Bek Aryanî tipinde değildi. Klâsik Türk tipi bazı sahtekârların iddia ettiği gibi Hind Avrupa tipi olmayıp Çinlilerle Aryanîler arasında orta bir tiptir. Mezarlardan çıkan kafatasları eski heykeller eski duvar resimleri ve tarihî tavsifler bunu gösterdiği gibi Arap ve Fars şiirlerinde de çekik gözlü Türk güzellerinin övülmesine dair birçok örnek vardır. Milâdî 1114'te yani daha Çengiz'in ve Moğollar'ın ortaya çıkmasından ne kadar önce ölmüş olan Zemahşerî'nin bir Türk güzeli hakkında yazdığı şu şiirlere bakın:

    "O ne kutlu bir gündü ki Yâfes kızlarından güzel ve cilveli bir kıza malik olmuştum. O güzel gözleri her ne kadar dar ise de sihir kârlık bakımından geniştir. Baktığı vakit gözlerinin karası görünürse de güldüğü zaman bu siyahlığın hepsi kaybolur."

    * * *


    "Türk"' neslinden bir güzel kız beni kendi isteğimle ölüme doğru götürmektedir. O kızın kendi fettan gözleri de öldürücüdür. Zaten Türk'ün öldürücülüğü meşhur değil midir? Bu kızın kardeşinin kılıcı ne kadar kesici ve öldürücü ise de bu hususta onun gözü erkek kardeşinin kılıcından daha kesicidir. Kardeşi aldığı esirleri azad ederse de bunun esirleri azad kabul etmez. Kardeşi bazı insanların kanını dökerse de bu herkesin kanını dökmektedir. Kardeşinin elinde kâfirler feryad etmektedir. Bu ise Müslümanları inletmektedir. Ben onun hicranı ile ağladıkça o benim karşımda güler ve güldüğü vakit büsbütün darlaşan gözleri kalbimi yaralar."

    * * *

    "Su'dâ (1) ya şöyle söyle: Bizim sana ihtiyacımız yoktur ve biz iri siyah gözlüleri istemeyiz. Dar gözler ve dar gözlüler bizim düşüncemizi ve hayalimizi doldurmuşlardır. Onlar baktıkları vakit yalnız gözlerinin siyahlıkları görünür. Fakat gülecek olurlarsa o siyahlık da görünmez olur. Türk yüzü-ki Tanrı onları kem gözden esirgesin-gökteki ay gibidir" (Atsız Mecmua Sayı: 15 15 Temmuz 1932 Sayfa: 66-67.)

    11- Oğuzlar'ın da vaktiyle tam klâsik Türk tipinde olduklarının en büyük delili daha Selçuklu devleti kurulmadan önce ölmüş bulunan Mes'ûdî'nin kaydıdır. Mes'ûdî "Oğuzlar çekik gözlüdür. Fakat onlardan daha çekik gözlü olanlar da vardır." demektedir. Genellikle Oğuzlar'ın torunları olan bugünkü Türkiye Türkleri'nin arasında da bu tipin tam veyâ biraz değişik örnekleri çok sayıda göze çarpmaktadır.

    12- Aksak Temir'in Türkiye Türkleri ile çarpışmasını bir millî dâvâ haline getirmeye çalışmak millî bir ihanetten başka bir şey değildir. Aksak Temir'in Yıldırım Bayazıda karşı savaşan ordusunda pek çok Doğu Anadolulu Türkmen vardı. Bu savaş gerçekte Osmanlı-Karaman Osmanlı - Akkoyunlu Osmanlı - Safevî vuruşmaları gibi bir iç savaştır. Osmanlı - Karaman ve Osmanlı - Safevî savaşlarında gösterilen sertlik Osmanlı - Çağatay savaşındakini bastıracak niteliktedir. Bu çarpışmalar Türk tarihinin oluşundaki bir kader sonucudur. Türk tarihi pek çok iç çârpışmalarla doludur. Nitekim Osmanlı tarihinde de prensler arasındaki kıyıcı savaşlar büyük bir bölüm teşkil eder.




    13- Son zamanlarda Kül Tegin anıtının bulunduğu yerde keşfedilip Kül Tegin'e ait olduğu iddia edilen heykelin tipi arkaik Orta Asya tipidir. Herhalde Kül Tegin'in veya Gök Türkler'in de "Moğol" olduğu iddia edilemez.


    14- Selçukluların İranlı saray şairlerinden "Dih Hudây Ebu'l-Ma-âlîyi'r Râzi" Selçuk sultanının sarayındaki Türk kölemenlerden bahsederken şöyle demektedir: "Hepsi Kırgız ve Çin kökünden olan servi boylular hepsi Yağma ve Tatar tohumundan olan gül yüzlü güzeller. Aralarında gümüş çeneli Oğuz ve Kıpçak güzelleri mis yüzlü ve ay gibi Kay ve Kimekler de var. Tanrım bu Türk çocukları ne güzel şeyler ki onlara bakan insanın gözleri bahar gibi olur."

    Buradaki Çin'den maksat uzakdoğu Türkleri ve belki de Moğollardır. Tatarlar'ın Yağmalarla birlikte gül yüzlü güzeller olarak gösterilmesi onların su katılmamış Türklüklerine en büyük delildir.

    15- Bugün özellikle "Tatar" denilen Türkler Kazanlılarla Kırımlılardır. Kazanlılar eski Bulgar Türklerinin Kırımlılar da Kıpçakların torunlarıdır. Yani bugün siyasî ve hatta coğrafi bir anlamı olan Tatar kelimesini bir Moğol uruğu yahut Türk'ten başka bir şey diye düşünmek imkânsızdır.

    Bu şartlar içinde Türk tarihinin iki büyük şahsiyeti olan Çengiz Han ile Temir Bek'i Türk'ten gayrı ve hele Türk düşmanı olarak görmek göstermek ve düşünmek tarihi tahrif etmekten başka bir şey değildir. Özellikle Tatar kelimesini Moğol veya gayrıtürk bir millet anlamında kullanmak hiçbir şey bilmemek demektir.

    Türkler Türk tarihinin birinci sınıf insanlarından bazılarını tenkit etmek beğenmemek sevmemek hakkına maliktirler. Fakat hanedanlar arasındaki rekabetler dolayısıyla bunlardan birini tutarak onun hasmını millî düşman diye ilan edemezler. Irk davalarında coğrafyanın hiçbir değeri yoktur.

    Türkler'den bazılarını millî düşman diye göstermek hem tarihi değiştirmek hem de yarınki Türk birliğini baltalamak olur. Bu baltalama tarihî düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmektir.


    (1) "Su'dâ" Zemahşerî'nin Arap sevgilisinin adıdır. Bu şiirleri o zaman Kelâm Tarihi profesörü sonra Diyanet İşleri Başkanı olan Şerefeddin Yaltkaya tercüme etmişti.

    Nihal ATSIZ
    Ötüken 23 Temmuz 1966 Sayı: 31 � 32






  2. #2
    Member Asi-Cenk - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2010
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    89
    Tecrübe Puanı
    2


    Tanımlı Ce: Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA





    Moğolistan' da Yabancı,

    Atayurtta Türk Olmak

    Üyeler Görebilir ]
    Yabancılık zor zenaat, dünyanın her yerinde. Dil problemi bir yana, insanlarla hayat akışının, zihin telaşının farklı olması; sokakta ne konuşulur, memleket mi kurtarılır, sadece iş güç mü kotarılır bilmemek; iki lafın belini kıracak eş dost edinmeye debelenmek, bu arada fena halde memleketi özlemek zor. Ama Moğolistan' da bu işler biraz daha zor sanki. Bu memleket her yere uzak, hem coğrafi hem psikoloji olarak. Burası sert doğa ve zor hayat koşullarının şekillendirdiği bünyelerin ülkesi, hal ve tavırlar da buna uygun gelişmiş. Yabancılar pek makbul sayılmıyor, sevilmiyor. Yabancı düşmanlığı var diyeceğim, eskaza burayı okuyan bir Moğol olur da alınır, pek de alınganlar, ülkelerine laf söyletmezler

    Bu ülke çok uzun süre dünyaya kapalı kalmış, yabancıyla pek temas kurmamış. Sovyetler dağılınca da bir başına kalıp ekonomik sıkıntılarla cebelleşmeye başlamış. Sıkıntılar devam ama yabancılar burada epey rahat bir hayat yaşıyor (yabancılar diyerek aslında bembeyaz yakalıları kast ediyorum, yoksa burada mütevazı hayat süren birçok araştırmacıydı, misyonerdi, gönüllüydü de fink atıyor . Tüm bunlar eğitimsiz ve işsiz genç nüfus arasında,
    yabancılara karşı ciddi bir reaksiyon yaratıyor. Bilumum yokluk zamanlarında yokluğu çekilmeyen tek şey olan votkanın da etkisiyle yolda belde durduk yere yabancılara sataşmalar, dalaşmalar olabiliyor. Ters bakmaları, omuz atmaları da es geçmemek gerek. Velhasıl, burası yabancıya kucak açan, yardımcı olan, hadi bunları geçtim, ucundan kıyısından sıcaklık gösteren bir memleket sayılmaz.

    Bir de Türk olma durumu var, dünyanın her yerinde, en azından kuzey yarımküresinde, zor bir iş. Hele de Batı Avrupa' da "Türk' üm" dediğiniz an "Aaa, soykırımdı, astınızdı, kestinizdi, AB' ye de giremeyeceksiniz zaten" cümleleriyle karşılaşmak asap bozucu. Fransa' da Allah' ın Brezilyalısı' ndan bile (tanışır tanışmaz) "Ermeni soykırımını tanımadan AB' ye giremeyeceksiniz, ne iş?" cümlesini duymuşluğum var. Sinirim zıpladığından "Bacım sen sambanı yap, plajda caipirinha yudumla, güzel kafanı böyle şeylerle yorma " diyememiştim (böyle de stereotypesever bir insanım, Brezilya=samba .
    Gerçi Moğollar da stereotypesever. Onlar için sapsarı ya da çekik gözlü olmayan yabancıların hepsi Rus, spasiba bolşoy, Ruski nyeto. Rus zannedile zannedile üç beş Rusça sözcük öğrendim
    Üyeler Görebilir ]
    Anıtlar ve bazı hayvan figürleri

    Uzatmayayım, burada en azından astındı kestindi tepkileriyle karşılaşmıyoruz. Dünya meselelerine uzak bir ülkede olmanın akıl sağlığına faydaları... Türkiye burada gündemde olan bir yer değil, buranın gündemi sizin bildiğiniz gündemlerden değil . Türkiye batıda, gelişmiş bir ülke, hepsi bu. Çok çok İstanbul, belki Tarkan... Galatasaray diyen henüz çıkmadı ki zaten futbol bu ülkede mevzu değil.

    Buraya gelmek tarihe farklı bir bakış kazandırıyor. Az buçuk kitap karıştırınca biz devlet kura yıka, çoktan batıya doğru yola çıkmışken, Cengiz Han ordularının koca bir kıtayı hallaç pamuğu gibi attığını, Moğollar' ın muazzam bir ordu, haberleşme ve ticaret sistemi kurduklarını görüyorsunuz. Bu coğrafyada kanların aka aka iyice birbirine karıştığını anlıyorsunuz. "Çin Seddi' nin Türkler' e karşı inşa edilmesi"nin bir Moğol' u güldürecek, "Cengiz Han' ın Türk olması" nın ya da "Moğollar zaten Türk canım" cümlesinin ise bu gülüşü ıslak meşe odunlu bir öfkeye çevirecek bir şey olduğunu kavrıyorsunuz.

    Türkiye' de "Moğollar şöyle akraba, böyle akraba". Burada değil. Burada Türk yabancı, hepsi bu. Anca okumuş yazmış Moğollar için Türk, benzer köklerden gelinen, dilinde ortak sözcükler bulunan biri. Ama sokaktaki Moğol için Türk, dediğim gibi "İstanbul, Tarkan". Bir de Türk Okulları burada Türk bilinilirliğinde büyük yer tutuyor. Okullar, özellikle disiplin ve yabancı dil eğitimi açısından öne çıkan yerler.

    Okuldu, öğrenciydi demişken, Türkler için Moğolistan' daki en büyük sürprizlerden biri sokakta, nasıl olsa kimse anlamaz diye Türkçe bir şey söyleyip sağdan soldan Türkçe cevap almak. Türk Okulları' nın öğrencileri bir yana, Türkiye' de eğitim gören Moğol öğrenci sayısı da yüksek. Birkaç defa, dışarıda telefonda Türkçe konuşurken yanaşıp "Merhaba" diyen Moğollar oldu.

    Türk imajı açısından trajikomik bir durum var, unutmadan yazayım. Efendim, Avrupa' daki "bıyıklı, kaşlı gözlü döşü kıllı, yeniçeri Türk erkek, peçeli Türk kadın" imajından hep yakınırız ya, o imaj ta buralara erişmiş durumda. "Aa sen Türk' e benzemiyorsun, o Türk' e benzemiyor" vs. cümleleri duyduk neyse ki . Bunları duymamak Türk' ü bozar, yoksa yurtdışında olduğumuzu idrak edemeyecektik Hayır, anlamıyorum ki, yeniçeri yeniçeri Avrupa' ya yürümüşüz eyvallah da malum imajımız ta buraya nasıl gelmiş, hep batıya giderek doğuyu mu bulmuş, nedir...

    Kısaca, atayurtta Türk' üz ama fena halde yabancıyız da. Bu ülke bizi buyur etmediği gibi kimseyi etmiyor. Ama burada, yolların başlangıcında olmak acaip bir durum. "Biz buradaydık" ı manen hissedip maddeten görmek; yüzyıllara direnen benzerliklerimizi, az gidip uz gidip aslında bir arpa boyu yol gittiğimizi görmek çok acaip. Burası hoşgeldin demese de canı sağolsun, yine de güzel, yine de "zaa, maş bayırtla" (peki, çok teşekkürler)

    (stereotypes- Basmakalıp)

    Alıntı

  3. #3
    Member Asi-Cenk - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Jul 2010
    Bulunduğu Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    89
    Tecrübe Puanı
    2


    Tanımlı Ce: Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA





    Moğollar ve Türkler yıllarca birarada yaşamışlar kader birliği yapmışlar ama Cengiz Han safkan Moğoldur.Türklükle uzaktan yakından hiç bir alakası yoktur.Bu yazıyı bir okuyun her şeyi en ince ayrıntısına kadar açıklıyor...

  4. #4
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.955
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA





    Tanem & Asi Cenk ikinizinde ellerine sağlık

  5. #5
    Super Moderator _kanka** - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar
    3.205
    Tecrübe Puanı
    5


    Tanımlı Ce: Cengiz Han Türk'mü Yoksa Türk Hayranı-ÇENGİZ HAN" VE"AKSAK TEMİR BEK" HAKKINDA





    her ikinizede teşekkürler ellerinize saglık bende diyorumki
    TÜRK DOĞULMAZ YAŞANIR

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0