Konu Etiketleri:

teras merdivenleri, agri patnos zirekli koyu, eleşkirtte bulunan kral mezarı, ağrı tutak çırpılı köyü, ceylanlı, ağrının eski resimleri, raci geçiti, şoşik kalesi ile ilgili belgeler, ağrı eleşkirtte bulunan mezar, agrıda bulunan mezar, ağrı dağında bulunan kral mezarı, ağrı su değirmeni, havaran kalesi, ağri şoşik kalesi, ağrıda bulunan kral mezarı, eleskirtte bulunan kral mezarı, meya kalesi, ağrı eleşkirt değirmen geçidi köyü, diyadin meya köyü, ağrı ceylanlı köyü, ağrı tutak atabindi köyü ile ilgili videolar, ağrı urartu hamur, patnosta urartu kalesi, derince kralın mezarı, ağrı hamur karlıca koyünun resimleri,

+ Konu Cevapla
1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Ağrı-Ağrının Antik Kentlari-Ağrının Tarihi Mekanları

 Turizm Gezi Tatil Türkiye Katagorisinde ve  Doğu Anadolu Bölgesi Forumunda Bulunan  Ağrı-Ağrının Antik Kentlari-Ağrının Tarihi Mekanları Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ANTİK KENTLER Anzavur tepe Girik tepe Diyadin'de Meya (köyü) Eski Beyazıt ve Toprakkale Ağrı İli'nin en eski uygarlık yerleridir. Buralar ...

  1. #1
    Admin Viole - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    5.314
    Tecrübe Puanı
    9


    Tanımlı Ağrı-Ağrının Antik Kentlari-Ağrının Tarihi Mekanları







    ANTİK KENTLER


    Anzavur tepe Girik tepe Diyadin'de Meya (köyü) Eski Beyazıt ve Toprakkale Ağrı İli'nin en eski uygarlık yerleridir. Buralar Urartulardan XX. yüzyıla kadar çeşitli uygarlıklardan izler taşımaktadır. Ancak korunmadıkları için özel yapılan kaybolmaktadır.


    DOĞUBEYAZIT KALESİ (Daryunk Aydın Hisar Cınıvız)

    Doğubeyazıt’ın 5 km. doğusundadır. Eski Beyazıt'ın kuzey doğusundaki Belleburç denilen yerde kayalıklar üzerinde bir kale kalmasıdır. Bugün yıkık durumda olan kalenin yapım tarihi bilinmemekledir. Kaledeki Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalın*tılar buranın antik kent olduğunu göstermektedir. Konumu nedeniyle tarih boyunca önemli bir kale olarak kalmıştır İshak Paşa Sarayı kalenin güneyinde yer alır.

    BEYAZIT ESKİ CAMİİ (Camii Gevher Digar)
    Üyeler Görebilir ]
    Beyazıt kalesinin güney eteğinde I. Selim tarafından yaptırıldığı kabul edilen camiidir. Camiin yer aldığı vadi yamacı düzeltilerek duvar örülmek suretiyle düz bir teras oluşturulmuş ve üzerinde bu camii inşa edilmiştir. Kesme taştan yapılan camii 1520 x 1520 m. boyutlarında kare planlı ve tek kubbelidir. Kubbe 1150 m. çapındadır. Sonradan yıkılan beş gözlü son cemaat yeri ile bir minaresi vardır. Yapıda kahverengi tuğla kırmızısı san ve kirli beyaz renkte taşlar karışık bir biçimde kullanılmıştır. Camiin giriş kapışı beden duvarları mihrabı son cemaat yeri mihrabiyeleri duvar payeleri kubbeye geçiş sistemleri duvarlardaki kemerler pencereler ve minare sade bir yapıya sahiptir.



    DİYADİN KALESİ
    Diyadin ilçe merkezindedir. Kasabanın güneyinde. Murat kıyısındaki kayalıklar üzerine kurulmuş kaledir. Yapanı ve yaptıranı belli değildir. Eski adinin Ziyaeddin olduğu zamanla adının Diyadin'e dönüştüğü sanılan ilçe'nin kalesinden günümüze çok az şey kalmıştır.Diyadin kalesi yapılış tarzı kullanılan malzeme ve işçilik yönünden Urartu yapılarına benzemektedir. Zamanla Arsaklılar Akkoyunlular Karakoyunlular ve Osmanlılar tarafından tamir ettirilmiş yönetim binaları yapılmıştır.Kale XIX. yüzyıl ve I. Dünya Harbi'ndeki Osmanlı Rus savaşlarında zarar görmüş Ermeni çeteleri tahrip etmiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise korunmaya alınmadığı için halk surları ve binaların duvarlarım söküp ev yapımında kullanmıştır.

    AVNİK KALESİ



    Avnik kalesinin hangisi olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte. Evliya Çelebi'nin tarifine uygun olan Koçbaşı kalesi olduğu sanılmaktadır. Zira Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde "Bir yalçın kaya amed çar köşe kalei rengindir şeklinde tanımlamaktadır. Bu sarp kayalar üzerinde dört köşe küçük bir yer olan Koçbaşı kalesinin yapısına uygundur. Kale Diyadin'e 29 km. mesafede Yankaya (Ali Hido) mezrasında ve Aladağ'ın yüksek bir yerindedir.Avnik (Unik) kalesi. Cumhuriyet döneminde taşları köylülerce sökülüp ev yapımında kullanıldığı için bugün ancak temeli kalmıştır.



    KUJE KALESİ


    Koçbaşı (Avnik) kalesine yakın bir yerde bulunan küçük çapta bir kale kalıntısıdır. Çevre köylüler buraya Miraşe adını vermektedir.Kuje kalesi tahrip olmuş ve unutulmuş kalelerdendir. Kale kullanıldığı dönemlerde Gendel ve Murat yolu üzerinden iki arkla buraya su getirildiği anlaşılmaktadır



    MEYA (Günbuldu) MAĞARALARI



    Diyadin'in 12 km. güney batısındaki Günbuldu köyündeki antik kenttir. Mağaralar ve tarihî kalıntılar köyün 400 m. uzağında yüksek ve sıra kayalıklar içerisindedir. Sıra kayalık ile alt zemin arasında 100 150 metrelik çakıllı bir yamaç vardır. Bu yamacın üst ucundaki dik yüksek ve sıra kayalara oyularak yapılmış; pek çok ve değişik yapıda barınma yeri tapınak ibadethane oda ve mağaralar vardır. Bazı odaların kapı ve penceresinin önünde balkonu mevcuttur. Kayalara oyulmuş bu barınak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülmektedir.Mağara odaları savunma ve tehlikelerden korunma amacıyla ele geçirilmesi güç kayalara yapılmıştır. Aşağıdaki durak yerinde önceleri çeşitli hayvan heykelleri mitolojik izler ve çeşitli binalar olmasına rağmen onlardan çok azı kalmıştır. Büyük kaya parçasına oyulmuş mihrap haçlı taşlar İslam ve Yezidî mezarları Hz. Ali'nin atının ayak izleri olduğu sanılan taşlar geriye kalanlardır iki koç heykeli önce Diyadin Hükümet konağı önüne sonra da Vilayet merkezine götürülmüştür.Meya antik kentin yakınındaki Sahabe Mezarlığı da tarihî ve efsanevi izler taşır. Kırmızı Siyah ve Be yaz Şehitler bunların en tanınmışlarıdır. Burada şehre su akıtan bir de su kanalı vardır. Ayrıca rastlanan at koç ve koyun motifli taş heykeller mezar taşları ait oldukları Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.Meya'daki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların gerisinde başka yerlere çıkan tünellerin olduğu söylenir. Tokluca köyündeki kayalardan yer altına inen merdivenlerin buraya çıktığı sanılmaktadır

    Tokluca Kalesİ


    Diyadin'in Tokluca köyündeki kaledir ilçe merkezine 19 km. uzaklıktaki Tokluca'da olan bu doğal kalede yer altına inen merdivenler vardır. Kayalar oyularak yapılan merdivenlerin kalenin başka bir yere giden gizli yolu mu yoksa Meya mağaralarına ulaşan yol mu olduğu henüz anlaşılamamıştır.



    ÜÇ KİLİSE



    Taşlıçay'ın 18 km. doğusundaki Taşteker köyüdür. Ağrı - Doğubeyazıt karayolunun ve Murat nehrinin güneyinde olan köy eskiden beri kutsal kabul edilen bir yerdir.Birçok tarih gezi ve din kitaplarında adı geçen Üç kilise'nin kutsallığı M.Ö. ye dayanır. Miladî yılların başlangıcında saman Arsakü Türkleri burada Bagavan adlı büyük ve ünlü bir Güneş Tapınağı yapmışlardı. Sonradan Ermeniler de bir manastır inşa ettiler. Köyün üst tarafındaki dağın tepesinde tapınak kalıntıları ve bina temelleri vardır. Ayrıca köye inen birinden su diğerinden sağılan sütü gönderdikleri sanılan iki boru hattı vardır.Üç kilise anayol (Asya-Anadolu) güzergahında olduğundan anıt tapınak ve öteki tarihî yapılar tah*rip edilmiştir. Ermenilerin çok değer verdiği manastır (kilise) ise 1950 yılında sökülerek ağrı Merkez Camiin yapımında kullanılmıştır. Sonradan yerinde evler yapılmıştır.Üç kilise'yi Ermeniler ve Batılılar "Surp Ohannes" adıyla anarlar. Nuh Peygamber'in mezarının burada olduğuna ilişkin bir söylenti de vardır.



    Kızıl zİyaret Kalesİ



    Balık gölünün batı kıyısında kurulan aynı addaki köyün bitişiğindeki dik ve sarp tepenin üzerindeki kaledir. Yapanı yaptıranı ve yapıldığı dönem bilinmemektedir.Kızılziyaret (Tanyolu) kalesi XIX. yüzyıl ve 1914 - 1918 Osmanlı - Rus savaşlarında Ruslarca karakol olarak kullanılmış bazen Yezidîlerin bazen da Ermenilerin kontrolünde kalmıştır. 1918'den sonra terk edildiğinden ev barınak ve kale surları sökülmüştür.



    KüpkIran - Harabegöl Kalesi



    Merkez İlçe'ye 20 km. uzakta ve doğusunda olan Yukarı Küpkıran ile Harabegöl (yeni adı Güneysu) köyü (24) arasındaki kaledir. Küpkıran kalesi denildiği gibi Harabegöl kalesi adıyla da bilinir. Büyük blok taşlardan yapılmış mazgallı bir kaledir.Harabegöl koyunun eski ve önemli bir yerleşim yeri olduğu bir deprem ve toprak kayması sonucu battığı ve meydana gelen çukura su dolduğu için bu adın verildiği sanılmaktadır. Karakoyunlular zamanında 250 haneli bir köy olan burası sonradan Yezidî ve Ermenilerin işgaline uğramış Türkler de savunma amacıyla bu kaleyi yapmışlardır. Kaleyi kimin yaptığı ve yaptırdığı bilinmemektedir. Şimdi yıkık durumdadır. Ayrıca köyün yakınında han şeklinde yapılmış bir kervansaray daha vardır ki Kars ve Azerbaycan ile Bitlis - Diyarbakır kervan yolunun kervan durağı olduğu söylenmektedir.Küpkıran koyunun 4 km. kuzey batısında bu köy ile Kalender köyü arasında ikinci bir kale vardır. Pazı kalesi (Eyüp Paşa kalesi) adı ile bilinmektedir.Kale Ağrı ovasına kuşbakışı egemen bir tepenin çevresi takviye edilerek yapılmıştır. Kale küçük ve basit bir yapıya sahiptir. Kuzey yönünde engel hen*deği açılmıştır. Kale ve çevresinin önemli bir yerleşme merkezi olduğu harabelerden anlaşılmaktadır.Pazı kalesi uzun süre önce terk edildiği için hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Sur ve bina duvarları çevre köylülerce sökülüp taşları götürüldüğünden kale bugün tanınmayacak hale gelmiştir.

    Konu Viole tarafından (04-15-2011 Saat 11:29 AM ) de değistirilmistir.

  2. #2
    Admin Viole - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    5.314
    Tecrübe Puanı
    9


    Tanımlı Ce: Ağrı-Ağrının Antik Kentlari-Ağrının Tarihi Mekanları





    TOPRAKKALE



    Ağrı'daki antik kentlerden biri de Eleşkirt'e 14 km. mesafedeki Toprakkale'dir. Toprakkale önceleri ilçe merkezi iken ulaşım yetersizliğinden Cumhuriyet döneminde Eleşkirt'e bağlanmıştır. Buradaki kale ve camii önemlidir.Toprakkale'nin yapım yılı bilinmemekle birlikte tarihi eskilere Urartulara kadar uzanır. Urartular'ın Ağrı'daki önemli merkezleri Patnos ve Toprakkale'dir. Urartuların burada bir kale yaptıkları I. Rusas 'in kale ve içindeki yapıları başlattığı 2. ve 3. Rusas tarafından tamamlandığı bilinmektedir.Daha sonraları' Küçük Arsaklılar'dan Sanatruk oğlu Valarş Han (194 - 216) Toprakkale'yi (Valarş Kerd) adıyla yeniden imar ettirdi.1879 yılında İngiliz arkeologların yaptığı kazılarda Toprakkale'de elde ettikleri önemli bulguları yurt dışına kaçırdıkları sanılmaktadır.Toprakkale'de tapınak ve yerleşim yerleri tamamen harap hale getirilmiştir. Sadece kale burçları ve bir kısım duvarlar yıkılmamıştır.(Eleşkirt'in Pirabal köyünde de benzeri bir höyük vardır.)






    Toprakkale CAMİİ

    Toprakkale köyünde 1684 tarihinde Mirza bin Abdi Paşa'nın yaptırdığı camiidir. Höyüğün güney yamacında olduğu için güney tarafında teras oluşturularak üzerine inşa edilmiştir. Camii 125 x 1250 m. ölçülerinde kare planlı sivri kemerli basık trampalara oturan tek kubbeli ve minaresiz bir yapıdır. Kubbesi 820 m. çapındadır. Beden duvarlarının köşeleri taç kapı ve pencere etrafları kesme taştan diğer kısımlar tamamen moloz taşlardan örülmüştür. 14 ahşap direk üzerine oturtulan son cemaat yerinin bir kısmı sonradan yapılmıştır. Beden duvarlarında 6 sekizgen kubbe kasnağının yüzeylerinde birer atlamalı olarak yerleştirilmiş 4 pencere vardır. Son cemaat yerine sonradan moloz taştan yapılmış bir ek bölüm vardır.Gövde kısminin kuzey cephesindeki kapının üzerinde Arapça yazılmış bir kitabede camiinin Abdi oğlu Mirza tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Aynı kitabede mimar olarak Abidin adı geçmektedir.Selçuklu mimarî tarzına uygun olan camii 1864 depreminde zarar görmüştür. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce 10.5.1963 tarih ve 2029 sayılı Karar ile Korunması Gereken Eski Eserler 'den kabul edilmiştir. Camii 1968 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Dış duvarlardaki derz bu onarımda yapılmıştır.


    HAVARAN KALESİ

    Hamur ilçe merkezindeki kaledir. Doğudan Murat nehrine karışan Hamur çayı ile bunun geçtiği derince dereye açılan güneydeki Kurudere arasında bulunan ve doğudan batıya doğru uzanan yarımada gibi sarp bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Kasabanın batı bitişiğinde dereden yaklaşık 100 m. yüksektedir. Giriş kapışı güney doğu yönündedir. Kalenin bu kısmı çevre araziye hafif bir meyille bağlandığından burası derince kazılmış bir hendek oluşturulmuştur.Kale Selçuklu Devleti'nin son zamanlarından kalmadır. Kimlerce yapıldığı bilinmemektedir. Hakkında fazla bilgi yoktur. Bilinenlerin çoğu söylentilere dayanmaktadır.Çevrede bulunan küçük çaptaki Ağadeve Şoşik Seslidoğan Ceylanlı Uzunveli ve Eleşkirt kalelerinin yönetiminin buraya bağlı olduğu sanılmaktadır. Yerden yükselen doğal bir kayalık üzerine dolgularla beslenip yapılan Hamur kalesi. Yukarı Murat bölgesinin en sağlam kalelerindendir. Ancak gerek Osmanlı-Rus savaşlarında gerekse Cumhuriyet döneminde iyice tahrip edilmiştir. Bugün kale yıkık haldedir. Batı cephesi hariç kalenin cephe duvarları burçları camii Kalebeyi Konağı ve Deve Hanları ile 400 m. uzakta ve kaleden daha yüksekteki bir tepede olan gözetleme kulesi tanınmayacak şekilde tahrip edilmiştir.


    HAMUR KÜMBETİ (Sürmeli Mehmet Paça Kümbeti)




    Hamur ilçe mezarlığından. Ağrı - Van karayolu*na 250 m. uzaklıktadır. Kümbetin giriş kapışı üzerindeki dört satırlık kitabe tahrip edildiğinden yaptıran ve kimin için yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Okunabilen rakamlardan 1802 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.Hamur Kümbeti Selçuklu ve Osmanlı kümbetlerinden farklı bir mimarî tarzda yapılmıştır. Plan bakımından yalnız Kırşehir'deki Aşık Paşa türbesine benzemektedir. Yapı 11.50 x 4.70 m. boyutunda alt kısmı dikdörtgen üstü dıştan balık sırtı içten aynalı tonoz biçimindedir. Doğu cephesinde 3 batıda 2 mazgallı pencere vardır. Giriş kapışı batı yönündedir. Tahta kapı orijinal değildir. Taban ve üst örtüye geçişte çıkıntılı gövde kısmında iki çizgi şeklinde olmak üzere siyah renkte dört halka kemer vardır. Yapıda kullanılan taşlardan farklı yontulmuş kemer taşlar pencerelerin altında beyaza dönüşür. Kümbetin dört siyah kuşağında bazalt diğer kısımlarında kirli beyaz renkte tüf taşlar kullanılmıştır. Bu taşlar İshak Paşa Sarayı'nda kullanılan taşlarla malzeme birliği göstermektedir.Kümbetin içi iki bölümden oluşur. Giriş avlusunda l buradan bir kapı ile geçilen mezar odasında başlarda birer büyük ortada 2 küçük olmak üzere 4 mezar vardır. Mezar taşları bitkisel motiflerle sekiz kollu yıldız ve Arapça yazılarla süslenmiştir. Şimdi mezarlar tahrip edilmiş mezar taşları kırılmıştır.Kümbetin XIX. yüzyıl basında İshak Paşa'nın torunlarından İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Giriş avlusundaki mezarın İbrahim Paşanın kardeşi Yusuf Bey'e mezar odasındaki en baştaki mezarın İbrahim Paşa'nın ikinci mezar oğlunun üçüncü mezar kızının sondaki yani kuzeydeki mezar ise İbrahim Paşa'nın hanımına aittir. 1915 Rus işgalinde Kümbetin tepesine isabet eden top güllesi hasar yapmıştır.(Hamur'da 52 basamaklı güzel bir minaresi olan camii 1964 yılında yapılmıştır.)


    ŞOŞÎK KALESİ


    Hamur'un Şoşik (Karlıca) köyünde yalçın kayalar üzerine yapılmış kaledir. Köy ilçe merkezine 34 km. uzaklıktadır.Kaleyi yapan ve yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak Akkoyunlular'dan kaldığı sanılmaktadır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde "Şoşik kalesi Sultan Hasan oğlu Ziyaüddin'in yapısıdır. Yalçın bir kayanın tepesinde dört köşe bir kaledir." şeklinde tanımlayıp Diyadin kalesi gibi burayı da Uzun Hasan'ın oğlu Ziyaüddin'in yaptırdığını belirtiyorsa da. Uzun Hasan'ın bu adda bir oğlu yoktur.Kalenin ortasında geniş bir alan vardır. Yanlardaki odalardan iki büyüğü ayaktadır. Yıkılmayan bölümlerden birisi de hamamdır. Kaleden aşağıya inen merdiven ve gizli yollar vardır.Kalenin yapısı ve kullanılan taşlar klasik kale mimarîsinden çok farklıdır.Aşağılardan kaleye çıkmak için blok taşlardan merdiven yapılmıştır. Kale dibinde sert kayalara oyularak yapılmış Kör Kuyu ve Zindan da Şoşik kalesinin bölümlerindendir. Kalenin doğusunda büyük bir su kulesi ile güney batı ve kuzey yönlerinde iki kule kalıntısı vardır. Kalenin alt tarafında ayrı ve özel olarak yapılmış bir ibadethane bulunmaktadır. Şoşik kalesinin 2 km. doğusunda ikinci bir kale daha vardır ki kale beyinin burayı kızı için yaptırdığı söylenmektedir. Dik bir tepe üzerindeki bu kale kalıntısına halk. Kız Kalesi adını vermektedir.Şoşik kalesi Ağrı'daki kalelerin içinde mimarî tarzı çok farklı olan bir yapıdır. Yapıda kullanılan taşlar da değişiktir. Bu taşlar yörede bulunmayan elips şeklinde bir çeşit özel taşlardır. Kalenin köşeleri ve güney cephesinde üç yeri 2 metre kadar dışarıya çıkıntılı olarak yapılmıştır.Ele geçirilmesi çok güç bir yerde yapılan Şoşik kalesi Karakoyunlular'ın imar ettiği yerlerdendir. Kale ve bölümleri fazla yıkılmamıştır restore edilebilir.


    KARAGÖZ KİLİSESİ


    Tutak'ın 26 km. batısındaki Dayıpınarı (Noktulu) köyü yakınındaki kayalık arazide ve yeraltındaki kilisedir. Kilise kayalara oyularak yapılmıştır. Kiliseye dışarıdan kayalara işlenerek yapılmış merdivenlerle inilmektedir. Ortada geniş bir alan yanlarda odalar raflar pencere ve çıralıklar vardır. Benzeri ibadethane çevrede birkaç yerde görülmektedir. Hamur'un Beklemez köyünde de ayni tarzda yapılmış yeraltı kiliseleri vardır.

    KAN KALESİ


    Tutak'ın 15 km. batısında Dönertaş (Kalekulu) köyü yakınlarındadır. Ne zaman yapıldığı ve kimlerden kaldığı bilinmemektedir. Zencir kale ile aynı tarihte yapıldığı sanılmaktadır. Kaleden günümüze ancak temelleri kalabilmiştir. Bu kalenin başka bir adı da Kale-i Hum'du


    ZENCİR KALE


    Tutak'ın güneyindeki Katavin dağında yapılmış kaledir. Yapılış tarihi bilinmemektedir. Kalenin köşelerinde zencir sallandığı için bu ad verilmiştir.

    PATNOS KÜMBETLERİ

    Anonim kümbet veya Üçkümbet olarak bilinir. Karakoyunlular devrinden kalmadır. Selçuklu mimarî tarzında figürlü plastik eserlerdendir. Kümbet cephesinde çift kartal ve simetrik iki kartal işlenmiştir. Ayrıca kıvrık dallarla başka hayvan figürlerinin birleştirildiği görülür.Patnos'ta birçok kümbet olduğu halde çoğu tahrip edilmiştir. Zirekli Köseler Taşkın ve Acılı köylerinde kümbetler vardır.

    ANZAVUR TEPE


    Patnos kalesi olarak da bilinir. Yeni adı Kot tepedir. Patnos'un 2 km. kuzey batısında. Ağrı karayolunun kuzeyindedir.Anzavur (Kot) tepe Ağrı İli'nde en eski uygarlık merkezidir. Urartulardan kalmadır. M.Ö. 8. yüzyılda yapıldığı anlaşılan saray tapınak ve bina kalıntıları vardır. Yerleşimi çevreleyen savunma sistemini Kral Menua tapınağı ise Kral İşpuini yaptırmıştır. Tepe kuzey tarafından düzeltilmek suretiyle hazırlanmış bir geçitle Aladağ uzantısı yükseltilere bağlanır işte bu tepe Urartulardan kalma bir antik kent aynı zamanda bir mabedidir. Ancak yangın ve tarihi baskınlar sonucunda yıkıntı haline gelmiştir. Sadece tapınak platform mezar taşları bazalt taşlarla örülmüş kale ve bina temelleri tepeyi çevreleyen sur izleri ve kazı yerleri belli olmaktadır.1959 ve 1960 yıllarında kaçak kazılarda birtakım kalıntıların görülmesi üzerine burada arkeolojik kazılar yapıldı İlk araştırma ve kazıyı Ankara Üniversiesi adına1960 yılında Kemal Balkan yaptı. 1961 -1963 arasında da Kemal Balkan ile Raci Temizer birlikte yürüttüler. Kazılarda Kral Menua'ya ait tapınak birçok Urartu yapışı ve mezarı ortaya çıkarıldı. Buradan elde edilen buluntuların çoğu Erzurum ve Van müzelerindedir.Kral îşpuini tarafından yazdırılmış fakat başka bir yerde bulunmuş bir kitabeye göre Patnos'ta ayrı bir tapınak yaptırıldığı anlaşılıyor. Patnos'a 19 km. uzakta olan Orta Damla köyünde bir Urartu kitabesi vardır.


    GÎRÎK TEPE


    Patnos'un 1 km. güney doğusundadır. Değirmentepe olarak da bilinir. Bu tepe 15 m. yükseklikte bir höyüktür. Şimdi tahrip edilmiş iyice alçalmıştır. Anzavur tepe ile birlikte burada da kazı yapılmıştır. Kazılarda höyük tepesinde saraya benzeyen anıtsal bir yapının höyüğü çevreleyen bir surun kalıntısı ortaya çıkmıştır.Bina blok taş temel üzerine kerpiç duvarlarla yapılmıştır. Sarayın Patnos bölgesine çok önem veren Urartu Kralı Menua veya oğlu I. Argişti döneminde (M.Ö. 789 - 766) inşa edildiği sanılmaktadır.Girik tepenin Urartular'ın yönetim merkezi olduğu bilinmektedir. Kazılarda hiçbir yazılı belgeye rastlanmamıştır. Ancak büyük bir yangın geçirdiği anlaşılmaktadır. Bunu da 8. yüzyılın sonunda veya 7. yüzyılın basında kuzeyden yahut doğudan gelen atlı kavimlerin yaptığı ihtimal dahilindedir.' 1960-1963 kazılarında Girik tepede; yanmış bir iç avlu taht odası salonlar kiler mutfak ve iri iri toprak küplerin dizili olduğu mekanlar mutfakta ocaklar mangal değirmen havan hamur yoğurma taşları harem dairesinde 37 yanmış iskelet iskeletle*rin üzerinde yüzük küpe bilezik kemer boncuk mühür altın ve tunçtan yapılmış çok sayıda süs eşyası bulunmuştur.


    DİĞER TARİHİ YAPILAR

    • Tendürek (Çermik) kale

    • Ağrı - Uzunveli kalesi

    • Şehit (Uğuz) dağındaki antik kent

    • Hamur - Süleymankünbet köyü kümbeti

    • Tutak - İsaabat köyündeki kilise

    • Tutak - Bulutpınar (Cemalverdi) Atabindi (Nadirşeyh) ve
    Ocakbaşı (Mirza) köylerindeki tarihî mezarlıklar.
    Tutak - Atabindi köyündeki kilise

    • Tutak - Erdal (Hive) köyündeki kilise

    • Tutak - Alacahan (köyü) kervansarayı

    • Tutak - Atabindi köyündeki Yavuz Sultan Selim köGoogle Page Rankingüsü.
    (Yavuz'un Çaldıran Seferi dönüşü bu köydeki Kesik çayı üzerinde yaptırdığı bilinen köGoogle Page Rankingüdür. KöGoogle Page Rankingü tek gözlü 12 metre yüksekliğinde ve 22 metre uzunluğunda taş yapıdır. Şimdi yıkık durumdadır.)
    Konu _kanka** tarafından (Dün Saat 02:26 PM ) de değistirilmistir.

  3. #3
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.955
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: Ağrı-Ağrının Antik Kentlari-Ağrının Tarihi Mekanları





    Yüreğine emeğine sağlık viole

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0