Şimdi aynı ilahi kaynaktan gelen vahi ile vücüd bulan ve insanlar tarafından tahrif edilen Hz Musa (a.s.v) aracılığı ile İsrailoğullarına indirilen Tevrat ile günümüzden bindörtyüz yıl önce Hz Muhammed (a.s.v) aracılığı ile tüm insanlara bir yol gösterici olarak indirilen ve indirildiği zamandaki şeklini günümüze değin muhafaza eden Kur’anı Kerim kitabında Hz Yusuf (a.s.v) kıssasını ele alacağız ve iki kitap arasındaki farklaraçelişkilere ve benzerliklere çeşitli başlıklar dahilinde değinmeğe çalışacağız.
Hz Yusuf (a.v.s) Rüyası:
Kur’anı Kerimde bu olay (Yusuf s -a-4) te şu şeklde ifade edilmektedir “Bir vakit kiYusuf babasına demişti: ey pederim! Muhakkak ben – rüyamda onbir yıldız ile kameri gördüm
onları gördüm ki benim için secde edicilerdir.”
Mealindeki ayet
Tevrat’ta BAP 37- ayet-9 da ise “İşte bir rüya daha gördüm: ve işte güneş ve ay ve onbir yıldız bana eğildiler.”şeklinde benzer lafızlarla geçmekle birlikte Hz Yusufun bu rüyadan önce şu şekilde bir rüya daha gördüğü bildirilmektedir ki anlam itibari ile birinci rüya ile çelişmeyen bu rüyaya K.Kerim’de raslayamamaktayız. BAP-37-ayet- 7” İştetarlanın ortasında biz demet bağlıyorduk
ve işte
benim demetim kalktı ve dikildi
ve işte sizin demetleriniz etrafını kuşatıp benim demetlerime eğildiler.”
Kur’anı Kerimde Hz Yakub (a.s.v) in oğlunun rüyasına tepkisi oğlunun Allah Teala nezdindeki yerini (peygamberlik vazifesini) gören ve onun incinmesinden korkan koruyucu ve müşfik bir baba tepkisidir. Bu tepki K.Kerim’de şu ifadelerle geçmektedir: (Yusuf.s- a-5) “Pederi dediki oğulcağazım! Rüyanı kardeşlerine haber verme.
Sonra senin için bir hile de bulunurlar. Şüphe yok ki şeytan insan için apaçık bir düşmandır.( Tevrat’ta ise anlatılan rüya üzerine Hz Yakub (a.s.v)tepkisi oğlunu azarlamak ve nefsine bu olayın ağır gelmesi şeklinde gösterilmektedir.BAP-37-ayet-1011 “ Ve babasına ve kardeşlerine anlattı: ve babası onu azarlayıp kendisine dedi: Bu gördüğün rüya nedir? Gerçek ben ve anan ve kardeşlerin yere kadar sana eğilmek için mi geleceğiz? Ve kardeşleri onu kıskandılar; fakat babası bu sözü yüreğinde tuttu.”
Kuranı Kerimde Hz Yusuf rüyasını yanlızca babasına anlatmaktadır.(Yusuf-s-4) “Bir vakit ki Yusuf babasına demişti : Ey pederim muhakkak ben rüyamda………..”
Tevrat’ta ise Hz Yusuf (a.v.s) rüyasını kardeşlerine ve babasına anlattığı görülmektedir. BAP-37-ayet-56 :Ve Yusuf rüya görüp kardeşlerine bildirdi
ve ondan daha ziyade nefret ettiler. Ve onlara dedi: Rica ederim gördüğüm ruyayı dinleyin.
Hz Yusufun Kuyuya atılması:
Hz Yusuf (a.v.s) kıra götürülmesi ve kuyuya atılması K. Kerim’de (Yusuf-s-89
10
11
12) O vakit ki demişlerdi: Elbette Yusuf ile kardeşi babama bizden daha sevgilidir. Halbuki biz birbirine bağlı kuvvetli bir cemaatiz
şüphe yokki bizim babamız
elbette apaçık bir hata içerisindedir. * Yusuf’u öldürün veya onu biryere atınız ki
babanızın yüzü yanlızca size kalsın ve siz ondan sonra salihler olan bir cemaat olun.* Onlardan bir söyleyici dediki : Yusuf’u öldürmeyin ve onu kuyunun dibine atıverin
onu kafilelerden biri alır eğer siz yapacak kimselerden iseniz böyle yapınız.* Ey babamız sana ne oluyor ki Yusuf’u bize emanet etmiyorsun(bize güvenmiyorsun) ve halbuki biz onun iyiliğini isteyen kimselerdeniz. * Onu yarın bizimle beraber gönder
bol bol meyve yesin ve eğlensin. Şüphe yokki biz onu elbette muhafaza ederiz. * Dedi ki(Hz Yakup): Doğrusu onu götürmeniz beni kaygılandırıyor. Onu gözden uzak tuttuğunuz anda kurdun onu yemesinden korkarım.
Tevrat’ta ise Hz Yusuf’u kıra gönderilmesi bizzat babası Hz Yakup’tur tarafından gerçekleştirilmektedir.Bu olay Tevta’ta BAP-37- ayet-13.14 de “Ve İsrail Yusufa dedi:Kardeşlerin sürüyü Şekemde gütmüyorlar mı ? gelde seni onların yanına göndereyim* Ve ona dedi. Git bak kardeşlerin iyi mi ve sürü iyi mi ve bana haber getir. Ve onu Hebron vadisinden gönderdi. ve Şekem’e vardı. Ve Tevrat’ta Hz Yusuf’un kuyuya atılma planı K.Kerimden farklı olarak Hz Yusuf’un kıra kardeşlerini aramaya gittiği vakit kardeşleri onu uzaktan gördükleri zaman düşünülüp tasarlanıyor.
K.Kerimde ise bu kötü plan tasarlandıktan sonra Hz Yusufkardeşleri tarafından ısrarla babalarından izin alınarak kıra götürülüyor ve insanı boğamayacak kadar suyu olan fakat aynı zamanda tırmanıp çıkılamayacak kadar derin bir kuyuya atılıyor.
Tevrat’ta BAP37-ayet-2021
22 de Hz Yusuf’un ilk önce kardeşleri tarafından öldürülmek istendiğini fakat kardeşlerinden Ruben’in onu sonradan kurtarmak için (21): „Kan dökmeyin onu çölde olan bu kuyuya atın fakat ona el uzatmayın“. Demesi üzerine onu ilk önce entarisini soyup su olmayan boş bir kuyuya attılar ve daha sonra yemek yemek için oturduklarında birden İsmaililerin kervanını gördüler
içlerinden Yahuda : Eğer kardeşimizi öldürür ve kanını gizlersek ne kazanç var? Gelin onu İsmaililere satalım ve elimiz ona dokunmasın ; çünkü kardeşimizdir
etimizdendir. Ve onu ismaililere yirmi gümüşe sattılar ve böylece Hz Yusuf Mısıra gitti. Onu daha sonra kuyuda bulamayan Ruben çok üzüldü ve esvabını yırtarak : Çocuk yok ve ben ben nereye gideyim?der.
K.Kerim’de Hz Yusuf’u kuyudan çıkarıp köle diye satan çölden geçen bir kafiledir. Tevrat’ta ise kardeşleri tarafından önce kuyuya atılıp daha sonra kuyudan çıkarılıp İsmaililer kervanına yirmi gümüşe satılmıştır.
Her iki kitaptada babalarınakardeşlerinin bir canavar (kurt) tarafından parçalandığı ve kanlı
yırtık esvanının bunun ıspatı olduğu söylenmektedir.
K. Kerimde Hz Yakup oğullarının kardeşleri Yusuf’un bir kurt tarafından parçalandığı yalanına inanmamaktadır.Bu olay K.Kerim’de şu şekilde geçmektedir: (Yusuf –s-18 ) * Yoo(hayır) dedi (Hz Yakup) sizi kendi hayal gücünüz bu kötü oyuna sürükledi. Artık bana düşen güzel bir sabırdır. Ve ancak Allah Teala’dır sizin bu söylediklerinize karşı kendisinden yardım isteyeceğim zat.
Tevrat’ta BAP-37-ayet-33 * Ve onu (kanlı entariyi) tanıyıp dedi: Oğlumun entarisidir ; kendisini kötü bir canavar yemiştir. Yusuf mutlaka parçalanmıştır. * diyen Hz Yakup’un bu yalana inandığı ve yas tuttuğu şeklinde bir ifade yazılmaktadır.
Hz Yusuf’a zina iftirası ve hapse atılması:
Tevratta ve K. Kerimde Hz Yusuf’un : Mısırlı bir devlet adamının(K.Kerim’de Aziz Tevrat’ta Potifar ismiyle anılan ) onu köle satıcılarından satın aldığı ve evinde ondan hiçbirşeyi esirgemediğiona büyük bir değer verdiği ve saygı duyduğu belirtilmektedir.
Fakat Hz Yusuf ergenlik çağına gelince efendisinin refikası (Züleyha) onun olağan üstü güzelliğinden etkilenerek onunla beraber olmak istemiş fakat Hz Yusufeşinden başka herşeyi eline veren
kendisini en iyi şekilde ikamet ettiren efendisine bu kötülüğü yapamayacağını ve Allah Teala’dan korktuğunu söylemektedir. Tevrat’ta bu çirkin teklifin Hz Yusufa efendisinin eşi tarafından hergün yapıldığı bildirilmekte.
K. Kerimde (Yusuf-s-24) te kadının ayartmalarınaistek ve arzularına karşı aslında Hz Yusuf’un da arzu ve istekle dolu olduğu fakat Allah Teala’nın burhanı sayesinde bu kötü teklifler karşısında kendisini koruyabildiği ve Allah Teala’ya sığındığı ifade edilmektedir. *İşte bu
her türlü kötülüğü
çirkin ve taşkın halleri ondan uzak tutmak istediğimiz için böyle oldu
çünkü o gerçekten bizim (seçilmiş) kullarımızdan biriydi.
Tevrat’ta Hz Yusuf’un efendisi Hz Yusuf’a yapılan iftiraya hemen inanmakta ve bu olay karşısında öfkelenerek herhangi bir araştırma yapmadan onu hemen zindana atmıştır. Bu olay Tevrat BAP-40-ayet-1920 te* ve vaki oldu ki: efendisi: bana senin kölen böyle yaptı diyerek karısının kendisine söylediği sözleri işittiği zaman
öfkesi alevlendi. * Ve Yusuf’un efendisi onu alıp zindana
Kıralın mahpuslarının bağlandığı yere teslim etti ve orada zindanda kaldı.”Şeklinde geçmektedir.
K.Kerim’de (Yusuf-s-a-2634) te Hz Yusuf kendisini şu şekilde savunmakta ve oradaki bir şahidin şehadediyle masum olduğu kanıtlanmaktadır.* Yusuf dedi ki : Asıl o kadın benim nefsimden murad almak istemiştir. O anda kadının yakınlarından duruma tanık olan biri : Eğer onun gömleği ön tarafından yırtılmış ise kadın doğru söylemiştir ve o yalancılardandır. * Ve eğer gömleği arka tarafından yırtılmış ise o halde kadın yalan söylemiştir. O ise doğrulardandır. *Böylece kadının kocası gömleğin arka tarafından parçalanmış olduğunu gördü ve şüpesiz bu- ey kadın! Sizin hilenizdendir. Şüphesiz sizin oyunlarınız pek büyüktür.” Diyerek Hz Yusufun suçsuz olduğunu öğreniyor ve bu olayın saklı kalması için Hz Yusuf’a tenbihte bulunuyor ve karısını bu çirkin davranış ve iftiradan dolayı uyarıyor. Fakat Aziz’in karısı karşısında ki silik kişiliğinden dolayı suçsuz olduğunu bildiği Hz Yusuf’u hapse atmaktadır. * Yusuf sen bu olayın üzerinde durma (kadın!) sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile
çünkü sen gerçekten hatasız olan birisin ! * Ve şehirde kadınlar (birbirlerine ) : Aziz’in refikası genç kölesinin nefsinden muradını almak istiyormuş. Muhakkak ki onun yüreğini kaplayan ince deriyi bir sevgi parçalamış. Şüphe yok ki biz onu apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz. * Kadınların bu kötü konuşmaları kulağına gelince bir davetçi gönderdi ve onlara çakı ile kesilecek bir yemek sofrası hazırlattı. Ve onların her birine bir bıçak Verdi. Ve ey Yusuf onların karşısına çık dedi . Ve onlar onu görünce onu pek büyüttüler ve kendi ellerini kesiverdiler ve dediler ki: Allah Teala’yı tenzih ederiz
bu bir insane değil ancak kerim bir melektir. * Dedi ki: işte bu kimsedir ki işte bundan dolayı beni kınadınız . Yemin ederim ki ben onun nefsinden muradımı istedim de o kaçındı- günaha girmek istemedi – Ve eğer benim ona emrettiğimi yapmazsa elbette zindana atılacaktır. Ve elbette zillete düşmüş olanlardan olacaktır. * Yusuf : “Ey Rabbim!”dedi “ Benim için hapis
bu kadınların isteklerine boyun eğmekten daha iyidir. Çünkü
sen onların oyunlarını- tuzaklarını benden uzak tutmazsan ben o zaman onların ayartmalarına kapılır şaşkın-cahil kimselerden olurum . * Ve Rabbi O’nun duasını Kabul etti ve onu kadınların tuzaklarına karşı korudu. O gerçekten her şeyi işiten ve olduğu gibi bilendir.
(Yusuf-s-35) *” Sonra o kişiza de ve ev halkı bütün delillerin Yusufun lehine olduğunu gördükten sonra bile o’nu bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.”
Hz Yusuf Zindanda :
Ve Hz Yusuf’un kadınların kendinden istedikleri nefsani arzular karşısında Allah Tealaya sığınması ve zindanı bu isteklere tercih etmesi karşısında Allah Teala görünüşte zillet olan fakat sonu hürriyetiktidar ve bolluk olan bir niğmeti bu seçkin ve sabırlı kuluna bahşediyor.
Tevrat’tada BAP-39-ayet-2123 Hz Yusuf’un zindan müdürü tarafından değerinin bilindiği ve büyük bir güvenle ona zindan yönetimi verildiği yazmaktadır. *Fakat RAB zindan müdürünün gözünde ona lutuf verdi. *Ve zindan müdürü zindanda olan bütün mahpusları onun eline verdi; ve orada yapılan herşeyi yapan o idi.* Zindan müdürü onun elinde olan hiç bir şeye bakmazdı
çünkü RAB onunla idi
ve yaptığı şeyde ona muvaffakiyet veriyordu.
(Yusuf-s-36) ve Tevrat-BAP-40- ayet-67 de birbiriyle çelişmeksizin Kralın sakisi ve fırıncısı Hz Yusuf ile birlikte hapse girmektedirler ve gördükleri rüyayı Hz Yusuf’a yorumlatmaktadırlar.
Bu hususta K.Kerimde (Yusuf-s-a-3740) ayetlerde belirtilen açıklamalara baktığımızda Hz Yusuf arkadaşları ile aralarında oluşan yakınlıktan istifade ederek onlara tevhid inancına dair bilinmesi
farkında olunması gereken gerçekleri anlatmakta tabiri Allah Teala’nın izni ile yaptığını gerçek bilgi sahibinin O oldoğunu söylemektedir. *Yusuf: Daha yiyeceğiniz günlük azığınız önünüze konmadan rüyalarınızın gerçek anlamını size haber vereceğim
vuku bulmadan önce ; çünkü bu bana Rabbimin öğrettiği şeylerdendir. Önce bilinki ben Allah’a inanmayan ve ahireti inkar eden bir toplumun izlediği yolu terkettim. *Ve atalarım İbrahim
İshak ve Yokub’un yolunu tuttum. Bizim için Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız doğru olmaz . Bu Allah Teala’nın bizim üzerimize
insanlığın üzerine sunduğu bir lutufdur fakat insanların çoğu bunu bilmezler. * Ey hapis arkadaşlarım dağınık olan bir çok rabbin varlığınamı inanmak doğrudur yoksa bütün varlığa egemen olan Allah’a inanmak mı? * Sizin Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeyler atalarınızın kendi düşünce ürünlerinden çıkarmış olduğu varlıklardan öteye geçmemektedir. Çünkü Allah bunlar hakkında hiç bir kanıt indirmemiştir. Neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda hüküm yanlızca Allah’a aittir.Ve oda kendisinden başkasına kulluk etmemenizi buyuruyor. İşte dosdoğru olan din budur ama insanların çoğu bunu bilmezler.”
Zindan arkadaşlarının(Yusuf - s-a-41) ruyasını * Biriniz efendisine şarap sunacaktır diğeriniz ise asılacak ve etyiyen kuşlar
(leşçiller) onun başından yiyecektir. Benden yorumlamamı istediğiniz şey {Allah tarafından }karara bağlanmıştır.
Bu hususta K.Kerimde geçen Tevratta geçmeyen bölüm Hz Yusuf bu rüyayı tabir edebileceğini fakat bunların gerçekleşmesinde veya gerçekleşmemesinde bir etkisinin olamayacağını zira bu şeylerin Allah Teala tarafından hükme bağlandığını ifade etmektedir.Ayrıca Hz Yusuf’un arkadaşlarına yapmış olduğu tebliği ve tevhid inancına dair esasları Tevrat’ta görmemekteyiz .Rüyaların yorumlanmasına gelince her iki kitap arasında herhangi bir mana farkının olmadığı yanlızca olayın tasvirinde farklılık olduğunu görüyoruz.
Ve Hz Yusuf ruyasını tabir ettiği ve tekrar eski görevine getirileceğini söylediği kralın sakisine ruyanın tabiri gerçekleşip hürriyetine kavuşunca kendisini hatırlamasını ve suçsuz yere konulduğu bu zindandan çıkarılması için kraldan ricada bulunmasını ve suçsuz olduğunu ifade etmesini istemektedir. Fakat saki’ye şeytan bunu unutturuyor ve Tevrat’a göre BAP-41-ayet-1 * iki tam yıl hapiste kalıyor.K.Kerim’de ise (Yusuf-s-a-42)*Fakat efendisini yadetmeyi şeytan ona unutturdu ve artık zindanda senelerce kalıverdi.
Şeklinde iki kitap arasında bir zaman belirtmede çelişki görüyoruz.
Bu olay Ahmet Cevdet’in yazmış olduğu Kısas-ı Enbiya’da ise şu şekilde geçmektedir: “ İhtiyaç halinde kuldan yardım istemek kötü birşey değildir. Fakat Peygamberin şanına yakışmaz. Hz Yusuf gibi büyük bir Peygamber’e her işini Allah’a bırakmak ve her istediğini Allah’tan istemek lazım gelirken şerbetçiden şefaat istemesi ve hükümdardan yardım ummasıkendisinin yedi sene zindanda kalmasına sebep olmuştur.”
Firavunun Ruyası Bahsi:
K.Kerimde (Yusuf-s-a-43) bu olay: *Ve bir gün kral : Ruyam da dedi yedi çelimsiz ineğin yediği yedi semiz inekyedi başak ve bir o kadarda kuru başak gördüm . Ey soylular ! ruya yorumlamasını biliyorsanız bana bu ruyayı yorumlayın bakalım ! şeklinde geçmektedir. Tevratta bu olay mana itibari ile aynı olmakla birlikte ruyanın gerçekleşmesi bakımından farklılık arzetmektedir. Tevrat’ta bu olay (ruya) iki aşamada gerçekleşmektedir.BAP-41-ayet-2
7 * Ve işte
ırmaktan bakılışta güzel ve ette semiz yedi inek çıktı ve sazlar arasında otlanıyorlardı. * Ve işte
onlardan sonar
bakılışta çirkin ve ette cılız başka yedi inek çıktı
ve ırmağın yanında ineklerin yanında durdular. * Ve bakılışta çirkin ve ette cılız inekler bakılışta güzel ve semiz yedi ineği yediler. Ve Firavun uyandı. * Ve uykuya varıp ikinci defa ruya gördü ; ve işte bir sapta yedi semiz ve güzel başak çıktı. * Ve işte onlardan sonar cılız ve şark rüzgarında yanmış yedi başak bitti. * Ve cılız başaklar yedi semiz ve dolgun başağı yuttular. Ve Fravun uyandı
ve işte ruya idi. Ve vaki oldu ki sabahleyin onun canı rahatsızdı; ve gönderip Mısırın bütün sihirbazlarını
ve bütün hikmetlilerini çağırdı; ve Firavun onlara ruyasını anlattı; fakat onları firavuna tabir edebilen bulunamadı. Ve K.Kerim’de (Yusuf-s-a-43) Firavunun kahinleri bu ruyanın tabiri karşısında acze düşmüşler ve bu konularda derin ve sağlam bilgilerden yoksun olduklarını itiraf etmektedirler. Hz Yusuf ise daha öncede gördüğümüz gibi kesin bir haber vermekte fakat bunu kendi insani hüneri değil Allah Teala’nın kendisini buna aracı yapmasışeklinde olduğunu izah etmiş ve onu üstün sıfatları ile anmıştır.
Tevratta Firavunun sakisinin Hz Yusufun ruya tabiri konusunda ki yeteneğini Firavuna söylemesi üzerine Firavun BAP-41-ayet-14 * “sakisini gönderip Yusufu çağırdı ve onu zindandan çabuk çıkardılar; ve traş olup esvabını değiştirdi
Fravunun huzuruna girdi.” Ve Firavunun rüyasını dinleyip onu tabir etti.
Bu olay K.Kerim’de ise rüyanın ilk önce sakiye anlatıldığı ve daha sonra sakisi aracılığı ile bu yorumu duyan Firavunun Hz Yusufu çağırdığı fakat Hz Yusufun Firavundan ilk önce kadınların oyunlarını ortaya çıkarmasını istemektedir. Ve böylece Firavunun kadınlara yaptığı sorgulama neticesinde Hz Yusuf’a yapılan zina isnadının kadınların bir oyunu olduğu ortaya çıkmıştır. Ve Hz Yusufun bu olaydaki masumiyeti ıspatlanmış oldu. K.Kerimde (Yusuf-s-a- 4753)
* {Yusuf Şöyle}cevapladı(sakinin anlattığı rüyayı):Yedi yıl boyunca her zaman ki gibi ekip biçin ama hasad ettiğiniz ekiniyemek için ayıracağınız az miktar dışında
öylece başağında bırakın.* Çünkü bu yedi yıllık bolluk zamanından sonra yedi yıllık bir kıtlık dönemi gelecek ve sizing bu dönem için hazırladığınız her şeyi
sakladığınız az bir miktarın dışında silip süpürecek. * Ve bundan sonra halkın bütün budarlıktan kıtlıktan kurtulacağı bir yıl olacak ki oyılda insanlar (bolluk yılları gibi)bol bol sıkıp sağacaklar(zeytin ve üzüm) * Ve Yusufun yorumu kendisine ulaşır ulaşmaz Kral: “Onu bana getirin dedi”Ama {Kral’ın}elçisi kendisine geldiğinde Yusuf: Efendinize gidin ve ondan ellerini kesen kadınlar hakkındaki gerçeği ortaya çıkarmasını isteyin ; Çünkü Rabbim onların oyunlarını
tuzaklarını bütün gerçekliği ile bilmektedir. * Bunun üzerine Kral o kadınları çağırıp “ Yusufun gönlünü çelmeye çalışırken ne sağlayacağınızı umuyordunuz”? diye sordu. Kadınlar: Allah korusun biz O’ndan en küçük bir kötülük görmedik! dediler .Aziz’in karısı da dedi ki: O’nun gönlünü çelmek isteyen bendim: O ise hep özü sözü doğru olan kimselerdendi.* Yusuf olup biteni öğrendiğinde : amacım eski efendimin arkasından kendisine ihanet etmediğimi ve Allah’ın hainlerin hazırladığı tuzakların asla başarıya ulaştırmadığını bilmesini sağlamaktı.dedi * Yine de ben kendimi bütünüyle temize çıkarmak istemiyorum; çünkü rabbimin acıyıp esirgediği kimseler hariç
insanı kendi benliği kötülüğe sürükleyebilir gerçekten de benim Rabbim çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Hz Yusuf Mısır Hazinesi Başında
Hz Yusuf’un kadınların çirkin tekliflerine meyletmemesi ve kötülüklerden yanlızca Allah Teala’ya sığınıp tevekkül etmesi sonucu Allah Teala onu dünyada ve ahirette niğmetlerine mashar kıldığını ve ona üstün makamlar verdiğini ve vereceğini K.Kerim’de ifade etmektedir. (Yusuf-s-5657) * İşte böyle emin bir yer sağladık Yusuf’a (o) ülkede; Öyleki dilediğiyerde konaklayabilir /dilediği şeyi yapabilir. Biz rahmetimizi dilediğimisenasib ederiz
ama iyilik yapanların hak ettiği karşılığı vermekten de geri durmayız. * Ama imana erişenlerin ve Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanların gözündew ahiret mükafatı( bu dünyada elde edilecek karşılıklardan) daha değerli
daha yararlıdır.” Ve Hz Yusuf Allah’a karşı sorumluluk bilinci içerisinde olduğu için O’nun mükafatına nail olmuş ve zindandan kurtulmuştur
bu öyle bir kurtuluş ki birçok insan için zillet gibi görünen zindan hayatından Mısır’ın hazine müdürlüğüne ve yönetimine doğru bir kurtuluş.
Hz Yusuf’un Hazine Müdürü Oluşu


LinkBack URL
About LinkBacks
çelişkilere ve benzerliklere çeşitli başlıklar dahilinde değinmeğe çalışacağız.



Alıntı ile Cevapla
” Beni ülkenin hazineleri üzerinde görevlendirin”dedi. Güvenilir

Bookmarks