Gerek ses gerekse gramer özellikleri bakımından Türk lehçeleri arasında özel bir yere sahip olan Çuvaşça Türkologların üzerinde önemle durdukları bir saha olmuştur. Türkologlar Çuvaşçanın Türk lehçeleri arasındaki yerini belirlemeye çalışırlarken farklı görüşler ortaya sürmüşlerdir.

W. Radloff Çuvaşçanın Türkçeleşmiş bir Fin-Ugor dili olabileceği ihtimali üzerinde dururken J.G. Ramstedt ve N. Poppe Çuvaşçanın Türkçe ile Moğolca arasında köGoogle Page Rankingü vazifesi yapan üçüncü bir dil olduğu görüşünü savunmuşlardır (Yüce 1993: 389). A. F. Karamanlıoğlu ve R. R. Arat ise Çuvaşçanın Ana Türkçe döneminde Yakutça ile birlikte ayrıldığını kabul etmektedirler.

Çuvaşça Anatri (Aşağı) ve Viryal (Yukarı) olmak üzere iki ana diyalekte ayrılmaktadır. Çuvaş edebî dili Anatri diyalektine dayanır. Bu iki diyalekt arasındaki en önemli fark ise Eski Türkçe “o” sesinin Tatarcanın tesiriyle Aşağı diyalektte “u” ya dönüşmesidir (M.Yılmaz 1997: 1545).

XX. yüzyılda İvan Yakovleviç Yakovlev Rus alfabesine dayalı Çuvaşçanın ses özelliklerine uyan yeni bir yazı sistemi getirmiştir. Bugünkü Çuvaş alfabesi Yakovlev’in 1872'de meydana getirdiği alfabenin biraz değiştirilmiş şeklinden ibaret olup 34 harf ve 2 yardımcı işaretten oluşmaktadır (Yüce 1993: 389). Çuvaşçadaki seslerin 9'u ünlü diğerleri ise ünsüzdür.

Çuvaşça ile diğer Türk Lehçeleri ve Eski Türkçe arasında özellikle temel fiiller şahıs zamirleri sayılar ve organ isimleri dikkate alındığında belli başlı ses değişmeleri dışında çok büyük bir farklılık yoktur. Çuvaşça ile Eski Türkçe arasındaki başlıca ses değişmeleri şu şekildedir: