Türkiye’nin nükleer tarihçesi
Türkiye yaklaşık 50 senedir nükleer teknolojinin ülkeye getirilmesi ve faydalanılması konusunda hem bilimsel ve teknikhem de politik sahada çalışmalar yapıyor. Nükleer santral
enerji kaynaklarına alternatif oluşturması
yakıt maliyetlerinin düşüklüğü
dışa bağımlılığın azaltılması ve çevre kirliliği açısından en temiz enerji elde etme yöntemi olması nedeniyle tercih ediliyor.NTV-MSNBC - Nükleer
radyasyon
santral... Türkiye bu kavramlarla Çernobil ile tanıştı
çay içen bakan görüntüsü uzun süre hafızalardan silinmedi. Aslında Türkiye’nin nükleer macerası dünyayla aynı dönemde yeşermişti yani 1960’larda...
Başlangıçdan itibaren eğitim ve insan güçü geliştirmearaştırma yapılacak merkez ve laboratuarlar kurulması
çalışmaları koordine edecek yasal ve mevzuat çalışmaları
çeşitli üretim ve uygulamalar ile enerji üretimine dönük ihale çalışmaları gibi çok yönlü olarak yürütülen çalışmalarla günümüze gelindi.
Dünya enerji üretiminde yeni yollar ararken nükleer enerji birçok ülke için en iyi alternatif olarak belirmişti ve nükleer santral inşaatları başlamıştı.
1955 yılında ’Atom Enerjisinin Barışçıl Amaçlarla Kullanılması’ amacıyla toplanan 1.Cenevre Konferansından sonraTürkiye’de 1956 yılında Başbakanlığa bağlı bir “Atom Enerjisi Komisyonu” kuruldu.
Türkiye 1957’de Birleşmiş Milletlerin bir kuruluşu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın üyesi oldu.
Türkiye’de ilk nükleer çalışma ve araştırmalar ise 1962’de İstanbul’da Küçükçekmece gölü kıyısında kurulan 1 MW’lık TR-1 araştırma reaktörüyle başladı. (1980’ler de bu reaktörün gücü 5 MW’a çıkarıldı (TR-2).
1962 yılında Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezince 1 MW gücünde TR-1 adında ’Havuz’ tipi bir deney reaktörü işletmeye alındı ama elektrik üretimi amacıyla kurulması tasarlanan nükleer santrallerle ilgili ilk etütler 1967-1970 yılları arasında yapıldı.
1970 yılında Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kuruldu ve TEK’e bağlı olarak kurulan Nükleer Enerji Dairesi 1972 yılı başında çalışmaya başladı.
NERELERDE YAPILMASI PLANLANIYOR?
1970’li yılların başlarındanükleer santral sahası için fizibilite ve yer araştırmaları gerçekleştirildi. Bu çalışmalar kapsamında
nükleer santralın maliyet/fayda açısından kurulabileceği en uygun yerler olarak; Mersin-Akkuyu
Sinop-İnceburun
ve Kırklareli-İğneada sahaları belirlendi.
Akkuyu Sahası için TEK tarafından saha lisans çalışmaları gerçekleştirilmiş ve yapılan yer etütlerine ve araştırmalarına dayanarakAkkuyu için "Yer Raporu" hazırlandı. Bu rapor
lisanslama otoritesi olan Başbakanlık Atom Enerjisi Komisyonu’na sunuldu. Lisanslama otoritesi
1976 yılında Akkuyu Sahası için "yer lisansı" verildi.
TürkiyeNükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması olan NPT’yi 1980 yılında imzalayıp onaylayarak nükleer silah imal etmeyeceğini ve bunların yayılmasına da aracı olmayacağını taahhüt etti.
Eylül 1984’deBaşbakan Turgut Özal’ın
"nükleer santralların imalatçı firmalarla oluşturulacak bir ortaklık vasıtasıyla kurulması
15 yıl süreyle işletilmesi ve tüm borçların enerji satışlarıyla geri ödenmesinden sonra devredilmesi" tarzında yaptığı öneri
nükleer santral projesine önemli bir boyut kazandırdı.
ÇERNOBİL’DEN SONRA
Türkiye 1984 yılında OECD Nükleer Enerji Ajansı (NEA)’ya üye olan Türkiye’de 1986’da meydana gelen Çernobil nükleer santral kazasının yarattığı olumsuz ortam dolayısıyla nükleer santrallerle ilgili çalışmalar askıya alındı. 1988 yılında TEK Nükleer Santraller Dairesi Başkanlığı kapatıldı.
1990’ların sonuna doğru elektrik enerjisi üretmek üzere Nükleer güç santralı yapımı için çalışmalar hız kazandı.
Ekim 1992’de TEKdünyadaki belli başlı nükleer santral imalatçısı firmalara bir mektup yazarak
2002 yılında devreye girecek şekilde
1000 MW gücünde bir veya iki üniteli nükleer santralın Türkiye’de anahtar teslim veya Yap-İşlet-Devret olarak kurulması için teknik ve mali konularda bilgi istedi.
Ocak-1993 tarihindeAkkuyu Nükleer Santralı Projesi Resmi Gazete’de yayınlanarak tekrar yatırım programına alındı.
2002 yılı sonlarındaBaşbakanlığa bağlı lisanslama otoritesi olarak görev yapmakta olan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlandı.
Kasım 2004 tarihindeEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve TAEK
inşasına 2007 yılında başlanacak
toplam 5000 MWe’lik üç nükleer reaktör yapılacağını açıkladı.
2006 Nisan ayındaTürkiye’nin ilk nükleer santralı sahası olarak Sinop’un seçildiği açıklandı.
18 Mart 2008 tarihinde Nükleer Güç Santrallerinin Kurulmasına yönelik Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik Resmi Gazete’de yürürlüğe girdi.
SON İHALE DE SONUÇSUZ KALDI
İlk nükleer santral yapılması için bugüne kadar dört kez ihalaye çıkıldı. Geçen yıl yapılan son ihale de iptal edildi. Hükümet 3-4 ay içinde yeni bir ihaleye çıkmayı planlıyor.


LinkBack URL
About LinkBacks

hem de politik sahada çalışmalar yapıyor. Nükleer santral



Alıntı ile Cevapla

Bookmarks