20. FASIL
HİSLER VE HEYECANLAR
Heyecan tabii hadisenin zuhuru anında birdenbire hasıl olan ruhi hal için kullanılmalıdır. Bu ruhi halden sonra bizde bir miktar neşe veya kader bakiyesi kalmış olabilir ki günlerce haftalarca ve bazen daha fazla temadi etmek ihtimalinde olan ve artık teessüs etmiş gibi bulunan meserret veya kadere heyecan demek doğru olmayıp his veya hissiyat namına vermek muvaffak olur. Heyecanlar; şümul itibariyle haz ve elemlerden ayrılırlar. Gerçi hissiyat heyecan hislerden doğar, fakat daha çok metin olmakla beraber daha az şedit olur.
Ruhi Şartlar: Hisler, fikirlerden daha evvel vücuda gelir. Fakat hislerin inkişafı fikirlere tabidir.
Uzvi Şartlar: Neşeli hislerin ve heyecanların hepsinde kaşlar, göz kapakları ve ağız zaviyeleri yükselir, hüzünlü olanlarda da bu ifade makus olur. Burun deliklerinin hafif yükselmesi istinfafı, daha fazla yükselmesi ise istihkarı gösterir. Simanın hareketleri ve bedenin vaziyetlerini tetkik belki saklanmak istenen emelleri, ihtirasları da ifşa eder.
Heyecanın Mahiyeti: Kezalik uzun tefsirler; şuurla olmadıkça heyecan hasıl olmuyor. demek ki şuur; heyecan için bir hareket noktası oluyor
Heyecan ve hislerin tesir ve ehemmiyeti
Heyecanın rolü maddi haz ve elemin tesirine mübihtir. Hissiyata gelince; hisler insan için en mükemmel faaliyet vasıtasıdır. Zekanın bulduğu hakikatler hissiyat olmadıkça akim kalır ve onları ancak kalp semeradar eder.
Korku
Korku, ferdin (varlığını muhafaza) (sevk-i tabisinden) doğan tedafüi bir heyecan ve bir nevi buhrandır. Filhakika korkunun en sade şekli kaçmaktır ve bu firar bir maniaya uğramazsa sükun avdet eder. Şüphe, ihtiraz, mehabet hafif derecelere haşyet, dehşet ve azap daha ağır dereceleri ifade eder.
Fobi
Birinci kısmında bulunanlar eşyaya temastan korkanlardır. İkinci kısmında mekan korkusu çekenler vardır. Üçüncü kısımda bulunanlar yıldırım, hava cereyanı gibi marazi bir şekilde korkanlardır. Dördüncü kısımda da canlı mahluklardan marazi bir tarzda korkanlar bulunur.
Çocukta Korku
Korku çocuğun tarih itbariyle ilk heyecanıdır. Korkuya karşı en büyük ilaç bilgidir. Geceleri uyku esnasında korkular hazmın güçlüğünden ileri geldiği için bunu izale etmek üzere çocuğun midesine ihtimam ediniz.
Mahcubiyet
Mahcubiyetin sureti umumiyede sebebi her ne şekilde olursa olsun kendine itimat etmektir. Filhakika mahcup mizaçlı adamlarda ekseriyetle büyük bir faikiyat arzusu vardır. Mahcubiyet esnasında karışık ve müphem bir ruhi hal içinde kalırız ki bu ruh halinde başlıca 3 unsurun tefriki mümkündür
İtminansızlık
Zihin karışıklığı
3) Başka yerde bulunmak ve vaziyetten kurtulmak arzusu. Bundan maada mahcup adamlarda heyecanlarını gizlemek ve mahcubiyetlerini örtmek tabiiliğini muhafaza edemez. Bazı mahcupların cemiyet içinde bu heyecanlarının aksi tesiriyle müfrit, münasebetsiz hareketlerine, hatta arsızca ve küstahça davranışlarına rastlanılır.
Çocukta Mahcubiyet
İlk gençlik çağlarında mahcubiyet artmaktadır. Mahcubiyet çocuğu içtimai muhite intibate etmekten meneder. Çocuklarda yılışık, arsız, küstah tezahürleri nasıl tadile ve ıslaha mecbur isek mahcup, muhteriz ve beceriksiz tezahürleri de öylece düzeltmekle vazifedarız.
Hiddet: Hiddet büyük bir ekseriyet itibariyle arzumuzun husulüne bir irade veya kuvvetin mani olmasından tevellüt eder
Şekil ve Dereceleri
Ribota’ya göre hiddette başlıca üç şeklin tefriki mümkündür. Birincisine hayvani şekil yahut taarruz, ikincisine hissi şekil yahut muvazalı taarruz, üçüncüsüne de mefkureli şekil yahut muvakkat taarruz isimleri verilebilir. Kavilerin hiddeti hakiki haddettir ki bağlamakla ve şiddetli hareketle tezahur eder. Zayıfların şiddeti daha ziyade menfi şekilde inatçılık, aksilik etmek, surat asmak ve kendi kendini yemek suretinde kendini gösterir. İtiraz merakı zayıfların hiddetidir.
21.FASIL
ŞAHSİ TEMAYULLER
Hislerimizin ve heyecanlarımızın membaı muhtelif temayüllerimizdir. Şu halde hututu umumiye itibariyle temayülleri (arzuları) şahsi (diğergam) ve gayrı şahsi (mefkurevi) olmak üzere üç kısımda tetkik edilir.
Korunmak: Korunmak meyli insanı hayatı sevmeye, elemden ve ölümden kaçmaya sevk eden mudil bir meyildir. Bununla beraber korumak meyli tabisinin bazen terbiye ve cemiyetten gelmiş fikirlere ve maksatlara mevkiini terk ettiğini görürüz. Müterakki cemiyetlerde fertlerin hürriyeti genişledikçe intihar çoğalmaktadır.
Temellük Meyli: Korunma sevki tabisinin gıda ihtiyaçlarının ve diğer ihtiyaçların neticesi ve şekillerinden biridir. Temellük meylinin bazı mevat ve eşyaya ihtisası; koleksiyon zevk ve merakının vücuda gelmesine ifrati hassiliğe tedrisi de kileptomoni denen sirkat illetine müncer olabilir.
İstiklal Meyli: İnsan müdahalesiz, serbestçe yaşamak ister. İstiklal meyli insanlık kabiliyet ve haklarının idrakıyla inkişaf eder.
Çocuk İtaatsizlikleri: Çocukta itaatsizlik büyük bir ekseriyet itibariyle bizim arzularımıza karşı muhalif temayül de bulunmasındandır. Çocukların büyümeyi pek ziyade arzu etmelerinin saiki emre tabi olmamak arzusudur. Yukarıda bahsettiğimiz gibi çocuk itaatsizlikleri ve isyanları ekseriyetle ebeveyinin ve mürebbiyenin hatalarının neticesidir.
İzzeti Nefis: Benliğin itminanını ve memnuniyetsizliğini ifade eden muhtelif şekilleri ve dereceleri vardır. Mutedil, makul derecesini, müfrat ve mütereddi olan şekil ve derecelerini kibir ve gurur, izzeti nefis hissi medeni cemiyetler için de yaşayan fertlerde daha münkeşif bir haldedir.
Çocukta İzzeti Nefis: Medihlerden memnun ve zemlerden müteessir olmak hissi çocukta hayli erken uyana bir histir.
Gurur ve Tefahür: Kibir ve gurur hali ferdin kendisini daha yüksek ve kıymetli görmesine yarayan bir çok uzvi hareketlerle de tezahür eder. Tefahür başkalarının hakkımızdaki taktir ve methine karşı fazla temayülü ifade eder.
Çocukta Gurur ve Tefahür: Mamafih çocuklarda tefahürün itiyat haline gelmesi ekseriyet itibariyle terbiyelerindeki hatalardan neş’et etmektedir.
Rekabet: Cemiyet-i beşeriyenin siniridir. Bazı filozoflarca rekabetin meşru olan şekli kendi nefsiyle rekabet şeklinde olanıdır ki ferdin başkalarıyla eşit veya onlara faik olma hususundaki arzusunu değil belki kendi nefsinin dünkü veya bugünkü haline tevaffuk hususundaki meylini ifade eder.
22. FASIL
DİĞERGAM TEMAYÜLLER
Ana muhabbetine bütün muhabbetlerin ve diğergamlıkların membaı denilebilir. Bir millet tıpkı bir fert gibi yaşamak ve inkişaf etmek ister. Filhakika fertlerde görülen temayüller cemiyetlerde ve milletlerde de müşahede olunur. İnsan cemiyetlerine mahsus temayüllerin bir sevk-i tabii haline gelmesi için başlıca 3 şartı vardır:
Tesanüt ve yardımlaşma
Mümaselet (lisanlarda, ırklarda benzeyiş)
3) Tecazüp, yani sürur ve kederi beraber karşılamak, tarihte birlik bazı mütefekkirler de diğergamlığın mevcut olduğunu (Stuart Mill ve Herbert Spencer) kabul etmekle beraber bunun hodgamlıktan çıkmış olduğu fikrinde bulunurlar. Hodgam temayüllerin tedai tariki ile diğergam şekillere tahavvül ederek müstakil kaldıklarını ve bu suretle menfaat hissinden uzak şekil aldıklarını söylerler.
Tecazüp: Diğergamlığın en iptidai şeklidir. Muntazam adımlarla yanımızdan geçen bir taburun bizde de muntazam adımlarla yürümek ihtiyacını hasıl etmesi bu kabildendir. Bilhassa, birşeye veya bir mefhuma karşı dostça bir tecazüp duymamız onda bizim zevklerimize itiyatlarımıza ve mefküremize muvaffak noktalara tesadüf etmemizdendir.
Dostluk: Dostluğun esaslı seciyesi zevk ve telakkide kendimize benzer addettiğimiz bir şahsa sırrımızı emanet etmek ihtiyacıdır. Hakiki dost gördüğü iyilikten fazlasını yapmak, aldığından fazlasını vermek ister. Dostluk birbirine benzeyen şartlar içinde bulunan şahıslar arasında doğar. Fazla, yaş, mevki ve servet farkı çok defa dostluğa manidir. Zamanımızda dostluğun arkadaşlık şekline döküldüğü ve ana yerini verdiği görülüyor. Zaten arkadaşlık ilk mektepte fakat dostluk lisede teşekkül eder. Müranikler dostluk hediyelerine arkadaş yadigarlarına da çok önem verirler. Hediyeler teati etmek ve bunları büyük bir ihtimam ile saklamak bir şereftir.
Aşk: Dostluğun cinsi meyle müstenit olan bir şeklidir. Aşkta fikri ve hissi birçok vasıflar ve şekiller görülebilir.
Cinsiyet ve Meyiller: Bazı ruhiyatçılar meyli tabiilerimizi (insiyaklarımızı) iki esaslı grupta toplar ki birincisi (varlığın muhafazasına) diğeri (varlığın idamesine) taallük eder. Varlığın idamesi, yani neslin muhafazasına taalluk eden insiyak da tabii cinsiyet meylidir. Uzvi bir şekilde tatmin edilmeden evvel dahi mütalaa ile musiki ile hulya ile muayyen veya müphem suretteki fikri istidaplarla da tatmin ediliyor.
Freud ve Pensexualisme Nazariyesi: Freud, cinsiyet insiyakını bütün sevk-i tabilerimizin kaynağı addeder. Gizli cinsi meyillerin şuur sahasına çıkmasına mani olan bir kudretimiz olduğunu tasavvur etmiştir ki buna “Uzaklaştırma Tesmiye “ der.
23. FASIL
GAYRİŞAHSİ TEMAYÜLLER
Bizi muhtelif neviden mefkurelere doğru sevk eden temayüllerdir. Hakikate, güzelliğe, iyiliğe ve nihayet Cenab-ı Hakka müteveccih olmak üzere gayri şahsi temayüllerimizi bazı esaslı kısımlara tefrik edebiliriz.
Tecessüs ve İlim Meyli:
Anlamak, bilmek ihtiyacı yani sevkitabii halindeki tecessüs meyli bütün hayat müddetince imtidat eder. Şu halde ilim meyli ilim aşkı; bizi eşyayı tanımaya sevkeden tecessüs meylidir. İnanmadan evvel şüphe etmek alimler için bir vazife olup bu babdaki şüphe hakikate karşı hürmet ifade eder. Avcıların birçoğu ava sahip olmaktan ziyade o yolda yaptıkları faaliyetlerden haz aldıkları gibi ilim ve marifeti araştıranlardan bir çoğuda hakikate tasarruftan ziyade hakikat uğrunda yaptıkları gayretlerden zevk alırlar.
Yalancılık
İklimin mizaç üstündeki tesirleri meyanında bazı iklimlerin yalancılığa müşabih temayülleri husule getirmesi ihtimalide vardır. Bizde İranlının mübalağası, Arabın laf rüşveti Ermeninin tefahuru, Rumun desisesi, Yahudinin hilekarlığı kabilinden bazı kıtalar ve kavimler hakkında umumi kanaatler vardır. Yalan ekseriyetle zaafın silahıdır. Çocukta hakiki manası ile yalancılık, muhiti aileyi ve arkadaşları taklit ile hasıl oluyor. Büyük bir ekseriyet itibariyle çocuğa yalanı büyükler öğretiyor. Yalan esas itibariyle kendini korumak meyli tabiisinden doğmuş olduğuna göre yalancılığın saiklerini bu meyilden müştak olan bütün hodgam temayüllerde aramalıdır. Çocuklara, hatta yalancı çocuklara bile itimat gösteriniz !. İtimatsızlığın yalancılığı telkin demek olduğunu unutmayınız.
Bedii Temayül
İnsanın güzelliğe karşı meftuniyetini ifade eder. Bedii heyecanı tatmin eden nefis sanatların başlıca menbaı olduğunu söylerler. Din ve oyun.
Ahlaki Temayül: Ahlak hissi; bir şeyi yapmak ve ya birşeyden çekilmek hususundaki vazıh, yahut müphem şuurdur. (Ribat) Bir fikir veya muhakemeye müstenid olmaya muhtaç olmayıpta adeta sevki tabi halinde bir kuvvettir.
İçtimayıtçılar: İçtimayıtçılar; ahlaki hissin menşeini içtimai muhitin fert üzerinde mütevali tesirlerine atfederler.
Adalet Hissi: İtikatler, ananeler adetler sarsıldıkça ve ferdin içinde bulunduğu ahlaki amiller kudretlerini kaybettikçe onların yerine kaim olmağa başlayan fikri bir amil hasıl oluyor ki buda adalet mefhumudur. Adalet hissi insanda başlangıçta müdafaa meyli tabiisinden ibarettir. Hulasa adalet ve ahlak temayülü başlangıçta hislerde, sonraları fikirlerde teessüs ediyor.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla

Bookmarks