Konu Etiketleri:

yer yuvarlağı nasıl bir yapıya sahiptir, dünyanın oluşumu ile ilgili görseller, yer şekilleri nasıl oluşur, iç kuvvetler dünyanın oluşumu, yer yuvarlağının yapısı, yer kabuğunu oluşumu, travertenlerin oluşumu, dünya yuvarlağının nasıl bir yapı, dünya yuvarlağı nasıl bir yapıya sahiptir, dünya yuvarlağının yapısı, yerin yapisi ve oluşum süreci, yerin yapısı ve oluşum süreci, akarsu aşındırması ve biriktirmesi sonucu oluşan yer şekilleri, yer kabuğunun oluşumu, dünyanın şekilleriyle ilgili resimler, yerin yapısı, dünyanın oluşumu ile bilgiler türkçe, iklimlerin dünya üzerinde dağılışı, deprem ve volkan kuşakları, yer yuvarlağının iç yapısı, magmatik kayaçlar, yer yuvarlaği nasil bir yapiya sahiptir, iç kuvvetlerin oluşum süreci, hava küre su kure tas kure, türkiye de akarsuların oluşturduğu yer şekilleri,

+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu
Like Tree1Likes
  • 1 Post By Duru

YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU / YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  Çevre Bilimleri Forumunda Bulunan  YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU / YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER Konusunu Görüntülemektesiniz.=>YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU 1) Yer Yuvarlağının yapısı : - Yer yuvarlağının yapısı; güneş sisteminin ve evrenin ...

  1. #1
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.062
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU / YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER







    YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU




    1) Yer Yuvarlağının yapısı :
    - Yer yuvarlağının yapısı; güneş sisteminin ve evrenin oluşumu ile açıklanabilir. 15 milyar yıl önce evren çok yüksek sıcaklık ve yoğunluktaki bir yapıdan, patlama sonucunda oluşmuştur.
    2) Yer Kabuğunun yapısı :
    - Yer, zamanla soğumaya başlamıştır. Ve yerin iç kısmı ise hala sıcaktır. Yer soğumaya başladıkça yeryüzü yavaş yavaş şekillenmiştir. - Yer yüzünden yerin içine doğru inildikçe her 33 metrede 1 C sıcaklık artmaktadır. - Yer kabuğu dünyayı dıştan kuşatan bir tabakadır. Taş kürenin en üst katını oluşturur. - Yer kabuğunun alt katmanı ise bazalt birleşimindeki taşlardan oluşmuştur. Bu yapıya sima denir.



    YER YUVARLAĞININ İÇ YAPISI
    - Yer yuvarlağının dış kısmını oluşturan katı tabakanın altında manto denilen bölüm yer alır. Manto, yer çekirdeğinin örtüsü durumundadır. - Yer küre hacminin %80’nini manto oluşturur. - Mantodan sonra yer yuvarlağının iç kısmını çekirdek oluşturur. - Çekirdekte sıcaklık 4500 C bulur. - Mantonun katı olan üst bölümü yer kabuğu ile birlikte taş küre olarak adlandırılır. - Taş küre levha denilen büyük parçalar halindedir



    JEOLOJİK DEVİRLER
    - Dünyamız şimdiki biçimini alıncaya değin değişik evrelerden geçmiştir. Birbirinden farklı bu evrelerden her birine jeolojik zaman denir. - Jeolojik zamanlar dört tanedir ve yaklaşık 570 milyon yıl sürmüştür. Bu dönemde oluşan tortul taşlar, o dönemde yaşayan canlıların fosillerini içerir. Yer kabuğu bu sayede değişik şekillerini kazanma imkanı bulmuştur..

    İÇ ve DIŞ KUVVETLER
    - Enerjisini yerin içinden alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. (dağ oluşumu, kıta oluşumu ve volkanizma dır.) - Enerjisini güneşten alan kuvvetlere ise dış kuvvetler denir. (akarsular, rüzgarlar, dalgalar) - İç ve dış kuvvetler birbiriyle sürekli mücadele halindedir. - İç kuvvetler yeryüzünün kabartılarını meydana getirirken; dış kuvvetler ise bunları aşındırarak ortadan kaldırmaya ve seviyesine yakın az engebeli düzlüklere (peneplen) dönüştürürler. - Dış kuvvetlerin yer yüzünün yüksek kesimlerinin aşındırmasıyla elde ettiği malzemeler yer yüzünün çukur yerlerinde (okyanus, deniz) biriktirmesi ile jeoseklinaller oluşur. Bunların kalınlığı binlerce metreyi bulur. Yer kabuğunun hareketleri : - Yer kabuğu bir bütün değildir. Çatlaklardan ve kırık boşluklardan oluşur. Yer kabuğu bir birinden ayrı parçalardan oluşur. Bu her bir parçaya levha denir. - Bu levhalar manto üzerinde yüzer haldedirler. Yaklaşık yılda 1-2 cm hareket ederler.

    DAĞ OLUŞUMU DAĞ OLUŞUMU ve TÜRKİYE’DE DAĞ OLUŞUMU

    1) Dağ Oluşumu :
    - Okyanus ve deniz diplerinde biriken kalın tortul tabakalar (jeosenklinal) kıtalarının levha birbirine yaklaşması sonucu yan basınçlara maruz kalırlar. - Bu yan basınçlar sonucunda jeosenklinal eğer esnek yapıdaysa kıvrılarak yükselir ve yer yüzünün kıvrım dağlarını oluşturur. (Toros dağı) - Jeosenklinal eğer sert yapıdaysa veya önceden yükselmiş kıvrım dağları tekrar yan basınçlara maruz kalırsa kırılma olur. Yükselen bölümlere horst, alçakta kalan kısımlara ise grabent denir. Yüksekte kalan horstlar dağı oluştururken, alçakta kalan kısımlar, daha sonra akarsuların gelişmesiyle ovaları oluşturur. (Ege bölgesi kıyı kesimleri. Burada yer alan boz dağlar kırılma sonucu oluşan horstlardır. Bu dağlar arasında bulun ve üzerinde aynı isimli akarsıların geçtiği bakır çay, b.menderes , ovalarında birer çöküntü (grabent) alanlarıdır.)
    2) Kıta Oluşumu :

    - Yer kabuğunun geniş tabanlı alçalma ve yükselme hareketleridir. Bu alçalma ve yükselme hareketleri çeşitli biçimlerde olabilir. - Kıtaların yükselmesi sonucunda su seviyesi geri çekilir. Bu olaya denizlerin çekilmesi yani reogresyon denir. Tam tersi durumuna da transregsiyon denir.
    3) Volkanizma :

    - Yer kabuğu altındaki kızgın mağmanın yer kabuğunun çatlak ve kırık yerlerinden yeryüzüne çıkmasına denir. - Bu sırada yeryüzüne katı gaz ve akıcı maddeler çıkarır. (karbondioksit, taş, kaya) - Lavların üst üste birikmesiyle zamanlar volkanik dağlar meydana gelir. (K.Ağrı, Tendirek, Nemrut vBulletin.) - Volkan küllerinin yıllık birikmesiyle tüf tabakaları oluşur.
    4) Deprem :

    - Yerkabuğunu oluşturan katmanların yerlerinden oynamalarıyla hissedilen sarsıntılardır. - Oluşumlarına göre yerel depremler ve tektonik depremler olarak ikiye ayrılır. - Yerel depremler kısa sürede ve dar alanda etkili olan yıkıcı etkileri az olan sarsıntılardır. - Tektonik depremler daha şiddetli etkili alanı daha fazla dolayısıyla tahrip gücü daha fazla olandır.

    TÜRKİYE’DE OVALAR VE PLATOLAR
    Ova akarsuların derince yer etmediği eğik olmaya, varsa da az olan çevresine göre alçakta olan düz yerlere ova denir. 1) Oluşumlarına Göre Ovalar : a) Aşıntı Ovalar : Dış güçler tarafından aşırı dereceden aşındırıp, düzleştirilmesi sonucu oluşur. Bu ovalara Türkiye’de rastlanmaz. Doğu Avrupa bu konuya en belirgin örnek olarak bilinmektedir.
    b) Çöküntü Ovalar : Yeryüzündeki çöküntü hendeklerin, dış güçlerin taşıyıp getirdiği taklarla dolması sonucu oluşur. (Iğdır ovası)
    c) Birikinti Ovası : İç kesimlerdeki ya da kıyılarda ki çukur alanların, dış güçlerin taşıyıp getirdiği tortulların dolması sonucu oluşur. (Konya ve Malatya ovaları)
    d) Karstik Ovalar : Çökebilir taşların uzandığı alanlarda, suyun taşları çözümlemesi sonucunda oluşan ovalardır. Bu çanakların tabanının tortullarla dolup düzleşmesi ile karstik ovalar oluşur. (Teke ve Taşeli platoları)

    YER GÖÇMELERİ ve KAYMALAR
    Yer göçmeleri ve yer kaymalarını oluşturan etmenler : Yer göçmesi : Kayaların, taş parçalarının, toprağın, büyük kütleli tabakaların birbirine kayarak yer değiştirme olayıdır Yer Kayması : Üstteki geçirimli tabakaların, alttaki geçirimsiz ve kaygan tabakalar üzerinde, eğim doğrultusunda kaynamasıdır. - Yer kaymasının yaygın adı heyelandır. - Yer göçmeleri eğimin çokluğu, şiddetli yağış, sebeplerinden olur. Heyelan oluşumunu etkileyen unsurlardan biride; toprakların yapısal özelliğidir. Heyelan olaylarının en çok görüldüğü mevsim; ilkbahar sonrası kar erime zamanıdır.

    EROZYON ve KORUNMA YOLLARI
    Toprak Erozyonu : Toprak erozyonun oluşturan etmenler; - Toprağın sular tarafından aşındırılması - Rüzgarlar - Bitki örtüsü - Buzullar - Sel - Eğim - Yangın Korunma yolları : - Ağaçlandırma, Bitki örtüsü, Baraj gölleri yapma, - Tarlalar eğime yatay sürülmeli - Ağaç kesimlerine karşı tedbirler alınır.

    Kayaç
    Kayaç, mineral topluluklara verilen ad. Çeşitli mineralleri veya taş parçacıklarının veya tek bir mineralin çok sayıda birikmesinden meydana gelir.
    Granit ve bazalt çeşitli minerallerdei kum taşı, değişik kum tanelerinden, mermer ve kuvarsit tek bir mineralden oluşmuş kayaçlardır.
    Kayaçların oluşumları sırasındaki doğal ortamı yansıtan bir çeşit belgelerdir. Yer kabuğunun jeolojik gelişmesinin izleri bu çeşit kayaç üzerinde izlenmiştir. Bu nedenle onlar yer kabuğunun doğal belgeleri sayılır. Kayaçları incelemek için özelleşmiş bilim dalının ismi petrografidir
    Bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olaylar, akarsuların aşındırma ve taşıma etkileri, çöllerde ve denizlerin değişik bölgelerinde farklı tortulların çökertilmesi, yeryüzünün değişik iklim kuşaklarının bulunması gibi jeolojik olayla bütün yer tarihi boyunca hep aynı şekilde, aynı düzende oluşmuştur. Yani eski jeolojik devirlere ait kayaçların oluşumu bugün yeryüzünde hüküm süren fiziksel olayların ışığı altında yorumlanabilir. Böylece kayaçlar oluşumu sırasında mevcut olan doğal ortamı aynen yansıtırlar.

    Kimyasal tortul kayaçlar
    Doygun eriyiklerden çökelme sonucu meydana gelirler. Mağaralardaki sarkıt ve dikitler, deniz kıyılarındaki kireçli ve demirli oolitler, kapalı göllerin kenarlarındaki tuz oluşumları su kaynakları etrafındaki traverten oluşumları %35'i kadar kireç taşları oluşturur. Kireç taşları yapı taşı, stabilize malzeme, kireç yapımında ve döşemecilikte, çelik sanayisinde ve ilaç sanayisinde kullanılır.

    == Magmatik kayaçlar ==
    Erimiş halde bulunan bir silikat hamuru durumunda olan mağmanın yer kabuğunun derinliklerinde yavaş yavaş veya yeryüzünde aniden soğuması ile oluşurlar. Bu kayaçlar genel olarak kristallerde oluşmuş kütle halindeki kayaçlardır.
    yerin derinliklerinde oluşan iç püskürük kayaçların başlıcaları;granit siyenit,diorit ve gabrodur.örneğin granitsert ve aşınmaya karşı dayanıklıdır.

    Volkanik kayaçlar (Yüzey kayaçları-Dış Püskürük Kayaçlar)
    Bu kayaçlara yüzey kayaçlarıda denir. Bunlar yarı kristalli çoğu kez gözle görülebilen çeşitli kristaller, kristal olmayan genellikle camsı hamur içinde dağılmış serpilmiş durumda bulunurlar. Andezit ve bazalt örnek verilebilir. volkan tüfü, volkan bombası. volkan camı, bazalt, andezit ve volkan camı da örnek gösterilebilir bu tür kayaclara volkanik kayaçlar denir.
    Damar kayaçlar
    Derinlik kayaçları ile yüzey kayaçları arasında bir geçiş safhasını oluşturur. Mikro kristallerdir. Diğer kayaçların yarık ve çatlaklarında yer alır. genellikle içeriği silikatlerden oluşur.

    PALEONTOLOJİ VE JEOLOJİ
    paleontoloji ve jeoloji bilimleri yeryüzünün ve yaşamın doğasını anlamak için yeryüzünün kayaçlarını ve fosillerini inceler, geçmişten bugüne geçirdiği değişimleri anlamaya çalışır. Doğanın tarihi dünyanın oluşumdan bugüne kadar geçen ve durmaksızın devam eden kesintisiz bir süreç olsa da bilim adamları çalışılmasını ve anlaşılamasını kolaylaştırmak amacıyla dünyanın tarihini "jeolojik devirler" denilen çeşitli dönemlere ayırır.

    Yer Altı Suları ve Etkin Kullanımı
    Dünyada yaşayan tüm canlıların temel ihtiyaçlarının başında su gelir. Bu bakımdan yer kabuğu, atmosferden sağlanan suyun korunduğu, biriktirildiği bir depo görevindedir. Ancak su kaynakları yerküre üzerinde eşit olarak dağılmamıştır. Ekvator çevresinde olduğu gibi bazı alanlar fazla miktarda yağış alır ve su kaynakları yönünden oldukça zengindir. Buna karşılık yağış miktarının çok düşük olduğu hatta yıllarca hiç yağış almayan çöl bölgelerinde su kaynakları oldukça kıttır. Ülkemiz su potansiyeli açısından değerlendirildiğinde, su kaynaklarının, dünyanın genel görünüşünde olduğu gibi, eşit olarak dağılmadığı ortaya çıkar. Bu bakımdan iç bölgeler, kıyı bölgelerimize oranla yetersizdir. Su kaynaklarının eşit olmayan dağılımında iklim koşulları, jeomorfolojik özellikler ve kayaçların cinsinin büyük önemi vardır.




    Yer altı sularının dağılışı
    Türkiye dünya üzerindeki konumu gereği subtropikal iklim kuşağı içinde yer alan, yarı-kurak koşullara sahip bir ülkedir. Bu koşullar altında yıllık ortalama yağış miktarı azdır ve bölgelere göre farklılık gösterir. Nitekim Konya ovası ve Tuz gölü çevresi 400 mm 'den az yağış alan en kurak bölgeler olurken, Batı Akdeniz ve Karadeniz bölgesi 1000- 1200 mm , hatta bazı kesimlerde 1200 mm 'nin üzerinde yağış alır. Yağış değerlerinin iç ve kıyı bölgelerde farklı dağılışı, su kaynaklarının eşit olmayan dağılışında önemli bir etken olurken, düşen yağışların özellikle kış mevsiminde toplanması, yağışın iç kesimlerde genellikle sağanak yağışlar biçiminde olması, yağmur sularının büyük kısmının birikmesine engel olarak akarsular vasıtası ile denizlere taşınmasına neden olur ve yüzey sularından yararlanmayı kısıtlar. Diğer taraftan, iç kesimlerde yaz kuraklığı, küçük dere ve akarsuların bazılarının kurumasına, bazılarının ise su miktarının azalmasına neden olur. İç bölgelerde nehirlerin çoğu yerde derin vadiler içinde akması, suyun teknik olarak yukarı seviyelere çekilmesini güçleştirdiğinden yüzey sularının iç kesimlerde kullanımı sınırlanır. Ayrıca kalkerli kayaçların bulunduğu sahalarda, kalkerlerin suyu emmesi ve yerin derinliklerine indirmesi nedeniyle yüzey sularına rastlanmaz. Yukarıda açıklandığı gibi, ülkemizde yüzey suları iç ve kıyı bölgelerimizde eşitsiz olarak dağıldığından kullanımları da sınırlıdır. Bu nedenle önemli bir kaynak olan ve oldukça geniş bir alana dağılmış bulunan yer altı suları ülkemiz için büyük bir potansiyel oluşturmaktadır. Söz konusu kaynaklar, son yıllarda ülkemizde önemi gittikçe artan su problemi ve kuraklık sorununa çözüm oluşturabilecek niteliktedir. İlerleyen sayfalarda önemli bir milli kaynağımız olan yer altı sularının dağılışı ve kullanım biçimlerinin önemle üzerinde durulacaktır.

    YER ALTI SULARININ DAĞILIŞI VE KULLANIM BİÇİMLERİ


    Atmosferden yeryüzüne düşen yağışların bir kısmı (yağmur, kar, buzulların erimesi), yüzeysel akış ile yer üstü sularını meydana getirirken geri kalanı uygun koşullar altında yer altına geçer. Bu sular yerin derin kısımlarına sızarak, alt kısmı geçirimsiz kayaçların oluşturduğu zonun üzerindeki geçirimli kayaçların gözenek, yarık, çatlak gibi kısımlarını doldurarak bir su tabakası oluştururlar. Yer altı suları, yeryüzüne doğal olarak çıkabildikleri gibi (kaynak), kuyular vasıtası ile de kullanılabilir hale getirilir. Kaynaklar, yeryüzüne çıkma tarzlarına göre çok çeşitli tipte olabilirler. Sularının sıcaklıklakırılmalar veya faylanmalar neticesinde ortaya çıkmaları (fay kaynakları), karstik sahalardan gelmeleri (karstik kaynaklar, voklüzler), akımları ve kimyasal bileşimleri (maden suları), yeryüzüne çıkma tarzları (aralı kaynaklar ve gayzerler) ve yer altında bulunuş özelliklerine göre (serbest ve tünemiş akifer kaynakları, artezyen kaynakları) çeşitli tipte olabilirler. Bunlardan özellikle sıcak su kaynakları bir ülkeye ekonomik anlamda önemli katkılar sağlayacak alternatif bir enerji kaynağıdır.


    YER ALTI KAYNAKLARIMIZ
    Sıcak su kaynakları bakımından değerlendirildiğinde ülkemizin oldukça zengin olduğu görülür. Bu kaynaklar yurdumuzun belli kesimlerinde toplanmıştır. Güney Marmara bölümü, Ege bölgesi, Ankara, Eskişehir ve Kayseri kesimlerini içine alan İç Anadolu Bölgesi, Erzurum, Diyarbakır ve Nur dağları kesimi söz konusu alanlardır. Diğer kaynak tipleri ise ülkemizde oldukça değişik alanlara dağılmıştır. Bunlardan Toros dağlarının eteklerinde ortaya çıkan, Muğla polyesinde kaybolan ve Gökova körfezinde izlenen, büyük kısmı kullanılmadan denize dökülen karstik kaynaklardan voklüzler, iç bölgelerimizde fosil sular olarak nitelendirilen ve artezyen açılarak faydalanabilecek olan sular, iç kesimlerden gelen akarsuların alüvyal tabanı beslemesi nedeniyle kıyı ovalarının hemen her noktasında dikkati çeken yer altı suları ve her bölgemizde dikkati çeken kimyasal bileşimleri farklı olan maden suları bu tip alanlara örnek oluşturur.
    Ülkemizde yer alan yer altı sularından ısıtma, sulama ve endüstriyel alanlarda, turizm faaliyetlerinde ve dış ticarette yararlanılabilir. Söz konusu suların kullanım alanları sıcaklığına bağlı olarak değişiklik gösterir

    Sonuç Olarak
    Ülkemiz yer altı suları bakımından oldukça zengindir. Ancak bu suların sahalarının, akım değerlerinin ve kalitelerinin saptanması gereklidir. Dünyanın kuraklık ve su sorunu ile karşı karşıya olduğu bu dönemde ülkemizde yer alan sular çok dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır. Termal kaynakların alternatif enerji kaynağı olabileceği unutulmamalı, bunlardan en üst düzeyde yararlanma yolları benimsenmelidir. Sıcak suların bulunduğu alanlarda turizm yatırımları teşvik edilmelidir. Yeni bulunacak suların daha ekonomik koşullar içinde kullanılması, denize akıtılan sulardan yararlanma olanaklarının bulunması ve israfın önlenmesi, tarımda bilimsel ve ileri teknolojilerin uygulandığı yöntemlerin benimsenmesi gerekmektedir.Kentlerin büyüme oranı ile o sahadaki sanayi tesislerinin suya gereksinimleri hesaplanmalı, tesislerin atık suları tekrar kullanabilecekleri sistemler kurulmalıdır. Araziden yararlanma açısından planlamalar yapılmalı ve gelecekteki su ihtiyacı saptanmalıdır. Ülkemizin bazı bölgeleri büyük ölçüde susuzluk çekerken, başka sahalarda su kaynaklarının ziyan olmasına engel olunmalıdır.


    Almira beğendi.

  2. #2
    Admin Almira - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    13.955
    Tecrübe Puanı
    17


    Tanımlı Ce: YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU / YER YUVARLAĞININ YAPISI ve





    Teşekkürler duru

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0