+ Konu Cevapla
1 den 4´e kadar. Toplam 4 Sayfa bulundu

Enerji - Erke Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türleri

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  Çevre Bilimleri Forumunda Bulunan  Enerji - Erke Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türleri Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Şimşek , enerji aktarımının oldukça görülebilir bir biçimidir. Enerji veya erke , fiziğin temel birimlerdendir. E sembolü ile temsil edilir. ...

  1. #1


    Tanımlı Enerji - Erke Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türleri







    Şimşek , enerji aktarımının oldukça görülebilir bir biçimidir.

    Enerji veya erke, fiziğin temel birimlerdendir. E sembolü ile temsil edilir. Doğrudan ölçülemeyen bir değer olup fiziksel bir sistemin durumunu değiştirmek için yapılması gereken iş yoluyla veya enerji türüne göre değişik hesaplamalar yoluyla bulunabilir. Sözcük, Eski Yunan dilindeki εν = içinde ve εργον = iş kelimelerinden türemiştir, bu açıdan anlam olarak 'işe dönüştürülebilen' bir şey olduğu söylenebilir. Fizikte kullanılmaya başlamadan önce genel anlamda güç kelimesi yerine kullanılmaktaydı. Enerjinin başka bir tanımı ise, iş ailesinden olup bir fiziksel sistemin ne kadar iş yapabileceğini ya da ne kadar ısı değiş tokuşu yapabileceğini belirleyen bir durum fonksiyonudur. Birimi, iş birimi ile aynıdır. (kg m²/sn² =N-m= j)
    Albert Einstein kütle ile enerjinin eşdeğer olduğunu çok bilinen E = m c2 dönüştürülen, suyun formülü ile göstermiştir. Enerji korunumlu bir büyüklüktür aynı zamanda biçim değiştirebilir. Bunun en sıradan örneği Hidroelektrik Santrallarında elektrik enerjisinepotansiyel enerjisidir. Bu dönüşüm işlemi pratikte birebir olamaz, kayıplar oluşur. Enerji korunumlu bir büyüklük olmasına rağmen diğer biçime dönüştürülemeyen ve dolayısıyla ısı olarak etrafa yayılan enerji, teknik terimle kayıp olarak nitelendirilir. Enerjinin korunduğunu ilk gösteren James Prescott Joule' dur. Joule, deneyinde m kütleli bir cismi, bir makaraya bağlayarak belirli bir yükseklikten aşağıya bırakmıştır. Makara aynı zamanda termal olarak yalıtılmış bir ısı kutusunun içindeki çarklara bağlıdır. Cisim aşağıya indikçe kutunun içindeki çarklar döner ve içerdeki sıvının sıcaklığını ölçen termometrede ΔT kadar bir artış gözlemlenir. Isı kutusunun özısısına ve makaranın sürtünmesine harcanan enerji bu dönüşümdeki kayıplar olarak varsayılırsa, enerjinin biçim değiştirebildiği ve korunumlu olduğu bu sayede gösterilmiş olur.

    Enerji Birimleri
    Enerji kullanıldığı yerlere göre farklı birimlerde ele alınır.
    • Newton meter (Nm) , 1 N-m =kg m2/sn2
    • Joule (J) 1 N-m = 1 J
    • Kalori (cal) 1 J = 0.239 Calorie (cal) 1 cal = 4.18 J 1 Kcal=4184 J
    • Elektronvolt (eV)
    • British Thermal Unit (BTU) 1 BTU = 1,055 J , 1 kWh = 3412 BTU , 1 BTU = 0.0002931 kWh
    • Watt-saat (W.h) 1Watt hours (Wh) = 3,600 J ,
    • Kilo Watt-saat (kWh)1 kWh = 1,000 Wh , 1 kWh = 3,600,000 J
    • erg (Yunanca ergon: iş) 1 erg= 1 g cm2 s−2, 1 erg = 1.0×10−7 J.
    • Foot - pound (ft lb), 1 ft lb = 1.356 Nm
    • litre-atmosfer (l.atm)
    Enerji Türleri
    Enerji çeşitli şekillerde bulunabilir. Fakat bu şekillerin tamamı iki ana başlığa indirgenebilir. Bunlar kinetik enerji ve potansiyel enerjidir.
    1. Potansiyel enerji: Bir nesnenin konumundan dolayı, diğer nesnelere bağlı olan enerjisidir. Depolanmış enerji olarak da adlandırılır.
      1. Yer çekimi Potansiyel Enerjisi: Bir kütle, bulunduğu yerden düşey konumdaki alt bir noktaya göre yüksekte ise, sahip olduğu enerjiye Yer çekimi Potansiyel Enerjisi denir
      2. Isı(Termal) Potansiyel Enerjisi: Isı sebebi ile oluşan enerji olup, aslında molekül ve atomların kinetik enerjisidir.
      3. Elektrik Potansiyel Enerjisi: Elektrik yüklemesi sebebi ile ortaya çıkan enerjidir.Yüklenmiş partiküllerin hareket enerjisidir.
      4. Kimyasal Potansiyel Enerji: Atomlar arasındaki kimyasal bağlar sebebi ile oluşan enerji olup, kimyasal bağlar tarafından depolanmış olan enerjidir.
      5. Nükleer Potansiyel Enerji: Atom çekirdeklerinin kararsızlığı nedeni ile oluşan enerjidir. Bu durumdaki nesne, elektromanyetik dalga veya ışık yaydığı için yayınım enerjisi olarak da adlandırılır. Atom çekirdekleri tarafından depolanmış enerjidir.
      6. Manyetik Potansiyel Enerji
      7. Elastik Potansiyel Enerji
    2. Kinetik enerji: Hareketin sebep olduğu enerjidir.
    Enerjinin Korunumu
    Kapalı bir sistemde, potansiyel enerjinin, kinetik enerjiye veya kinetik enerjinin, potansiyel enerjiye dönüşümünde, her birindeki artma, diğerindeki azalmaya eşittir. Kapalı bir sistemde enerji korunacağından sabit bir değeri vardır. Dolayısıyla enerjideki değişim sıfırdır. T kinetik enerji, U da potansiyel enerji olmak üzere formüle edilirse:


    veya diğer bir şekilde ifade edilirse
    enerji korunum yasası olur.


    ENERJİ

    Enerji Nedir?

    Enerji çevremizdeki birçok olayın gerçekleşmesine neden olmaktadır. Gündüz vakitlerinde pencereden dışarıya baktığımızda, güneşten gelen enerjinin dünyamıza aydınlattığını ve ısıttığını izleyebiliriz. Akşamları cadde lambalarının elektrik enerjisini kullanarak yolları aydınlattığını görebiliriz. Arabalar hareket ettiğinde benzindeki enerjinin hareket enerjisine dönüştürdüğünü görebiliriz. Yediğimiz yiyeceklerde depolanmış enerjiyi çalışmak ve oynamak için harcadığımızı anlayabiliriz.

    Bu kadar iç içe olduğumuz enerjinin tanımını nasıl yapabiliriz? En basit anlamda enerjinin tanımı şöyledir:
    Enerji iş yapma yeteneğidir.

    Enerji Kaynakları

    Enerji kaynağı, yakıt olarak tanımlanır. Yakıt; kömür, odun, petrol, gaz gibi yanabilen maddelerdir. Bu tanım, uranyum ve diğer nükleer enerji üreten maddeleri de içine alacak şekilde genişletilebilir.

    Dünya toplam eneri gereksinimi 15 trilyon KWs dır. Bu enerji ihtiyacının %80 lik bölümü kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardan, geri kalan %20 lik kısmı ise hidrolik, nükleer enerji, rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji, bitki ve hayvan atıkları (biyokütle) tarafından karşılanmaktadır. Türkiye de ise elektrik enerjisi üretiminde kaynakların payları;
    Doğalgaz è %38
    Hidrolik è %31
    Kömür è %25
    Petrol è %6,5
    Diğer è %0,5 (rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle)
    olmuştur.

    Bir ülkenin elektrik enerjisi tüketimi o ülkenin kalkınmışlığının bir göstergesidir. 2004 yılında Türkiye de kişi başına yıllık elektrik tüketimi 2 100 kWh (kilovatsaat) iken, dünya ortalaması 2 500 kWh, gelişmiş ülkelerde 8 900 kWh, Çin'de 827 kWh, ABD'de ise 12 322 kWh civarındadır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal bakımdan kalkınmasının sağlanması için endüstrileşme bir hedef olduğuna göre bu endüstrinin ve diğer kullanıcı kesimlerin ihtiyacı olan enerjinin, yerinde, zamanında ve güvenilir bir şekilde karşılanması gerekmektedir.
    Türkiye de 1950 lerde yılda sadece 800 GWh (gigavatsaat) enerji üretimi yapılırken, bugün bu oran yaklaşık 190 misli artarak yılda 151 000 GWh e ulaşmıştır. 37 500 MW (megavat) a ulaşan kurulu güç ile yılda ortalama olarak 220 000 GWh enerji üretimi mümkün iken; arızalar, bakım-onarım, işletme programı politikası, ekonomik durgunluk, tüketimde talebin azlığı, kuraklık, randıman vBulletin. sebeplerle ancak 151 000 GWh enerji üretilebilmiştir. Yani kapasite kullanımı % 69 olmuştur. Termik santrallerde kapasite kullanım oranı % 59 iken hidroelektrik santralarda % 105 olmuştur. Enerji üretimimizin %31 ı yenilenebilir kaynak olarak nitelendirilen hidrolik kaynaklardan, %69 u ise fosil yakıtları olarak adlandırılan termik (doğal gaz, linyit, kömür, fuel oil gibi) kaynaklardan üretilmektedir.
    Son zamanlarda rüzgar ve jeotermal şeklinde alternatif kaynaklara önem verilmekte, nükleer enerji kullanımı için de çalışmalar yapılmaktadır. Gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarına verilecek önemle temiz enerjinin enerji üretimine katkısı arttırılmalıdır.

    TÜRKİYE DE ENERJİ KURULU KAPASİTESİ VE ÜRETİMİ
    KURULU KAPASİTE VE YILLIK ÜRETİM
    2003
    2004 (GEÇİCİ)
    KAPASİTE
    FİİLİ
    KAPASİTE KULLANIM
    KAPASİTE
    FİİLİ
    KAPASİTE KULLANIM
    KURULU (MW)
    ÜRETİM (GWh)
    ÜRETİM (GWh)
    ORANI (%)
    KURULU (MW)
    ÜRETİM (GWh)
    ÜRETİM (GWh)
    ORANI (%)
    TERMİK ENERJİ
    KÖMÜR
    8 239
    53 940
    32 253
    60
    8 923
    58 391
    34 558
    59
    AKARYAKIT
    3 198
    21 085
    9 196
    44
    3 202
    21 167
    9 800
    46
    DOĞALGAZ
    11 510
    86 154
    63 536
    74
    12 640
    94 867
    59 098
    62
    DİĞER
    28
    207
    116
    56
    27
    207
    76
    37
    TOPLAM
    22 974
    161 387
    105 101
    65
    24 792
    174 632
    103 532
    59
    JEOTERMAL VE RÜZGAR ENERJİ
    34
    156
    150
    96
    34
    156
    160
    103
    HİDROELEKTRİK ENERJİ
    12 579
    45 152
    35 329
    78
    12 654
    45 435
    47 614
    105
    GENEL TOPLAM
    35 587
    206 695
    140 580
    68
    37 480
    220 223
    151 306
    69


    Özellikle son yıllarda Türkiye de doğal gaz kullanımının yaygınlaşması ile, gerek evlerde kullanımı artmış gerekse sanayinin artan enerji ihtiyacını karşılamak üzere Doğal Gaz Çevrim Santraları kurulmuştur. Bu itibarla son yıllarda hidroelektrikten üretilen enerjinin payı azalmış termik enerji üretiminin payı artmıştır. Ancak Avrupa Birliği Topluluğu enerji politikalarında temiz enerjiyi (hidroelektrik, rüzgar, güneş ve biyokütle) destekleme tezini benimsemiştir. Bu durumda Türkiye de yürürlükte bulunan enerji politikaları ve ilgili hukuki mevzuat ile Avrupa Birliği mevzuatı arasındaki farklılıkların giderilmesi zorunlu hale gelmiştir. Netice olarak Türkiye deki toplam enerji üretiminde hidroelektrik enerjinin payı artırılmalıdır.

    Ekonomik durgunluklar dikkate alınmazsa, Türkiye de elektrik tüketimi her yıl % 8-10 oranında artmaktadır. Bu talebi karşılamak için ülkemiz yeni enerji projeleri için her yıl 3-4 milyar ABD Doları ayırmak zorundadır. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de enerji yaşamsal bir konu olduğundan, kendine yeterli, sürekli, güvenilir ve ekonomik bir elektrik enerjisine sahip olunması yönünde başta dışa bağımlı olmayan ve yerli bir enerji kaynağı olan hidroelektrik enerjisi olmak üzere bütün alternatifler göz önüne alınmalıdır.

    TÜRKİYE NİN UZUN DÖNEM ELEKTRİK ARZ PROJEKSİYONU
    Yıl
    2010
    2015
    2020


    Yağışlı
    Kurak

    Yağışlı
    Kurak

    Yağışlı
    Kurak
    Santralın Tipi
    MW
    Milyar kWh
    MW
    Milyar kWh
    MW
    Milyar kWh
    Termik
    30 583
    211
    211
    45 603
    314
    314
    62 273
    425
    426
    Yenilenebilir
    18 234
    62
    46
    25 670
    89
    60
    34 076
    118
    77
    Toplam Arz
    48 817
    273
    257
    71 273
    403
    374
    96 349
    544
    503


    ·Termik Santraller

    Elektrik enerjisini, yakıt yakıp suyu ısıtarak, oluşan sı buharının türbinleri döndürmesiyle elde eden santral türüdür. Yakıt olarak linyit, taşkömürü, fuel-oil, motorin, doğalgaz ve jeotermal ısıyı kullanırlar.



    ·Hidroelektrik Santraller

    Hidrolik enerji, suyun potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye dönüştürülmesiyle sağlanan bir enerji türüdür. Suyun üst seviyelerden alt seviyelere düşmesi sonucu açığa çıkan enerji, türbinlerin dönmesini sağlamakta ve elektrik enerjisi elde edilmektedir. Hidrolik potansiyel , yağış rejimine bağlıdır.

    Elektrik üretiminin yanında birçok amaca hizmet ederler:
    oTaşkın ve baskınları önleme
    oSulama işlerini düzenleme
    oBalıkçılığı geliştirme
    oAğaçlandırmayı sağlama
    oTurizmi geliştirme
    oUlaşımı kolaylaştırma

    Hidroelektrik santraller diğer üretim tipleri ile kıyaslandığında en düşük işletme maliyetine, en uzun işletme ömrüne ve en yüksek verime haizdirler. Türkiye nin diğer enerji alternatifleri karşısında milli kaynak olan suyu kullanan hidroelektrik santrallere öncelik vermesi ve teşvik etmesi için ekonomik, çevresel ve stratejik birçok sebep vardır.

    Türkiye nin Hidroelektrik Potansiyeli

    Bir ülkede, ülke sınırlarına veya denizlere kadar bütün doğal akışların % 100 verimle değerlendirilebilmesi varsayımına dayanılarak hesaplanan hidroelektrik potansiyel, o ülkenin brüt teorik hidroelektrik potansiyelidir. Ancak mevcut teknolojilerle bu potansiyelin tümünün kullanılması mümkün olmadığından mevcut teknoloji ile değerlendirilebilecek maksimum potansiyele teknik yapılabilir hidroelektrik potansiyel denir. Öte yandan teknik yapılabilirliği olan her tesis ekonomik yapılabilirliği olan tesis demek değildir. Teknik potansiyelin, mevcut ve beklenen yerel ekonomik şartlar içinde geliştirilebilecek bölümü ekonomik yapılabilir hidroelektrik potansiyel olarak adlandırılır. Türkiye nin teorik hidroelektrik potansiyeli dünya teorik potansiyelinin % 1 i, ekonomik potansiyeli ise Avrupa ekonomik potansiyelinin % 16 sıdır.

    DÜNYA VE TÜRKİYE HİDROELEKTRİK (HES) POTANSİYELİ

    Brüt HES Potansiyeli (GWh/yıl)
    Teknik HES Potansiyeli (GWh/yıl)
    Ekonomik HES Potansiyeli (GWh/yıl)
    DÜNYA
    40 150 000
    14 060 000
    8 905 000
    AVRUPA
    3 150 000
    1 225 000
    800 000
    TÜRKİYE
    433 000
    216 000
    127 381




    ·Güneş Enerjisi

    Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünde (DMİ) mevcut bulunan 1966-1982 yıllarında ölçülen güneşlenme süresi ve ışınım şiddeti verilerinden yararlanarak EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye'nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Aylara göre Türkiye güneş enerji potansiyeli ve güneşlenme süresi değerleri ise:

    AYLAR
    AYLIK TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ
    GÜNEŞLENME SÜRESİ
    (Kcal/cm2-ay)
    (kWh/m2-ay)
    (Saat/ay)
    OCAK
    4,45
    51,75
    103
    ŞUBAT
    5,44
    63,27
    115
    MART
    8,31
    96,65
    165
    NİSAN
    10,51
    122,23
    197
    MAYIS
    13,23
    153,86
    273
    HAZİRAN
    14,51
    168,75
    325
    TEMMUZ
    15,08
    175,38
    365
    AĞUSTOS
    13,62
    158,4
    343
    EYLÜL
    10,6
    123,28
    280
    EKİM
    7,73
    89,9
    214
    KASIM
    5,23
    60,82
    157
    ARALIK
    4,03
    46,87
    103
    TOPLAM
    112,74
    1311
    2640
    ORTALAMA
    308,0 cal/cm2-gün
    3,6 kWh/m2-gün
    7,2 saat/gün


    Güneş enerjisinden; su ısıtmada, konut ısıtmada, pişirmede, kurutmada, soğutmada ve elektrik enerji eldesinde faydalanılır.

    Güneş enerjisinin kullanılabilmesi için toplanması gereklidir. Bu toplama işlemi ısıl (güneş kolektörleri) ve elektriksel (fotovoltaikler) olmak üzere iki değişik yol ile yapılır.
    Güneş panelleri, güneş ışığını direkt olarak elektriğe çevirirler. PV (photovoltaic) hücreler, güneş ışığını emdiği zaman, elektronlar bulundukları atomlardan ayrılarak madde içinde serbest kalırlar ve böylece bir elektrik akımı oluşur. Gelen enerjinin ancak 1/6 oranında bir kısmı elektrik enerjisine dönüşebilir.



    BÖLGE
    TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ
    (kWh/m2-yıl)
    GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/yıl)
    G.DOĞU ANADOLU
    1460
    2993
    AKDENİZ
    1390
    2956
    DOĞU ANADOLU
    1365
    2664
    İÇ ANADOLU
    1314
    2628
    EGE
    1304
    2738
    MARMARA
    1168
    2409
    KARADENİZ
    1120
    1971

    (Ek 3)
    ·Rüzgar Enerjisi

    Rüzgarın şiddetinden yararlanılarak elde edilen bir enerji türüdür. Rüzgar türbinleri aracılığıyla enerji üretilir. Son 20 yıl içinde dünyada çok önemli bir enerji üretim aracı olarak kabul edilmiş ve çalışmalar hızlandırılmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri, 2010 yılına kadar enerji tüketimlerinin %12 sini rüzgardan sağlamayı hedeflemişlerdir.

    Türkiye, özellikle kıyı bölgeleri ile rüzgar enerjisinden faydalanabilecek konumdadır. 10m yükseklikteki ortalama rüzgar şiddeti 4-5 m/s olan bölgelerimizde 50-60m yükseklikteki güç yoğunluğu 500W/m2 yi aşmaktadır.

    Rüzgar jeneratörleri,
    oÇiftlikler, villalar, dağ evleri
    oSanayi tesisleri
    oTarım, sulama-pompalama tesisleri
    oGSM santralleri
    oTelekomünikasyon, radyo ve tv istasyonları
    oYatlar ve deniz fenerleri
    oTuristik işletmeler

    gibi birçok alanda kullanılmaktadırlar.

    Ülkemizde rüzgar enerjisi potansiyeli yüksek olan bölgeler;
    Marmara
    Ege
    Akdeniz
    Karadeniz
    bölgeleridir.

    Özellikle Çeşme ve Bozcaada, rüzgar enerjisi potansiyeli bakımından çok verimlidirler.

    Türkiye nin kurulu rüzgar gücü 200MW tır. Yeni kurulacak santrallerle 475 MW lık rüzgar gücü planlanmaktadır.



    ·Jeotermal Enerji

    Suyu ısıtmak ve buharlaştırmak için fosil yakıt yerine kullanılır. Bu nedenle jeotermal enerji, çevre dostu olarak bilinir. Türkiye, jeotermal zenginlik bakımından dünyanın 7. ülkesidir. Yüzey sıcaklığı 40oC ın üzerinde olan alanlar, merkezi ısıtma, sera ısıtması, endüstri ve kaplıcalarda ve elektrik üretiminde kullanılmaktadır.

    Türkiye de 140 jeotermal sahadan sadece 4 tanesi elektrik üretimine uygundur:
    oDenizli Sarayköy (240 derece)
    oAydın Germencik (230 derece)
    oAydın Salavatlı (170 derece)
    oÇanakkale Tuzla (170 derece)


    ·Biyokütle Enerjisi

    Hayvansal ve bitkisel organik atık/artık maddeler, çoğunluklaya doğrudan doğruya yakılmakta veya tarım topraklarına gübre olarak verilmektedir. Bu tür atıkların özellikle yakılarak ısı üretiminde kullanılması daha yaygın olarak görülmektedir.

    Bu şekilde istenilen özellikte ısı üretilemediği gibi, ısı üretiminden sonra atıkların gübre olarak kullanılması da mümkün olmamaktadır. Biyokütle teknolojisi ise organik kökenli atık/artık maddelerden hem enerji eldesine hem de atıkların toprağa kazandırılmasına imkan vermektedir.

    Biyokütle enerjisi, klasik ve modern biyokütle enerjisi olmak üzere ikiye ayrılır.
    Klasik biyokütle enerjisi, ormanlardan elde edilen yakacak odun, bitki ve hayvan artıklarıdır. Bunlar doğrudan yakılarak enerji elde edilebilir. Fosil yakıtlara göre daha az zararlıdır.
    Modern biyokütle kaynakları ise orman ve ağaç endüstrisi atıkları, tarımsal endüstri atıklarıdır. Bazı bitkilerden dizel yakıtı yerine kullanılabilen yağlar elde edilebilmektedir.





  2. #2


    Tanımlı Ce: Enerji - Erke Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türleri





    DİKKAT BU YAZDIĞIM TAMAMEN BENİM YAŞADIĞIM OLAYDIR LÜTFEN İLGİLENENLER OKUSUN

    bu konuyu yakın zaman önce araştırıyoduk arkadaşla.. hem de adını, hakkında çıkan haberleri vs bilmeden DÖNEM ÖDEVİ İÇİN (!) evet komik gibi duruyor ama eğitim sistemindeki "kafanı kitaptan kaldırma" anlayışı yüzünden midir ne olan olaylardan haberimiz dahi yoktu... belki gerçekleştirir ve TÜRKMUCİT yarışmasına bile gideriz diyorduk arkadaşla gülüşerek...

    tabii aslında kimya hocamız olan ancak bilimle yakından ilgilenen birol hocadan olayın iç yüzünü öğrenene kadar..

    çizdiğimiz taslaklara bizi kırmamak için bakan ancak böyle bir şeyin asla olamayacağını söyleyen birol hoca bunun nedeninin doğadaki 'ENERJİNİN KORUNUMU YASASI' olduğunu söylemişti.. biz biraz üzüldük arkadaşla ama taslakta her şey hazırdı olmaması imkansız gibi gelmişti gözümüze (!) biz de pratik etmek istedik ve bi arkadaşımızdan adresini aldığımız PERPA İŞ HANI' ndaki (İSTANBULDA) rizeli muknatıscıyla görüştük. o da bize baktı çizimlerimize falan ve bi dosya getirdi önümüze serdi.. içinde bizim çizimlerimiz benzeri çizimler vardı ve çoğunun gerçekleşme olasılığı daha fazla gibiydi bizimkilerden.. fakat onlarınki de başarısızdı..

    daha sonra 2 kişiye telefon etti mıknatıscı.. gelin bakın sizin projeleri çalıyolar dedi karşıdakilere tabi mıknatıscının da erke projesinden haberi vardı sadece arkadaşlarının projesi olmadığının farkındaydı.. dünyada birçok kişinin bu konu üzerinde hayatlarını harcadıklarını ve birkaçının söylentilere göre gerçekleştirebildiği ancak onların da gizli tutulduğundan bahsetti..

    aranan 2 adam geldi.. onlarla da sohbet ettik.. bize olamamasının nedenini açıkladılar merak ediyorsanız size de söyleyeyim: "mıknatıslar sürekli birbirlerine yapışmak isterler siz ne kadar aynı kutupları birbirlerine tutup itiş gücü sağlamak isteseniz de onlar otomatikman birbirlerini çekecekler -mıknatıslar sabit değil ise biri ters dönecek, sabitse de itme işlevi olmayacak- ancak bu mümkün değil mi? evet mümkün elektron mıknatısıyla. yani tek kutuplu (yapay) mıknatıslarla. fakat onlara da enerji (pil) vermeniz gerekiyor ve basit bi çıkarma işlemiyle sizin ürettiğiniz enerji - harcanan enerji = 8/10bin kar yani onbinde sekiz enerji karınız oluyur tabi bu bişeyi karşılamaz... adamların evinde elektron mıknatısıyla çalışan devri daim makinaları varmış ve enerji üretiyormuş ancak led lambayı yakacak kadar. istersek görebilirdik ancak çok geç olmuştu ve ertesi gün sınav vardı 4 vasıtayla eve gidebiliyorduk. bu nedenle ayrıldık. zor bi yolculuk olnuştu ama değmişti...

    ama her türlü karşı yasaya karşın (einstein yasası dahi olsa) bu proje araştrılmalı ve gerçekleştirilmeli.. ancak öyle savaşların, ölümlerin ve dünyanın en büyük sorunu olan enerji üretimi sorununun önüne geçilebilir. ne kadar delice ve saçma bir fikir dahi olsa

  3. #3


    Tanımlı Ce: Enerji - Erke Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türleri





    Bir sistemin iş yapabilme yeteneği. Başka bir deyimle, bir insan, bir hayvan, bir taş parçası, herhangi bir şey, hareket edebiliyor ya da başka bir cismi hareket ettirebiliyorsa onda enerji var demektir.
    Enerji, hareket enerjisi (kinetik enerji) ve durum enerjisi (potansiyel enerji): olmak üzere başlıca iki bölüme ayrılır.
    Hareket enerjisi hareket eden bir cismin verdiği enerjidir. Hareket halin de olan bir cisim, iş görebilme yetkin ligini kazanmıştır. Hareket enerjisi, cismin hızına ve kütlesine bağlıdır.Hızı (V) ağırlığı (P) olan bir cismin hareket enerjisi,
    1/2. P/9,8. V2 formülü ile hesaplanır. Burada P kilogram V’misn olarak ele alındığında, enerji, kilogrammetre cinsinden çıkar.
    Durum enerjisi, bir cismin içinde bulunduğu durum ya da uğradığı şekil değişikliği dolayısıyla kazandığı enerjidir. Potansiyel enerji, iş cinsinden bir büyüklüktür, aynı iş birimleriyle ifade edilir. Cismin ağırlığı (PP) düştüğü ya da çıkardığı yükseklik (h) olduğuna göre,
    Potansiyel enerji = p.h dır. Çoğu hallerde, bu iki enerji, aynı zamanda, aynı cisimlerde bulunabilir. Durum enerjisi ve hareket enerjisine bir olarak mekanik enerji adı verilir.
    Enerjinin sakımı prensibine göre, evrendeki enerji miktarı daima sabittir, sadece enerjinin şekli değişir. Elektrik enerjisi, ampullerde ışık, elektrik fırınlarında ısı enerjisi haline çevrilir. Fakat bu çevrilmelerde, enerji miktarı daima sabit kalır. Yani, (bir şekildeki enerjinin değeri, diğer şekildeki enerjinin değerinin aynıdır.
    Ancak, Einstein’e göre madde, yoğunlaşmış bir enerjidir. Enerji maddeye, madde de enerjiye dönebilir. (M), Kütle, (E) Enerji, Işık hızı olduğuna göre,
    M = M/C2
    E = M/C2
    dir. Bu hipoteze göre, tek başına maddenin sakımı kanunundan bahsetmek doğru değildir. Evrende, maddenin ve enerjinin birlikte sakımından bahsedilebilir. Yani, evrendeki enerji ve madde miktarı toplamı sabittir. Fakat, gerektiğinde madde enerjiye, enerji maddeye dönüşebilir.

  4. #4


    Tanımlı Ce: Enerji - Erke Nedir? Enerji Birimleri ve Enerji Türleri





    Günlük konuşma dilinde, çok iş yapan ve her an iş yapmaya hazır olan kişilere "enerjik" deriz. Fizik ve mühendislik bilimle­rinde de "enerji" ile "iş" arasında benzer bir ilişki vardır. Çünkü bir işin yapılabilmesi için mutlaka enerji gereklidir.
    Enerji, bir yakıtın kimyasal enerjisinden bir pilin ya da başka bir elektrik kaynağının sağladığı elektrik enerjisine kadar çok değişik biçimlerde bulunabilir ve hangi biçimde bulu­nursa bulunsun belirli bir işin yapılmasını sağlayabilir. Örneğin bir lokomotif bir treni çekerek yaptığı işi motorunda yanan dizel yakıtının kimyasal enerjisine, ağır yükleri kaldıran bir vinç ise motorunu çalıştıran elektrik enerjisine borçludur.
    Bir cismi iten ya da çeken bir kuvvet de o cismi hareket ettirebiliyorsa mekanik bir iş yapıyor demektir. Ama uygulanan kuvvet cismi yerinden oyna-tamadığı sürece iş yapmış sayılmaz. Sözgelimi ağır bir cismi kaldırıp rafa koyması istenen kişi bunu başarırsa bir iş yapmıştır. Ama yük kaldıramayacağı kadar ağırsa, ne kadar çaba harcamış olursa olsun, yararlı bir iş yaptığı söylenemez.
    Cismin kaldırılıp rafa konulması örneğinde, bu işin yapılmasını sağlayan enerji, o kişinin kaslarını çalıştıran kimyasal enerjidir. Üstelik rafa kaldırılmış olan cismin de artık bir potansiyel enerjisi vardır. Çünkü o yükseklik­ten yere düşerek bir iş yapma "gücüne" kavuşmuştur ve yere düştüğü zaman yaptığı iş rafa kaldırılması için yapılmış olan işe denk­tir. Kısacası, o cismi rafa koyan kişi bu işi yaparak kaslarındaki kimyasal enerjiyi cismin potansiyel enerjisine dönüştürmüştür.
    Cismin raftan aşağı düştüğünü varsayalım. Bu durumda, cismin kütlesi üzerine etki eden yerçekimi kuvveti cismin giderek daha hızlı düşmesine yol açar . Böylece raftaki cismin potansiyel enerjisi, yerçekimi kuvvetinin etkisiyle harekete geçen kütlenin kinetik enerjisine dönüşmüş olur. (Kinetik sözcüğü hareketle ilgili anlamındaki Yunanca kinesis sözcüğünden türemiştir.)
    Görüldüğü gibi enerji bir biçimden başka bir biçime dönüşebilir; bu dönüşümü gerçek­leştiren de yapılan iştir. Enerjinin bir biçim­den başka bir biçime dönüşmesinde, dönüşü­mün sonundaki toplam enerji, dönüşüm ön­cesindeki toplam enerjiye eşittir. Bu, enerji­nin korunumu diye bilinen önemli bir ilkedir. Enerji dönüşümünü gerçekleştirmek için yapılan işin miktarı, yeni bir biçime dönüş­türülen enerjinin miktarına eşittir. İş biri­mi joule'dür (jul); enerji yapılan işle ölçüldü­ğü için enerji de joule'le ölçülür
    Potansiyel enerji ile kinetik enerji mekanik enerjinin değişik biçimleridir. Bir cismin yük­selmesinden kaynaklanan potansiyel enerji, cismin kütlesine ve çıkarıldığı yüksekliğe bağ­lıdır. Gerilen bir yayın da potansiyel enerjisi vardır: Eğer gergin bir yaya ağırlık bağlar ve sonra serbest bırakırsanız, yay bu ağırlığı kaldırarak iş yapmış olur.
    Hareket eden bir cismin kinetik enerjisi ise kütlesine ve hızına bağlıdır. Cismin kütlesi iki katına çıkarsa kinetik enerjisi de iki katına çıkar; bu nedenle bir beyzbol topunu durdur­mak, bir tenis topunu durdurmak için gerekli olandan daha çok güç harcamayı gerektirir. Ama, hareket eden cismin hızı iki katına çıkarsa kinetik enerjisi dört katına çıkar. Bunu bilimsel bir anlatımla söylersek, kinetik enerji hızın karesiyle doğru orantılıdır. Saatte 100 km hızla yol alan bir otomobilin fren yapınca durma uzaklığı, saatte 50 km hızla giden otomobilin fren yapınca durabileceği uzaklığın dört katıdır.
    Bir ırmağın suyu yüksek bir barajın ardında toplanırsa potansiyel enerji kazanır; önünde­ki set yıkılırsa büyük bir hızla vadiye akar ve önüne çıkan her şeyi sürükleyip götürür. Baraj gölünde toplanan su borularla aşağıya akıtılırsa, potansiyel enerji bu hareketle kine­tik enerjiye dönüşür. Bir türbini döndürerek mekanik bir iş yapan bu suyun kinetik enerji­si, türbine bağlı bir dinamo yardımıyla elek­trik enerjisine dönüştürülebilir. Böylece me­kanik iş, barajdaki suyun potansiyel enerjisini önce kinetik enerjiye dönüştürmüş, sonra bu kinetik enerji gene mekanik iş yardımıyla elektrik enerjisine dönüştürülmüş olur.
    Yakın zamanlara kadar ısı da bir enerji biçimi sayılıyordu. Ama bugün bilim adamları bu konuda farklı düşünüyorlar ve ısıyı moleküler enerjinin bir cisimden başka bir cisme aktarıldığı bir süreç olarak kabul ediyorlar. Bir gazocağının üstündeki tencere, moleküllerinin mekanik enerjisi arttığı için ısınır. Yanan gazın kimyasal enerjisi açığa çıkar ve bu enerji gaz moleküllerinin daha yüksek hızla hareket etmesine, böylece daha çok mekanik enerji kazanmasına yol açar. Bu mekanik enerji ısı yoluyla tencerenin ve içindeki suyun moleküllerine aktarılır. Hem iş, hem ısı enerjiyi aktardığı ya da başka bir enerji biçimine dönüştürdüğü için iş ve ısı eşdeğer süreçler olarak kabul edilebilir.

    Suyu yüksek bir depoya çıkarmak için, elektrik motoruyla çalışan bir pompa kullan­dığımızı ve böylece elektrik enerjisini potansi­yel enerjiye dönüştürdüğümüzü varsayalım. Kullanılan elektrik enerjisinin tümü suyun potansiyel enerjisine dönüşmez. Bir bölümü sese dönüşür; oldukça büyük bir bölümü de ısı yoluyla motorun tellerindeki, makine par­çalarındaki ve sudaki moleküler enerji kaza-nımına dönüşerek onları ısıtır. Bu olayda kullanılmış olan enerjide hiçbir kayıp olma­mış, yalnızca enerjinin bir bölümü "istenme­yen" biçimlere dönüşmüştür. Buna "enerji kaybı" denebilir. Enerji kaybının en önemli nedeni ısıdır. Bir elektrik ampulü kullanılan elektrik enerjisinin ancak beşte birini ışığa dönüştürür; geri kalanı ısı yoluyla yok olur. En verimli içten yanmalı motorlarda bile kullanılan yakıtın enerjisinin beşte üçü boşa gider.
    Motorların çoğunda görülen bu enerji sa­vurganlığı çevre kirliliğine ve zaten kısıtlı olan doğal enerji kaynaklarının hızla tükenmesine yol açtığı için kaygı vericidir . Su, rüzgâr ve güneş enerjisi her zaman boldur; ama kömür, ham petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynakları kısıtlıdır. Bilim adamları dünyadaki enerjiden yararla­nabilmenin yeni yollarını arıyorlar. Maddeyi oluşturan atomların içindeki çok büyük ener­jiyi açığa çıkarmak bu konuda atılmış önemli bir adımdır . Ama gü­nümüzde nükleer enerji üretiminde kullanı­lan uranyum kaynakları da bir gün tükene­cektir.
    İnsan vücudu da sindirdiği besinlerdeki kimyasal enerjiyi yanmaya benzer bir süreçle kullanır

+ Konu Cevapla

Geldik

mıknatıscılar

bir cismin kaldırılıp rafa konması sırasındaki enerji dönüşümü

hidrolik enerji nedir

potansiyel enerji birimi

800 joule kaç kalori eder

800 jul 10 kg cideğiş tokuş enerjisi nedirkwhm2 nedemekjoule ve kalori nedirgmh.enerjibiriminedirotomobil fren yapınca neden öne doğru giderizjoule ve kalori cinsinden enerji çeşitleriperpa mıknatıscılarBir cismin kinetik enerjisi durgunluk enerjisine hangi hızda eşit olurkimyasal birimlergüneş ışıgının dönüştürdügü enerji cehidroelektrik enerji nedirkwh nedirkwh m2 neyin birimi perpada mıknatıscılaren yelektrik tüketim birimi watt saatkm ne anlama geliyor 1 btu kaç kalori
Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0