GeldiK

Geldik

"ÇEVREBİLİM" E TOSLAYAN EKOLOJİ!!!!Tarih: 30 Nis 2007 00:35

 Bilim Forumları Katagorisinde ve  Çevre Bilimleri Forumunda Bulunan  "ÇEVREBİLİM" E TOSLAYAN EKOLOJİ!!!!Tarih: 30 Nis 2007 00:35 Konusunu Görüntülemektesiniz.=>TAHİR ÇALGÜNER Tüm dünyada, ekolojist bakış açısının egemen olmaya başladığı, mekân planlama kuramının ve pratiğinin temelden sorgulandığı bir dönemde "çevre" ...

Geri Dön   GeldiK > GENEL KÜLTÜR > Bilim Forumları > Çevre Bilimleri

Çevre Bilimleri Çevre Bilimleri

Cevapla

 

LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 04-03-2009, 09:17 PM   #1
Admin
 
Duru - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 16.053
Tecrübe Puanı: 18
Duru is on a distinguished road
Tanımlı "ÇEVREBİLİM" E TOSLAYAN EKOLOJİ!!!!Tarih: 30 Nis 2007 00:35


TAHİR ÇALGÜNER

Tüm dünyada, ekolojist bakış açısının egemen olmaya başladığı, mekân planlama kuramının ve pratiğinin temelden sorgulandığı bir dönemde "çevre" kavramı, iki boyutlu ve edilgen yapısından uzaklaşmaktadır. Ekoloji biliminde ve yönetiminde modellerden teorilere giden dev bir sıçrama söz konusudur.
Bir coğrafya parçasının ekonomik-sosyal gelişmesini ve ekolojik değerlendirilmesini aynı anda hesaba katan böyle bir kaotik yaklaşımın sosyal bilim alanında olduğu kadar, 'kamu yönetimi' alanında da yeni yansımalarının olması kaçınılmazdır.


Statik zihniyet
Ancak; bu gelişim süreci bizi başka acı ve çıplak gerçeklerle yüzleştirmekte. 'Çevre' ile 'ekoloji' bilimini aynı kefeye koyan katı bir akademik yaklaşım başlı başına bir ekolojik felakete yol açacak statik bir zihni birikimi içerisinde taşımaktadır. Buradaki kurnaz kaygı; kavramın öztürkçesini bulmaktan ziyade bir zihniyetin başat göstergesidir.
Bu bağlamda, yeni tanımlama; sosyal ekoloji ve fiziksel ekolojiyi de kapsayacak şekilde bir toplam ekoloji biliminin içeriğindeki paradigma değişikliği, daha doğru bir yaklaşımdır. Farklı nesneye ve bilgi kuramına sahip iki bilim alanının bütünleştirilmesi konusu eklektik olarak ele alınamaz.


Terk edilen görüşler
Zaten, 'çevrebilim' olarak yanlış anlamda savunulan, bu mekanist güdük görüşten kastedilen 'biçim bilim'dir. Normatif bilimle oynanır ama gerçek bilimle asla. Geleneksel bilim ve özellikle sosyal bilim anlayışımız
ile bir ekolojinin tanımlanması, ekolojik süreçlerin anlaşılması dünyada ve kıta Avrupasında terk edilen bir görüştür. Geleneksel bilim anlayışının gerçekleri (fenomenleri) doğrusallaştırmaya yönelik geliştirdiği analitik yöntemlerin, özellikle de ekoloji bilimi, gündeme geldiğinde yetersizliği ortaya çıkmaktadır.


Ekoloji planlanamaz
'Ekoloji' gibi düşünmeden doğanın birikimsel taşıma kapasitesi, ekosistemin sınırlılıklarını ve gelişim kapasitesini anlamadan yapılan bilinçsiz ('akılcı' olması önemli değildir) her türlü mekân planlama faaliyetinin, ekolojik çöküntüyü hızlandırma tehlikesi hayli yüksektir. Ekoloji biliminin büyük bir hızla gelişmesi (çoklu neden-çoklu sonuç ilişkisi) geleneksel bilim anlayışımızı ve bu anlayış uyarınca kullandığımız analitik yöntemlerin işlevsizliğini artırmaktadır.
Geleneksel bilim sözünü ettiğimiz anlamda ileride bilim felsefesinin eleştiri konusu olmaya namzet görünüyor. Ne yazık ki; gerçeklerin peşinden koşan bilim, artık gerçeklerin gerisinde kalmıştır. Bu durumda önde giden teknoloji olsa gerek!
Bu bağlamda, bir ilkeyi vurgulamalı: Ekoloji planlanamaz. Ekosistem yaklaşımlarında, sistemik yöntem denemelerinde bilinçsiz 'planlı yaklaşımların' yeri yoktur. Ekolojiyi ve ekosistemi ancak algılayabiliriz ve belki de bu sürecin planlamasında, kamu yöneticileri ve plancılara düşen; insan davranışlarının ve her türlü ekonomik-mekânsal-sosyal eylemlerin ekolojik süreç içindeki etkilerinin yorumlanması ve gelişime etkilerinin saptanmasından ibarettir.


'Öğrenen sistem'
Ekolojiye müdahale; yanlış mekânda, fonksiyonda, zamanlamada ve yanlış sektör kararlarını içeren (masculer) pozitivist bir planlama eylemi olarak görülmemelidir. 'Öğrenen sistem' (herhangi bir ekosistem) hakkındaki belirsizlikleri anlamak, sistemi gözlemek ve bir süreç içerisinde, yorumlamaya olanak sağlayıcı bir bilgi ile mümkündür. (Hermenutik yaklaşım). Doğa zaten kendi kendini yönetir. Buna karşılık insan popülasyonu ve yerleşmelerinin yönetilmeye ihtiyacı olduğu açıktır.

Gelişmiş ekolojik kirlilik izleme, denetleme ve simülasyon sistemlerinden alınacak bilimsel çıktıların yorumlanmasına yönelik çevresel otoriteler ve (gelişmeci) planlama otoritelerin örgütlenmesine olanak sağlayacağı bir (ortaklaşa) yönetim ve yeni bir planlama anlayışı gereklidir.


Akıl ile doğa
Tavşanlarla tilkiler arasındaki interaktif yaşam dizgesinde bir insanın taraf tutmasının trajikomik sonuçları ortadadır. Bu noktada; ekolojik sisteme yönelik bir yöntemin ve yönetim aracının geliştirilmesi aşamasında üst ölçekli mekân planlaması paradigmalarının değişen anlamı kurgulanmadan yapılan her çalışma; (yasal düzenlemelerde dahil) geçmişin betimleyici bir tekrarından başka bir anlam ifade etmez. Bir ekosistem özelliği gereği; ne idari sınırları ne planlama sınırlarını ne de 'çevre'yi tanır. İçinde gizli bir mekânsallığı ve sürdürülebilirliği barındırmaktadır.
Şimdi, bir felsefe adamına kulak verelim: "Akıl ve doğa, ikisi de ayrı ayrı bağımsız bir yapıya sahip. İki anlayış da içinde büyük özürler taşıyor. Ne doğanın ne de aklın ve bilimin enayisi olmamalı. Aklın enayisi olmak, akıl ve analitik bilim adına insan yaşamının ve düşüncesinin yoksullaşıp kirlenmesine yol açabildi. Böylesine tanrısallaştırılmış akıl, akıldışı sonuçlar açtı başımıza. Gerçekte hem doğa dışımızda bağımsız, hem de içimizde bizle birlikte. Doğa bizle birlikte kendini değiştirmekte... Neyin doğaya uygun neyin aykırı olduğunu nereden biliyoruz? İnsan merkezli bir doğa anlayışını bırakalım savı, insan merkezli bir sav değil midir?
Siz kendi çevre anlayışınızı doğal buluyorsunuz da, karşınızdakinin"ekoloji anlayışını neden doğal bulmuyorsunuz? (Ahmet İnam; 1994. Doğa ve Akıl)
Doğanın ve aklın enayisi olmamak, sanırım empatik bilinci ve sessizlik içinde, farkındalığın farkına varmak felsefi becerisini de gerektiriyor galiba...


Öğretilerin özü
Bütün köklü öğretilerin özünde sevgi ve iyi niyet yatar. Bilinçten yoksun bir evrende yaşıyor olabilir miyiz? Lineer bir bilim anlayışının ötesinde, eşyanın gerçek doğasını fark etmemizi sağlayan bir içgörü ve üst bilinç ile temellendirilmiş hologramik bilim anlayışı, ekoloji biliminin anahtar kavramıdır. Ekosistem empatisine temelli bir çevre ahlakı savunuculuğu; alan bilgisi gerektirdiği gibi, pozitivist-Kant'çı bilimsel etik anlayışından farklı bir felsefe açılımı da gerekli kılıyor. Tanrı taşta uyur, çiçeklerde rüya görür, hayvanlarda uyanır, insanlarda uyandığının bilincine varır. (Tao) Sevgi ve ruhsal bilinçle seyreltilmiş akılcı bir bilim vizyonu, eko-küre için bir umut. Aksi takdirde; anlama 'can' katan, 'hamamcı' fıkrasında anlatıldığı üzere; Karadeniz'deki kirlilikten dolayı hamsinin azalmasıyla paniğe kapılan Temel'in, hamamcı arkadaşıyla, hamamda tuz takviyeli kurna suyuyla hamsi çiftliği kurma projesi gibi, bir çevre sorununu önlemeye çalışan bu iki kafadarın bir başka ekolojik yıkıma sebebiyet vermesi kaçınılmaz.


Bilinç ve bilimsellik
Ekosistem yaklaşımına dayalı bir planlama söylemi bu açıdan bakıldığında; ne ukala, ruhunu 'aşk' ile terbiye etmemiş, empati yoksunu çevre bilimcilerine, ne 'doğacı zekâ' yoksulu, tüccar akademisyenlere ve ne de sayısız takıntıları olan soluk yüzlü sığ kent bilimcilerine bırakılmayacak kadar ciddi bir olgu olarak görülmelidir. En önemlisi de bir 'ruhsal-duygusal olgunluk' ve algılama durumudur. Bir boyut ve bilinç işidir. Bilinçlilik, küçük bir bilimsellik çantasına sığdırılmayacak kadar büyük bir madde.
__________________
[Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...][Linkleri görmek için üye olmalısınız. Üye Ol...]
Duru Cevrim Disi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular

Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Şey" ve "yani" yahut "ya" üzerine... Duru Makaleler & Edebi Yazılar 0 09-24-2009 06:39 PM
"""__Artık Oynamıyorum Oyun Çokdan Bitti__"""" Duru Makaleler & Edebi Yazılar 0 09-20-2009 10:25 PM
Adını "Yalancı" Koyuyorum Soyadını "Şerefsiz" Buğulu Gözler Ask Ve Sevgi 0 09-09-2009 12:48 PM
Gözüm; "Mustafa" Kaşım; "Kemal" Sevdam; "Mustafa Kemal" zuzuu Mustafa Kemal Atatürk 0 07-29-2009 09:01 AM
"Kemaliye" / Dağların Tepesinden Fırat'ın Kalbine Uzanan Vadi "Kemaliye" Duru Güneydoğu Anadolu Bölgesi 0 07-22-2009 08:45 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:09 PM .


Telif Hakları vBulletin v3.8.4 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Geldik
Bilgisayar ve İnternet site ekle Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Gizlilik Bildirimi

Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.1

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343