Bolluğunadaletin
sağlığın
barışın
zaferin
bilgeliğin ve yeniden doğuşun simgesidir zeytin ağacı.
Bir insan gibi yavaş yavaş büyür. Tohumdurfilizdir
gençtir
olgunlaşır ve gölgeyi
nemi uzak tutar teninden
dört mevsim gelir geçer ama dallarında gri
yeşil
gümüş yaprakları dökülmeden durur. Akdeniz’i
Ege’yi
güneyi sever. Kendine özgü hafif kokulu
küçük
narin
sarı ve beyaz çiçekleriyle karşılar baharı. Yaz aylarında çiçekleri meyveye durur. Sonra yaz geçerken meyveleri irileşir
olgunlaşır. Hasat zamanı
sonbahardır. Çok çok uzun ve verimli bir ömrün sonunda boşalan gövdesi kurur ama köklerinden yeşeren sürgünler yeniden yeni bir ağaca dönüşür.
Derler kicennette iki ağaç vardır; incir ve zeytin. İncir ‘Gerçek Ağacı’
zeytin ise ‘Hayat Ağacı’dır. Tevrat
İncil ve Kur’an’da yer alan zeytin için bilinen en eski Latince cümlede söylendiği gibi; “olea prima arborum umnium est”
“zeytin bütün ağaçların ilkidir”.
Yer edindiği tüm kutsal kitaplarda kutsallığınbolluğun
adaletin
sağlığın
gururun
zaferin
refahın
bilgeliğin
aklın
arınmanın
yeniden doğuşun
insanlık için önemli erdem ve değerlerin sembolüdür zeytin ağacı...
ÖLÜMSÜZ BİR AĞAÇ
Farklı tatlarda ve renklerde meyvesimeyvesinden çıkan altın suyu zeytinyağıyla
dinlerden medeniyetlere geniş bir coğrafyada düne ait simgeleriyle
mitleri
söylenceleri ve gerçekleriyle zeytin ağacı hiç kuşkusuz ki ‘ölümsüz bir ağaç’...
Ağacından tabakkaşık
çatal
masa; meyvesinden renk renk farklı tatlarda sofra zeytini
başka başka muamelelerle elde edilen çeşit çeşit zeytinyağı
yine yağından saç ve cilt için güzelleştirici sabun; çekirdeğinden tesbih
bilezik
kolye gibi süs eşyası da yapılan
küspesi gübre ya da yakacak olan
kimi gün süs
kimi gün yiyecek
bazen sağlık için ilaç
bir dönem aydınlatma malzemesi
kaynatılarak öldürücü bir silaha dönüştürülen yağı ile ağacından meyvesine
yaprağından çekirdeğine her şeyinin bir faydaya dönüştüğü çöpü çıkmayan zeytin kuşku yok ki bir mucize...
ZEYTİNİN BİR YILLIK YAŞAMI
Zeytinin insanlık tarihinde binlerce yılı aşan öyküsü mitlerdesöylencelerde
şiirde
romanda
resimde kısacası hayat içinde sürüyor. Şimdi onu biraz daha yakınınına gidip toprağında tanıyalım. Literatürlerde ailesinin ‘Oleaceae’ familyasından geldiği yazılı. “Fakir toprakların zengin ağacı” denilen zeytin bulunduğu yerin iklim koşullarına kolay uyum sağlar. Toprağın yapısına ve dokusuna göre köklerini salar. Zeytin ağacı yavaş büyür
serpilip büyümesi
15-20 yılı bulur. 35 ve 150 yıl arasında ise olgunluk ve verimlilik döneminde olur. Dört mevsim yapraklarını dökmez. Sonra yüzlerce yıl sürecek olan yaşlanma dönemi başlar.
Zeytin ağacı bir yıllık yaşamını Akdeniz ikliminin özelliklerine göre geçirir. Kasım ve şubat ayları arasında kıştıruyur
dinlenir. Mart ve nisan ayları arasında bahardır
uyanır. Dallarının uçları filizlenir. Nisan-haziran çiçek mevsimidir. Çiçek tozları rüzgârla ağaçtan ağaca gezinir. Güzel kokar zeytin çiçeği. Temmuz-ağustos dedin mi meyveleri yani zeytin taneleri büyür
çekirdeği sertleşir. Eylül-ekim arası taneler olgunlaşır
olması gereken boylarına gelir. Zeytinin çeşidine göre farklıdır büyüklükleri
biçimleri... Zeytin taneleri yeşilden mora döndüğünde ya da koyu pembesi siyahlaştığında
yağlanma da başlar. Hasat eylül ile şubat ayları arasındadır. Zeytinin hasadı elle toplanarak ve sırıkla ya da makineyle ağacın silkelenmesiyle yapılır.
Kökleri tarih öncesine dayanan zeytin ağacının kaç bin yaşında ve anayurdunun tam neresi olduğu konusunda arkeobotanikçilertarihçiler ve arkeologlar arasında bugün hâlâ ortak bir görüş yok. Ama yine de önemli olan yabani zeytinin dünya yüzünde ilk varlığı değil
ilk ne zaman ehlileştirildiğiyse
bu mucizeyi Samilerin başardığı düşünülüyor. Kimler
nerede
ne zaman sorularına cevap ararken yapılması gereken en doğru şey bilimsel açıklamalara güven duymak... İşte uluslararası saygınlığıyla tanınan Dünya Zeytin Ansiklopedisi yazarı José M. Blazquez’in görüşü; “zeytin yetiştiriciliği yaklaşık altı bin yıl önce Anadolu’da başlamıştır.”
TÜRKİYE’DE ZEYTİN ÜRETİMİ
Türkiye’de tarım alanlarının yaklaşık yüzde 3’ü zeytinlik... Devlet İstatistik Enstitüsü’nün rakamlarına göreTürkiye’de yaklaşık 140 milyon zeytin ağacı bulunuyor. Üretilen zeytinin yüzde 80’i yağlık
yüzde 20’si sofralık olarak değerlendiriliyor. Zeytin üretiminde Ege Bölgesi ilk sırada
onu Akdeniz ve Marmara Bölgesi izliyor. Listede üretim rakamlarıyla alt sıralarda yer alsa da Gaziantep (Nizip)
Kilis
Mardin (Derik) ve Artvin (Yusufeli-Demirkent) gibi Türkiye’nin zeytiniyle pek bilinmeyen bölgelerinde zeytin ağaçları yetişmekte ve zeytincilik yapılmakta. Demirkent’te uzun boylarıyla insanı şaşırtan ve Mardin’in Derik ilçesinde her biri farklı zeytin veren zeytin ağaçlarından az sayıda da olsa uluslararası ödüllere sahip sızma zeytinyağı üretiliyor.
Türkiyedünya sofralık zeytin üretiminde yüzde 13 ile ikinci
zeytinyağı üretiminde ise yüzde 6 ile dördüncü. Son yıllarda yapılan dikim atağı ile önümüzdeki beş yıl içinde yağ üretimi açısından dünya ikinciliği hedefleniyor. Avrupa Birliği’nin toplam sofralık zeytin ihtiyacının yaklaşık yarısı Türkiye’den sağlanıyor. Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı sektörü
tarımdan sanayiye
sanayiden pazarlamaya kadar önemli yan ürünleriyle birlikte; sanayide
ticarette
tarımda önemli bir ağırlığa sahip. Aynı zamanda yaklaşık 500 bin ailenin geçimini zeytincilikten sağladığı ve 8-10 milyon kişinin geçimine katkıda bulunan bir istihdam alanı.
ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA TÜRKİYE ATAKTA
Dünya pazarlarından gelen talep ve uluslararası standartlara uyum çerçevesinde organik tarım yöntemleriyle yetiştirilmeye ve üretilmeye de başlanan Türk zeytini ve zeytinyağı dış pazarda saygın bir yere sahip. Ayvalık ve Edremit Körfezi’nden elde edilen yemeklik sızma zeytinyağlarının kalitesi İtalyanlar tarafından bile çok beğenilip talep ediliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilerine göre 2004 ve 2005 yılı karşılaştırıldığında yüzde 522.17 ile en fazla ihracat artışı zeytin ve zeytinyağında yaşandı. Türkiye’de aileden öğrenilmiş zeytin ve zeytinyağı üreticiliğini sürdüren büyük aile şirketlerinin yanı sıra butik üretimlerine rağmen adından söz ettiren şirketler de var. Bu şirketlerin dünya çapında markalaşma çabalarıyla daha da tanınan zeytin ve zeytinyağıaynı zamanda Türkiye’nin de tanıtımına katkıda bulunuyor.
Bütün bu değerleriyaşam enerjisini ömrümüze katan ‘hayat ağacımız’ zeytinin tarihini bedeninde yer alan çizgilerden okuduğumuzda
her bir zeytin ağacının farklı bir insana benzeyen gövdesine sarıldığımızda yeryüzünde eşi benzeri olmayan çok değerli bir armağana sahip olduğumuzu anlıyoruz.


LinkBack URL
About LinkBacks
adaletin

















Alıntı ile Cevapla

Bookmarks