SU
SU = HAYAT
Canlıların yapısında bulunan temel moleküllerden biri olan su canlıların yapısının büyük çoğunluğunu oluşturur.Canlılarda bulunan su miktarı % 65 - 95 arasında değişmektedir. İnsanın ~ % 65'i sudur ve bu miktar % 20'nin altına düşerse ölüm meydana gelir.
Bazı canlılardaki su miktarı : Su bitkilerinin ~ %98'i su Filin ~ % 70'i su Domatesin ~ % 95'i su Patatesin ~ % 80'i sudur.
Su molekülü 2H ve 1O atomundan oluşmuştur.İki hidrojen atomu arasında 104.5° 'lik bir açı vardır.

Bir su molekülünde Hidrojen atomu ile Oksijen atomu arasındaki bağ kovalent bağdır .İki su molekülü ise birbirine hidrojen bağı ile tutunur.

Su molekülü polardır. Polar poları çözer prensibine uygun olarak da su polar molekülleri çözer.Bu yüzden polar moleküllere hidrofilik (suyu seven) denir.Apolar moleküllere ise suda çözülmediğinden hidrofobik (suyu sevmeyen) denir.Örneğin yağ bileşiği suda çözülmez ve hidrofobiktir. Bazı moleküllerde ise bir ucunda polar veya iyonlaşmış bir bölge diğer ucunda ise apolar bir bölge bulunur. Yani hem polar hem de apolar özellik gösterirler böyle moleküllere "ampifatik" moleküller denir.Örneğin bu özelliği hücre zarının yapısında görürüz: Hücre zarındaki fosfolipidlerin baş kısmı hidrofilik iken kuyruk kısmı hidrofobiktir.
Hidrofilik Moleküller

Hidrofobik Molekül

Suyun diğer özellikleri :
Polar ve iyonlar için iyi bir çözücüdür.Çoğu biyokimyasal reaksiyonlar suyun varlığında gerçekleşir.Ayrıca büyük moleküller ve tuzlar suda kolaylıkla iyonlaşırlar.
Kanda besinlerin taşınmasında önemli rol oynar.
Metabolik aktiviteyi hızlandırır.
Vücut ısısının ayarlanmasında yardımcıdır.
Zararlı ve fazla maddelerin vücuttan atılımını kolaylaştırır.
Su 0ºC 'de donar ve 100ºC 'de kaynar.Su donarken özgül ağılığı küçülür hacmi büyür. Bu sayede sularda hayat sürmektedir. +4ºC'de en yüksek özgül ağırlığa sahiptir.
Yoğunluğu 1g/cm³
Renksiz ve kokusuzdur.
Hücrenin yapısal ve fonksiyonel bütünlüğünde suyun şu üç özelliğinin önemli bir rolü vardır :
a) Buharlaşma ısısının yüksek olması
Kaynama sıcaklığı çoğu sıvıdan daha yüksektir. Çünkü su ısıtıldığı zaman önce hidrojen molekülleri arasındaki bağlar kopar. Bu sayısız hidrojen bağlarının kopması ve bu halin korunması yani tekrar hidrojen bağlarının birleşmemesi için epeyce ısıya ihtiyaç duyulur.
Buharlaşma ısısının yüksek olması sıcak günlerde serinlememizi sağlar. Deride bulunan yaklaşık 1-2 milyon ter bezlerinden suyun buharlaşmasıyla bir serinlik elde ederiz.
b) Kohezyon özelliği
Gerilme durumunda su molekülleri arasında kopmaya karşı bir direnç vardır.Kohezyon bir gerilim durumunda moleküller arasındaki bağların kopmaması için gösterilen dirençtir.
Suyun yapısındaki hidrojen bağları birbirlerini çekerek bir arada bulunmasında ve böylece suyun bitkinin odun ( ksilem) borularında kopmaz sütun şeklinde yükselmesini sağlar.
c) Çözücü özelliği

ASİT BAZ ve TUZLAR
ASİTLER
Su içersinde çözündüğünde Hidrojen iyonu (H+) veren bütün bileşikler asit özelliktedir.
Dil ile dokunulduğunda ekşi tat verir.
Turnusol kağıdını maviden kırmızıya döndürür.
Bünyesinde karbon içeren asitlerin çoğu organik asittir.Örnek : malik asit sitrik asit laktik asit(CH3CHOHCOOH) asetik asit (CH3COOH). İnorganik asitlere ise şu örnekleri verebiliriz : hidroklorikasit (HCl) sülfürikasit (H2SO4) nitrikasit (HNO3).
BAZLAR
Su içersinde çözüldüğünde hidroksil iyonu (OH¯)veren bileşikler baz özelliktedir.
Turnusol kağıdını kırmızıdan maviye çevirir.
Organik bazlar bünyesinde genellikle karbon ve azot bulundururlar.Örnek : metilamin (CH3NH2) amonyumhidroksil (NH4OH).İnorganik bazlara ise şu örnekleri verebiliriz : sodyumhidroksil (NaOH) kalsiyumhidroksil (Ca(OH)2) potasyumhidroksil (KOH) mağnezyumhidroksil (Mg(OH)2)
pH
Bir çözeltinin pH değeri o çözeltinin asidik yada bazik olduğu hakkında bize bilgi verir.pH hidrojen derişiminin eksi logaritması alınarak hesaplanır : pH = - log[H+]. Bu değer 0 - 14 arasında değişir.
pH değeri 7 olan solüsyonlar "nötrdür".Nötr çözeltilerde H+ ve OH¯ konsantrasyonları aynıdır.Örneğin saf su nötrdür yani pH = 7
Asidik solüsyonların pH değeri 7'nin altındadır. Yani böyle çözeltilerde H+ konsantrasyonu OH¯ konsantrasyonundan fazladır.Örneğin; mide asidinin pH 'ı 1-3 arasındadır
Bazik solüsyonların pH değeri 7'nin üstündedir.Böyle çözeltilerde H+ konsantrasyonu OH¯ konsantrasyonundan azdır.Örnek ; kanın pH değeri 7.3- 7.5 yumurta akının ise pH değeri 8'dir.
TUZLAR
Asit ve bazın birleşmesi sonucu meydana gelen iyonik bileşiğe tuz denir.Tuzun oluşması sırasında H+ ile OH¯ birleşerek bir molekül su açığa çıkar.
HCl + NaOH ------- > NaCl + H2O
Hücre ve hücre arasında çeşitli mineral tuzlar bulunur.Bu tuzların yapısındaki iyonlardan en önemli katyonlar ; sodyum potasyum kalsiyum ve mağnezyumdur en önemli anyonlar ise ; klor bikarbonat fosfat ve sülfattır.
Sofra tuzu olan NaCl 'ün en önemli görevi vücut sıvısının osmotik basıncını düzenlemektir. Azlığında ilk olarak hücre arası sıvının özellikle kanın suyu çekilir kan koyulaşır (Hiperproteinami) ve sonuçta kramplarla birlikte dolaşım sistemi durarak canlıyı ölüme sürükler.Potasyumca zengin bitkisel besinler Na+ : K+ dengesini bozacağı için yüksek oranda tuz gereksinmesi yaratır.Bunun için yabani memeli hayvanlar buldukça kaya tuzu yalarlar.Otçul evcil hayvanlara da bu dengenin sağlanması için zaman zaman tuz verilir.
Sofra tuzu iştah açar ve mide salgısını artırır.Azlığı azot dengesinin bozulmasına protein yıkımına kan şekerinin yükselmesine ürenin tutulmasına yorgunluğa ve baş dönmesine ; fazla miktarda alınması böbrek rahatsızlıklarına aşırı uyarılmaya tükrük salgısını akmasına göz bebeğinin büyümesine ve bağırsak iltihaplanmalarına neden olur.Ter ile bol miktarda tuz atıldığından çok sıcak havalarda tuz yetmezliği ortaya çıkabilir.
Yaşamın Temel Kuralları
Ali Demir Aksoy