Konu Etiketleri:

kayseri aile mahkemesinde boşananlarin sayisi, yaşar nuri öztürk gelin kaynana, yasar nuri bosaniyor mu, boşanma da türkiye istatistikleri, eşin mail şifresi yargıtay, yasar nurinin karisi bosanirken ne aldi, yasar nuri ozturk insest hakkinda ne diyor, boşanma davası istatistikleri, boşanmalarda deliller, boşanma talebi istatikleri, boşanan aile, türkiye istatistik yüzde, tüik e göre boşanma bölgesel verilerii, türkiyede boşanma davaları artışı rakamlar, boşanma, tüik istatistikleri, kayseri bosanan aile sayısı, beykoz adliyesi boşanma davaları, türkiyede boşanmış aile sayısı, kayseri adliyesi aile mahkemesi, ğğğğğ, canan öztürk boşanoyor, beykoz adliyesi internet sitesi, turkiyede neden çiftler cok bosaniyor forumlar, tuik sadakat,

+ Konu Cevapla
1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Boşanmalar yüzde 6 arttı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Boşanma

 Ilginc Garip Enteresan Seyler Katagorisinde ve  Biliyormuydunuz Forumunda Bulunan  Boşanmalar yüzde 6 arttı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Boşanma Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Boşanmaların yaklaşık dörtte birinin (yüzde 23, 16 yıl ve daha uzun süre evli kalan çiftlerde görülmesi dikkati çekti. Yüzde 21,1’i ...

  1. #1
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.048
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Boşanmalar yüzde 6 arttı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Boşanma









    Boşanmaların yaklaşık dörtte birinin (yüzde 23, 16 yıl ve daha uzun süre evli kalan çiftlerde görülmesi dikkati çekti.



    Yüzde 21,1’i evliliğin 6-10 yıllık döneminde, yüzde 15,1’i 11-15. yılları arasında meydana geldi.



    Dördüncü çeyrekte, boşanmaların yüzde 39,7’si, evliliğin ilk 5 yıllık döneminde gerçekleşti.



    Boşanma sayısının düştüğü tek bölge ise Doğu Karadeniz (yüzde 2,6) oldu.



    Boşanma sayısında en fazla artış, yüzde 17 ile Orta Anadolu Bölgesinde gözlendi



    2009 yılı dördüncü çeyreğinde 27 bin 670 çift boşanmıştı, rakam 2010 yılının aynı döneminde 29 bin 326’e yükseldi.



    Söz konusu dönemde boşanma sayısında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış meydana geldi.



    Orta Anadolu Bölgesinde ise ortalama, erkeklerde 25,3, kadınlarda 21,6’ya kadar düştü.



    İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre en yüksek ortalama ilk evlenme yaşı, erkeklerde 27,4, kadınlarda 24,2 ile İstanbul’da görüldü.



    Dördüncü çeyrekte, ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 26,4, kadınlarda 23,1 olarak belirlendi.



    Evlenme sayısında en büyük artış yüzde 4,9 ile Batı Marmara Bölgesinde, en büyük düşüş ise yüzde 7,3 ile Orta Anadolu Bölgesinde görüldü.



    Evlenenlerin sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,8 artış meydana geldi.




    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2010 yılı dördüncü çeyrekte 137 bin 637 çift evlendi, 29 bin 326 çift boşandı.


  2. #2
    Admin Duru - ait Avatar
    Üyelik Tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    24.048
    Tecrübe Puanı
    28


    Tanımlı Ce: Boşanmalar yüzde 6 arttı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Boşanm






    SONAT BAHAR
    2010 yılında Türkiye’de evlenenlerin sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 3.2 geriledi. Boşanmalarsa yüzde 2 oranında arttı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verileri konunun uzmanlarıyla değerlendirildi...

    ‘EVLİLİK zor zanaat,’ diye boşuna dememiş büyükler. Zira evlilik, iki insan için hayatın en önemli sınavlarından biri. Ve bu sınavda başarısız olanlar da oluyor. Her yıl binlerce kişi evlendiği gibi, binlercesi de boşanıyor ve çiftler kendilerini adliye kapısında buluyor. Kimi çiftler anlaşmalı olarak boşanıyor, taraflardan birinin boşanmaya ya da boşanma şartlarına itirazı varsa çekişmeli boşanma söz konusu oluyor. Ama boşanmaların aslında iki öznesi var: Boşananlar ve boşayanlar. İşte hakimlerin tecrübeleri...


    Hakimlerden biri, Sarıyer Adliyesi Aile Mahkemesi’nde tek görevli olan Hakim Haydar Şahin. Şahin, aralarında Halis Toprak- Nazlıcan Tağızade çiftinin de bulunduğu yüzlerce boşanma davasına bakıyor. Diğer hakim ise İstanbul’un bir diğer ucundan, Beykoz Adliyesi’nden. Beykoz Adliyesi Aile Mahkemesi’nde tek görevli hakim olan Zafer Yenitepe. Yenitepe’nin boşadığı veya boşanma davalarına baktığı birçok ünlü var. Sibel Can-Sulhi Aksüt, Yaşar Nuri Öztürk- Canan Öztürk, Cem Uzan-Alara


    - Aile Mahkemesi hakimleri tercihen evli ve çocuklu kişiler arasından seçiliyor... Siz öyle misiniz?

    - Haydar Şahin (Sarıyer Adliyesi Aile Mahkemesi Hakimi):Haftanın iki-üç günü duruşma oluyor. Günde 30 dosyaya bakıyorum. Anlaşmalılar zaten çabuk bitiyor. Bu tip boşanmalar zor değil. Karı koca hazırlığı zaten yapmış olarak geliyor. Ama çekişmeli boşanmalarda, tarafların sosyoekonomik durumlarına göre süre uzayabiliyor.
    - Boşanma davalarına bakarken, kendi duygularınızı işin içine katıyor musunuz?
    - Z.Y: Bizzat sorguluyoruz tarafları, vekilleri gelse bile taraflara tek tek soruyoruz. Ben ‘Niye boşanmak istiyorsun, gerçek neden nedir?’ diye sorarım. Tanıklar, deliller tamam ama insani bir unsur da var ortada. Aile Mahkemesi diğer mahkemelerden farklı. İnsan üzerine çalışıyorsunuz, bu psikolojik olarak da insanı sıkıntıya sokuyor. ‘Bazen isabetli karar verdik mi? Çocuğun velayetini doğru kişiye mi verdik? Nafaka yeterli mi?’ gibi
    - H.Ş: Eşlerden birinde bir duygusallık sezersem, tekrar soruyorum. Ama kişinin duygusal olması, ağlaması boşanmayı istemediği anlamına da gelmiyor. Bazen, evliliğin sonlanmasıyla rahatlayanlar da ağlayabiliyor. Bazen de boşanmaktan vazgeçenler; ‘Bir daha düşünelim,’ diyenler olabiliyor.


    - Z.Y: Hakimin takdir yetkisi çok fazla. Tarafların sosyo-ekonomik durumlarına bakarak tazminata karar veriyorsunuz. ‘Hak ve nesafet ilkesi’ çerçevesinde buna karar veriliyor. Ama bunun tarifesi yok ki. Bize kalıyor karar. Beykoz’un konumu ilginç. Gecekondu mahallesi de var, yalı da. Bazen 100 lira nafakaya hükmediyorum, fazla geliyor. Öbür taraftan aylık 17 bin lira nafakaya hükmettiğimiz dosya da oluyor.
    - H.Ş: Etkilese de çok fazla duygusal olmamaya özen gösteriyoruz. İş yapıyoruz, pozitif ve objektif olmak zorundayız.
    GİZLİ KAYIT, BOŞANMALARDA DELİL SAYILIYOR
    - Teknoloji, internet, sosyal paylaşım siteleri boşanma davalarına nasıl yansıyor?
    - Z.Y: Ben teknolojik delillere şüpheyle bakıyorum. Çünkü benim adıma birisi internette hesap açabilir. Hatta fotoğrafa bile şüphyle bakıyorum. Başka delillerle desteklenirse itibar ederim.


    - H.Ş: Bu tip siteler yoluyla gelen delilleri değerlendiriyoruz. Orada eşlerin birbirine sadakat yükümlülüğü önemli. Facebook, MSN, mail, vs birçok yöntemle bu yükümlülüğünü ihlal ediyorsa, bunların herbirini delil olarak alıyoruz. Almak zorunda olduğumuzu hissediyoruz. İlişkinin daha ileri boyutta birlikte olması, anlamda birlikte olmaları şart değil. Yazışarak bu yükümlülüğünü ihlal ediyor.
    Eşiyle yaşaması gereken özel hayatını başkasıyla da yaşamayı düşünüyor. Bunu paylaşım sitesinde açıkça ortaya döküyor. Karşı tarafın bilgisi olmadan, ses ve video kaydını da delil olarak alıyoruz. Ceza davasında gizli kayıt kanuni delil sayılmayabilir ama boşanma davalarında durum öyle değil.
    - Çekişmeli dava ne kadar sürer?
    - Z.Y: Davasına bağlı. Benim karşılaştığım ilginç bir dava vardı. Bir kadın, ‘Hakim Bey, sekiz ay evli kaldım, beş yıldır boşanamıyorum,’ dedi. Çekişmeli boşanma ortalama üç duruşma, altı ay sürer.
    - H.Ş: Benim elimde 2004’ten kalma bir dosya var. İnsanların delilleri her zaman hazır olmuyor. Mesela yurtdışından evrak temin etmek zor.


    Ensest ve şiddet nedeniyle boşanmalar bizi zorluyor
    - Anlaşmalı boşanma sayısı yüksek mi?
    - Z.Y: Çok. Taraflar gelir, yetkiye itiraz olmazsa bitiririz. Aynı gün verdiğimiz karar çoktur.
    - En çok yeni evliler mi anlaşmalı boşanıyor?
    - Z.Y:Yasa gereği bir yıllık süreyi doldurmadan anlaşmalı boşanılamıyor.


    Ama 166. madde ‘Şiddetli geçimsizlik olgusu ispatlanırsa, evlilik temelinden sarsılmışsa, bir yılı doldurmadan boşanabilir,’ der. Anadolu’da evliliğin hemen ertesinde, bekaretle ilgili durumlar nedeniyle boşananlar oluyor. Bazen de evliliğin geçersizliği ortaya çıkıyor. Anlaşmalı boşanmalarda, avukat vekaletnamesi olsa bile, hakim olarak tarafları bizzat dinlemek zorundayız.
    - Gelir düzeyi, davalardaki insanların tavrına yansıyor mu?
    - Z.Y: İnsan yapısı da sorunlar da aynı. Taraflar çok da kırıcı olabiliyor. Ama boşanma sonuçlanınca çatışmayı da azalttığımızı fark ediyorum. O süreç tamamlanınca insanlar rahatlıyor. Hırsı, kini hatta düşmanlığı ortadan kalkıyor. Bazen üst sosyo-ekonomik katmandan biri de aleyhine tanıklık yapmamaları için çevresindekileri tehdit edebiliyor.
    - Aile içi şiddet, ensest gibi vakalarla karşılaştınız mı?
    - Z.Y: Anlaşmalı boşanmada hakimin takdir yetkisi yok. Bilemiyoruz, ortaya çıkmaması için yazmıyorlar. Ama ben boşanmadan sonra bazen taraflara, ‘Niye ayrılıyorsunuz? Üç ay süre vereyim,’ diyorum. Altından başka şey çıkıyor. Ensestle ilgili verdiğim bir karar var. Çocuğu da dinledik, çok sıkıntılı ve ağır bir dosyaydı.


    - H.Ş: Taraflar bazı gerçekleri ortaya dökmediklerinde, iki tarafın da söylemek isteyip de söylemediği, kimsenin bilmesini istemediği birtakım olaylar vardır. Bunları açıklamadan boşanmayı isterler ya da bir taraf ister. Bu nedenler açıklanmadan, uydurma nedenler öne sürerler. Böyle olunca gerçek olayı anlamakta zorlanıyoruz. Bu tip olaylar hakim olarak bizi yorar. Ensest davaları oluyor, anlıyorsunuz ama taraflar başka gerekçelerle geliyor.
    - Sizi en çok ne etkiliyor? Akşam eve gittiğinizde kafanızı en çok ne meşgul ediyor?
    - Z.Y: Boşanma sürecinde çocukların durumu beni çok etkiliyor.
    Ünlülerin davalarında haberleri okumam
    - Yeni evlilere ne önerirsiniz?
    - Z.Y: Tartışma olabilir, kavga olabilir ama hakaret edilmemesi önemli. Şiddet hiç olmamalı.


    - Ünlülerin boşanma davalarına da bakıyorsunuz. Gizli dava talebinde bulunuyorlar genelde...
    - Z.Y: Yargılamalar açık olmalı. Zaten gizlilik kararı verdiğimiz dosyalarda, tarafların çok tanınır olmasından öte aile mahremiyeti söz konusu.
    - Sibel Can’ın davası da sizdeydi örneğin...
    - Z.Y: Boşanma kararı verdik. Yaşar Nuri Öztürk vardı, onu da bitirdik. Tek açık dava Seren Serengil’inkiydi, o da bitti.
    - Ünlülerin davalarına bakarken, haberler sizi etkiliyor mu?
    - Şartlanmamak için gazete okumuyorum, haber görürsem kapatıyorum.


    İLK BEŞYIL 'TEHLİKELİ’
    Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre, 2007’de 638 bin 311 çift evlenmiş, 2010’da 572 bin 637. 2007’de 94 bin 214 çift boşanırken, 2010’da 116 bin 369 çift boşanmış. 2010 verilerine göre, erkeklerin ortalama evlenme yaşı 26, kadınların 23. Kadınla erkek arasındaki yaş farkı ortalama üç. Boşanmaların yüzde 39.7’si evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşiyor.
    Yaşar Nuri Öztürk ve eşi Canan Öztürk’ün boşanma davası Beykoz Adliyesi’nde görüldü.
    Halis Toprak ve kendinden 55 yaş küçük eşi Nazlıcan Tağızade’nin davaları sürüyor.
    Cem Uzan ve Alara Koçibey’in boşanma davalarına ilişkin yayın yasağı getirildi.


    BÜLENT ERGÜN
    YARGITAY TESCİLLİ10 KUSURLU HAREKET
    YEREL mahkemelerde açılan boşanma davaları, temyiz halinde kural olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gidiyor. Yargıtay kararları ‘emsal’ teşkil edebiliyor. Son altı yılda Yargıtay’dan bu konuda çıkan ilginç kararlar var. İşte evliliği temelden sarstığı Yargıtay kararıyla tescillenmiş 10 kusurlu hareket:
    1- AŞIRI İBADET
    Hikaye Konya’dan. Saadet. D. ve Burhan. D. görücü usulü evlendi. Bir süre sonra S. D. kendini ibadete verdi. Boşanma kararı aldılar. Davayı B. D. açtı ve “Aşırı ibadet nedeniyle eşinin ailesiyle ilgilenmediğini,” öne sürdü. Konya’daki mahkeme “Boşanamazsınız,” kararı verdi. Ancak Yargıtay “Boşanabilirler,” diyerek kararı bozdu.


    2- EVE GEÇ GELMEK
    Davayı açan kadındı ve Ankara Aile Mahkemesi, boşanma davasını reddetmişti. Yargıtay ise şöyle dedi: “Davalı kocanın aşırı alkol aldığı ve müşterek eve çok geç saatlerde geldiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”
    3- CİMRİLİK
    Yargıtay’ın 2008’de önüne gelen dosya hayli ilginçti. Boşanmak isteyen kadın, kocasının aşırı cimri olduğunu söylüyordu. İddiasına göre kocası tasarruf etmek için eşini karanlıkta oturmaya zorluyor, çöpü kontrol ediyor, meyvelerin kabuklarının kalın soyulmasından sorun çıkarıyordu. Yargıtay kararı: “Davalı kadının ağır hakaretlerine karşılık davacı kocanın aşırı şekilde tasarruflu davranışlarda bulunarak evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamak kanunen mümkün değil.”


    4- GÜNLÜKTEN ÇIKAN HAKARET
    Kayseri’de imam olan eşinin kendini aldattığından şüphelenen N.Y. isimli kadın, günlüğüne yaşadıklarını yazarken, eşinden “Namussuz, karaktersiz ve nankör,” diye söz etti. Eşi günlüğü okudu ve soluğu mahkemede aldı. Kayseri Aile Mahkemesi, boşanma talebini reddetti ancak Yargıtay, günlükteki ifadeleri affetmedi ve çiftin boşanmaları gerektiğine hükmetti.
    5- ‘SENİ SEVMİYORUM’ DEMEK
    Mersin’de yaşayan çiftin boşanmak istemesinin nedeni kadının eşine, “Seni sevmiyorum, istemiyorum” demesiydi. Kocası dilekçesinde bu sözleri yazarak, mahkemeye başvurdu. Yerel mahkeme boşanma kararı vermeyince dosya Yargıtay’a gitti. Yargıtay şöyle dedi: “Kadının eşini sevmediğini söylediği, ‘Ben eşimi istemiyorum,’ dediği anlaşılmaktadır. Eşleri birlikte yaşamaya zorlamak artık kanunen mümkün değil.”


    6- ÇİRKİN, KARGA BURUNLU, TERÖRİST!
    Yargıtay’ın önüne giden dosya bu kez Eskişehir’dendi. Davayı açan kocaydı ve iddiasına göre eşi kendisine, ‘Terörist, deve gibi boynun, çocuk mezarı gibi ayakkabın, karga gibi burnun var, şişko, dana gibi görünüyorsun’ demişti. Eskişehir Aile Mahkemesi davayı reddedince Yargıtay kararı bozdu: “Bu sözler hem hakaret hem de alay edici tarzdadır. Evliliğin yürümesi mümkün değil.”
    7- CEPTEN PARA ÇALMAK
    Hikaye Kayseri’den. Dava açan kocanın gerekçesi, eşinin cebinden para çalmasıydı. Aile Mahkemesi kadının kleptoman olup olmadığının saptanmasını istedi. Kadında böyle bir rahatsızlık yoktu. Yerel Mahkeme ‘Boşanma kararı’ verdi. Usul açısından dosya Yargıtay’a gitti. Yargıtay, boşanma kararını onadı ve “Eşin cebinden habersizce para alınması güven sarsıcı durumdur,” dedi.


    8- KAYNANA BASKISI
    Yargıtay, kaynanaların gelinlerine baskı yapması ve eşlerin bu duruma sessiz kalmasını evliliğin devamına izin vermeyen davranış olarak kabul etti. 2005’te çıkan bu kararın alınmasına neden olan dava, Antalya’da açıldı. Kaynanasıyla birlikte oturan A.S., kaynanasının baskısına dayanamaz hale gelince, kocasına durumu anlattı. Kocası sessiz kalan kadın mahkemeye başvurdu. Aile Mahkemesi boşanma istediğini reddetti ama Yargıtay aksi yönde karar verdi.
    9- TELEFONA ŞİFRE KOYMAK
    Yargıtay’ın önündeki dosya Tekirdağ’dan gelmişti. Adam, eşinin ailesiyle görüşmesini engellemek için telefona şifre koymuştu. Aile mahkemesi “Boşanma nedeni olmaz,” derken Yargıtay farklı görüşteydi: “Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”

Bilgisayar ve İnternet Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0