Toyluğumun baharında,
Ustalığımın maharetiyle yüreğime işlemiştim onu..
Birbirimizi sevmiştik çok sevmiştik..
Sonra, birbirimizi geceye emanet edip

Ayrıldık..
Acemice..
Kaçar gibi ayrıldık..


Sebepsiz kopmaların suçlu tedirginliğini yaşıyorduk..
Ve sessizlik sessizce gelip
Gecenin en tatlı anında aramıza girmişti..
Nasıl oldu bilmiyorum
Apansız sustuk..
Oysa konuşacak çok şey vardı
Ama biz susmayı tercih ettik..
İkimizde sessizliğin bozulacağı anı bekliyorduk..
Bir iki defa sessizliği bozacak oldum
Ama öyle güzel susuyordu ki bozmaya kıyamadım..
Öylesine güzel susup öylesine güzel bakıyordu ki
Sol yanımda bir yerlerin göçtüğünü hissettim..

Bas bas sevdiğimi haykırıyordu gözlerim..
Sanırım beni anlıyor
Ve daha bir güzel bakıp daha bir güzel susuyordu..

Sonra..

Sonra ayrıldık..
Neden ayrıldığımızı bilmiyorduk..
Bilmiyorduk ama ayrıldık..
Birbirimize ters istikametlere gittik..
El ele aynı yöne gider gibi başka yönlere gittik..
Bu hikaye böyle bitmemeli,
Böyle ayrılmamalı,
Hatta hikayede ayrılık kelimesi bile geçmemeliydi
Ama öyle bir ayrılık yaşadık ki

Ayrılık,

Hikayeyi de bizi de öyle bir hüzne saldı ki
Ayrılığın kahreden hüznünde biz dahil herşeyi kaybettik..

Ve sonra..

Aşk kaybetti, ayrılık kazandı..


alıntı