Hayal kırıklıklarının ağır taşları altında ezilirken
Sevgi sözlerinin anlamını yitirip yerini yıpratıcı ağır laflara
En temiz en saf en güzel duyguların yerini
Yürek ağrılarına bırakdığı yüreğinin ezilmeye
Yok olmaya mahkum olduğunu hissetiği anı yaşıyordu Kadın..

Yüreğindeki tüm güzeliklerini bitirmek
Değer verdiği inandığı herşey ''HİÇ'' edilmek üzereydi..

Umuda açılan güneşine çamurlar bulaştırıyor
Ne ısınmasına ne aydınlanmasına izin vermiyorken
Birileri..
Kadın mutsuz kadın umutsuzluk sancısı içinde kıvranırken
Mutsuzluğuna umut aramakdaydı
Umudun Sevgi Bulvarında..

..Sarılmak içindi yaşama
Hayata tutunmak içindi savaşı aslında..
İhtiyacı olan; mutsuzlukdan üşüyen yüreğini ısıtmak için
Sevginin umuduna.sarılmakdı..

Hergün güneşin bahar sıcağını doğurmak istiyordu yüreğinde
Beklediği ama bulamadığı sevgi şefkat tohumlarını
Umutlarına ekiyordu Kadın.
Umut ektikçeumutsuzluk biçiyordu yüreğinde
Umutlarını öldürmemeliydi biliyordu..
Asla vazgeçmemeliydi!

Vazgeçmedi! .
.Vazgeçmenin en dip kuyularına sürüklendiği zamandı işte!
Umuda yelken açtı yüreğinin denizinde.
Yeniden doğrudu umutlarını..
Ama küçük çok küçük ışıklarla
Ama vargücü ile doğurdu.. Kaybetmemek adına..

Beklediği umudu böyle bir günde geldi yine;
Yüreğinin karanlığında aniden
Uzakçok uzaklardan aldı yüreğinin gözleri
Kibrit aydınlığın tirek ışığını!

Umudu bulmanın sevinç rüzgarıyla ya sönerse
Ya serapsa onca karanlıkdan sonra ışık diye gördüğü..
Ya yanılıyorsa.. dese de Kadın
Usul usul yanaştı yakaladığı umudun tirek ışığına.
Halbuki; koşmak istiyordu
Koşmak bir an önce kavuşmak için aydınlığına!

Boğulmasına imdat kala yetişmişti
Karanlıklar kabusunda boğuşurken yakalamıştı bu umut ışığını
Kaybetmemeliydi.. Kaybedemezdi!

Sarıldı gördüğü umuduna kadın
Yakalamıştı işte!
Başarmıştı!
Gün doğumunu yeniden yaşadı / yaşattı yüreğinde
Önce cılız bir ışık hüzmesi yaklaşırken
Ya da doğarken yaklaştığı sandığı
Umudun güneşiydişafak vakinde
Artık emindi gelenden..

Sadece ışığını değil sıcağını da hissetmeye başlamıştı
Yakmadan ama iliklerini ısıtarak..
Işık Işık ama gözlerini kör etmeden
Yüreğinin küflü duvarları ışık görmüştü
Hem aydınlandı hem ısındı sımsıcak!
.
Mutluydu kadın!
Yırtmıştı yüreğinin umutsuzluk kefenini
Daha ölmemişti!
Ölmemeliydi!
Yüreğinde yaşanacak onca güzellik varken
Elleri yansada önemli değildi sarılacakdı
Sarılacakdı ilkbahar güneşine!


Işığı yükseldiğinde; hani o en tepede en yaktığı yerde
Gideceğini de biliyordu gün batımında sıcaklığının..
Hazır yüreğinde iken topladı tüm gelenleri
Ekti yüreğinin en derinlere
Hüzün olsada ilkbahar güneşine vedası
Beni karanlıklara terk etme nidasıylayeniden gel oldu..
Duası..

Birkere aydınlığı görmüştü ya yüreği ısınmıştı ya iliklerine kadar
Yeterdi ona aslında..
Ektiklerini biçtisonra yeniden yeniden umut ekip sevgi biçti.
Ekdiği tohumlar öyle güçlüydü ki;
Bir kibrit aydınlığından yola çıkıp ektiği umut ekinlerini
Yüreğinin avuçlarına bıraktı sevgiye umut diye!

alıntı